Kürtçe klip çekmek istediğini söylediği için Türkiye’yi terketmek zorunda
kalan ve sekiz yıl önce Paris’te hayatını kaybeden Ahmet Kaya’nın eşi Gülten
Kaya: ‘Ya sev ya terk et’ zihniyeti hâlâ yaşıyor
“Aydınlansın diye şu kirli yüzler biz durmadan savaşırdık”...Ahmet Kaya’yı
anlamak için hacimli kitaplar okumak gerekmiyor. Yapmak istediği şey çok
basitti: Kirli yüzleri aydınlatmak. Bugün Ahmet Kaya’nın 8. ölüm yıldönümü.
Yaşasaydı 51 yaşında olacaktı Ahmet Kaya. Yorgun demokrattı o, tehditlere göğüs
gerip demokrasi karşıtlarına karşı durdu hep.
Çoğu zaman da düşünceleri yüzünden
başı beladaydı. Kendi anadilinde şarkı söylemek ve “kirli yüzleri aydınlatmak”
için yaşadı, çabaladı kimi zaman ‘savaştı’. Bu savaşlardan birini de12 Şubat
1999’da düzenlenen Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül gecesinde verdi.
BİZİ LİNÇ ETTİLER
Eşi Gülten Kaya’nın deyimiyle tek isteği “çok da hâkim olmadığı, olamadığı”
anadilinde bir şarkı söylemekti. Bunu “Ben Kürdüm” demenin bile zor olduğu bir
zamanda yapmak istedi ve şiddetini önceden tahmin edemeyeceği bir tepkiyle
karşılaştı. Ülkenin kalburüstü sanatçıları, gazetecileri, medya patronlarıyla
dolu salonda üstelik canlı yayında bir anda küfürler, çatal bıçaklar, tabaklar
havada uçuştu. Bu hengâmeyi hep bir ağızdan söylenen 10. Yıl Marşı izledi. Bu
tepkiye ve hınca bir anlam veremedi Ahmet Kaya. Yapmak istediği karşısındakileri
kızdırmak değildi... Hele hele milyonları kızdırmak, üzmek hiç değildi...
“Ahmet’i en çok üzen şey o gece olanlar değildi aslında. O geceden sonra olanlar
daha çok yaraladı bizi. Yüz binler satan Hürriyet gazetesi manşetinde,
‘şerefsiz’ dedi bize, topyekûn bir linç kampanyası başlattılar. İnsanlar da
bundan etkilendi ve galeyana geldi. Sokakta Ahmet’i gören üç beş genç yolunu
kesip 10. Yıl Marşı söylemeye başladılar. Bize karşı bir linç kampanyası
başladı. ‘Vatan haini’ ilan edildik. Ahmet bunları hak etmedi” diyor Gülten
Kaya. Hâlâ Ahmet Kaya tişörtü giyen çocukların taşlandığını, Ahmet Kaya
dinleyenlerin toplumdan dışlandığını anlatan Kaya bu durumun Hürriyet ve onun
gibi düşünen medya kuruluşlarının eseri olduğunu ifade ediyor.
Sonrasını hepimiz biliyoruz. Hakkında çıkan asılsız iddialar nedeniyle çok
sevdiği vatanını terk etti Ahmet Kaya. “Köpeklerinden kuşundan, yavrusundan
cayarak” gitti Paris’e ve orada hiç beklemediği bir anda, son albümü Hoşçakal
Gözüm üzerine çalışırken kalbine yenik düştü ve hayatını kaybetti. “Hâlâ hiçbir
şey değişmedi” diyor Gülten Kaya: “Biz can güvenliğimiz olmadığı için gitmek
zorunda kaldık. Linç etmeye kalktılar bizi. Yazık ki hâlâ ya sev ya terk et
mantığı devam ediyor. Ahmet’i kaybettiğimiz günden bu yana sekiz yıl geçti ancak
hâlâ hiçbir şey değişmedi”.
KÜRTÇE BİLMEMESİ SİSTEMİN AYIBI
Ahmet Kaya’nın hiç Kürtçe şarkısı yok. Bunu sistemin ayıbı olarak nitelendiren
Gülten Kaya “Kürt Müziği’ne Kürt kültürüne âşık olmasına ve çok istemesine
rağmen dile hâkim olmadığı için Kürtçe beste yapamadı” şeklinde konuşuyor. Ahmet
Kaya’nın anadilini çok iyi konuşamaması, ‘Kürtçe bilmemesi’ kimi çevrelerce
acımasızca eleştirildi. Ancak Kaya gibi Türkiye’de ana dilini konuşamayan,
binlerce insan var. Yeğeni Simge de bunlardan biri. Ahmet Kaya’nın izinden giden
Simge müzik kariyerinde bir çıkış yakalamak için bir aralar ekranları kasıp
kavuran ‘pop star yarışması’ furyasına katılıp, müzik dünyasında şansını denemek
istedi. Ancak o yarışmada Simge’nin sesinden çok Kürt kimliği öne çıktı ve
sonunda Simge amacına ulaşamadan yarışmadan ayrıldı. Şimdi Ahmet Kaya’nın
şarkılarını seslendirdiği Ahmet Kaya Şarkıları albümüyle gündeme geldi genç
sanatçı.
Albümde hiç Kürtçe şarkı yok. Gülten Kaya bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Ahmet
Kürtçe söyleyemedi ki Simge Kürtçe söylesin. Bu albümde Ahmet Kaya bestelerine
yer verdik ve Ahmet Kaya’nın maalesef bir Kürtçe şarkısı yok”.
Ahmet Kaya yasaklıyken, sürgündeyken yaşamını yitirdi. Biraz fazla kilosu vardı
bu yüzden kalbi ara ara yokluyordu onu. Yüksek tansiyon ve kolesterol nedeniyle
hep perhizde olan Kaya bir seferinde yoksullukla geçen günlerine atıfta
bulunarak “Yoktu yiyemiyorduk şimdi var yine yiyemiyoruz” demişti. Paris’teki
evinde çalıştığı sırada, kalbi ona vefasızlık etti ve kum gibi esip geçti Ahmet
Kaya...
Taraf
16/11/2008