Tarih: Cmt Eyl 17, 2005 10:04 am Mesaj konusu: TÜRKSOLU NE DEMİŞ?
Türkoğlu Türklüğünü koru
Bugün PKK terrü ile mücadelede en önemli nokta budur. PKK, Kürtleşmeden güç almaktadır. Türkler Türklüğünü korursa PKK zayıf düşecektir. Bu ise askeri değil toplumsal bir çözümü gerektirir. Türk, kendi sorununu kendisi çözecektir.
Bunun için ilk başta yapılması gerekenlerse şunlardır.
1- Her Türk, alışverişini mutlaka Türkten yapmalıdır. Kürde aktarılan para PKK’ya maddi destek demektir. Türk, bu maddi desteği kesmezse, hem Türklerin mali gücü olmayacaktır, hem de Kürdün altında ezilecektir
2- Her Türk, Türkçe konuşmalıdır. Bunu da İstanbul şivesi ile konuşmalıdır. Dil varsa millet vardır. Ancak şehri istila eden Kürtler kendi dillerini hakim kılmaktadır. Bunlarla temas içinde Türkler de şivelerini bozmakta, Türkçe konuşsa bile adeta Kürt şivesiyle Türkçe konuşmaktadır.
TV’lerdeki Kürt dizilerinin, Kürt müziğinin, her adım başı Kürtçe müzik çalan barların, kasetçilerin, minibüslerin ortasına düşen Türk ister istemez lisanını yitirmektedir.
Buna direnmek için:
Türk, Kürt dizisi izlemez.
Kürtçe müzik dinlemez.
Kürtçe müzik çalan barlara gitmez.
Kürtçe konuşulan minibüse binmez.
Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz.
3- Türk, ancak modern şehir hayatında kendini ifade edebilir. Türk medeniyeti, köyden gelen etkilere kapatılmalıdır. Köy, her halükarda Kürtçülüğün yaşam alanıdır.
Yıllarca İstanbul’da Sivaslı, Erzincanlı, Malatyalı, Tokatlı Alevi kitlenin yarattığı köy ortamı, Kürtçülüğü güçlendirmiştir. Türk’ü saza mahkum eden köylü kafası, bugün şehirleri Kürt kültürüne teslim etmiştir.
4- Türkler, yemeklerine sahip çıkmalıdır. Türk’ün damak tadı, Kürt yemekleri ile yer değiştirmektedir. Türk’ü kebaba, lahmacuna mahkum eden anlayışla mücadele edilmelidir. Yemek, kültür savaşının bir parçasıdır. Mc Donaldslar ne kadar tehlikeli ise Kürt mutfağı da o kadar tehlikelidir.
Başka kültürlerin yemeklerini yiyen kültürler asimile olur. O nedenle Türk, Türk mutfağına sahip çıkmalı, başka şeyler yememelidir.
5- Her şeyden önce Türk üremelidir. Artan her bir Türk bebesi, bizi Ergenokan’dan çıkartacak bir kurtarıcıdır.
İslam, tuğlaların arasındaki harçtır. Harç, kazınırsa tuğlalar oynar. Yine de bunda ısrar eden olursa, çözülen tuğlaların altında kalırsın.
***
Haçlıların karşısına Türk'ü, Kürt', Arap'ı, Acem'i bir duvar olarak, çıkmıştık. Benzerini Çanakkale'de gerçekleştirmiştik.
Harcı kuvvetlendireceğimize, tuğlaların daha fazla oynamasına yardımcı oluyoruz ahmaklıklarımızla.
Türksolu dergisi bilmiyor musun?
reklamını yapmak istemezdim ama aslını görmek istiyorsan
turksolu.org adresine bakabilirsini. Ekranda hemen o provokatif öneriler göze çarpıyor...
Bizim Kürt deyip geçtiğimiz insan toplulukları, üç ayrı dil konuşan üç ayrı gruptur..1-Soranice konuşan Kuzey Irak'taki güruh.
2-Türkiye'de de içindeki kelimelerin % 90'ının Farsça olduğu Zazaca,
3-İçindeki kelimelerin % 60-70'i Farsça,% 15-20'si Arapça ve % 5-10'u Türkçe olan Kırmanç'ca konuşan topluluklar..
Biz bunları söyleyince, yok efendim hayır, çok "kadim" bir Kürt Ulusu vardır.. diye fırıncı küreği gibi dilleri ile küstah ve ukalaca tavırla itiraz ediyorlar.
Kürtlerin tarihinden bahis açıp Türk tarihinin bir şubesi olduğu gerçeğini de çeşitli tarihi materyallerle ve parametrelerle önlerine koyduğumuz zaman da saygın Tarihçi ve bilim adamlarımızın demagoji yaptığını, tarihi saptırdıklarını iddia ediyorlar.
Türkiyedeki Türk Tarih Kurumu yayınları ve Üniversitelerimizin Tarih Anabilim Dalı öğretim üyelerinin araştırmalarını, asırlardır devam edegelen idrak ve algılamarı ters yüz edip "çok amaçlı/çokuluslu" çıkarlar yönünde ve bu beşinci kol faaliyetlerinin hizmetinde olarak farklı şekillerde insanlara ve kamuoyuna empoze ediyorlar.
Kimin veya kimlerin güdümünde olduğu ve ne idüğü son derece belli olan Kürdoloji enstitüleri, batıdaki, Paristeki, Romadaki, Londra'daki ve daha bilmem nerdeki bilimadamı kisvesindeki papazların misyonerlerin, ajanların, çakalların ve çiyanların dolduruşlarına itibar ediyorlar da, Türk ve Kürt'ün aynı kökten aynı boydan aynı soydan aynı atadan aynı topraktan geldiğini söyleyenlere inanmıyorlar.
"Biz Türk değiliz Kürdük.." diyorlar ısrarla..
Kardeşim Türklerin 5 bin yıllık tarihi dediğimizde de...
Ooooohhhooooooo beyfendiler düşünüp taşınıp ona da cevap bulmuşlar..
"-Bizim 10 bin yıllık tarihimiz var" diyorlar..Vay vay vay.. bizden de eskiler vay anasını.. hem de bizden ayrılar.. başka köktenler..(!)
Bunun böyle olduğunu yaymak hangi amaca hizmet eder, etmez düşünen yok..
I. Dünya Savaşında Arapların İngilizlerin oyununa geldiği söylenir, durur. Gerçekten de Araplar İngiliz kışkırtmaları ile Osmanlıyı vurmuşlar, alçakça sırtından hançerlemişlerdir.
Şimdi de Kürtler bir takım hesapların oyuncağı ve alçakça bir ihanet düzeneğinin maymunu haline getirilmek istenmektedir.
Kardeşim, Türklük öyle yerde kalmış ve Kürtlerin omuzlaması gereken basit bir şey değildir.Türklük bir bilinçtir ve algılamadır.
Birinci dünya savaşında zavallı Arapları kandırıp Türk Milletine düşman eden İngilizler, suçluydu. Bu oyunları zamanında fark edemeyip Tevhid'i(Birliği) temin edemeyen Osmanlı da çok suçlu.
Peki soruyorum size hiç mi şu tufeyli Arapların suçu yoktu?
Şu anda bu soru aynen Kürtler için de geçerlidir..
(Artık Türklerin büyük çoğunluğu da bu oyunların dümen suyunda olarak Kürtleri ayrı bir varlık ayrı bir kavim ayrı bir şey olarak görerek ayrım noktalarını çizmek ihtiyacı ile bir tür savunma refleksi ile ; "Kültürü ile müziği ile, yemeği ile her şeyi ile" artık yavaş yavaş ağyar (başka/hariç olan) olan/olmaya doğru giden Kürtler de dahil olmak üzere bütün yabancı unsurlara karşı bir tür kabuğuna sarınma olduğu yerde tutunma ve korunma gereksinimi ve duygusuyla hareket etmeye başlayacaktır.
Yuklarıda yemek-kültür-müzik gibi konulara yönelik yapılan yorumlar da bu istikamette algılanmalıdır.)
Türk Solu dergisini biliyorum. Baştan farkedemedim. Açıkçası sol gibi kozmopolit iddialar içierisindeki bir fikriyat ile bu bölücü satırları bağdaştıramadığım için ihtimal vermedim. Ama bu Türk solu. Biraz daha ucube, biraz daha embesil.
***
Din kardeşliğini savunmak şeriatçılık demek değil. (Açıkçası şeriatın da ne olduğu tam anlaşılır bir şey değil. Dini hükümlerle devlet yönetimi islam alimlerinin bile içinden çıkamadığı bir iş. Ortak bir fikir yok. Bu yüzden ezberci sloganlarla olumlu yada olumsuz hareket edenleri red ediyor ve kınıyorum.)
İkincisi, Platon bile "toplumu bir arada tutmak için ortak bir dinin yararının" altını pragmatist bir tavırla çizmiş olmasına rağmen, bu doğru akıl yürütmesini öngöremeyen saf kafalara ne demeli, buna halen karar veremedim.
Kendi kendinize oyun irca etmeyin. Biz bölücülüğe karşıyız; ve eski şaşalı imparatorluk günlerini özlüyoruz.
Ortamı gerici ifadelerden uzak durun. Yoksa bende gerici olur, gererim sizi.
evet türksolu dergisi'nden alıntı yaptım.şaşırtıcı ve de oldukça komik buldum.dergi yazarlarından yekta güngör özden'in söyledikleri daha da komik:
Benim görüşüm şu ki çocuklar, Kürtçülerin aşırı tepkisine karşı aşırı tepki vermiştir. Tepkilerinde haklılar, çocukların yanlışları olabilir. Ayrıca gerginliği yaratan Kürtçüler. Belediye başkanlarının konuşmalarını izliyorsunuz. Çocukların tepkisi haklı, ama çözümlerinin bir kısmına katılmıyorum. Çözüm önerilerinin bir kısmı sert. Örneğin ben bazen lahmacun yerim, bazen yemem. Kürtçüler ayrımcılık yapıyor ama onların tepkileri de aşırı, bunlar genç çocuklar.’
Kürt kardeşlerimiz üzerinden bölücülük hesapları yapanlara bakalım: Kürt komünistleri, solcuları ve başka sol orijinli freakanslar. Bir yerde daha söylemiştim; ne Kuzey Irak'taki Kürt liderleri, ne de Türkiye'deki sözümona kendilerini Kürt'lerin kanaat önderleri görenler, İSLAM ile Kürt halkının illiyet bağlarını kopartmak, yok etmek istemektedirler. Çünkü İSLAM'ın olduğu yerde onların ekmeğine sürülecek yağ da yoktur. Hal böyle olunca insan vicdanına ters gelecek işlere bu zerzevat rahatlıkla imza atmaktadırlar. İSLAM gibi birleştirici bir unsuru yok saymak, yokmuş gibi hareket etmek bu zerzevatın amaçları bakımından oldukça tutarlıdır.
Diğer yandan, buna en sert tepkiyi verenler de Türk Solu. Bunlar için de sol bir süs, bir biblo. Her ideolojiye takıştırılabilen bir lego Sol.
Devrik lider Saddam da Baas'çıydı; yani Arap milleyetçi-solu. BAAS'çılık, zamanında birçok Arap ülkesini etkisi altına almıştı. Mısır, Suriye ve Irak örnekleri.
tebrikler...Ülkem yöneticilerinin yanlış yönlere yol alması, yanlış zihniyetle ülkeyi yönetmesinin bir sonucu. İslam'ı memleketten kazımak için hamle üstüne hamle yaparsan bu sonuç kaçınılmaz-dı-. Kaçılamadı da nitekim.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız