Kimine göre, eşi emsali görülmemiş bir halk hareketi yaşanıyor; Ankara ve
İstanbul'dan sonra İzmir'de yapılan büyük meydan mitinglerinin bir tarifi de
böyle.
Ama aynı zamanda deniyor ki:
Bu 'halk hareketi' lidersiz, partisiz ve de parasız pulsuz, kendiliğinden oluşan
bir harekettir.
Acaba öyle mi?..
Öyleyse, tehlikeli bir durum!
Çünkü başıboş kalabalıklar her yana çekilebilir. Meydanları dolduran kitleler
başıboş kaldıklarında nereye doğru hareketlenecekleri belli olmaz.
Tehlike şundan kaynaklanır:
Arka planda eğer bazı çekirdek güçler varsa, o organize güçler, meydanları
dolduran toplulukları bir anda olmadık hedeflerin aleti yapabilirler. Bazı
olmadık maceraların kitle tabanı olarak onları kullanabilirler.
Bambaşka niyet ve kaygılarla meydanları coşkuyla dolduranların büyük çoğunluğu
bu tehlikenin farkında olmayabilir.
Bunlar tarihte yaşandı.
Ülkemizde yaşandı.
Yine yaşanabilir.
Tehlike, demokrasi derken demokrasinin köküne kibrit suyu ekebilecek 'darbe
tertipleri'ne alet olmaktır.
Tehlike, laik cumhuriyete sahip çıkayım derken, Türkiye'yi bir cehennem kuyusuna
itebilecek cepheleşme ve kutuplaşmalara yol açmaktır.
Tehlike, coşku ve heyecan fırtınası içinde dalgalanırken, miting kürsüsünden
yükselen bazı sesleri kulak arkası etmek ya da önemsememektir.
Tehlike, en halisane niyetlerle demokrasi diye laiklik diye, bayrak sallarken,
soğukkanlı düşünceyi sloganlara kaptırmak, arka plandaki bazı maceracı ayak
seslerini duymamak ya da duymazlıktan gelmektir.
Tehlikeleri niye yazıyorum?
Mitingleri küçümsediğim için değil. Yaşanan coşkuyu, heyecanı görmezlikten
geldiğim için değil. Laiklik ve çağdaş yaşam konusundaki duyarlık ve
tedirginlikleri hissetmediğim için değil.
Biliyorum.
Bu coşku ve heyecan eğer sivil toplumun gücü olarak demokrasinin sağlıklı
kanallarına akıtılabilirse, Türkiye siyaseti AKP'ye de alternatif üretebilecek
daha sağlıklı ve istikrarlı, daha demokratik bir raya oturabilir.
Ama tersi de geçerlidir.
Tehlike dediğim budur.
Onun içindir ki:
Bugün başıboş, sahipsiz diye nitelenen o kalabalıkların arkasındaki 'organize
güçler'e dikkat edin.
O 'organize çekirdek güçler'in kökleri, Nokta'nın yayınlarıyla su yüzüne vuran
-ve eski Genelkurmay Başkanı Özkök Paşa'nın da tekzip etmediği- 'darbe
tertipleri'ne kadar uzanıyor olabilir.
Dikkat edin o çekirdeğe!
O organize güçlere...
Sadece kürsünün önünde coşkuyla dalganan kalabalıkların heyecanına kapılmayın.
Aynı zamanda kürsüden gelen seslere kulak verin ve kürsünün, perdenin arkasında
ne olup bittiğine de bakmaya çalışın.
Ve kürsünün arkasından gelen bir takım ayak seslerine kulak verin.
Gereken özeni eğer göstermezseniz, mitinglerin çoşku ve heyecanı içinde maalesef
olmadık tertiplerin aleti durumuna da düşebilirsiniz.
Bir tehlike de budur.
Farkında mısınız?..
Milliyet
17/05/2007