Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Gazete Oku
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Forum Son Başlıklar

 susmak ne zormuş
 Get Out
 Resulullahla Benim Aramdaki Farklar
 ESNAF
 BUSH ORTADOĞU GEZİSİNDE FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARLA
 Dücane Cündioğlu
 Gözlerim Sığmıyor Yüzüme
 Notos, Türk edebiyatının en iyi öykücülerini seçti
 Çavdar tarlasının çocukları yalnız kaldı
 Hukuk Devleti miyiz?
 TANKLAR "BALYOZ"A ÇARPTI
 Serbest çağrışım-diziler
 İrtica
 Komplonun adı İslam
 KANADOĞLU FENOMENİ
 Şiddet
 PLATONİK AŞKIM
 KUMANDA
 Bunu yapan ben miyim?
 YAŞASIN DARBEMİZ!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Online üyeler
Şu an sitemizde, 55 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu - RSS - Alexa

Karakutu.com - Twitter Sayfası
Karakutu.com - Facebook Grubu
Alexa - Karakutu internet gezgini
Destekliyoruz - siz de destek olun!

Karakutu Site RSS
Karakutu Haber RSS
Karakutu TV RSS
Karakutu Forum RSS


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
Tüm gazeteler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Karakutu.org


20 Yazı (2 Sayfa, 10 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 ]

Oğuz Atay:  Şarkılar / Tutunamayanlar'dan
 

DÜN, BUGÜN, YARIN

When I was a little child ,
Bir yokluktu Ankara.
Apres moi dull and wild
Town ne oldu, que sera?

İTHAF ve MUKADDİME

King Soloman Speare'di adının İncilcesi
Süleyman Kargı dosttur Türkçe'ye tercümesi
Hamlet için Horatio neyse öyleydi bana.
Kıbrıs dolaylarından göçmüş anavatana.
Yıkık bir sur üstüne büyük, cesur ve mağrur.
Saplanmış bayrak gibi Ankara'da oturur.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Kitap Tenkidleri

Oğuz Atay:  Eylem Bilim 2
 

2.

İlk günler

Bu gün kendimi yorgun, ama huzursuz hissediyorum. Kürsüdeki odamda amaçsız ve çevreme ilgisiz otururken asistanlardan biri geldi: Refik Bey rahatsızlanmış, onu haber vermeye gelmiş. İsteksiz bir hareketle telefon defterime uzandım. Profesör Refik Bey, ağır hareketli, canlı ve kurnaz bakışlı gözlerinden başka ilgi çekici yönü olmayan ihtiyar bir hoca.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Oğuz Atay:  Unutulan
 

"Ben tavan arasındayım sevgilim!" diye bağırdı delikten aşağı doğru. "Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onlara." Son sözlerimi duydu mu? "Orası çok karanlıktır; dur, sana bir fener vereyim." İyi. Durgun bir gün. Bütün hayatım boyunca sürekli bir ilgi aradığımı söylerdi birisi bana. Gülümsediğimi gösteren bir ayna olsaydı; biraz da ışık.

"Bir yerini kırarsın karanlıkta." Delikten yukarı doğru bir el feneri uzandı. Fenerli elin ucundaki ışık, rastgele önemsiz bir köşeyi aydınlattı; bu eli okşadı. El kayboldu. Ne düşünüyor acaba? Gülümsedi: Yine mi düşünüyor?

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Oğuz Atay:  / Eylem Bilim
 


1

Bir insan özellikle benim gibi bir insan ne zaman yazmaya başlar? Daha doğrusu, ne zaman onun için yaşadıkları, hissettikleri, düşündükleri artık ifade etmekten kaçınamayacağı bir yoğunluğa ulaşır? Bilmiyorum, insan kendisi için böyle bir durumda olduğunu söyleyebilir mi? Bilmiyorum.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazı Dizileri

Oğuz Atay:  Oğuz'un saçı sakalı
 

Bir şeyin farkına vardım, çok şaşırdım: Yetmişli yıllarda öldüğü için Oğuz hep uzun saçlı ve uzun sakallı kalacak! Tıpkı, on dokuzuncu yüzyıl ortalarının Fransız yazarları gibi.

Sonra moda değişti, biz saçları kısalttık, kimimiz dazlak bile gezer olduk ama o, hep uzun kıvırcık saçlı, ceketi geniş yakalı, daha doğrusu kazağı boğazlı, paçası bol bir adamdır.

Sonra bir şeyin daha farkına vardım, daha da çok şaştım: Oğuz öleli yirmi sekiz yıl...

Kısık sesi kulağımda. Oğuz Atay'dan sözediyorum.

Hani hocaların (aslında yalnızca edebiyat öğretmenlerinin) kıçında dolaşan, ötekilerden daha bir 'iltifata mazhar' öğrenciler vardır, 'dost-öğrenci' tabir edilir, bizim de Oğuz'la ilişkimize 'dost-okur' ilişkisi demişler. Benden on sekiz yaş büyüktü.

Kırk üç yaşında öldü. Bu arada ben onu geçtim, elli üçe geldim. O da şimdi yetmiş bir yaşında olacaktı...

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Engin Ardıç

Oğuz Atay:  Tutunamayanlar - Mesih'in Gelişi
 

"Aramızda bulunması bizlere şeref verecek olan dostum, ülkemizin gerçek sahibidir. Bu dünyaya ikinci gelişinde, beyaz bir ata binmiş olarak aramızda görünecektir. İlk gençliğinde, bu sokaklarda çok dolaşmış, bazen bir türlü içeri giremeyerek dönüp gitmiştir. Bazen de, bu ve bunun gibi salonlarda saatlerce oturarak, onu anlayacak duygulu bir kalbi boş yere beklemiştir. İkinci gelişinde, bu sokak zafer taklarıyla donatılacaktır.

Bütün kapılar defne dallarıyla süslenecektir. O gün resmi tatil olacak ve kızlar müşteri kabul etmeyerek, ellerinde bayraklar, pencerelerde, yarı bellerine kadar sarkmış, bekleyeceklerdir. Polisler, en iyi üniformalarını giyerek asayişi temin edeceklerdir.

Çünkü, o kadar kalabalık olacak, o kadar kalabalık olacaktır ki üç gün öncesinden ayırtmaya kalksanız bile hiç yer bulunamayacaktır. Yalnız, karaborsacılara müsamaha edilmeyecektir. Çünkü o, öyle isterdi. Sokak bir gün önceden süpürtülecek; çöpçüler de onu, ellerinde süpürge sopaları, hazır ol vaziyetinde bekleyeceklerdir. Safter bile o gün için, terliklerini çıkararak ayakkabılarını giyecektir. Bütün müşteriler de, kapıların dışında, bayramlıklarını giymiş olarak el ele tutuşacaklardır."

Kızlardan biri hıçkırmaya başladı. Bir müşteri: "Hangi bayram?" diye sordu arkadaşına. Metin, anlamadan bakıyordu. Turgut devam etti:  "Kurtuluş bayramının kerhane bölümü. Bütün bayram törenlerinde olduğu gibi, onun da gelişi biraz gecikecektir.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Oğuz Atay:  En Büyük Hazinemiz Aklımızdır (2)
 

Yok canım. Ben, bana benzeyen birini bulabilseydim, geleceğe güvenle bakabilirdim. Vitrinlerin önünde bana ters bakanları görmezdim. Elbette öyle bakacaklar; vitrindaş olmaktan başka ortak bir yanımız yok ki. Ben vitrinleri, değiştirilirken seyretmeyi severim aslında.

Kocaman beyaz bez pabuçlar giyen tezgahtarlar, suçüstü yakalanmış gibi olurlar. İşte asıl onlar ters ters bakarlar adama. Hayvan herif! derler bakışlarıyla; bakacak başka zaman bulamadın mı? Bütün gün orada durdun, sonunda bu münasebetsiz saati seçtin. Sonra da seni görmüyormuş gibi yapar: En sakin görünüşüyle yanındakinden toplu iğne ister. Böyle çatışmaları severim. Seninle tanışmamışsa, aranızda vitrin gibi bir engel, aşılmaz bir duvar varsa, tek taraflı bir eğlencedir bu.

Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Oğuz Atay:  En Büyük Hazinemiz Aklımızdır (1)
 

Sevgili Bilge, Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş  olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. İnsanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Oğuz Atay:  Tutunamayanlar'dan Bir Bölüm 2
 
"Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? Neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? Neden, korkuyu göğsünden çekip almadın? Neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin?
 
Neden, apartmanın bodrumunda saklambaç oynarlarken Ayla’yla yalnız kaldığı zaman kıza dokunacak cesareti vermedin ona? Oysa, bu çeşit küçük cesaretleri en değersiz kullarından bile esirgememişsindir. İsa’yı neden bu kadar geç tanıttın ona? Neden, günahlarının yükünü taşıyacak gücü ona da vermedin? Selim de, kendi çapında, birkaç kişiyi kandırabilirdi senin yolunda.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Deneme

Oğuz Atay:  Korkuyu beklerken-Bölüm 8
 
Otuz altı saattir gene açım. Ölümü bekliyorum. Bu arada vaktimi bos geçirmemek için, okuyorum, yabancı dil çalısıyorum; hiçbir sey anlamıyorum. Fakat eskiden de -karnımın tok olduğu zaman da- anlamıyordum. Uzun bir mevsim yasıyorum; ılık bir yaz ya da sıcak bir sonbahar, onun gibi bir sey.

Evden çıkmayacağım, bahçeye de çıkmayacağım. Zaten otlar isi yarım kaldı. Görmek istemiyorum yapamadıklarımı, yarım bıraktıklarımı artık. Uyumaya çalısıyorum. (Bahçeye bir tohum ekmis olsaydım, belki de onu yerdim simdi.) Bu sabah, açlığımın ellidördüncü saatinde, uyku ile uyanıklık arasındaydım.
Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Öykü - Roman

Bir sonraki 10 yazının listesi.
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken-Bölüm 7 [ 07/11/04 - 1661 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken-Bölüm 6 [ 07/11/04 - 1457 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken-Bölüm 5 [ 05/11/04 - 1557 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken-Bölüm 4 [ 02/11/04 - 1432 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken-Bölüm 3 [ 31/10/04 - 1582 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken Bölüm 2 [ 30/10/04 - 2240 ]
Oğuz Atay: Korkuyu beklerken Bölüm 1 [ 28/10/04 - 2107 ]
Oğuz Atay: KORKUYU BEKLERKEN'DEN BIR HIKAYE [ 24/10/04 - 2551 ]
Oğuz Atay: Tutunamayan(Disconnectus Erectus) [ 24/10/04 - 3049 ]
Oğuz Atay: Tutunamayanlar'dan Bir Bölüm [ 24/10/04 - 4108 ]

20 Yazı (2 Sayfa, 10 yazı/sayfa)
[ 1 | 2 ]
KarakutuTv
·Eda Resureccion ve Engelli Cocuk Korosu - Dus Bahceleri
·John Mayer: Say - Music video from The Bucket List
·Michael Jackson Rock With You
·Michael Jackson Don't Stop Till You Get Enough HD I Gotta Feeling
·Michael Jackson The Way You Make Me Feel
·Bir Evlenme 2 - KadıköyTiyatroM
·Bir Evlenme - KadıköyTiyatroM
·Leylam - Turgay Demir
·ve orkestra durmadan çalıyordu...
·Sorgu

devamı...

Kategori ve Yazarlar

Arşive Geçenler
07.11.04
Korkuyu beklerken-Bölüm 7
Korkuyu beklerken-Bölüm 6
05.11.04
Korkuyu beklerken-Bölüm 5
02.11.04
Korkuyu beklerken-Bölüm 4
31.10.04
Korkuyu beklerken-Bölüm 3
30.10.04
Korkuyu beklerken Bölüm 2
28.10.04
Korkuyu beklerken Bölüm 1
24.10.04
KORKUYU BEKLERKEN'DEN BIR HIKAYE
Tutunamayan(Disconnectus Erectus)
Tutunamayanlar'dan Bir Bölüm




 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - Karakutu.org - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke