‘Medeniyetler Çatışması’nın yazarı Samuel Huntington, çarşamba günü 81
yaşında yaşamını yitirdi. ‘Türkiye AB’ye alınmaz’ iddiasında bulunan ABD’li ünlü
siyaset bilimcinin ölüm nedeni açıklanmadı
ABD’li ünlü siyaset bilimci Samuel Huntington’ın geçen çarşamba günü hayatını
kaybettiği öğrenildi.
81 yaşındaki Huntington’ın 56 yıl boyunca görev yaptığı Harvard Üniversitesi’nin
internet sitesinde dün yapılan açıklamada, medeniyetler çatışması tezinin
yaratıcısı olarak bilinen siyaset bilimcinin, Massachusetts eyaletinde hayatını
kaybettiği duyuruldu. Açıklamada Huntington’ın ölüm nedenine dair bir bilgi ise
verilmedi.
17 kitapta imzası var
2007 yılında Harvard Üniversitesi’nden emekli olan Huntington’ın, birçoğu ABD
hükümetleri, askeri siyaset, demokratikleşme sorunsalı ve siyasi gelişme üzerine
olan 17 kitapta yazar ya da editör olarak imzası bulunuyor.
Özellikle 1993 yılında kaleme aldığı “Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin
Yeniden Kurulması” isimli kitabıyla tanınan Huntington, henüz 23 yaşındayken
Harvard Üniversitesi’nde ders vermeye başladı ve 1977-1978 yıllarında Jimmy
Carter’ın başkanlık döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi’nde görev aldı.
Demokratik Parti üyesi
Huntington, 1968 yılında Demokrat aday Hubert Humphrey’in dış politika
danışmanlığını yaptı ve yaşamının sonuna kadar Demokratik Parti üyesi olarak
kaldı.
Soğuk Savaş sonrası dönemde, dünya siyasetindeki çatışmaların farklı uygarlıklar
arasındaki kültürel ve dini farklılıklardan kaynaklanacağı şeklindeki görüşüyle
dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran Huntington’ın bu görüşlerini, en detaylı
bir biçimde irdelediği “Medeniyetler Çatışması”, aralarında Türkçe’nin de
bulunduğu 39 dile çevrilmişti.
Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra, ilgi odağı olan Huntington’ın bu
kitabı, ABD’nin İslam ülkelerine ve Çin’e karşı saldırgan tutumunu teorik
anlamda meşrulaştırdığı gerekçesiyle büyük tepki toplamıştı.
‘Türkiye asla Batılılaşamaz’
“Medeniyetler Çatışması” isimli kitabında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş
sürecine de değinen Huntington, Kemalizm’i, laik ve egemen bir devlet yaratma
düşüncesinden çok, “üstün uygarlık olarak kabul ettiği Avrupa ve Amerikan
uygarlıklarının ruhunu ithal etmeye dönük uluslararası bir ideoloji” olarak
tanımlamıştı.
Huntington, Batı uygarlığını “uyarlamaya” çalışarak Türkiye’de ayrıştırıcı bir
etkide bulunduğunu ileri sürdüğü Kemalizm’in, İslami uygarlığı sarstığını ancak
değiştiremediğini ve sonuç olarak da iki uygarlık arasında parçalanmış bir
ülkeye neden olduğunu ileri sürmüştü.
Diğer İslam ülkelerine benzer şekilde Türkiye’nin de asla tam olarak
Batılılaşamayacağını iddia eden Huntington, Türkiye’nin AB’ye alınmayacağını da
iddia ediyordu. Avrupalıların Türkiye’yi istemediğini savunan Huntington’ın bu
konudaki görüşleri şöyle:
“Türkiye AB’ye girmeyecek. Çünkü Avrupalılar Türkiye’yi istemiyorlar. Türkiye’yi
AB dışında tutabilmek için ellerinden geleni yapacaklar. Dini, kültürel,
tarihsel açıdan Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğu söylenemez.
Türkiye’nin üyeliği Avrupa’da daha çok bölünmelere yol açar.”
Milliyet
28/12/2008