Kapınızı çalsam. Ding ding dong…!Kapıyı açacak olanı/kendinizi ( bir adet kapı açacağını yani) nasıl tarif edersiniz/anlatırsınız?
Kumsaatinin zilini çalsam. Kapı açıldı. Kapının ardındaki içerde mi, dışarıda mı? Belli değil. Kapıyı kim açtı? İçerdeki. Kapıyı kim çaldı. Dışarıdaki. Anlatamam ki kendimi. Anlattım işte. Bir kapıyım sadece. Kendi zilini çalan bir kapı. Açıldı. Ve sadece bir kapı var ortada. Açık bir kapı…
Gelen kendini nasıl görüyorsa ben de o'yum...
Herkes kişisine göre belirlemez mi davranışlarını?
Dostum olana dost,sırdaş olana sırdaş...düşman görene de düşmanız.
Kilisenin çanları hanginizin kapı zili? Çalan ben değilim. Notre Damme’ın Kamburu çalıyorsa kapınızın çanlarını bir Esmeralda ile mi karşılaşacak? Açsanıza kambura kapıyı. Günah çıkarmak zor iş zor.
Sevgili kumsaati, sekiz yüz küsür mesajla Karakutu'ya kapıyı pencereyi öyle bir açtık ki geçmiş zaman içinde, buraya yazılmadık sıfır kilometre ne kaldı şaşırdık gari, hele bir geceyi devirelim bakalım, gün ola harman ola...
tiananmenian,
Her şişe kapağının ardında aynı şey mi var? Şarap her dem aynı şarap mı? Onu farklı kılan içilme nedeni. Hüzün şişe kapısının/kapağının arkasına saklanan en sıcak sevgili. "Tebrikler. Bedava bir litre kazandınız" böyle şeyler yok bizim kapakların ardında. "Tebrikler. Bedava bir hüzün daha kazandınız." Bedavası en bol olan şeyimiz hüzün. Bonuslardan bile bu çıkar bize. "Ki hüzündür bize en çok yakışan ." şairin buna benzer bir dizesi vardı.
Yazdıklarımız anlatmıyor mu zaten bizi?Kutuda duymayan kaldı mı anne olduğumu?Türkü dinlemeyi sevdiğimi, Fikret Kızılok'u, Ahmed Arif'i sevdiğimi, çocukları dilimden düşürmediğimi? Ankara'yı nasıl da sevdiğimi? Kapılarım sıkı sıkıya kapalıdır çoğunlukla.Ama kutuda epeyce araladım kapılarımı doğrusu.
kara kapılar ardında, üzerine kara kapaklar kapatılmış bir halde kapkara bir dünyada yaşamak... Zili hiç bir zaman çalınmamak... Hatta çalınacak zili olmamak...
Kapılar…
İnsanlar, kollara ve kolların dünyasına duydukları özlem nispetinde kapıya bir kol atfetmişlerdir. İnsanlar özlem duydukları kollarda dinlenirler, ki kapı koluna bu hevesle uzanırlar. Dinlenecekleri kollara eklenir bu kapı kolları. Pürüzlü-pürüzsüz, narin-kaslı, uzun-kısa, esmer-siyah-bembeyaz(erotik şekliyle peynir gibi beyaz) kollardır bunlar. Paydaları; sıcak, sımsıcak bir atölye, özlem-hasret noktası. Gizemin ve sonraki günlerin/anların soru işaretleri.
Kapı koluna dokunurlar.“Onun” koluna da... Kendilerine dokunurlar, kendilerinden iki kol daha çıkarırlar. Hem kendilerine hem bir başkasına sarılacak kadar yeterli kolları olur. O dünyaya yaklaşılır. Sıcaklığına, diriliğine, hayata meydan okuyuşuna bir harf daha yaklaşılmış olur.
Kapı kolu hareket ettirilir, kapı açılır. Hareket eden iki koldur, tek kol değil. Sarmalayan iki koldan uçsuz bucaksız bir çöl olur/doğar. Leyla, çılgına döner. Kays, kendini bulur. Leyla aramaya başlar kendini,sesini, kokusunu ,tınısını, tılsımını, kendi köklerini bu çölde. Kays, bir imzadır o anda Leyla’da. Leyla’nın kolunda bir dövme, mor damarlarında kan akışıdır. Dudağında kendi ısırığı.
Kalabalıklar kollarını sallayarak rap rap yaparlar ki kapılar ondan çarpar. Cam iner. Kapı kolunu ya unutur ya da kaybeder.( Kolunu kaybeden kapı hafızasını kaybetmiştir. Kapanmaz, soytarıca çarpar.) Cam çatlar, kapı parmaklık olur. Kapı kolu hayata köle olur, esir olur. Durur. Kapı, duvar olur. Kapının ardı tehdit olur.
Kapı mı, kapısızlık mı bu sefer? Çalınan zildir. İstenen kapı. Çalınan kapıdır. İstenen ardındaki. Anlatım, bilinene dair değil. Bilinmeyene.
Kapı kolu denilince aklıma geldi sevgili kumsaati;
19. Yüzyılın büyük ingiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı. Adam, tek eliyle kapıya vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşcasına duruyordu.
Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü :
“Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım” dedi.
“Adamın vurduğu kapı hiç açılmıyacak mı? Ona kapı kolu çizmeyi unutmuşsun da…”
Hunt gülümsedi:
“Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki…” dedi ve tablosunu açıkladı.
“Bu kapı insan kalbini simgeliyor.Ancak içeriden açılabildiği için dışarıda kol olması gerekmiyor…”
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7Sonraki
1. sayfa (Toplam 7 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız