Tarih: Cum Şub 29, 2008 6:28 pm Mesaj konusu: Guardian: Harekat 4 gün içinde bitecek
BU HABERİ DÜN GÖRDÜM ŞİMDİ YAZIYIM DEDİM
Guardian: Harekat 4 gün içinde bitecek
İngiliz Guardian gazetesi, PKK’ya yönelik harekatın 3-4 gün içinde sona erebileceğini yazdı. Gazete iddiasını adını açıklamadığı bir Türk yetkiliye dayandırdı. Türk yetkili, askerlerin sınırda güvenlik kordonu oluşturarak çekileceğini söylüyor.
Guardian gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın Dış Politika Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu’nun çekilme takvimi verilmeyeceğini söylemesine karşın, Türkiye’nin Kuzey Irak operasyonunun üç ya da dört gün içinde biteceğini yazdı.
Haberin devamı
Haberde bu bilgi, adı açıklanmayan üst düzey bir Türk yetkiliye dayandırıldı. Gazete şu satırlara yer verdi;
“ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in Türkiye’nin operasyonu bir ya da iki hafta içinde bitirmesi gerektiğini söylemesinden saatler sonra bir Türk yetkili, harekatın üç ya da dört gün içinde biteceğini söyledi. Yetkili, ‘Operasyon için 10 gün yeterli bir süre. Altı-yedi gündür devam ediyor. Dolayısıyla üç ya da dört gün sonra sona erebilir’ dedi.”
Gazetenin diplomasi editörü Julian Borger imzalı habere göre, sözkonusu yetkili ayrıca, Türk askerlerinin büyük kısmının sınırda yerleşime kapalı bir güvenlik kordonu oluşturarak çekileceğini söyledi.
Habere göre, Türk yetkili, Bağdat hükümetinin Türkiye’nin operasyonuna, PKK’nın Irak’tan Türkiye’ye yönelen saldırılarını engelleyemediği için onay verdiğini söyledi. Operasyon öncesi Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve iki ülkenin başbakanları arasında kapsamlı telefon görüşmeleri yapıldığını belirtti
Gazete, yetkilinin, “Irak ülkenin diğer kesimlerindeki güvenlik durumuyla meşgüldü ve şu anda Irak topraklarındaki PKK varlığı konusunda birşey yapamayacaklarını biliyorlardı” dediğini yazdı.
‘KÜRTLERLE İLİŞKİLER KÖTÜLEŞMEYEBİLİR’
Guardian, Irak hükümetinin Türkiye’nin operasyonuna karşı sert açıklamalarına atıfla, “Kamuoyu önünde öfke, özel anlaşma” başlıklı başyazısında da, “Türk hükümeti operasyonu üç ya da dört günde bitirirse, Türkiye’nın Kuzey Irak’taki Kürtlerle ilişkileri başta korkulduğu kadar kötüleşmeyebilir” ifadelerine yer verdi.
Başyazıda, “Eğer Ankara, Bağdat ve Washington arasındaki kırılgan karşılıklı anlayış, çatışmalardan sağ çıkarsa, bu, bölgede bir ilk olacak. Ama Türkiye’nin bölgeden hızla çekilirken, PKK ile nasıl uğraşacağını da yeniden düşünmeli. Üsleri dağıtılmış olabilir, ama yeniden örgütlenip döneceklerine şüphe yok. Tek başına askeri operasyonlar bu sorunu asla çözmeyecek” yorumuna bulunuldu. (BBC Türkçe)
Türkiye kadim bir ülkedir.
Osmanlı'ya kancık derdi ahali,
politika sanatını iyi icra ettiği için.
bu ülke, mevcut şartlar içerisinde
yapabileceğinin sınırlarını zorladı.
bu kadar oldu.
başlangıçta dudaklarımızda bir tebessüm,
yüreğimizde bir ferahlama hissettik.
politika sahnesinde, harekatın kendisinden çok,
çevreye yaydığı görüntü idi etkili olan.
üzücü olan, işte bu kazanımların,
bir abd fiskesi ile yer ile yeksan olmuş görüntüsünün verilmiş olması.
belki bir zamanlama talihsizliği,
belki abd çakallarının,
mevcut fotoğrafın yaydığı etkinin
Türk yelkenini şişirmesinden
ve dengelerin bozuluyor olmasından
duydukları kaygı.
öyle anlaşılıyor ki, pkk denilen illetin berteraf edilmesi
bir niyet, bir temenni olmaktan, realiteye doğru kaydıkça
öncelikle abd için durum bir kabusa dönüyor.
bu illetle bir süre daha mücadele edeceğimiz kesin.
hem de yakın zamanda, "eh operasyon da yaptınız,
artık başka bir takım çözümler üzerinde ciddi ciddi düşünmelisiniz"
telkinlerinin içeriden ve dışarıdan kuvvetle dillendirilmesi de pek muhtemel.
kişisel olarak güvendiğim tek şey,
bu ülkenin gerçekten kadim bir ülke olması,
bu coğrafyanın yerlisi olması
ve her şeye rağmen politik manevralar yapabilme kabiliyetini
hala muhafaza etmesi.
ABD'ye Irak'ı işgal ettiren güç ile hükümet-ordu kardeşliğini bozmaya çalışan güç aynı güç olabilir mi? diye bir soru sorulabilir mi?
Benazir Butto'nun öldürülmesinin Pakistan'a çok büyük zarar verdiğini sanırım Türkiye'deki herkes görebilir. Ama Benazir Butto'nun öldürülmesine sevinen Pakistan'lılar da az değildir.
Bir insan kendi ülkesine zarar veren bir olaydan nasıl mutluluk duyabilir? Hem de çok sevdiği ülkesine...
Mehmetçik, terör örgütünün Zap kampında 2 ton bomba buldu
Irak'ın kuzeyine düzenlenen kara harekâtının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Mehmetçik, PKK'nın Kandil'den sonraki en büyük kampı olan Zap'ta 2 ton C4 ve A4 patlayıcı ele geçirdi. Mağaralarda bulunan yiyecek maddeleri ise terör örgütüne aylarca yetecek miktarda.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kara harekâtını bitirmesi tartışmalara yol açarken, operasyonun ayrıntıları, gelecekte yaşanması muhtemel vahim olayların önlendiğini gösteriyor. Alınan bilgilere göre, teröristlerin yanı sıra PKK'nın lojistik altyapısını imha etmeyi planlayan Mehmetçik, Zap kampında devasa büyüklükte cephane depolarıyla karşılaştı. Kayalıkların altındaki depolarda, yaklaşık 2 ton C4 ve A4 patlayıcı, yüzlerce RPG roketatar ile milyonlarca mermi ele geçirildi. Zap Çayı'nın kenarındaki, her birine en az 100 kişinin saklanabildiği mağaralarda ise terör örgütüne aylarca yetecek gıda maddesi bulundu. Bomba ve yiyecekleri imha eden özel birlikler, askerlerin patlamadan zarar görmemesi için 1 kilometre çapında güvenlik çemberi oluşturdu. Ardından da Kandil'den sonraki en büyük kamp, kullanılamaz hale getirildi.
Mehmetçiğin 8 gün süren sınır ötesi harekâtı, Hakurk'tan Kanimasi'ye kadar uzanan bölgedeki kampların karargâhı konumundaki Zap'ı hedef aldı. Zırhlı araçlar Habur, Çukurca ve Uludere'den Irak'a girerken, teröristlerin bulunduğu noktalara helikopterle özel birlikler indirildi. PKK'lılarla ilk sıcak temas Mezi bölgesinde sağlandı. Şiddetli çatışmaların ardından geri çekilen teröristler, Zap vadisinin derinliklerine gizlendi. Bunun üzerine Zap ile Kandil arasında bulunan Çemço bölgesine uçarbirlik harekâtıyla komandolar indirildi. İki koldan ilerleyen Mehmetçik, uçaksavarların da bulunduğu Zap vadisindeki PKK mevzilerini savaş uçaklarının yardımıyla geçti. Teröristler en büyük kaybı burada verdi. Adeta taş üstünde taş bırakmayan askerler, harekâtın dördüncü gününde Zap'ın kontrolünü ele geçirdi.
Yurda dönerken Çukurca'da görüntülenen Mehmetçikler, takviye güç olarak Mezi bölgesinde bekletildi. Genelkurmay Başkanlığı'nın basına dağıttığı fotoğraflar da bu bölgede çekildi. Düzenli olarak yeni birliklerle yer değiştiren Mehmetçik, geceyi iki kişilik çadırlarda ve uyku tulumunda geçirdi. Taciz atışı ve bubi tuzaklarına karşı tedbirli davranan askerler, arama tarama faaliyetlerine büyük dikkat gösterdi. Zap'a giren özel birlikler, teröristlerin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak malzemeler ele geçirdi. Yaklaşık 2 ton C4 ve A4 patlayıcı ile yüzlerce RPG roketatar ve milyonlarca mermi imha edildi. Çuvallar dolusu çay, şeker, un, kuru fasulye, bulgur ve patatesin yanı sıra tenekelerce reçel ve yağ kullanılamaz hale getirildi.
***
Sıkıştığımız noktalarda uçaklar devreye girdi
PKK'ya yönelik 8 günlük kara harekâtına köy korucuları da katıldı. Yaşadıklarını Zaman'a anlatan Şırnak Sögüt Tugayı'nda görevli bir korucu, elverişsiz havanın kendilerini zorladığını söyledi. Aşırı soğuk sebebiyle donma tehlikesi yaşadıklarını belirten korucu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Irak topraklarına girdiğimizde 1,5 metre karla mücadele etmeye başladık. Yanımıza üç günlük erzak aldık. Geceleri genellikle yürüdük, gündüzleri ise arama tarama yaparak hakim tepelere doğru yöneldik. Ara sıra geçiş yolumuzda bulunan mayınlı tuzaklara rastlıyorduk. Tuzaklar hem ilerlememizi engelliyor hem de pusuya düşme konusunda tedirginliğimizi artırıyordu.
***
Hakim tepelerden ağır makineli silahlarla ateş eden teröristleri kobra helikopterleri etkisiz hale getirdi. Gece hava çok soğuktu. Yüz ve kulak gibi açıkta kalan yerlerimiz kabuk atmaya başladı. Üçüncü günde hava iyice bozdu. Dördüncü gün büyük bir pusuya yakalandık. Teröristlerin hakim noktaya yerleştirdiği uçaksavar bataryası, Biksi makineli tüfeği ve Kanas nişancıları vardı. En çok burada sıkıntıya düştük, kımıldayacak durumda değildik. Hemen telsizden koordinatlar verildi. Kısa bir süre sonra çatışma bölgesine gelen F-16 ve Kobra helikopterler tepeyi bombaladı. Bu sayede uçaksavar susturuldu. Birliğimiz de tepenin etrafını çevirerek kaçmaya çalışanları etkisiz hale getirmek için çember oluşturdu. Çatışma iki gün devam etti. Sonunda buradaki bütün teröristleri etkisiz hale getirdik. Zap bölgesi civarında çok sayıda mağara, sığınak gibi yerleri bulduk ve imha ettik."
zaman*
*************
Ordumuzun en güzel yaptığı işin kahramanlık olduğunu dünya alem biliyor .Anlamamak için nafile çaba sarf edenler var, maalesef.
Televizyonlarda ve basında yazanlara bakınca, ''bu ne İKİYÜZLÜLÜK'' diyorum kendi kendime...
Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz! Hangi kahramanlıktan söz ediyorsunuz anlamadım. Operasyon için söylüyorsanız samimiyetinize güvenmiyorum. Zaman' ında, Hükümetin de...
1 güne 3 can verdik. Sakın bana birileri kalkıp başarı veya kahramanlık demesin!
1 GÜNE 3 CAN!
Söylediklerim sınır ötesi operasyonla ilgili değil. Başarılı ya da değil. Bunu zaman gösterecek.
1 GÜNE 3 CAN, sözüne takıldım. Yani bu şekilde bir başarı ya da başarısızlık kıstasına. Çanakkale'de 1 saatte kaç can, canımız gitti acaba. Allah bu milleti böyle bir destan yazdıracak durumda bırakmaz inş...
Herkes ölümden korkar, yirmi yaşında bir genç bundan azade değildir. İnsan askere gittiği vakit, dev bir mekanizmanın parçası olduğunu hisseder, bu hem onun yapabileceklerine gerekçe hem de yapabilmesine dayanaktır. Her Türk asker doğar diye bağırır koşarken, sesi kalınlaşsın diye sıra arkadaşının gözlerine bakarak suratına bağıra çağıra tekmil verir ve kendi içtimasını almaya geç kalmış bir rütbelisinin emriyle saatlerce sağa dönebilir, kaz adımı yürüyebilir, hayatında hiç görmediği silahları söküp takabilir, çay demleyebilir, ayakkabı boyayabilir.
Herkes ölümden korkar! Hele genç biriyse ölen, ölüm bile ölümden korkar.
Elhamdülillah!
Bu çocuklar Bülent Ersoy silikon göğüslerini gere gere ağzından yellenebilsin diye öldüler bir yerde. Bu çocuklar, önümüzde ki altı ay içerisinde olası her terör eyleminin engellenmesi için öldüler aynı zamanda. Bu çocuklar ben akşam sigara içerken dumanını havaya savurayım, en azından bunu rahatça yapayım diye öldüler. Bu çocuklar, Tayyip'in oğulları para kazansın için öldükleri kadar, Çingene Şahin'in gün boyu sokağın çöplerini süpürdükten sonra akşamüstü bir bira içmesi için de öldüler.
Hiç gitmedikleri bir yerde, hiç yapmayacakları şeyleri yaptılar. Çanakkale'de uyuyanların mirasına sahip çıktılar, onlardan bayrağı devralıp bir diğerine devretmek için düştüler toprağa.
Benim savaşım değil diyenlere ama benim umurumda dediler, bu cüreti kanları ile ödediler ve her birini tek tek cennete gönderecek kadar dua ile, göz yaşı ile, yürek yangını ile gömüldüler.
Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun...
Bu saygı duruşundan sonra;
Operasyon değerlendirmesi yapan emekli generallerin neyi ne kadar bildiğini tüm Türkiye öğrendi bu bir.
Genelkurmay operasyon için yasa gereği TBMM'den onay alır, ancak nasıl bitirileceğine kendisi karar vermiştir bu da iki.
Bu işte başarı ya da başarısızlık bahsinin açılması tamamiyle yersizdir. Böyle bir operasyonun bölgenin şartları ve doğa koşulları göz önüne alınarak yapılmış olması zaten başlı başına başarıdır.
Hükümet ve Genelkurmay pek çok konuda ne karşı karşıya ne de yan yana bunu anladık, ama böylesi bir mevzuda ortak hareket ederek meselenin hayati önemine vurgu yapmışlardır bu da açık.
Bölgede başka bir devletin silahını istemiyoruz diye çığırtkanlık yapan kürt kökenli siyasilere ABD askerlerinin kaç yıldan beri ülkelerinde bulunduklarını hatırlatmakta fayda var ve demokrasi ve barış adına Irak'ı mesken tutmuş ABD ordusunun şu ana kadar geberen ikibin küsür askerinin hesabını da kendi halkı başkanları Bush'tan sorsun bu da üç.
Türkiye, bu harekata sadece kendi iç dinamikleri ve gücüyle karar veremezdi bunu teslim etmek gerekir, devletlerarası ilişkilerin al takke ver külah hesabı döndüğünü de hatırlatmakta fayda var. Operasyonun ABD istihbaratı ve kapalı onayı ile yapıldığına şüphe yok, ancak şu da bir gerçektir ki bu operasyon bir sonlandırma operasyonu kesinlikle değildir. Velev ki bundan sonra gerçekleşecek olanların sadece ilk adımıdır...
Günümüz iletişim çağı olması itibariyle; haber artık hiçbir şeydir, satıraraları ise herşeydir...
Şehit kardeşlerime tekrar Allah'tan rahmet diliyerek bağlıyorum lafın sonunu...
Evet. B. Ersoy Batman'a konser için davet edildi.Kaset ve cd leri o bölgede satış rekorları kırıyor. Sınır ötesi harekata hayır diyerek eylem yapanların , Askerimizin dönüşünden mutlu olduğu kesindir..Allah şehitlerimize Rahmet etsin.AMİN.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız