Tarih: Cum Nis 11, 2008 6:59 pm Mesaj konusu: Biraz mizah
Gergin bulunan gündeme biraz neşe gelsin istedim.
Şahsen ben okurken çok eğlendim. Umarım siz değerli karakutu dostlarıda biraz eğlenirsiniz. Keşke siyasilerde bazen olaylara bu mizahi bakış açısıyla bakabilseler etrafı kırıp dükmeden karşılarındakine böyle güzel cevap verebilselerdi.
Bizim evde kavga şimdiden başladı kimin oyu daha değerli diye hatun benim akademik kariyerim ve yabancı dilimde senden iyi dolayısyla evin yönetimini ben almalıyım diye tutturdu şimdiden
Bundan sonra Allah herkese kolaylık versin
Hasan Kaçan'ın yazısı
Plazadaki Ertuğrul Bey’le benim oyum eşit olamaz
Aysun Kayacı vallaha da haklı billaha da haklı... Hani ‘Dağdaki çobanla benim oyum eşit olamaz!’ demişti ya...
Düşündüm de, kızcağız doğru söylüyormuş canııım...
Mesela, ben bir mizahçıyım, bir karikatürcüyüm...
Patates burunlu adamlar falan çizerim, ‘makara’ yazılar yazarım...
Alt tarafı bir çizer parçasıyım...
Ne yani, şimdi benim oyum plazadaki Ertuğrul Bey’in oyuyla eşit mi olacak?..
Bi kere ben kimim o kim?..
Haddimi bilmem lazım...
Koskoca bir yayın yönetmeni’nin oyu dandik bi karikatürcüyle eşit olabilir mi?
Üstelik Ertuğrul Bey’in gazetesinde yazan çizen abiler bile Aysun Kayacı’ya hak verdiler...
Saygıyla eğiliyorum...
Bu konuda tez elden bir açıklama yapılmalı ve herkesin oyunun herkesin oyuyla eşit olmadığı açıklanmalı...
Gerçi böyle olunca bir takım karışıklıklar çıkacak...
Mesela, Ertuğrul Bey masasında deriin deriin düşüncelere dalmışken sekreteri arayacak...
‘Efendim kültür sayfaları editörü acilen sizinle görüşmek istiyor.’
‘Ertuğrul Bey, nasıl olur da benim oyum spor sayfası editörünün oyuyla eşit olabilir?’
‘Nasıl yani?’
‘Ömründe ‘klasik’ okumamış, futboldan başka bir nane bilmeyen biriyle benim oyum eşit olamaz!’
Ertuğrul Bey ‘hoppalaaa’ derken kapı açılacak, bu defa hışımla içeri gazetenin grafik servisi şefi girecek...
‘Efendim, olamaz, bu adalesizliktir!’
‘Ne var oğlum?’
‘Ben ki bu gazetenin baş sayfasını yıllarca dizayn etmiş, ‘fotoşop’u, ‘frihend’i, ‘kuark’ı yalayıp yutmuş bir adam olarak oyumun, yanımda çalışan alelade bir stajyerle eşit olmasına isyan ediyorum!..’
Ertuğrul Bey şaşkınlık içindeyken bu defa içeri nefes nefese, üzerinde yağlı tulumu ile makina dairesi şefi girecek...
‘Beyim bir hal çaresi bulun, yoksa delireceğim!’
‘Hayırdır usta?’
‘Efendim nasıl olur da, yıllarını bu mesleğe vermiş kıdemli bir makina şefinin oyu bir bobin taşıyıcısının oyuyla eşit olabilir?’
‘Kızım, şoförüme haber ver hemen arabamı hazırlasın!’
‘Maalesef veremem efendim...’
‘Nasıl veremezsin kızım?’
‘Efendim şoforünüz kapıdaki güvenlik görevlileriyle ‘Ben koskoca Ertuğrul Bey’in şoförüyüm, oyum sizin gibi ‘hırtlamba’ların oyuyla eşit olamaz’ diye kavga ediyor!’
Sonunda gazetenin önüne bir ambulans gelecek, Ertuğrul Bey’i bağlayıp götürecekler...
Akabinde ve detayında, her karışık olayda olduğu gibi televizyona, bir zamanlar ‘Çoban Sülü’ denilen Demirel çıkacak ve konuşacak...
‘Ayıp olmuştur... Yazık olmuştur... Fevkalade günah olmuştur...’
NOT: Hürriyet’teki Aysun Kayacı destekçilerine soruyorum, bu mantıkla Ertuğrul Bey’in oyu, Aydın Bey’in oyuyla eşit olabilir mi?.. Alın size devre yakıcı bi soru...
Star
Sevgili dostum, bir de bu soruyu sormak gerekir;
Çobanlara destek vermek amacı ile şaklabanlık yapanların oyu Aysu' nun boyuna erişir mi? Çok güzel kule yaptıkları bir gerçek. Kültür karışımlarına söyleyecek lafım yok. Al Aysun' u vur gençlik kollarına...
Neden ben bu AKupuntur PARTİSİ' ni sevemiyorum şimdi daha iyi anlıyorum...
Oyunu moyu anlamam. Oy kullanmayan gerçek çoğunluğun OY' una kimse erişemez.
Belki Kayacı'nın boyunu aşan bir sorudur ama demokrasinin cevaplaması gereken ciddi bir sorudur. Hasan Kaçan'ın da işi şebekliğe dönüştüren bu yaklaşımının tavır olarak Kayacı'dan aşağı kalır bir tarafı yok.
"
Sayın HB2
Veda etmeye niyetli idiniz kaldınız.Hayırlı olsun.
OWL'UN da ifade ettiği gibi demokrasi ve cumhuriyet kavramlarını karıştırıyorsunuz.Totaliter yönetimlerin şekli yönetimi de cumhuriyet adını alabilir.
Bir ülkede mevcut sistem içinde topluluğun hepsini temsil etmese de en çok oyu alanın iktidar olması demokrasiyi ifade etmeyebilir.Haklısınız.O yüzden de siyasetbilimciler bazen ironiyle demokrasi azınlığın yönetimidir demektedirler.
Anayasanın 101.maddesi 40 yaşını doldurmuş,yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere sahip Türk vatandaşları arasından milletvekili seçilebilme kriterleri taşıyan kişilerin cumhurbaşkanı seçilebileceğini söylemekte.
Müsaade edin de Türkiye Cumhuriyetini temsil edecek aday bu şartlara sahip olsun.Bunlar şekli şartlar.Önemli olan o makamı dolduracak kişinin görev yaptığı sürece devletinin ve milletinin sorumluluğunu taşıyabilecek,toplumuyla barışık,vatandaşları tarafından sevilen, erdemlere sahip olmasıdır.Yani makamı şereflendirmektir önemli olan makamla şereflenmek değildir.
(bu arada meraklısına not:Azerbaycanda35 yaş,seçimlere katılma hakkına sahip,10 yıldan beri Azerbaycanda sürekli yaşayan,ağır suça göre mahkum olmayan,başka devletlere karşı yükümlülüğü olmayan,yüksek tahsilli,çifte vatandaş olmayanlar devlet başkanı olabilir.Kazakistanda ise 40 yaşında,15 senedir ülkede ikamet eden ve devlet dilini mükemmel bilen cumhurbaşkanı seçilebilir.(BKZ.Türk Cumhuriyetleri Anayasaları,Ank,1999)
Sataşma tartışma falan istemediğimi öncelikle belirtip herkesin eşit oy hakkını kabul etmekle birlikte kriterler konulup belirleyici oyların(altın oyların)demokrasileri geliştirebileceği fikrinin konuşulmasının gerekliliğini düşünmekteyim.Bunun ütopik olduğunu çok da iyi biliyorum.Ayrıca demokrasi havarileri bu fikri çok faşizan da bulabilirler.
vergisini takır takır kuruşuna kadar öderken,kaçak elektrik kullanmaz iken,kamu mallarına ,doğal kaynaklara sahip çıkarken(hatta evsel atıklarını ayrıştırıken)Kamusal sorumluluklarını yerine getirmeye anayasal haklarına, vatanına,kentine sahip çıkmaya gayret ederken.işigereği insanları ayırmadan onların farklılıklarının zenginlik olduğuna inanırken,bu vatan için kafa yorarken,bayramlarda şehitliklere bayramlaşmaya giderken bu ülkenin geleceğinden kaygı duyarken buna mukabil bu ülkeden ne götürürüm,ben mi kurtaracağım şiarıyla hareket edenlerin
toplumsal payda da değil de payda buluşan insanların oylarının diğerlerinin altın oylarından farklı olduğunu düşünmekteyim.
ben de cumhurun bir üyesiyim.
Bu arada mesajı atmakta geciktim.konular kaymış oldu,üzgünüm.
cumhur:1.halk,2.topluluk 3.Kimi tarikatlarda ilahiye verilen bir ad(Osmanlıca türkçe sözlük,Bilgi yy)"
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız