Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 88 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Parçalanmışlık


Parçalanmışlık
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Sal Hzr 03, 2008 4:13 pm    Mesaj konusu: Parçalanmışlık Alıntıyla Cevap Ver

"Hayatlarımız, kendi yorumumuzdan ibarettir. Dış gerçekliğimiz, iç dünyalarımızın bir gölgesidir. "

Bu satırları diğer başlık altında yazmıştım. Ancak bunun böyle olmadığını, olamayacağını birden farkettim. Hayır, birey gerçekten bütünlüklü bir yapı arzetmiyor. Daha çok bir mozaik; çelişkilerin birlikteliği; hücrelerin ve mikropların birarada bulunduğu bedenimiz gibi.. Ancak bu soyut varlığımız, daha çok bilinçsel olduğu için ona ait olan çelişkileri hiç yoktan en aza indirgemeyi başarabildiğimiz ölçüde bütünlüklü yapıya sahip olabiliriz. Ancak yığın içindeki birey, en az bilinçle yaşadığı için onun böyle bütünlüklü bir yapı sorunu olmayacaktır. Sadece öyle bir zanla yaşamaya devam edecektir.

Bireyin nefs-ruh ikilemninden kaynaklanan çelişkilerinden de öte, bir de dışarısı tarafından dayatılan çelişkileri yaşama zorunluluğu var. Gerçi sistem hiç bir zaman kendini bir çelişki olarak sunmaz; her zaman kişiyi daha iyiye, daha güzele, daha doğruya sevk ettiğini duyurur. Ve sistem elindeki tüm kanalları kullanır bireyi ikna etmek için. Sadece medyası ile değil; ürettiği bilimsellikle de. (Özellikle sosyal bilimlerin öznel yapıda olduğuna dikkat.) Sonuçta düşüneni de, düşünmeyeni de, sistemin istediği hayatı yaşarken bulur kendini. (hayır, bulanlar sadece arayanlardır.) İşte burada, bireyin iç dinamiklerinin, istenilen hayat biçimini ne ölçüde karşıladığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkar. Gerçi sistem açısından sorun yoktur; tam olarak ikna etmiş olmasa da, onu kendine uydurmuştur ve benliğine katmıştır. Sorun bireyler açısından, yani her birimiz açısından vardır. Sorun kendimizi kurtarmamız...

Bunu kavradığımız anda, savunduklarına ters bir yaşama yönelmişlere sadece acırız ve aslında yığın içinde pek te anlamlı olmadıklarını fark ederiz. Sonra öyle ol(a)madığımız için, bir de dönüp kendimize acırız.
Başa dön
sabandal
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 713

MesajTarih: Sal Hzr 03, 2008 8:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu başlığın bence konforizmle de endirekt ilişkisi vardır. Sistemin sunduğu bütün cazibedar imkanların sistemin muhaliflerince bile hoyratça kullanılmaları ve farkında olsada olmasada sistemin dinamiklerince kullanıldıkları gerçeğinin gözardı edildiği bir çağı yaşadığımız kesin. Çözüm önerisi olarak sunacağımız tek çare bireyin inançlarını sorgulaması olacaktır diyorum.
Çünkü bu meyenda" MÜNAFIKLIK "alametlerinin alemet olmaktan çıktığının resmini görüyoruz.
En büyük parçalanmışlık işte budur. İçi başka , dışı başka. Bütün meselenin düğümlendiği ve çözüleceği nokta. ALLAH ENCAMIMIZI HAYREYLESİN.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Sal Hzr 03, 2008 9:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Münafıklık ta iç, genel inanca aykırı düşer, ama genelin baskısından korunmak için onu saklar ve genele uygun yaşar. (Dinen olanına münafıklık, siyaseten olanına takiyye deniyor bilindiği üzere.)
Burda ise tersi durum söz konusu; saklanan olgu genel inanca ters değil; hatta uyumlu. Ancak yaşayışta içteki ile ters giden bir durum var. İnanıldığı gibi yaşanmıyor kısacası. Buna münafıklık diyemeyiz. Münafıklık imani meseledir, yani imanda ortaya çıkar. Ama çok şükür kimse imansız değil. (Bazen diller sürçer ama olur o kadar.)

Parçalanmışlık, insanın olduğu gibi görünmediği durum da değil. Göründüğü gibi olmadığı da. İnsanın kendi oluşunda, varlığında bir parçalanma var; bunda her türlü karşıt durumları beraber görebiliriz. Bu parçalanmışlığın kendisi, artık olağan hale gelmiştir. Bu sayede çelişki gibi görünmekten çıkmıştır. (Çünkü çelişkiyi görecek göz de ortadan kalkmıştır. Ama son tahlilde bir çelişkidir.) Yani mesela "lüks haramdır" diyen bir dine mensupsunuz, ama lüksü meşru göstermeye çalışıyorsunuz, veya meşruymuş gibi yaşıyorsunuz. Eğer dini bilinç olmasaydı, bu tavır bir çelişki olmazdı; çünkü adamın öyle bir konuyu kendine dert edinmediği açıktı. Ancak hem kendinde dini bilincin olduğunu söyleyip, hem de bu tavrı sergiliyorsan o zaman bir çelişki var ortada. Yine de bunun da geleceği aşama, çelişkinin de normalleşmesidir; ilkinin gibi. Yani bizlerin bu duruma alışması. Alışmak, çelişkiyi ortadan kaldırmaz, sadece üstünü örter. Bu toplum yaşantımızdan sadece bir örnekti. Örnekler o kadar çok ki; farkında olmadan çoğuna alıştık bile.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Sal Hzr 03, 2008 9:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu parçalanmışlığa, parçalı bütünlüğe, sosyolojide sanırım "melezleşme" deniyordu. 'Hepsinden olma' durumu yani.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Sal Hzr 03, 2008 9:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tabi bir liberale göre de "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." Melezleşme, benim için kıyamete eş değerken, onun için istenen durum. Ahlaki liberalizm.
Başa dön
sabandal
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 713

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 8:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tanımlamalarınızın tam maanasıyla içini doldurmak için, adına ister melezleşmek deyin, ister
parçalanmışlık, gerçek değişmeyecek. Göründüğü gibi olmakla , olduğu gibi görünmenin ardına saklanmaya devam edildikçe. Daha çok göründüğünden olmama hali yani. Ne muhafazkarı muhafaza etmesi gerekenleri muhafaza ediyor, ne de sosyalizm ve bilimum izm den olanlar , söylediğinden olabiliyor. Bunun adının ne olduğunun bence bir önemi yok.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ancak dostum, mesele şu: Böyle parçalanmış bir kişilik, bütün inancıyla size içinin de dışınında bir olduğunu savunacaktır. Ki bu savunusunda da gerçekten çok içtendir. Mesele de burda. Varlığındaki parçalanışı görememesi. Mesela hatırlayın; şu Tekbir defilesinde görüntülenen modern kapalı kız, neler demişti akabinde (mealen): "Kuran okurum, namaz kılarım. Bunlar engel değil benim estetik görünmeme." Eminim doğru konuşuyordu, yani evinde Kuran da okuyordu, namaz da kılıyordu. Ancak dinin özüne vakıf olsaydı, bunun evet, öyle estetik görünmesine engel olacağını bilecekti. Aynen aynı özün israfı, lüksü, tatil olgularını yalanlaması gibi.

Bir ayet: "Allah, çirkin işleri, fenalığı ve fuhşiyatı yasaklar. O, size düşünüp tutasınız diye öğüt verendir." Fuhşiyatı, bazen 'azgınlık' olarak ta okurlar; ki yanlış ta değildir. Fuhuş, sadece cinselliği kastetmez; aşırı gitmeyi de kasteder. Bu anlama sosyoloji daha yenilerde vakıf olabilmiş ve bu gidişata "pornografileşme" adını vermiştir.

Tekrar toparlayacak olursak, artık oluş halindeki insanın bu sürecinde bir parçalanış var. Bu gerek kişi nezdinde, gerekse de toplum nezdinde gözle görülür derecede var. Bu parçalanma neyden kaynaklanıyor? Biz en çok bunu araştırmalıyız. Muhakkak dünya eskilerden çok daha fazla kışkırtıcıdır; görüntü bütün hayatlarımıza egemen olmuştur; görüntü hakim olunca, o görüntüden yer kapma sevdası da amaçlarımız. İşte en temelde bu teşhir, bu kışkırtılma durumları var. (Kapitalizm de işte bu nefsani isteklere yönelir doğrudan. Kışkırtıcıdır. Bu nefs olgusunu ıskalama, nefsi eğitmeden, sadece kuru ekonomik olgularla durumu açıklama, bu yüzden büyük oranda eksiktir. Kapitalizmi engelleyecek olan devlet değil, her bir bireydir.)

Mesela ürün satışlarında dikkat çekici bir cümle kullanır: "Bu ürünle dikkat çekeceksiniz!" Yada magazin sayfalarında birisine kamera odaklanmışsa muhakkak şu cümle yazılıdır: "Bütün bakışları üzerinde toplamayı başardı." .. Hayır, bunun sadece bir kesime ait olduğu inancında değilim. Buna Amerikan Rüyası deniyordu, ama dünya Amerikanlaşıyor. İncil'i gençlere okutabilmek için içine erotik resimler koymak gibi bir gidişat bu.
Başa dön
Amentu
Forum Yöneticisi


Kayıt: Jun 22, 2006
Mesajlar: 223

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Herkesin fotoğrafa bakıpta çıkardığı bir pozisyon, çıkarımı olması gerektiğini düşündüğü bir ben var. Bu hep vardı. Değişen sadece biçim. Çünkü oksijen yetmiyor yaşamaya. Bu rüzgar şiirlerden daha gerçek. Bu güneş adamın içini ısıtmıyor ensesini yakıyor.
Bakıp görmek, yorumlamak kolay ve kaçınılmaz. Farklı farklıda olsa. De hadi yaşamak, görünmek.
Anlamı ortalığa koymamalı, yaşamalı. Sadece yaşamalı.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu parçalanışı ruhunda duymamak için ya ruhsuz olmalı, ya da derisi çok kalın bir ruhun olmalı, ki parçalanmasın. Evet, ruh ta zamanla nasırlaşıyor. Ancak neye karşı nasır tuttuğu da önemli; hakikate mi, yalana mı.
Başa dön
Amentu
Forum Yöneticisi


Kayıt: Jun 22, 2006
Mesajlar: 223

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İnsan aklı bu dünyaya yeter ama artmaz.
Afrikadaki çocukları duyun ve kurtarın, bütün dünyayı kurtarırsınız.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Hzr 05, 2008 10:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Herkes kendi realistesini yaşar. Afrika'daki çocukları duysam da, kurtaramam.
Başa dön
hamster
Yeni Üye


Kayıt: Aug 08, 2004
Mesajlar: 26

MesajTarih: Prş Hzr 05, 2008 4:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İşte o yüzden kendinizi bilin ve duyun yeterli.
Gönül ister bunu herkesle çarpmak, iyi niyet güzel şey dünyaya konuşmak itici.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Hzr 05, 2008 5:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O zaman perdeleri aralayıp gerçeğin peşine düşmek gereksiz, öyle mi?
Başa dön
sabandal
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 713

MesajTarih: Prş Hzr 05, 2008 8:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dünyanın gidişatının hep böyle olduğunu söyler yazılı kaynaklar. İyi ve kötünün savaşı veya mücadelesi, karanlık ve aydınlık . Şimdi bu söylediğiniz" dönüştürme" biçimlerinin dikalası tarihte karşımaza sıklıkla çıkar. Şimdiki beyin yıkama metodlarının modernleşmemiş şekilleri biraz vahşetengiz olsada, büyük kısmı," kabala" ve diğer "sihir" biçimleriyle gerçekleşiyordu. Şimdi durum bundan farksızmı? sanıyorsunuz. İnsanımızın dinibütün duygularının samimi ve yozlaşmış şeklinden bihaberli yaşamaları bunun alameti değilmidir? sanıyorsunuz. Cin ve diğer ruhanilerin yardıma çağrılmadıklarını mı düşünürsünüz. Parapsikolojinin ne maanaya geldiğini tartışmaya başlamadık bile. Dünyada 25.kare olgusu varken, bizim ülkemizde bunun olmadığının beyanını henüz duymadım. Velhasıl ahirzaman alemetleri bir bir görülmeye başlamadan, dini maanada herkes kendine dönmeli. Herkesin birbirinden bucak bucak kaçtığı o günün dehşetinden kurtulmak ancak bu dünyadan İMANLI olarak göçmekle olacak. Kelimelerle kavramlarla oynamak bu durumu daha da güçleştiriyor.
Başa dön
Amentu
Forum Yöneticisi


Kayıt: Jun 22, 2006
Mesajlar: 223

MesajTarih: Cum Hzr 06, 2008 9:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Duruş, gerçeğin peşine düşmekle eş değerdir. Hayatınız boyunca, kime, neyi, anlatarak anlatabildiniz?
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke