| Yazar |
Mesaj |
semud Yeni Üye

Kayıt: Mar 23, 2008 Mesajlar: 68 Nereden: Bilinmezden...
|
Tarih: Prş Nis 03, 2008 9:40 pm Mesaj konusu: ey aşk... |
|
|
Kapım çalındı “kim o dedim” ,“ben” dedi. Sen kimsin demedim aralandım açıldım.
Upuzun bir yol çıktı. Baktım sonunu göremedim ama sonunun da sonsuzluk olmadığını bildim. Âlimler kâtipler; kitaplar fenler; ilimler irfanlar; cüceler devler; develer kervanlar; körler sağarlar; sureler dualar; aşlar katıklar… Hepsi bir şey katmış, hepsi bir laf etmiş kimisi çekip gitmiş kaldıramamış kimisi durup seyretmiş, söylemiş sürçü lisan etmiş iki kelamla dilim aşınmaz demiş okuyup üflemiş…
Aşk üzerine ne çok şey söylenmişte bir iksir bulunamamış. İki artı iki dört eder demişler de aşığı inandıramamış
Ayın, şın, gaf harfleriyle yazılmış gökyüzüne Âdem ve Havva ile inmiş yeryüzüne. Melekler mi tutmuş ellerinden şeytanlar mı iteklemiş arkalarından? İşte bu soruda sessizlik peydah olmuş kulakların perçemine…
Maşukun beş parmağının izinin kalbine çıkmasıydı aşk… Ayakkabılarını ters giyip de ters gitmekti dünyanın yoluna. Sondan başlamak sanmaktı başı sonu olmayan çembere. Bazen de merkezden bakıp büyükbabanın göbeğinde zıplıyor sanmaktı.
Peçeli bir kadının gözlerine vurulabilmekti yetmekti sana gerisini düşünmemekti…
Yusuf ile züleyhaydı, Leyla ile mecnundu, Ferhat ile şirindi de ne kimsenin aklında leynanın güzelliği ne de yusufun parmakları kestiresi tılsımı vardı… Herkesin leylası kendinde oluşturduğu dünya ferhatı kalbine saplanan hançerle dağlarını delendi…
Halim selim aşk yaşanmazdı bizim oralarda. Aşk dediğin tadında yaşanırdı en deli zamanlarda…
Aşk bitmez diyenlerin sözleri yalan odlu da aşk için yaşayanlara ne oldu? |
|
| Başa dön |
|
 |
sidharta Yeni Üye

Kayıt: Dec 19, 2007 Mesajlar: 48 Nereden: sakarya
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 9:46 am Mesaj konusu: |
|
|
| AŞk için yaşayanlar var mı bilmiyorum. AŞk bize rağmen içimizde yaşamaya devam ediyor diye düşünüyorum. Eğer Aşksa söküp atamazsın içinden ve yaşayan bir ölü olursun. Boşuna çabalama o devam eder sessiz ve en derinden... |
|
| Başa dön |
|
 |
ANLAM-SIZ KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 14, 2005 Mesajlar: 852
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 9:59 am Mesaj konusu: |
|
|
| sidharta demiş ki: | | AŞk için yaşayanlar var mı bilmiyorum. AŞk bize rağmen içimizde yaşamaya devam ediyor diye düşünüyorum. Eğer Aşksa söküp atamazsın içinden ve yaşayan bir ölü olursun. Boşuna çabalama o devam eder sessiz ve en derinden... |
Nisyan ne yana düşer o zaman?
Kalbin ters düz olan bir özellik taşımasına ne demeli? |
|
| Başa dön |
|
 |
semud Yeni Üye

Kayıt: Mar 23, 2008 Mesajlar: 68 Nereden: Bilinmezden...
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 11:35 am Mesaj konusu: |
|
|
Her insan unutulmaya mahkumdur derler.Ama biz buna unutmak demeyelim de; daha derinlere kaldırmak, hatırlanması zor yerlere koymak.
Üstleri ise; kalbi ters yüz edenlere ayırmak.
insan yaşadığı sürece çark hep böyle devam edecek ne de olsa... |
|
| Başa dön |
|
 |
sidharta Yeni Üye

Kayıt: Dec 19, 2007 Mesajlar: 48 Nereden: sakarya
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 2:44 pm Mesaj konusu: |
|
|
Nisyan iyi bir ilaç olur kimi zaman. Ama aşk sızar inceden, hisli bir ezgiden , eski tanıdık bir hüzünden.. Unutmak diye bir şey yoktur derler, hatırlayamamak vardır. Aşk zaten aslında unutamamaktır...
Kalbin değişkenliği mi doğrudur ama aşk hiç değişmeyen ezeli bir duygudur .Ben ezelden bir tanışıklık diyorum aşka. Hani bir şarkı var: ben bu dünyaya seni bulmaya geldim...
bunlar benim fikirlerim.. Ve ben şunu öğrendim: Aşka istidat gerek... |
|
| Başa dön |
|
 |
cddgmz Yeni Üye

Kayıt: Feb 09, 2008 Mesajlar: 23 Nereden: AnTaLyA
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 3:43 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Aşk sabırla vuslatı beklemek... |
|
| Başa dön |
|
 |
illirya Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Apr 01, 2008 Mesajlar: 4
|
Tarih: Cum Nis 04, 2008 6:13 pm Mesaj konusu: |
|
|
| ANLAM-SIZ demiş ki: | | sidharta demiş ki: | | AŞk için yaşayanlar var mı bilmiyorum. AŞk bize rağmen içimizde yaşamaya devam ediyor diye düşünüyorum. Eğer Aşksa söküp atamazsın içinden ve yaşayan bir ölü olursun. Boşuna çabalama o devam eder sessiz ve en derinden... |
Nisyan ne yana düşer o zaman?
Kalbin ters düz olan bir özellik taşımasına ne demeli? |
nisyan bir nimettir ,unutmak hatrılamaktan daha büyük bir nimettir kimi zaman
beşer-i mahlukata bahşedilmiş bir nimet
lakin sürekli hatırlamak ne acı olurdu ... |
|
| Başa dön |
|
 |
aysberg_07 Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Apr 03, 2008 Mesajlar: 5
|
Tarih: Pzr Nis 06, 2008 8:05 am Mesaj konusu: |
|
|
Ey aşk bana yakın oldukca güzelsin  |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 472
|
Tarih: Pzr Nis 06, 2008 3:40 pm Mesaj konusu: |
|
|
“Bu saza dayanacak yürek yok bizde
Belli ki bir pîr elinden içmişsin
Yanan bir şey yakan bir şey var sende
Nereye götüreceksen götür bu nârı
Bir de bizi yakıp kül etme”
Kerem aşk sarhoşluğuyla sazı eline alıp söylemeye başladığında onu dinleyenlerden biri böyle söylüyor Kerem’e. Beni etkileyen Kerem'in aşk halinden ziyade çevresindekilerin onun halinden anlaması, gösterdikleri saygı ve hadlerini bilmeleri.
Ve insanların üçe ayrıldığına karar verdim:
1. Âşık potansiyelinde yaratılan Neo’lar.
2. Aşkın bir seçilmişlik meselesi olup aşka da aşığa da saygıda kusur etmeyen Morpheus’lar.
3. Âşıkları, fizik alemin kurallarını esnetme başarısı gösterdikleri için kıskanıp deli diye yaftalayan, sonra vicdan rahatlatmak için methiyeler dizen Cypher’lar. Sayıca üstünlükleri var malesef.
Üçüncüye girmediğimi biliyorum, e birinciye de... İkinciye inşallah... |
|
| Başa dön |
|
 |
neclabolat Yazar

Kayıt: Nov 03, 2007 Mesajlar: 403 Nereden: ankara
|
Tarih: Pzr Nis 06, 2008 3:44 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Ey aşk yolumu kesensin bazen, geçit vermeyen.Yepyeni ve bilmedik kapılar aralarsın bazen de.Heyecenla, korkuyla,telaşla,tutkuyla karışmış.İçinden çıkılmaz, çetrefilli.Ahh aşk yine de uzağımda durma.Karıştır beni, şaşırt,üz,ağlat,çığlık ol, rüzgar ol.Savur beni nereye dilersen. Yangın ol bağrımda, ateşinden kaçarsam namerdim.Al gecelerim senin olsun,al uykularımı,gündüzümü de al.Al aklımı.Yer gök kırmızı olsun.Şikayetim olursa yine vur beni.Ey aşk... |
|
| Başa dön |
|
 |
solipsist Yazar

Kayıt: Mar 09, 2008 Mesajlar: 106
|
Tarih: Cmt Nis 26, 2008 10:44 pm Mesaj konusu: |
|
|
Beyaz nevresimin burnumdan kalbime gecmesini engelliyemiyordum. Üc gÜndÜr aynı pencerede saaatlerdir asal sayıları , hayatı , renkleri dusunup unutmaya calIsIyordum. Olmuyor bu gece pes ettim. Klinikte verdikleri kıyafetlerle hastanenin bahcesine indim. Sanki bogazdaymıs gibi bir sandalyeye oturdum sigarımı yakıp , soguk havada kendime itiraf etmeye hazırlanıyordum. Evet aşıktım.
Sanırım yine yanlış bir yerden başlamıştım. Bunu kendime oyuncu insanların koridorlarında dolaştığı bir hastaneyi secmemeliydim. Romeom icin kacmayı düsündüm ama cok sacma geldi. Suratım burustu. Daha yeni kendime itiraf etmistim... Bunaldım! Hemen aşkdan vazgecmenin mantıklı oldugunu düsünürken tekrar yüzünü anımsamaya baladım. Lacivert gecede benden belirgindi.. Bunu sabah doktoruma anlatmalımıyım?! Yok sacma yine bunu cok abartılı bulabilir... Ama dogrusu bu! Yumurta kadar dolu yagsa , tenis topu kadar yagmadıgı icin sukur mu etmek lazım .
Hic arabesk bir birikimim yoktu. Hem asık olmak icin güzel zeki ve kandırmayacagım kadar iyisini secmistim. Neden daha kotu bir adama asık olmadım ki... BÜtÜn bunlar sanki bir saniyede dÜsÜnÜlmÜs seylerdi ama sigara paketi tukenince anladım ki sabah olmus ve vizite gec kalmıstım. Kosarak odama dÖnerken hemsirelerin azarlayan bakışları arasında odama dogru koŞtuktan sonra karşımda beyaz suratı ve beyaz önlüğü ile doktorumu gördüm.
Açıklama istiyordu. Çok zor bir durum, çünki ben bile yeni anladım...
Dudaklarımdan nohut tanesi gibi döküldü.
" aşığım " |
|
| Başa dön |
|
 |
ladyofarcadia Yeni Üye

Kayıt: Apr 22, 2008 Mesajlar: 26
|
Tarih: Cmt Nis 26, 2008 10:56 pm Mesaj konusu: |
|
|
tertemiz çarşaflar sererdin aşka...
aşığım sana eşsiz bir hayranlıkla ve her gün büyütüyorum içimdeki SEN'i SEN'le besleyerek.
istemiyorum körelsin , zamana yenilsin ...
eskimesin sana dair , bize dair hiçbir şey...
zaman hem geçsin hem geçmesin senle...
ben sana ;
senin bana , benim sana , senin AŞK' a olan aşkından çok daha aşığım... |
|
| Başa dön |
|
 |
semud Yeni Üye

Kayıt: Mar 23, 2008 Mesajlar: 68 Nereden: Bilinmezden...
|
Tarih: Pzr Nis 27, 2008 12:33 am Mesaj konusu: |
|
|
Bazen kapı aralığından bir koku çalar burnuna...Gelen onun kukusudur kimi zaman alakası olmasa da.
Bir kemanın en ince tınısıdır yüreğinin bam telinde çalan...Ve sadece ona çalan...Aslında senden çalıp ona çalan...
Bir çiçeğin yaprağı değil, sapıdır kimi zaman fazlasında gözün olmayan...
Dağ tepesinde bir çiçek değil, vadide bir çalı...Bazen gül bahçelerinin en nadide sultanı...
Tersten gülen bir yüzün ağlayan siması...
Yara, yare, yaren... Çok şıklı bir sınavın çeldirici şıkları...
Bir çeltik.İki çeltik.Üç çeltik.Dört beş altı........
Bir aşka kaç çeltik atılır soruyorum sana? |
|
| Başa dön |
|
 |
feriha Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 1
|
Tarih: Cum Ağu 22, 2008 4:51 pm Mesaj konusu: |
|
|
ey aşk yaptıgını begendin mi, yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen...
kendimi de koysam ayagımın altına yetişemiyorum ey aşk omzunun hizasına..
aklıma gelen ilk dizeler bunlar başlıgı gördügümde. ibrahim tenekeci üstaddan. |
|
| Başa dön |
|
 |
|