Kayıt: Dec 11, 2007 Mesajlar: 26 Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!
Tarih: Pzr Nis 13, 2008 2:40 am Mesaj konusu: Boyu Değil İşlevidir Önemli Olan
Bugün öğle saatlerinde Aydın'da ev yemekleri yapan bir restorantta yemeğimi yerken,duvarda asılı duran,sanırım 1940-50lere ait olan Aydın fotoğraflarına ilişti gözüm.Teknolojinin nimetlerinden faydalanan bir fotoğraf stüdyosu bu eski kareleri reklam gayesiyle altına ismini yazarak çoğaltmış,mekan sahibi de dekorasyonun parçası haline getirmişti.
Yemeğin ardından salonun boş olmasından da istifade ederek sigaramı fotoğraflara daha yakından bakarak içmek istedim ve ünlü bir ressamın sergisini gezer gibi fotoğrafların önünde dolaşmaya başladım.Dikkatli bakmama gerek kalmadan gözüme çarpıverdi devlet daireleri.Aydın Tren Garı,Hükümet Konağı ve hangi maksatla yapıldığını bilmediğim birkaç devlet dairesi daha Kufu'nun Piramiti gibi ihtişamlı, Aydın'ın köhne evlerinin arasından yükseliyordu.Önceleri bir sohbette duyduğum "Devlet binalarını yüksek yapar ki halk kendini o binaların karşısında küçük hissetsin bunula beraber devlet de otoritesini benimsetsin" sözünü hatırladım birden.
Küçüklüğümde memleketimin hükümet konağına bakarken gözlerim kamaşırdı.Ne işe yarar,içerde neler olur biter bilmezdim ama belli ki önemli bir yerdi ve ben o binanın bizim evimiz olduğunu hayal ederdim hep.Ardından kapısında nöbet tutan polisleri görür,düşüncemi okurlar da anlarlar diye korkar,babamın bir bacağının arkasına saklanarak savuşturmaya çalışırdım masum emellerimi.Sonraları ilkokul yıllarımdan bir gün(23 Nisan olması muhtemel),öğretmenimiz bizi Kayamakam Bey'i ziyarete götüreceğini söyledi.Kaymakam kim?
"Kaymakam o koca binanın sahibidir.Dilersen hayal kurmaya devam edebilirsin ama o uzun boylu polise görünmeden..."Ziyaretten çıkardığım sonuç buydu,gerçi daha fazla hayal kurmadım o günden sonra,çünkü kaymakam da devlet babanın oğlu gibi bir şeymiş,bir hayli karmaşık bir durum yani ama kaymakamdan büyüğü de varmış ve adı devletmiş.Ondan büyüğünü de duymadım zaten bir daha.Ne kadar zenginmiş bu devlet denilen şey.Evine baksana....
Şimdilerde hala en zengini devlet,bundan sonra da o olacak(Rabb'im aksinden korusun),her ne kadar onlarca odası boş olsa da binaları hala heybetli,deterdarlık binaları,maliyeleri,SSK ları,milli piyangosu,merkez bankası hepsi ama hepsi çok heybetli.Tek bir farkı var geçmişle bugünün;artık özel sektörün binaları devletinkilerden de heybetli.Sebebi mi?Elbette müşterilerine güven vermek...
Genel merkezlerini gökdelenlerle konudurarak "Gücümüz burdan belli,bize güvenebilirsiniz" imajını vermeye çalışan ve bunda da oldukça başarılı olan sektörlerin başında sigorta ve bankacılık gelir.Kendim de,dünyanın 140 ülkesinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketinin acentesi olarak,şirketimin bölge müdürlüklerinin(Asya,Avrupa,Afrika vs)fotoğraflarını internetten araştırdığımda bilgisayar ekranından bakarken bile boynumun tutulmasına sebep olacak kadar yüksek binalarla karşılaştım ve kendi şirketime güvenim bir kez daha arttı
Aynı şekilde Dünya'nın yerel bankalarının(!) genel merkezlerine baktığınızda da bu güveni hissedebilirsiniz,ama kime güveneceğinize elbette binalarıın heybetine bakarak karar vermeyeceksiniz.Çünkü bırakın global pazarı,Türkiyede pazar payı %0.2-0.5 aralığında seyir eden,sıralamada 20 küsürlerde olan ve yanlızca 30 şubesi olan "bilmem ne bank" ın bile 30 katlı bir gökdeleni var.Buyrun buradan güvenin...
"Boyu mu önemli işlevi mi?" diye sormazlar mı insana...?
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız