Tarih: Çrş Şub 06, 2008 12:50 pm Mesaj konusu: Siyah bir mektup
Ey benim siyahım, beyazım ve tüm rengi hayatımın,
Gökkuşağını sunsan da ruhuma ben siyahına müptelayım. Yıldızsız bir gecede iskelede yürürken, içime dolan, hayatıma kaybettiğim karanlıktı gözlerin…
Nerde biter bu iskele, sonu neresi bilmeden gidiyorum. İnadına yürüyorum gözlerinde… Düşersem denizlerine sonum olur ve bilirsin ben en çok denizden korkarım.
Sonsuz bir mavilik kaplıyor içimi… Korkudan ve güzelliğinden titriyorum sevgili…
Kalbim kaybolmaya hazır derinliklerinde…
Yangınlar sarmış tüm ormanlarımı… Acımasız durduramadığım bir ateş tüm ağaçlarımı, çiçeklerimi öldürüyor ve artık hayatım kül rengi…
Bir adım kalmışken sonsuzluğa, kapatıyorsun gözlerini… Bir sağanak başlıyor, ellerime dökülen her yağmur tanesinde umutlarım ıslanıyor. Sen hep güneşsiz karanlıklarda kal, ben her baktığımda ölümün eşiğine geleyim ama hüzün uğramasın semtine…
Sonbaharımsın diyemem sana… Sarı, kuru yapraklar gibi ellerimde ufalanırken hayatım, sen bana yemyeşil nergislerle geldin. Baktın gözlerimin içine, o an yeniden can buldum sevgili… Yorgun kalbimde yaktığın ateşle buzlarım çözüldü. Bir başka mevsim hediye ettin ve şimdi gidiyorsun…
Gecenin karanlığı avutur mu beni… Bilirdim ki düşerse yolum bilmediğim uzaklara, tutar elimden kaldırırdın. Oysa şimdi yabancıyım ben o gecelere… Bir büyülü deniz daha yok kendimi atabileceğim derinliklerine.
Son kez haykırıyorum sana! Solmuş nergislerim, leylaklarım ve kaybolduğum karanlıklar üzerine yemin ederim ki sevdim seni… Sen benim bu dünyada bitiremeyeceğim kadar uzun bir masaldın ve ben seni sonsuz dünyaya kadar O’na emanet ediyorum.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız