Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Gazete Oku
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Arama



Google Arama



Reklam


Reklam



Facebook


Forum Son Başlıklar

 'nöbet' geçirmek
 Vesayet Kötüdür:Hep vesayet altındaydık, demokratik olmadık!
 PAKİSTAN
 Bir Sarmaşık Olsaydım
 ARABESK ŞARKILARIN TAHLİL DENEMESİ
 Akira Kurosawa
 Düşleten Müzikler
 Mokhtabad
 Yol Arkadaşım
 öteki ile beriki
 Yazamıyorum artık.....
 şiirin anatomisi.. ve kötü şiir
 Kim dost kim düşman?
 Bölünük Ülke
 Korsan Devlet’e Dur! Demeliydik
 Sayın Baykal’ın istifası ardından CHP’de yaşanan gelişmeler
 Lars Von Trier
 Yaşı/yorum
 MUTLULUK
 KEMAL TAHİR VE MARKSİZM

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Karakutu - RSS - Alexa

Karakutu.com - Twitter Sayfası
Alexa - Karakutu internet gezgini
Destekliyoruz - siz de destek olun!

Karakutu Site RSS
Karakutu Haber RSS
Karakutu TV RSS
Karakutu Forum RSS


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
Tüm gazeteler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Karakutu.org


Kitap Tenkidleri

Bu Konuda Ara:   
[ Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]
Kitap Tahlili ► Alexandre Dumas'nın gölge yazarı
 

Auguste Maquet hayatını, Fransa'nın önemli yazarı Dumas'nın gölgesinde geçirdi ve o öldüğünde bir dipnot olarak tarihin sayfalarına karıştı. Öteki Dumas isimli filmle beraber akademisyenler Auguste Maquet'yi yeniden tartışmaya başladı

Öteki Dumas (L’Autre Dumas) isimli filmle beraber akademisyenler, Auguste Maquet’nin Üç Silahşörler gibi yapıtlardaki rolünü yeniden tartışmaya başladı. Maquet hayatını Fransa’nın bu önemli yazarının gölgesinde geçirdi ve o öldüğünde bir dipnot olarak tarihin sayfalarına karıştı.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► 2009'un öne çıkan kitapları
 

2009 yılında yüzlerce kitap yayımlandı Türkiye’de. Bunların bir kısmı bir göz kırpması kadar kısa kaldı vitrinlerde, bir kısmı ise inmek bilmedi raflardan. Çok satanlar da oldu, çok konuşulanlar da... Satış rakamlarını elimizde olsa da kaçı ne kadar okundu onu bilmek olanaksız. Hepsini bir bir anmayı düşünsek, malum sayfalar kısıtlı. Onun yerine, yüzlercesinin içinden dikkatimizi çekenleri bulup çıkarmak ve hatırlatmak istedik. Bir yıl geride kalırken, ‘kimler geldi, kimler geçti’ diyebilmek için... Seçtiğimiz 50 kitap içinde çeviri romanlar yok. Onu gelecek sayımızda Asuman Kafaoğlu-Büke’nin kaleminden okuyacaksınız. Türk yazarların romanları, öykü kitapları, denemeler, biyografiler ve inceleme/araştırma kitaplarından bir seçki yaptık. 50 tanesinden 25’ine de büyüteç tutup, daha yakından bakalım dedik. Arada okumadıklarınız varsa, hâlâ çok geç olmadığını hatırlatarak...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Evet, isyan...
 

Tamam. Kimse bize 'Ulysses'i okuyun' demiyor. Ya da ne bileyim 'Decameron'u ya da 'Niteliksiz Adam'ı okumamızı söylemiyor. Ama bu kadar mı boşa atılır bir olta. İsmet Özel’in o ünlü şiirinin adını ödünç alırsam, ‘Evet, isyan’ diyorum. Sabrımla bilinen ben bile, hoşgörüyü artık bir kenara koymak gerek diyorum ve o isyana sizi de davet ediyorum... Bir ‘Dur!’ demenin, bir ‘Yetti artık!’ demenin vakti gelmedi mi sizce de... Bu pespaye akıl vermeler, bu postmodern olana bile pabucunu ters giydiren ucuzluklar, bu gizemli olduğu söylenen rakamlar, bir parça kokuşmuş peyniri bulmamız için şaşkın bir fareye çevrilerek bırakıldığımız labirentlerle dolu kitaplar...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Kim en derin olanı düşünürse sever en canlı olanı
 

'Düşünmek Ne Demektir' bir felsefe dersi metni olsa da şiirden asla kopmaz, neredeyse demeyeceğim tamamıyla anlamını orada bulur. Şiirin filozofu Hölderlin ise felsefenin şairi de Heidegger'dir. Siz de Heidegger cümlelerine düşkünseniz Düşünmek Ne Demektir’i okumalısınız. Zaten nerede bir Heidegger metni varsa döner şiire değer ve Hölderlin’de konaklar. Düşünmek Ne Demektir bir felsefe dersi metni olsa da şiirden asla kopmaz, neredeyse demeyeceğim tamamıyla anlamını orada bulur. Şiirin filozofu Hölderlin ise felsefenin şairi de Heidegger’dir. Ardı sıra gelen, mantık aşkını, şiirsel olandan beslenen ritmik cümlelerle, altı çizilesi tanımları patlatarak ilerler zambaklı filozofun kitabı. Hafıza, düşünmenin toplanmasıdır. Böylesi bir tanım gereksiz ve sebepsiz değildir elbette.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Birbirleri için yazdılar
 

"Bazen buradan ayrılmaktan ve Paris’e gitmekten, ellerimi tuttuğunu, bana çiçeklerle dokunduğunu hissetmekten başka bir şey arzulamıyorum, sonra nereden geldiğini, nereye gittiğini de bilmek istemiyorum. Benim için sen Hindistanlısın ya da daha da uzak, karanlık, kahverengi bir ülkeden; benim için çölsün sen, denizsin, sır olan her şeysin. Hâlâ hiçbir şey bilmiyorum senin hakkında ve bu yüzden senin için korkuyorum, bizlerin burada yaptığı herhangi bir şeyi senin yaptığını hayal edemiyorum, ikimiz için bir saray kurmalı ve o sarayın içinde benim sihirli efendim olabilmen için seni yanıma almalıydım, orada halılarımız ve müziğimiz olacak, orada aşkı bulacağız."

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Metnin zihni içinde oluşan
 

Balzac’ın ‘Sönmüş Hayaller’de yarattığı Lucién de Rubempre mi gerçek yaşamdan alınmıştır? Dostoyevski’nin Raskolnikov’u, bir buçuk yüzyıl önce edebiyat tam da gerçeği anlattığı için, gerçek bir kişilik olabilir mi? Kurmaca kişilikler gerçeğe en çok yaklaştıkları anda daha çok sorgulanabilir nesneler olarak ortaya çıkarken, gerçek hayattan uzaklaşıp yazınsal yazının doğasına döndükçe daha gerçek birer kişiliğe dönüşür. Dorrit Cohn bu saptamayı başka biçimde, “Kurmaca eserlerdeki en gerçek, ‘en eksiksiz’ karakterler en yakından ve tam da gerçek yaşamda insanları tanıyamayacağımız şekillerde tanıdığımız kişilerdir,” diye anlatıyor. “Romancılar bireyin iç yaşamını resmederken, kelimenin tam anlamıyla kafalarından uydururlar,” da diyor Cohn.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Yurttaş Marx
 

Francis Wheen, ‘Karl Marx’ adlı kitabında Marx’la ilgili belgeleri aynen kullanırken günün koşullarını ve Marx’ın ruh halini daha iyi kavramamız için kendi yorumlarını katıyor. Bir bakıma dönemi yeniden yorumluyor. Bunu yaparken kimi kez hafif alaycı bir tavır kullanmaktan da çekinmiyor. Efsaneleşmiş tarihsel kişiler bana korku verir. Yalnız bana mı? Hemen herkese. Bu korku zamanla o kahramanı insani özelliklerinden uzaklaştırır. Kimse bir ulusal kahramanın karnının acıkacağını, uykusunun geleceğini düşünmez. Canının yandığına da inanamaz. Bu insanüstü kahramanlık özellikleri kazandırma ya da ilah sayma (putlaştırma demeye her zaman dilim varmıyor) zamanla o kişinin inanırlığını zedelemeye başlar.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Adem’in yalnızlığı...
 

Nazan Bekiroğlu, roman ile mesnevi arasında seyreden bir üslupla yazdığı son romanı ‘Lâ’da, insanın Adem ile Havva ekseninde, ama illa ki Adem’in yalnızlığı perspektifinde, bireyin ezeli ve ebedi yalnızlıkla örselenen ontolojisine kişisel ama bir o kadar da önemli bir bakış sunuyor. Yalnız gelmişti dünyaya Adem. Dünyanın bir adının da yalnızlık olduğunu bildi. O kadar yalnızdı ki, dünya böylesi bir yalnızlığı son gününe değin görecek değildi. ” Nazan Bekiroğlu, son yayınladığı romanı Lâ’da referansını Kur’an’dan aldığı ontolojisini, Adem üzerine bir roman ile kurarken (elbette bilinçli bir biçimde) sonsuz evrene ve sonsuz yaratılmışlara inat, yürek burkan insanoğlu yalnızlığına vurgu yapıyor. Bekiroğlu ’nun baştan sona odaklandığı yalnızlık hali, ıssız bir dünyada acıklı bir çaresizliği de hatırlatıyor insana. Uzak derinlerden gelen boğuk seslerden başka bir dış evren tahayyül edemeyeceğiniz ana rahmindeki dokuz ayı kavrayabilseydik, Adem’in yalnızlığına hoş bir mecaz olabilirdi belki de. İnanmayanı ürperten, insanı evrim düşüncesine zorlayan da budur: Uçsuz bucaksız bir dünya ve yapayalnız bir ‘tek’ kişi! Böylesi bir acı, böylesi korku katlanılır bir şey midir?
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Ahmet Haşim bir köşe yazarı mıydı?
 

Ahmet Haşim, uygarlık birikimimizi mirasyedi savurganlığıyla harcadığımızı çok önce fark etmiş. Sözlerine kimse kulak vermemiş olmalı ki, bugünün, tarih bilincinden yoksun hayatımıza sürüklenip gelmişiz. Dünün gazeteleri, edebiyat adamının güne yönelik görüşlerine büsbütün kapalı değilmiş. Onların günlük verimleri, aradan geçen bunca zamana rağmen, bugün de tat alınarak okunabiliyor. Ahmet Haşim’in gazete yazılarını sık sık okurum. İnci Enginün’le Zeynep Kerman iyi ki derlediler.
Çünkü “Merdiven” şairi yazılarının tümünü Bize Göre’de devşirmemiştir. Seçmelerle yetinmiş; beğendiği, önemsediği yazıları seçmiş besbelli. O yazıların zamana meydan okuyacağını sezinlemiş olmalı. Oysa, arta kalan yazılar da zamana meydan okuyor...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Kitap Tahlili ► Bilge Karasu’dan okura kalanlar
 

‘Susanlar’, Bilge Karasu’nun yazdıklarının tortusu sayılabilir. Eski tarihli metinleri, şiir denemeleri ya da kitaplar ve yazarlar üstüne yazıları okurlarında kuşkuya yer vermeyecek ölçüde açık Bilge Karasu metinleridir. Bu nedenle ‘Susanlar, ‘Bilge Karasu’dan kalanlar’ biçiminde okunabilir.

Bilge Karasu’nun dokunulmazlaşmaya başladığı yıllar da 1980’lerden sonrasıdır. Bir yazarı sonunda neredeyse eleştirinin dışına çıkaran bu tür yüceltmeler hemen her zaman bir ‘zor’un sonucudur. Bu zorun edebiyat kültürümüzün çeşitli nedenlerle dile getirdiğim eksik oluşumundan kaynaklandığını belirtebiliriz, ama bu arada gününde değerlendirilmemiş olanın anlaşılabilmesinin koşullarının oluştuğunu da saptayarak. Edebiyatta doğrunun yanlışın üstüne yürüyebilme cesareti yazınsal bilginin somut bilginin üstüne çıkmaya başladığı koşullarda güçlenir. Çünkü egemen olan anlayışlar hep edebiyat dışından güç alır. Derin bir çatışmanın, karanlık ile kültürel bozuşum ânından kendini tamamlayabilme keşiflerinin bir arada yaşandığı dönemlerde, eskiyenler geride kalırken gecikenler kendini gösterme fırsatı bulur.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Toplam Haber 254 - Toplam 26 Sayfa - Her Sayfada 10 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[  1  | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 ] [>]  [>>]
 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Kategori ve Yazarlar

Reklam

Kitaptürk


Arşive Geçenler
17.02.09
Grass’ı affettik şimdi sıra Hamsun’da
27.01.09
Çekici hapishane, hırçın aşk
20.01.09
Marx, Kant ve ‘biz’...
Wilde’ın kendinden emin sesi
01.01.09
Eleştiri eskir...
Tüm zamanların meydan okuması
Elli yıl olmuş şair gideli
Metaforlar olmadan...
27.12.08
Eleştirinin gerçeklik alanları
Gündelik hayatın filozofu
19.12.08
Güneşin altında yeni hiçbir şey yok
15.12.08
Sanata patronluk etmek...
Bizi Shakespeare icat etmiştir
Haiku: şiirde düş ve arınma
05.12.08
Cihânnümâ’ya üçüncü bakış...
15.11.08
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
25.10.08
Tembel okurun itirafı!
01.10.08
Heidegger artık okunacak...
22.07.08
Schopenhauer’ın cinayet felsefesi
08.07.08
Ahmet Can: Zeval

Eski Haberler




KarakutuTv
·Cennetin Rengi
·Burak Kut-Senfonik İlahiler
·Alim Kasımov
·Eda Resureccion ve Engelli Cocuk Korosu - Dus Bahceleri
·John Mayer: Say - Music video from The Bucket List
·Michael Jackson Rock With You
·Michael Jackson Don't Stop Till You Get Enough HD I Gotta Feeling
·Michael Jackson The Way You Make Me Feel
·Bir Evlenme 2 - KadıköyTiyatroM
·Bir Evlenme - KadıköyTiyatroM

devamı...

 




 

Karakutu.com - Karakutu.tv - Karakutu.org - Karasozluk.com - my
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke