Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Gazete Oku
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Arama



Google Arama



Reklam


Reklam



Facebook


Forum Son Başlıklar

 'nöbet' geçirmek
 Vesayet Kötüdür:Hep vesayet altındaydık, demokratik olmadık!
 PAKİSTAN
 Bir Sarmaşık Olsaydım
 ARABESK ŞARKILARIN TAHLİL DENEMESİ
 Akira Kurosawa
 Düşleten Müzikler
 Mokhtabad
 Yol Arkadaşım
 öteki ile beriki
 Yazamıyorum artık.....
 şiirin anatomisi.. ve kötü şiir
 Kim dost kim düşman?
 Bölünük Ülke
 Korsan Devlet’e Dur! Demeliydik
 Sayın Baykal’ın istifası ardından CHP’de yaşanan gelişmeler
 Lars Von Trier
 Yaşı/yorum
 MUTLULUK
 KEMAL TAHİR VE MARKSİZM

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Karakutu - RSS - Alexa

Karakutu.com - Twitter Sayfası
Alexa - Karakutu internet gezgini
Destekliyoruz - siz de destek olun!

Karakutu Site RSS
Karakutu Haber RSS
Karakutu TV RSS
Karakutu Forum RSS


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
Tüm gazeteler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Karakutu.org


Özgürlük Kapanı:  Birinci Bölüm: Canın Cehenneme Dostum
 

ÖZET

Hikayemiz, Soğuk Savaş'ın o karanlık ve ürkütücü günlerinde başlıyor ve bize bugün sahip olduğumuz sınırlı ve tuhaf özgürlük anlayışının, Soğuk Savaş dönemindeki şüphe ve güvensizliklerin ürünü olduğunu anlatıyor.

Ve insanların, nasıl olup da bencil, yalnız ve şüphe içinde yaşayan canlılar haline geldiklerini, birbirlerini devamlı gözetleyip bir diğerine karşı hesaplar yaptıklarını...

İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Amerika Birleşik Devletleri, ve Amerikan filmleri bunu yalnızca bir zafer olarak değil, yeni bir çağın başlangıcı olarak kutladılar.

O dönem "özgürlük", sadece Nazilerden kurtulmak değil; aynı zamanda ülkede otuzlu yıllarda yaşanan "Büyük Buhran" ardından ortaya çıkan ekonomik kaos ve belirsizliğin de sonu demekti bir bakıma... Bu dönemde ekonomide temel denge unsuru devlet olmalı anlayışı baskın geldi.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  İkinci Bölüm: Yeni dünya yaratacak kahramanlar
 

ÖZET

Yetmişli yıllarda İngiltere'de hükümet bürokrasisi çökmeye başladı. Bürokratik çevreler, bu durumdan giderek büyüyen ekonomik krizi sorumlu tuttular. Ama daha temelden sorunlar yaşandığı açıktı

İngiltere'de kamuya hizmet götürme anlayışıyla vatandaşların yaşamını kolaylaştırmak adına kurulan kurumlar, bu hareketin temsilcilerine göre artık yıkıcı bir hal almışlardı. Bu kurumlarda çalışanlar ise hizmet etmeleri beklenen vatandaşlara sırt dönmüşlerdi.

İşte Amerikalı sağ görüşlü iktisatçılar, bürokraside bu çöküşün sebebini açıkladığını savundukları bir fikir ortaya attılar. Temelinde matematikçi John Nash'in geliştirdiği Oyun Kuramı yatıyordu. "Tüm insan davranışlarının şahsi çıkarlara dayandığını savunuyordu" bu kuram.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Üçüncü Bölüm: Doktor beni normalleştir!
 

ÖZET

Yetmişli yıllara gelindiğinde, birey ve özgürlük kavramları, daha fazla sorgulanmaya başlandı; İskoç ruh bilimci R. D. Laing gibi radikal isimler, psikiyatri biliminin, çökmekte olan bir toplumda, siyasi istikrarı korumak amacıyla kullanılan sahte bir bilim olduğunu savunuyordu.

Laing, psikoloji alanındaki araştırmalarında, matematik dehası John Nash'in Oyun Kuramı'nı kullanmıştı.

"Psikiyatri" diyordu Laing, "çökmekte olan toplumda, siyasi istikrarı ve kontrolü sağlamak amacıyla kullanılan sahte bir bilimdir." Deli ve aklı başında olmanın tanımları, gerçeklikten uzaktır. Delilik, özgürlüğünü isteyenleri kilit altında tutmaya verilen bir etikettir sadece."

Laing'in savları, okyanusu aşarak Amerika'da da büyük ilgi toplamıştı.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Dördüncü Bölüm: Yalnız Robot
 

ÖZET

Doksanlı yıllarda merkez sağ ve solda yer alan bazı politikacılar, Soğuk Savaş'ın ürünü yeni bir özgürlük anlayışını, daha geniş kitlelere yaymak üzere işe koyuldular.

Bu sınırlı ve tuhaf özgürlük anlayışı, serbest piyasa mekanizmasını, toplumun diğer alanlarına uyarlıyordu. Buna göre toplumun her alanında bir dizi teşvikten oluşan bir sistemin güdümünde, çalışanlar için, rekabet ortamı yaratılıyordu.

O zaman için, bu eninde sonunda olması gereken bir düzen olarak görüldü, çünkü "insan nihayetinde rasyonel, hesaplama yapabilen bir canlıydı, davranışları hatta duyguları dahi, rakamlar sayesinde hesaplanıp çözümlenebiliyordu. Adeta bir robottan farksızdı."

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Beşinci Bölüm: Görünmez el gerçekten görünmez!
 

ÖZET

1997 yılında, İngiltere'de New Labour diye anılan Yeni İşçi Partisi iktidara geldi.

Hedefleri ve programı alışıldık İşçi Partisi'nden farklıydı, parti ve lideri Tony Blair, İngiltere'de sınıf sistemini çok uzun zamandır yöneten, önyargılı ve kendini üstün gören köhneleşmiş elit tabakanın olmadığı bir toplum vaat ediyordu. Bu da Thatcher dönemindeki görüşlerin bir bakıma devamı demekti.

Yeni İşçi Partisi, toplumun yönetilmesi konusunda ise daha önce Muhafazakar Partili başbakanlardan John Major'un gündeme getirdiği; "matematiğe dayalı sistemlere" başvuracaktı... Ama daha once hiç görülmedik bir ölçekte olacaktı bu... İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana İngiltere'de sınıf farklılıkları, ilk kez bu kadar keskin ve katmanlı bir hal alacaktı.

1990'lı yıllarda politikadaki denemelerin temelinde, "insanı basite indirgeyen anlayış yatıyordu, ihtiyaçları politikalar değil en iyi piyasa yoluyla karşılanabilen basit bireyler."

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Altıncı Bölüm: İki Özgürlük Kavramı
 

ÖZET

Dizimizin bu bölümünde 1958'de Isiah Berlin'in "İki Özgürlük Kavramı" seminerini tartışarak başlıyoruz. İki farklı özgürlük tanımı olduğunu söylüyordu Berlin.

"Bunlardan biri Pozitif Özgürlük diğeri de Negatif Özgürlüktür."

Ve bu iki kavramı açıklamak için tarihten örnekler sunuyordu.

"İki fikir de" diyordu Berlin, "bundan 200 yıl once, Fransız Devrimi sırasında bireylerin zorba yönetimler ve despotların baskısından kurtulma arzusuyla şekillendi."

"Pozitif Özgürlük" kavramı diyordu Berlin; "bu devrimlere öncülük edenlerin inancından doğdu - yani tamamen özgür olmak için insanların değişmesi gerekmektedir diyorlardı.

"Daha iyi, daha rasyonel olmaları şarttı. Ve ideal insanın nasıl olması gerektiğini, ve nasıl olunacağını sadece liderler biliyordu."

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Yedinci Bölüm: Zorla da olsa özgürleştireceğiz!
 

ÖZET

Amerikan hükümetleri, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, komünizmin yayılmasını önlemeye çalıştılar.

Üçüncü dünya ülkelerindeki devrim rüzgarları, bu mücadelede tehlikeli ve yeni bir aşamanın habercisiydi.

Altmışlı ve yetmişli bu yıllarda bu rüzgarların önünü kesmek isteyen Amerikan hükümetleri, devrimci güçleri bastırmayı öneren diktator ve zorba yönetimlere arka çıktılar. Bu çevrelerin yaptığı, kendi insanlarını baskı altında tutmak ya da öldürmek oldu.

Fakat yetmişli yıllarda, Washington'da bunun yanlış olduğuna inanan bir grup radikal görüşlü politikacı ortaya çıktı. Onlara göre "Amerika'nın işkenceyi ve cinayeti desteklemesi, ideallerinin yozlaşması anlamına geliyordu."

'Yeni muhafazakarlar' diye adlandırılan bu gruptakileri birleştiren, dış politikada yeni ve ahlaki bir türde görüşü savunmalarıydı; Amerika, gücünü etkin biçimde dünyaya demokrasiyi yaymak için kullanmalıdır" diyorlardı.

Ama 1979 yılında İran Devrimi, Amerika'nın diktatörleri destekleme politikasının, pek de işe yaramadığını dramatik biçimde gözler önüne serecekti. İran halkı ayaklandı ve Şahı devirdi.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Özgürlük Kapanı:  Sekizinci Bölüm: Kapana sıkışmış Batı
 

ÖZET

Dizimizin sekizinci ve son bölümünde, Sovyetler'in yıkılışı sonrasında Rusya'da ekonomik özgürlüklerin nasıl uygulandığını, "şok terapi" kavramını irdeliyoruz.

Aynı zamanda Irak'ta işgalin ardından başvurulan çok daha ağır bir "şok terapi" modelini...

Amerikalılar, dünyanın değişik ülkelerinde kendi özgürlük ideallerini zorla kabul ettirmek için şiddete ve işkenceye yönelmeye başlayacaklardı.

Aynı zamanda İslamcılar da zorla kendi devrimci İslam devletlerini kurma adına suikastlere ve cinayetlere başvuracaklardı.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Kategori ve Yazarlar

Reklam

Kitaptürk


Arşive Geçenler
Şu an bu bloğun içeriği yok.




KarakutuTv
·Cennetin Rengi
·Burak Kut-Senfonik İlahiler
·Alim Kasımov
·Eda Resureccion ve Engelli Cocuk Korosu - Dus Bahceleri
·John Mayer: Say - Music video from The Bucket List
·Michael Jackson Rock With You
·Michael Jackson Don't Stop Till You Get Enough HD I Gotta Feeling
·Michael Jackson The Way You Make Me Feel
·Bir Evlenme 2 - KadıköyTiyatroM
·Bir Evlenme - KadıköyTiyatroM

devamı...

 




 

Karakutu.com - Karakutu.tv - Karakutu.org - Karasozluk.com - my
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke