Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 115 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Üzgün kediler gazeli


Üzgün kediler gazeli

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri
Yazar Mesaj
tu_ce
Yazar


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 873

MesajTarih: Prş Mar 27, 2008 10:18 am    Mesaj konusu: Üzgün kediler gazeli Alıntıyla Cevap Ver






gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak

sen bir şehir olmalısın ya da nar
belki granada, belki eylül, belki kırmızı

gövden ruhunun yaz gecesi mi ne
çok idil, çok deniz, çok rüzgar

çocukluğun tutmuş da yine aşık olmuşsun
sanki bana, sanki ah, sanki olur a

aşk bile dolduramaz bazı aşıkların yerini
diye övgü, diye sana, diye haziran

heves uykudaysa ruh çıplak gezer
gazel bundan, keder bundan, sır bundan

gözlerin şehirden yeni ayrılmış
gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan

hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan...


Haydar Ergülen



resim: fotokritik
Başa dön
sabandal
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 618

MesajTarih: Prş Mar 27, 2008 7:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"heves uykudaysa ruh çıplak gezer
gazel bundan, keder bundan, sır bundan "

Güzelmiş.Teşekkürler paylaştığınız için.
Başa dön
ceve
Yazar


Kayıt: Mar 27, 2007
Mesajlar: 275

MesajTarih: Prş Mar 27, 2008 7:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"gözlerin şehirden yeni ayrılmış
gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan "

hakkatten güzelmiş. teşekkürler.
Başa dön
care
Yazar


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 549

MesajTarih: Prş Mar 27, 2008 8:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yıllar önceydi, İdiller Gazeli harika bir mektupla birlikte hayatıma girmişti... Hala saklarım...
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Cmt Tem 26, 2008 10:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
ÜZGÜN KEDİLER GAZELİ


Alıntı:
Haydar Ergülen / 06/06/2007




29 Ekim 1998'de, Cumhuriyet'in 75. Yılı şerefine, İdil elinde bir kutuyla çıkageldi: 75. Yıl armağanı küçücük bir kedicik! Ankara ve Tekir kırması üç aylık bir yavru. O yaptığı yolculuktan ve korkudan miyavlamıyor, bense onunkinden de beter bir korkuyla ağzımı bile açamıyordum. İlk gün, adı üç gün sonra Mısır olacak yavru arka odada, ben de salonda durduk. Kedi ve merak, bilirsiniz, ertesi gün Mısır yeni yuvasını keşfe çıkmıştı bile. Küçük adımlarıyla salonun kapısında belirdiğini gördüm, bir an durdu ve o güzelim sürmeli gözleriyle, 'Hak'tan sürmeli' gözleriyle bana öyle bir baktı ki, ancak âşıkken böyle güzel bakılır ya da böyle güzel bir bakışa ancak âşık olunur. Öyle de oldu. 'Hoşgeldin evine' dedim.

Şimdi İdil ve ben, Mısır'la Kiraz'ın, yani kızlarımızın evinde oturuyoruz!' Bu yazıyı geçen yıl yazmıştım, Mısır 8, İran kırması kızı Kiraz'sa 7 yaşındaydı.


***


Mısır 1 yaşındayken trenle bir Eskişehir yolculuğu yapmıştık. Bu hikâye de o yolculuğun anısınadır: "Meselleri, hikâyeleri çoktu babaannemin. Çok kardeştik, o meselleri dinleye dinleye büyüyemedik bir türlü. Hep çocuk kalmak istedik. Büyüdükten sonra yeniden dinledim onları babaannemden. Belki de beni en çok etkileyeni en son meseli oldu, daha önce hiç anlatmadığı bir mesel. Babaannem, Mısır'ı görünce gülmüş, sonra da yalnız kaldığımız bir vakit, 'Dur sana bir mesel vereyim' deyip, kediyi niye sevmek gerektiğine dair etkileyici bir mesel anlatmıştı: 'Muaviye'nin adamları, Hazreti Ali'yi camiye girerken sırtından hançerlemişler. Ali dönmüş, kendisini hançerleyen yezide bakmış, 'Sen sonsuza kadar fare ol!' demiş, elindeki mendili de yere bırakmış, 'Sen de kedi ol, bunun peşini sonsuza kadar bırakma!' demiş. Nazlı Babaannem 'İşte böyle yavrum' demişti, 'Kedi, Ali'nin mendilidir, bizim kedi sevgimiz Ali'den gelir.' Pek hoşuma gitmişti bu mesel de, 'Bizimkiler oyuncak fareyle bile oynamıyorlar babaannecim' deyince pek gülmüştü 'Kürt kızı'.

Kiraz doğduğunda Mısır'ın yarasını çocukluk mendilimle sarmıştık.

'Gencölen' dayıma kız istemeye götürmüşlerdi beni de, en küçük 'görücü' olarak. Mendilim o gün kendini bir 'büyük adam' gibi hisseden o çocuktan kaldı bana."


***


Geçen yıl sokakta baktığım kedilerden Kılçık, kışın kaybolup da bir daha gelmeyince 'Kayıp Rüya' diye bir yazı yazmıştım. Şair arkadaşım Fergun Özelli de dokunaklı bir şiirle taziyede bulunmuştu bana:

"Kediler, aşklar, kelimeler
ürperen ve ürperten notalarla
büyütürler şairi

/.../

-ya kayıp kediler!
evet, onlar da
gitmeden suretlerini bırakırlar
düşlere, şiir evin köşesine usulca".


Mısır, Mayıs'ın son günü o 'sonsuz turne'ye çıkınca öyle dedim İdil'e: 'Biz de büyüdük artık, büyümek buysa! Acıları büyütüyor insanı, kaybettikleri de...' Hem yalnızca suretlerini bırakmıyorlar, ruhlarını bırakıyorlar bir de. Sanki yalnızca ruhtan ibaret gibiler, ama ruhun da canı acır. Acıtır. İsmet Özel'in

"Kuş öldü / küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce"

dizeleri iki gündür değiştirdiğim haliyle dilimde geziniyor:

"Kedi öldü / küçücük bir kuştu ölmeden önce."

Kedinin içinde de bir kuş var çünkü, kedilerin yüreği kuşüzümü kadar. Bir kediyi elinize aldığınızda, yalnızca onun kuşuzümü yüreğini değil, ruhunu da hissedersiniz.


***


Yakınlarda bir şiir kitabım yayımlandı, adı da, en güzel şiiri de şair kardeşim Engin Turgut'a ait.

Bir edebiyat dergisi ısrarla şiir istiyordu Engin aracılığıyla, hiç şiirim yoktu, ona 'Benim yerime bir şiir yazar mısın?' dedim, sağolsun, 'Üzgün Kediler Gazeli'ni yerime yazdı: "Hayallerimin toprağını eşele, ahşap kalbimi tırmala, kımıldasın her şey /Çünkü bir kedi kadar gövdesi var kırılmış ve yorgun heveslerin/.../ Evler kedisiz yetim, sokaklar kedisiz üvey sayılır, ben budalasıyım aşkın/Beni de boynu ıssız kedilerden sayın, nasılsa ağzım var dilim yok/.../Kedilerimin kardeşiyim, inceliği ve mahcubiyeti onlardan öğrendim/Beni turnasız türkülerin beni solgun bir kedinin kalbinde unuttular." Beni de.


Mısır, iki uzun yolculuğa çıkmıştı, biri trenle Eskişehir'e, biri de uçakla İzmir'e. Şimdi üçüncü ve en uzun yolculuğuna çıktı. 'Üzgün Kediler Gazeli'ne bıraktı bizi, evimizi, kızı Kiraz'ı. O şimdi sürmeli gözleriyle en derin uykusunda, kuşüzümü ruhu ise evde, odalarda, aramızda.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke