anlamasanız da olur, sesim parçalamak içindir dudaklarımı
büyük yaralardan geçtim, kız çocuğunun dizlerinde kanadım.
dipsiz kuyuların ağzına tuttum gövdemi
(anlaşılan artık yakışmıyorum deli sulara)
uyumayı kabus görmek, anıları unutmak için seçtim
eylül bitti, bütün bir yaz kim vurduya gittim.
gül değil, toprak değil, rüzgar kokuyorum.
yeni tiklerim oldu, acının arka yüzündeyim
kalbim açmazda, sarışın oynar, kumral üç hamlede mat
çok önceydi, kulak memelerine koşacak kadar haylazdım
kirpiklerinden yüzüme dökülürdü ay kırpıntıları
3
bir saçak altında bileklerine yapışıp söyledim bunları
'her sabah çiçeklerle, serçelerle resim çektiriyorum
dudaklarına dokunsam yine sular yürür ellerime
yine panayırlar kurarım yüzünde, meddah oynarım
çimlerdeki nar lekerlerinden bulur, gideriz yolumuzu
beyaz izler bırakırız ardımızda beyaz gömleklerimizden'
gecikmiş sözlerdi, tırnaklarımı yiyerek kaçtım uzaklara
4
kullandığım her mum aydınlatıyor dibini
yanıyor yatsıdan sonrada, her an sönebilir diyerek
kara gözlükler takarak doğruluyorum kendimi
beş mevsimdir yeşil ışıkları duruyorum
kırmızı ışıkları koşuyorum kimseler görmeden
yalnızlığıma hazırlanmış sözlüklere başvuruyorum
kanını içine akıtmış aşkları anlatmal için
bütün sonlar küçük unutkanlıklarla başlıyor
her zaman bir kumral oluyor küçük suçlarımın ortağı
5
sürdürebilir miyim bir aşkı ayrılamam korkusuyla
can çekişen aşkları da vurmalı
vurmalı ' sıradan bir intihar ' süsü vermeli
18-19 Mayıs 1982 Bursa
eski fotoğraflarda bıraktığım bir yuvarlanışım vardı
kurumuş eğreltilerden yazla gölgelenmiş ellerine
uzun bir kış yaşadım, yaşlı çizgiler yakıştırdım alnıma
kaşım kirpiğim geçilmez oldu kırağılardan
yaşım durmadan arttı savrulduğum tipilerle
diplerine aklar bıraktım sakalarım uzadıkça
gittikçe uzaklaştırıyorum göğsümü yanaklarından
parmaklarım uymuyor anılarla parlattığım yüzüklere
yokediyorum birden tutuşabilecek yerlerimi
uzun bir kış yaşadım, kar suyu sızmakta tırnaklarımdan
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin
piyangocunun yanında tahta çitlere yakıştırırım
gözlüklüsün, üç yaş büyüksün, rize’de büyümüşsün
başka adını da bilirim, hepsi yalan, o gülmen de
eski, küçük bir limandır gülmen, takalar sığınır
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin
denizle kavgalıdır kayalar, otururum, elim tuzlanır
fırlatırım çakıl taşını, kaç kez sektirebilirim
gömülmesin suya, sen tut, durma sonra bana yürü
bulutların yerini doldurur yürümen, kuşlar kıskanır
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin
birden boşanan yağmurda mağaza diplerindeyken
otobüsten inerken, hiç aklımda yokken karşımdasın
giderayak bir şey derdin, onu söyle işte, sonra sus
ıssız istasyon kampanası susman, yapraklar döker
ardından resmin asılır işlek yerlerine kentin
çardağa çıkarım, ay gömülür çalı çırpılara
tutuşturur sarmaşıkları, seyredişinden alınırım
uzak, içli şarkılar anımsarım, derken dönüp bakman,
turaçlar çağırır bakman, bahçemde turunçlar açtırır
resmini astılar işlek yerlerine kentin
çarşı içinde bir zaman daha konuşuldun
su, sarnıçlardan bakraçlara çekiliyordu
güze hazırlanıyordu kızlar, dağlar dalgındı
gençtim, olur olmaz huylanışını sevdim en çok.
odalar da susabilir, duvarlar da ses vermez bakarsın
güneş çekilir camlardan, paylaşılmaz sessizlikler başlar
sayılıdır bir günün, bir kapının sızdırdığı dostlar
rüzgar kokusu da sinmez üzerine bütün bir güz
saçların da unutabilir bu kış ilk karın dokunuşunu
(doktora bakılırsa bir omuzların açıkta kalacakmış,
bir de küçük göllerin kıyısında dolunay ovulmaya
alışmış yüzün, kara çocuğun gövdesine ırmaklar
taşıyan parmakların, ellerin, kolların bir de.)
belki aylarca doymayabilir alçı vücuduna
unutma ama, bir yürek alçı tutmaz
bir o tutmaz, bunu sen kanıtladın biraz da
esmerliğini kimsesiz köyevlerinden alan kız
güller ne kadar dayanabilir serum şişelerine
korkarım bir çocukluk yapacağım yüzümü dağa dönsem
on yıl öncesiyle, sararmış ceset fotoğraflarıyla
etimizdeki mermi çekirdekleriyle uğraşacak kadar
büyüdüm
başka kimlik, başka şehir kullanmasını öğrenecek
yaştayım
martılar mı ne zaman denize dadanır, bunu da öğrenirim
diyerek, kanayan avuçlarımla kapanıyorum çiçekçilere
(ayrıntıları unutmuş olabilirim)
karnıma bırakmak için bıçak getiriyorlar
kumrular sesleniyor açık gözlerime bakanlara
birisi yırtıp beyaz gömleğimi çenemi bağlıyor
(ayrıntıları unutmuş olabilirim)
yendik sesiyle koşuyorum doğduğum yerlere
boynumdaki yağmur lekelerinden tanıyorlar beni
beni böyle bilmelisiniz, çocuk yüzümle dönmeliyim dağdan
bozkırda koşan posta katarına sor mektuplarımı
ben yakalar söylerim ozanlara, birini buldum
daha kaç dört yıl senin gölgende durulanırım
yüzünün güneş almayan yanında, ağacın yosununda
gözüm güneşe dalacak kadar çocuk olurum görürsün
ilişecek pervaz arar yüzüm eylül yağmurlarında
postacının hep aradığımız ellerine sor mektuplarımı
ben yapışır söylerim ozanlara, bu aşk ansızın bitmez
eteği güneş geçiren, çocukluğu öcülerle korkutulmuş
kuşburunlu sevgilim de bilir öğrenci yatağımdayken
kasabamın gölgeliklerine çekilir, ırmaklarında sevişirim
korularında öğrenirim göğsümün rüzgar alan yanını
yol kıyısına kurulan çingene çadırına sor mektuplarımı
ben çağırır söylerim ozanlara, yoksa yitirdim mi
yine arka sokaklara, arnavut kaldırımlarına çağır
yanağımdan yangınları söndürür, küllerini kazırım
eğilir usulca öptürürüm denize, bu martılar içindir
koynumu bir dağın devrilmesine hazırlarım, bu da senin
sahil kahvesinde anlatmış kıyıda odun toplayanlar
her ikindi günbatışı moruna koşuyormuşum çıplak ayak
saçımı değdirip dalgalara, afacan yunusla düşe kalka
balıkçılar ağlarını toplarken görmüşler
o yaz akşamlarına sığmayan, çardaklardan kaçırdığım
dizlerini ezberliyormuşum mercanların dibi
ihanet, ayrılığa borçlanmaktır
bilinmez, kimden akar en çok kan orda
her aşk bir gün, kendi katilini bulur
silah çeker biri, öteki ortak olur suça
mecalim yok yeni cinayetlere, körelmiş maharetim
bir kurbanım var ki, öldüm ölesi bende yaşar
şifrelerimi çözdüm, buydu son ustalığım
gönlüm dehlizimde beni boş yere arar
bütün yakınlarımı buluşturdu vicdanım
benden eksilen hakikat, fazlaymış artık hayata
tek mülküm kaderimdi, vedalaştım
unutulur emanette zaten, ruhum da
görgü tanıkları, posta güvercinleri, akbabalar
aşk çekişen biri var olay yerinde, belki o aklar
kundakladım gövdemi, ankazdan ibaretti o da
parola sordu birbirine dağılmış parçalarım
yüzüme sürmek için sakil sözler aradım
iyice sürttüm çehremi toprağa,
rengim atsın, aşınsın harflerim
bir parem düşman olsun kırkına
ücramla çarpıştım yetmedi
omuzbaşımla barıştım dinmedi
kapattım sesimi, ışığımı söndürdüm
yaktım, benden kalan ne varsa
küllerimi bulduğum bu kuyu köşede
bir hava kabarcığı altında
her şey sırnaşık bir akşamla başladı
dolunay parçalandı ayaklarımızda değdikçe kirpiklerimiz
mustafa, güzel insanım, çocuk arkadaşım, yoldaşım
birlikte yürüdüğüm, göğsümü kanatarak kanat vuruşlarıyla
kar tutacak kadar uzat saçlarını, dinle kırlangıçların sağdıcı
-böyle ayrılıklardan da yola çıkılır yeniden başlamak için
biziz, gökyüzü kadar suçluyuz, ustasıyız susmanın
kapatmayalım yaralarımızı, kimse karışmasın, kanamalı
kimse sarmasın, ilerde böyle gerekecek ellerimiz
gece yarıları, avlular, ilmiklerle büyüdük, sonsözlerle
birimizi sabaha götüreceklermiş gibi seviştik sevgilimizle
mustafa, dilsizim, suyu bilenim, sol elim
ne çok isterdik martılarla özetlemek gençliğimizi
kasabalar da ağlar, avuçlarına alıp ateşböceklerini
kızlar entarilerini yayarlar taşlık söyleşilerine
birbirleriyle dans ederler düğünlerde, öyle yalnız
esintimi gömerim toz toprak okul yollarına, yüreğimi
ateş böcekleriyle değişir yüreğim, şarkılar başlatır
kasabalar da ağlar, sığınıp vadinin serinliğine
anayı kent pavyonlarından yaralar çok çocuklu baba
rakıyı kuytu köşelerde çay bardağıyla içer
emeklilerin cep saatlerine bakışı, kanayan dudağım
vadiyle değişir dudağım, denize ırmaklar götürür
kasabalar da ağlar, sarılıp vardiya düdüğüne
alnımı akşama yaslayıp tıklarım camını
yağan her kardan sonra, yanlış evinin adresi
leblebi kavrulan sokaklar, işçi arabaları, çığlığım
vardiya düdüğüyle değişir çığlığım, ikindiler kaçırır
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız