Tarih: Prş Oca 31, 2008 10:38 pm Mesaj konusu: Halk Oyunları
Halk oyunlarının hemen tümü, oluştuğu ortamdaki geleneklerden,
doğal yapıdan, inanışlardan, yaşama biçiminden, toplumsal
örgütlenmelerden ve çevrede etkili olmuş olay ya da kişilerden izler
taşır. Örneğin eski Türklerde ki şaman inanışları güvercin barı, turna
barı, kartal halayı gibi hayvan devinimlerinin taklidi niteliğindeki halk
oyunlarına yansımıştır. Kılıç kalkan oyunu, askeri düzenin kuruluşu,
askerlik eğitimi, zaferden sonraki sevinç duygularını yansıtır.
Horon oyununun denizin ya da ağa yakalanmış bir balığın
devinimlerini canlandırdığı bir çok araştırmacının kabul ettiği bir görüştür.
Sıradağların bulunduğu bölgelerde dizi (sıra) oyunlarının, dağların
çember oluşturduğu yörelerde halka oyunlarının yaygın oluşu
bu tür etkilerin oynama biçimine yansımasına ilginç bir örnektir.
Halk oyunları Anadolu'nun çeşitli yörelerine göre farklılıklar
göstermekle birlikte, kimi figürlerde ortak yanlarda görülür. Bunlar
çömelip doğrulma, el vurma ve dönme figürleridir.
Oynanma biçimleri;
1. Sıra Biçimi: Oyuncular yan yana dizilerek düz, eğri, bağlı ya da bağsız,
birbirine koşut, düz çift sıra dizilişi vb. biçimlerde sıra oluştururlar.
2. Halka Biçimi: Sıra biçimiyle benzer dizilişler görülür.
3. Karşılama: İki ya da daha çok kişi yüz yüze gelerek oynarlar.
4. Nokta Biçimi: Nokta oyunlar adı da verilen tek oyunlar oyuncu ya da
oyuncuların bir yönetici olmadan, içlerinden geldiği gibi kişisel
becerilerini sergiledikleri oyunlardır.
Oyunlara eşlik eden çalgılar, yörelere göre değişmektedir ve başlıca
dört grupta toplanırlar.
1. Vurma Çalgılar: Davul, tef, darbuka gibi vurma çalgılar,
2. Telli çalgılar: Bağlama gibi telli çalgılar,
3. Üflemeli Çalgılar: Zurna, mey, kaval, klarnet, sipsi, tulum vb.
4. Çarpma çalgılar: Çalpara, zil, zilli maşa vb.
Oyunların ayrımlarının belirlenmesinde ve sınıflandırılmasında üzerinde
görüş birliğine varılmış ölçütler yoktur. Bu alanda yapılmış çalışmalarda,
aşağıdaki gibi bir sınıflamaya gidebiliriz.
- İllere göre; Ankara zeybeği, Artvin horonu vb.
- Bölgelere göre; Karadeniz horonu, Ege zeybeği vb.
- Oyuncu sayısı; tek zeybek, üçleme zeybeği vb.
- Hıza göre; yörük zeybeği, ağırlama halayı vb.
- Ayak devinimleri; üçayak, dokuzlu, beşleme vb.
- Oynanan ortam; salon zeybeği, açık hava zeybeği vb.
- Diziliş biçimi; dizi yada sıra oyunları, halka oyunları vb.
- Türk boylarının adlarına göre; Türkmen oyunları, Azeri oyunları vb.
- Çalgıya göre; çalgılı oyunlar, çalgısız oyunlar
- Konularına göre; hayvan taklidi danslar, doğa olgularını taklit eden danslar,
silahlı yada silahsız vuruşma dansları vb.
Oyun Türleri;
Türk halk oyunlarının başlıca türleri bar, halay, çiftetelli, horon, kasap oyunu
kaşıklı oyunlar, kılıç kalkan oyunu ve zeybek oyunlarıdır.
Oynandığı Yöreler;
B a r türü halk oyunları daha çok Doğu Anadolu bölgesinde özellikle
Erzurum, Kars, Tunceli, Gümüşhane, Bingöl, Muş, Ağrı, Van yöreleri de
yaygındır. Bununla birlikte değişik adlar altında başka yörelerde de oynanmaktadır.
(Örneğin K.Doğu Anadolu’da yallı adıyla bar türü oyunlara oynanır.)
Ç i f t e t e l l i, başta İstanbul olmak üzere Erzurum, Elazığ, Ankara,
Adapazarı, Konya, Kütahya, Eskişehir, Kırşehir, Afyon, Kahramanmaraş,
Nevşehir, Şanlıurfa, Sinop, Samsun, Yozgat, Giresun, Edirne, Tekirdağ
ve Kırklareli'nde oynanan yaygın halk oyunlarındandır.
H a l a y, Ankara, Afyon, Amasya, Adıyaman, Yozgat, Bingöl,
Bitlis, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Erzincan, Erzurum, Giresun,
Hakkari, İzmir, Kars, Kayseri, Kırklareli Kırşehir, Kütahya, Manisa,
Malatya, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Siirt, Sivas, Tokat,
Tunceli, Şanlıurfa ve Van'da ezgili ya da ezgisiz olarak çok yaygın
Biçimde oynanmakta, ezgisine yada oyunun niteliğine göre değişik
adlar almaktadır.
Karadeniz bölgesine özgü bir oyun olarak kabul edilen h o r o n, bu
bölgedeki çeşitli iller ve çevresinde yaygın bir biçimde oynanmaktadır.
K a s a p, oyunu daha çok İstanbul, Edirne Tekirdağ Kırklareli yörelerinde
yaygın bir halk oyunudur.
K a ş ı k l ı o y u n l a r ı n çok eski bir geçmişi olduğu öne sürülür.
Buna göre Türkler Horasan'da öteden beri bu tür oyunlar oynamışlar,
bu gelenek Selçuklu döneminde de sürdürülmüştür. Elde zil, çarpana
yada kaşık vb. çalgılarla oynanan bu oyunlar İç Anadolu'da özellikle
Konya ve çevresinde yaygındır. Bunun yanı sıra Afyon, Kırşehir,
Kayseri ve hatta İçel ve Antalya'da oynanan kaşık oyunları da bu türe
dahil edilir.
Daha çok Bursa ve çevresinde oynanan k ı l ı ç k a l k a n oyununun,
Orhan Gazi 'nin Bursa'yı alışı sırasında verilen savaşı temsil ettiği öne
sürülür.
Z e y b e k, birçok araştırmacılar tarafından değişik boylara ve
örgütlenmelere bağlanılmak istenmiştir. Kimilerine göre zeybekler düzeni,
güvenliği korumakla yükümlü asker sınıfını, kimilerine göre de bir esnaf
birliğini ya da denizci topluluğunu simgeler. Aydın, Muğla, Çanakkale,
Manisa, Burdur, Denizli, Afyon, İzmir, Bursa, Uşak, Kütahya zeybek
oyunları açısından en zengin yörelerdi. Ankara, Eskişehir, Adapazarı,
İzmit, Kastamonu, Bolu ve Bilecik'te de çeşitli zeybek oyunları oynanır.
Giysiler;
Halkoyunlarının oynanışı sırasında yöresel giysiler giyilir. Özel günlerde,
toplantılarda kadın erkek topluca oynanan halk oyunları, bir işi birlikte
yapma, toplu hareket etme gibi toplumsal bir eğitim vermesinin yanı sıra
yöre insanının geleneklerini, geçmişini, yaşam biçimini de yansıtmaktadır.
Halk oyunlarının özgün biçimlerine ilişkin şimdiye değin yapılmış
kapsamlı bir araştırma yoktur. Bu nedenle çoğunun ilk biçimlerini yitirdiği,
özellikle kentlerde toplumsal beğeniye koşut bir gelişim gösterdiği öne
sürülür. Günümüzde halk oyunlarının özgün biçimiyle sürdürülmesi amacıyla
kurulmuş resmi ve özel birçok dernek ve kuruluş vardır. Bu dernekler
oluşturdukları halk oyunları topluluklarıyla yurtiçinde ve yurtdışında
çeşitli gösteriler yapmaktadır. Kültür ve turizm bakanlığına bağlı olarak
çalışmalarını sürdüren devlet halka dansları topluluğu da türk halk
oyunlarının çağdaş bir görünüm kazanması ve tanıtılması konusunda
atılmış önemli adımlardandır.
Horon için düşündüklerimin bilimsel ispatını aramışımdır her zaman. Çok teşekkürler sayın zulal_aydin.
Anadolu'da yanılmıyorsam tohum atma ve ekin biçme figürlerini yansıtan halaylarımız vardır.
Sn. yazarım, şimdiye kadar birkaç yörenin oyunlarını öğrenme-oynama imkanım oldu. İçlerinde en çok sizinde bahsettiğiniz; içinde ekin ekme-biçme figürleri olan Adıyaman yöresi oyununu sevdim...
Horon oyununu sevenler ve ilgilenenler için daha detaylı bilgiler bir sonraki mesajımda ;
Karadeniz bölgesinde, özellikle Doğu Karadeniz’in kıyı kesimlerinde toplu olarak ve daha çok bağlı diziyle oynanan disiplinli halk oyunlarının genel adıdır. Horan, horum, horom, horun, foron vb. biçimlerde de söylenir. Horon kelimesi Yunanca khoros’tan gelmektedir.
Horonun, özelliğini oluşturan tüm vücudu titretme, silkinme, giderek hızlanıp durulma figürleri nedeniyle denizi ya da denizden tutulmuş balığın çırpınışlarını simgelediği öne sürülür. Yöre halkının yaşamında önemli bir yeri olan denizin ve balığın oyunun oluşumunda etkili olduğu, birçok araştırmacı tarafından kabul görmüş bir görüştür.
Genellikle en az iki, en çok sekiz kişiyle oynanır. İki kişiyle oynanan oyunlar daha çok özel beceri gerektiren oyunlardır (bıçak horonu, kılıç horonu vb.). Günümüzde sekizden daha çok kişiyle oynandığı da görülmektedir. Yalnız erkekler tarafından oynanan horonlar (deli horon vb.) olduğu gibi yalnız kadınlar tarafından (kız horonu) ya da kadın erkek birlikte oynanan horonlar da vardır.
Horon oyunları genellikle yedi tartımlıdır. Bu tartıma (zamana) göre bölünmüş çeşitli tartımlarda horon oyunları da vardır. Yedili tartım yanında beşli, ikili, dörtlü zamanlarda, aksak ve düz tartımda oyunlar da görülür.
Kadınlar arasında oynanan horonların çoğunluğu nanay türündedir. Yani sözlü ezgiler eşliğinde oynanır.
Horonun kendine özgü uyarı sözcükleri vardır. Oyun sırasında horonbaşı, öteki oyuncuları genellikle bu sözcüklerle yönetir. “Ha uşak ha, taktum, üç yap, yaylan, ule ule hop hop hop “ vb. türden sözler oyunun yönetimine katkıda bulunduğu gibi horona da ayrı bir özellik ve canlılık katar.
Horonbaşı; genellikle en deneyimli ve en iyi horon oynayan kişilerden seçilir. Kimi zaman elinde taşıdığı “yağlık” adı verilen mendille, çoğunlukla da horon oyununun kendine has sözcükleriyle oyuncuları yönlendirir. Sıra oyunu biçimindeki horonlarda, yönetime çalgıcı da (genellikle kemençeci) katılır. Horonbaşı ayak geçkileri, figür değişimleri ve gidilecek yönü belirler; çalgıcı ise oyunun genel gidişinden sorumludur. Halka oyunlarında, horona tulum, zurna vb. nefesli sazların eşlik etti durumlarda yönetim bütünüyle horonbaşına aittir. Bazı yörelerde horonbaşı, oyuna katılacak kişilerin seçimi, horon faslının saptanması vb. konularda da söz sahibidir.
Horon sıra biçiminde oynandığı gibi halka biçiminde de oynanabilir. Ya da bazı horonlarda sıra dizilişiyle oynanan bölümlerin arasında halka dizilişine geçilir. Horonların belli bir sırası vardır. Oynanırken, özellikle gelenekselliğini koruyan yörelerde horon faslı denilen dizilişe uyulur.
Çalgılar; horonlara Rize, Trabzon, Maçka, Tonya, Vakfıkebir ve çevresinde kemençe eşlik eder. İç kesimlerde davul zurna ya da bağlama eşliğinde de horon oynandığı görülmektedir. Yalnız buralarda kullanılan davulların boyutları küçüktür. Kadınlar kendi aralarında tef, fincan, güğüm dibi ya da darbuka çalarak da horon oynarlar. Artvin, Hemşin, Gümüşhane ve çevresinde ise horonlara tulum eşlik eder. Kemençe eşliğinde oynanan horonlarda ritim çalgısı kullanılmaz. Ayaklar yere vurularak ritim sağlanır.
Horonlarda titreme, ani diz kırma, sağa sola açılma, omuzların titretilmesi, öne eğilme, elleri aşağı indirme, yukarı kaldırma, tepinme, çömelerek ayak fırlatma ve yürüme, ayakların yeri dövmesi başlıca devinimlerdir. Bunların hızlı gerçekleştirilebilmesi için kural olarak omuzdan kavranan diziler kurulmaz, oyuncular birbirlerinin ellerinden ya da parmaklarından tutarlar.
Horon giyimi yörelere göre farklılıklar göstermekle birlikte genellikle erkekler başlarına uzun uçları dolanarak biçimlendirilmiş ve düğümlenmiş kara başlık, üzerlerine ak ya da kara mintan, sol omuzdan ilikli kara yelek, paçaları dar ağı körüklü pantolon (zıpka), kuşak, üzerine enli kayış ve ayaklarına çapula ya da salenk denen ayakkabı giyerler. Giysi üstüne gümüş zincirle içinde muska bulunan pazubent ya da hamaylılar takılır. Horon oyunundaki erkek giysilerinin 16. ve 17. yy korsan ve eşkıya giysisiyle benzerlik gösterdiğini öne sürenler vardır.
Kadınlar ise içlik , koyu renk gömlek, salta ve üstüne üç etek biçiminde fistan giyer, önlerine çubuklu peştemaldan önlük bağlarlar. Bele kuşak ya da şal sarılır. Baş, ipekli başörtüsüyle, yazma vb. örtülerle örtülür. Ayakkabılar erkeklerinki gibidir. Yemeni giyildiği de olur.
Horon oyunlarında birinci bölüm genellikle daha ağır devinimlidir. Atlama ya da atlama horonu denen ikinci bölümse çok hareketli figürlerden oluşur ve üçüncü bölümde tempo giderek düşer ve figürler ağırlaşarak sona erer.
Horon oyunuyla ilgili kısa tanımlamalar;
-Horon faslı; horon türü çeşitli halka oyunlarının belli bir sıra izleyerek oynanmasıyla oluşan kalıplaşmış dizidir.
-Açık horon; oyuncuların aralarında mesafe bırakarak oluşturdukları bağlı diziyle onadıkları horon oyunlarının genel adıdır.
-Ağır horon; yavaş tempolu horonların genel adı.(Of, Tonya, Vakfıkebir, Akçaabat ve Maçka yörelerinde yaygın bir hor türüdür.)
-Alaca horon; kadın erkek birlikte oynanın horon oyunlarının genel adı. (Genellikle ağır horon türü oyunları kadın erkek birlikte oynanır.)
-Atlama horonu; horonların en hızlı oynanan ikinci bölümüdür. Oyun sırasında sık sık atlama ve sıçrama figürlerinin yer aldığı horonların genel adıdır.
-Bıçak horonu; iki erkek oyuncu tarafından elde bıçakla oynanan horon. (İki kişi tarafından karşılama biçiminde oynanır ve savaşımı simgeler. Atılma, korunma, korkutma ve dalaşma bölümlerinden oluşur. Bıçağın havaya atılıp tutulması ve dalaşma bölümü ustalık isteyen tehlikeli bir oyundur.)
-Deli horon; yalnız erkeklerin oymayabildiği çok hareketli ve güç isteyen horonların genel adıdır. (Yörelere göre değişik ritimlerde oynanır. En ayırıcı özelliğini sık yinelenen ayakları yere vurma figürü oluşturur. Çağlı eşliği olmadan oynandığı da olur.)
-Düz horon; yalın ve fazla hareketli olmayan figürlerle oynanan horonların genel adı. (Adi horon da denir.) Oynanışı kolay olduğundan çok yaygındır ve çeşitli oynanış biçimleri vardır. Yalnız erkekler ya da yalnız kadınlar tarafından 6-8 kişilik gruplar halinde oynanır.
-Karma horon; İkinci bölümü sözsüz olarak , yalnızca ezgi eşliğinde oynanan sözlü horonların genel adı.
-Kapalı horon; Oyuncuların arada mesafe bırakmadan, sık bir bağlı dizi oluşturarak oynadıkları horonların genel adı.
-Kılıç horonu; İki erkek tarafından elde kılıç ya da kılıç gibi kullanılan bıçaklarla oynanan horon. (Bıçak horonuna benzese de ayrıldıkları nokta, kılıç horonunda silahın kılıç biçiminde kullanılmasıdır.)
-Kız horonu; daha çok kadınlar tarafından oynanan yumuşak ve yalın figürlü horonların genel adıdır.(Çoğunluğu düz horon türündedir. Alaca diziler oluşturularak oynandığı ya da yalnız erkeklerin oynadığı yöreler de vardır.)
-Rahat horon; çömelme hareketi olmadan düz yürüme figürleriyle ve genellikle kadın erkek birlikte oynanan horonların genel adı.
-Sallama horonu; düzenli bir şekilde hep aynı doğrultuda ilerleyerek ve bedenin alt bölümünü iki yana sallayarak oynanan horonların genel adı. (Yalnızca sallama da denir.)
-Sözlü horon; sözlü ezgiler eşliğinde oynanan horon oyunları (Kız horonları genellikle sözlü horonlardır. Güftesi oyuna uygun olarak yazılır ve bestelenir.)
-Sözsüz horon; sözsüz ezgiler eşliğinde oynanan horonların genel adıdır.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız