 |
Karakutu
|
|
Reklam
|
|
Google Arama
|
|
Arama
|
|
Forum Son Başlıklar
|
|
Online üyeler
|
|
Şu an sitemizde, 59 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.
Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.
|
Reklam
|
|
Karakutu - RSS - Alexa
|
|
Giriş Sayfanız Yapın
|
|
Önemli Linkler
|
|
|  |
90 Yazı (9 Sayfa, 10 yazı/sayfa) [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 ]
|
|
Rasim Özdenören: Ölüm iyiliği
|
|
Mum, sönmesine yakın birden parlar. Bazen ölümden önce de hastada birden bir
iyileşme görülebilir. Hasta yakınları hastanın iyileştiğini düşünmeye başlar.
Görünüş gerçekten öyle bir izlenim verir. Kısa süre önce halsizlik alameti
gösteren, konuşmaya mecali yok gibi görünen, dahası nerdeyse bilinç yitimine
uğramış sanılan hasta, tıpkı tükenmek üzere olan mum gibi aniden parlamaya
başlar.
|
Rasim Özdenören: Marazi adam
|
|
Ben, hasta bir adamım... İçi öfkeyle dolu, çekilmez bir adamım ben. Sanırım,
karaciğerimden de rahatsızım. Doğrusu, hastalığımın ne olduğunu, hatta neremin
ağrıdığını bile bilmiyorum. Tıbba, doktorlara saygı duyduğum halde tedavi olmak
için hiçbir şey yapmadım.
|
Rasim Özdenören: Evrene uzanan ses: Tren düdüğü
|
|
Ve gece, hapishane, evler.. yeni doğanlar, yeni ölenler.. boğazda düğümlenmiş
hıçkırıklar, genizden çıkan gülme sesleri, böğürtülü kahkahalar.. mahcup
tebessümler.. o şimşek görüntüsünün içinde yitip giden canlar, canlılık
işaretleri…
Ben nereye gidiyorum diye soruyorsun. Bir köprünün üstünde evrene baktığını
unutuyorsun.
|
Rasim Özdenören: Birdenbire aşk
|
|
Bir görüşte âşık olduğunu söyleyen o kadar çok insan var ki, onların hepsinin
birden bir yanılgıya düşmüş olmalarına ihtimal vermek zor görünüyor. Kaldı ki,
edebiyatta da, bu konu üstünde durulmuştur. Dahası, masallarda da aynı konu
işlenmiştir. Acaba bu durumu nasıl açıklayabiliriz?
|
Rasim Özdenören: Bir “O” tanıdım
|
|
Birini tanıdım. O'ydu. Nasıl sözler veriyordum kendime.
Onu tanımış olmanın bana nasıl bir hayat bahşettiğini düşünüyordum.
Her şey O olmuştu.
Ondan başka kimse yoktu dünyamda.
Bir O…
Bir de ben…
|
Rasim Özdenören: Geçmişten gelen gece
|
|
Birden içim üşüyor. Titriyorum. Güz gecesinin serin havası sırtımı yalıyor.
Gökyüzü milyarlarca yıldızla döşenmiş. Yedi fenerli Süreyya da orada.. yerini
almış…
Derviş, kentin merkez alanında.. birden cezbeye düşüp “Allah!” diye haykırıyor.
Kendi ekseninde şöyle bir dönüyor. Eteğinin rüzgârı kenti yalıyor. Kent
ırgalanıyor. Dalgaların üstünde bir gemi.. belki o gemi ben'imdir.. dönüşün
ahengiyle yalpa vuruyor..
|
Rasim Özdenören: Snopsisler
|
|
Herkes bir yerlerden tanır onu. Kimi, onu bir köpek kurtarıcısı sanır. Çünkü
vaktiyle cadde ortasında bir otomobilin çarptığı bir köpekle ilgilenmiş, araba
onun üstünden geçip gitmişken yaralı köpeği veterinere götürmüştü.
Köpeğin künyesi vardı, künyenin üstünde köpeğin adı yazılıydı ve adresi…
|
Rasim Özdenören: Erdem Bayazıt'ın şiirleri...
|
|
Erdem Bayazıt'ın bütün şiirlerinin yeni baskısı yapıldı. Bu baskıya daha
önceki baskılarda yer almayan yeni bir şiir kitabı daha alındı: "Gelecek Zaman
Risalesi". Erdem Bayazıt'ın şiirinin munis savaşımcı ve asabi tavrını ve nida
eden söylemini yeni şiirlerinde de gözlemliyoruz Bu kitapta, çoğu uzun olan on
adet şiir yer alıyor. Buraya "Aşk Burcundan" adını taşıyan şiirin, yerimiz uygun
olmadığı için, bazı bölümlerini atlayarak alıyorum. Maksat tadımlık olsun…
(Kitap İz Yayınları'ndan, İst. 2007).
AŞK BURCUNDAN
|
Rasim Özdenören: Abes savaşım
|
|
Günümüz insanı, aslında ölümün soysuzlaşmış biçimiyle cebelleşiyor.
Faulkner'ın söylediği: “Ne zaman bir bombayla havaya uçurulacağım”
korkusu, hemen, şimdi vaki olabilecek bir ölüm korkusunu dile getirir. Orada,
savaş travmasını yaşamış insanın tedirginliğiyle doğrudan ilişkili bir durum söz
konusudur. Hastalık yoktur bu korkuda. Bilakis, tümüyle insancıl, sağlıklı bir
korku hali yaşanır.
|
Rasim Özdenören: Aradaki Günler
|
|
Oruç günleri rutini parçalayıp attı. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.
Kalıplaşmış günlerin belli bir gündüzü ve belli bir gecesi vardı.
O geceler ve o gündüzler arkada, geride bırakıldı. Şimdi artık ne o eski
gündüzlerdeyiz, ne o eski gecelerde…
Bir yeme tarzımız bulunuyordu. Sabahleyin kalktığımızda soframızın hazır
olmasını bekliyorduk.
|
90 Yazı (9 Sayfa, 10 yazı/sayfa) [ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 ]
|
|
|  |
KarakutuTv
|
|
Kategori ve Yazarlar
|
|
|