Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 145 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Sözcükler


Sözcükler

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Jean Paul Sartre
Yazar Mesaj
turuncu
Yazar


Kayıt: Aug 27, 2005
Mesajlar: 480

MesajTarih: Çrş Eyl 07, 2005 11:48 am    Mesaj konusu: Sözcükler Alıntıyla Cevap Ver

başarısızlığa uğramış bir tanrı deneyimini anlatayım size: tanrı'ya gereksinmem vardı,verdiler, ne aradığımı bilmeden aldım

onu. yüreğimde kök salmadığı için bir sürü sıkıntıyla yaşadı içimde, sonra öldü.bugün bana o'ndan söz edildiğinde, eski bir güzele rastlayan yaşlı bir delikanlının üzüntüsüz gönül hoşluğuyla Neutral "elli yıl önce, o anlaşmazlık, o yanılma olmasaydı,

aramızda birşeyler olabilirdi", diyorum

sözcükler-jean- paul sartre
Başa dön
turuncu
Yazar


Kayıt: Aug 27, 2005
Mesajlar: 480

MesajTarih: Prş Eyl 08, 2005 12:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

reklama ihtiyacı olduğunu düşündüm.(!)
Neyse, neden yazdığımı siz anlamasanız da olur.(Takmayın o kadar kafayı) nasıl olsa anlayan biri olur..
Başa dön
liyya
Yazar


Kayıt: May 02, 2006
Mesajlar: 128
Nereden: Ýstanbul

MesajTarih: Pts May 29, 2006 7:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çoğu filozofların düşüncelerini ifade de ahlâki bir yargı söz konusu olmasa da, felsefesi hakkında fikir sahibi olunabiliyor elbette. Sartre'nin felsefesine göz attığımızda ise, düşündüğü her şeyde anlamsızlık ve hiçlik ifadelerini görebiliyoruz. Bir başkasının varlığının dahi kendi özgürlüğüne sınır getirdiği önermesinde bulunur. Aşk'ın içerisinde 'öteki' yoktur; 'Her şey benden başlıyor' ve 'Sevmek, sevilmeyi istemektir' der. Felsefesinin temelini tekbencilik oluşturur. Öyle ki, 'Herkes ancak ötekine karşı çıkarak kendisi olabilir. Öteki, benim için sürekli bir engeldir.' şeklinde açıklama getirir...O'na göre tarihin bir anlamı yoktur, doğmuş olmamız anlamsızdır, ölecek olmamız da anlamsızdır. İnsan, bizim inancımıza göre Allah'ın yeryüzündeki halifesidir ama, hayır... Sartre'ye göre bu imkânsız ve yararsız bir tutkudur...

Felsefe gereklidir fakat bir çekişme değil, aksine düşüncelerimizin, hayretlerimizin ve deneyimlerimizin dostça bir yansıması olmalıdır. En azından Allah'ın hidayetinden mahrum olan insanların, nasıl batıl fikirlere sahip olabildiğini ibretle görebilmemiz açısından da oldukça yararlıdır bence. J.P.Sartre örneğinde olduğu gibi...
Başa dön
nurbanu
Yazar


Kayıt: Aug 01, 2006
Mesajlar: 119

MesajTarih: Prş Ağu 10, 2006 10:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Felsefeciler hep önümüzde duran hayatın bilinmez, imgelerle dolu duvarlarını gören, bunları tırnaklarıyla kazıyarak aşmaya çalışan, ancak çok az yol kateddiklerini görmelerine rağmen yinede bundan vazgeçmeyen bilge kişilerdir. bunu kabul edip etmemeyi artık tartışmıyorum bile. onların getirdiği her yorum bizim şu anda yaptıklarımız için bir yol açmış bir ışık tutmuştur. Sadece akılla ancak bu kadar yol alınabilirdi ve bence bu büyük ve yorucu hayat yolculuğunda felsefeciler kadar aklını iyi kullanan emektarlar yok.
Başa dön
hakandemir
Okur


Kayıt: Jan 28, 2007
Mesajlar: 60
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cmt Hzr 02, 2007 4:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sartre öldüğünde en anlamlı söz albert camus'dan geldi.

"sartre fransa'dır".
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Pts Hzr 04, 2007 10:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AlıntıNeutral
sartre öldüğünde en anlamlı söz albert camus'dan geldi.

"sartre fransa'dır".



Bağışlayın… Bu bilgiyi yanlış hatırlıyor olmalısınız…

İlkin şunu belirteyim… Camus’nün Sartre’ın ölümü üzerine söz söylemesi olanaksızNeutral çünkü Sartre’dan 20 yıl önce ölmüştü…

İkincisi bu ünlü söz, Sartre’ın ölümü üzerine değil; Fransa’nın, Cezayir’e müdahalesi sırasında, Sartre’ın hükümet karşıtı bildiriler dağıtması, Cezayir Kurtuluş Cephesi (FLN) militanlarına destek için; onların “çantacısı” olduğunu söyleyecek kadar işi ileri götürmesi üzerine, halktan gelen şiddetli tepki karşısında (ki hapse atılmak istenişi, evinin iki kez bombalanması tepkilere örnek olarak gösterilebilir) De Gaulle tarafından “Voltaire hapse atılamaz, Sartre Fransa’dır” diye söylenmiştir.

Bildiğiniz gibi Voltaire de zamanında Fransa’nın kurumlarını kıyasıya eleştiren yazılar yazmıştı.
Başa dön
hakandemir
Okur


Kayıt: Jan 28, 2007
Mesajlar: 60
Nereden: istanbul

MesajTarih: Sal Hzr 05, 2007 1:08 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

demekki yanlış biliyormuşum.düzeltmeniz için teşekkürler...
bütün okurlardan özür dilerim...
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Sal Hzr 05, 2007 1:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Orhan Pamuk’un Ermeni polemiğiyle yeniden gündeme gelen bu söze ilişkin;

Mehmet Ali Kılıçbay’ın yazdıkları için:
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/12/19/cp/gnc109-20051218-102.html

Etyen Mahçupyan için:
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=441417

Hilmi Yavuz için:
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=441418
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Tem 28, 2007 12:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Savaş, onu biz yaratmayız. Bizi yaratan odur. Savaşırken çok eğleniyordum. Üniforma giymiş bir sivildim. Bir gece, asker oluverdim, sonsuza dek. Zavallı, yenik bir asker. Bir çaresiz."

''Baudelaire: kendisinin uçurum olduğunu hisseden adam. Gurur, sıkıntı, baş dönmesi: kendini ta kalbinin derinliklerine dek gören, kimseyle kıyaslanmaz, kimsenin iletişim kuramayacağı, yaratılmamış, saçma, yararsız, tam bir yalnızlık içine bırakılmış, kendi yükünü tek başına taşıyan, tek başına varoluşunu doğrulamaya mahkum edilmiş ve durmadan kendi ellerinden kaçan, kendi avuçları arasından kayan, kendi içine dönüp gözleyen, ama, bir yandan da kendi dışında sonsuz bir kovalamacaya atılmış, dipsiz duvarsız ve karanlıksız bir uçurum, öngörülemeyen ve de pek iyi bilinen, apaydınlıktaki bir gizem. Ne yazık ki, kendi imgesi de elinden kaçar. General Aupick'in oğlu, borçlu şair, zenci kız Dunal'in sevgilisi, Charles Baudelaire adında birinin yansısını arıyordu: bakışları insanlık durumuna takıldı. İçine korku salan bu özgürlük, bu nedensizlik, bu bırakılış, bir tek onun değil, her insanın payına düşen bir durumdur. Kendimize dokunabilir, kendimizi görebilir miyiz hiç? Aradığı bu tekil ve değişmez öz, belki de bir tek Başkaları'nın gözlerine görünür. Belki de kesinlikle dışarıda olmak gerek bunun özelliklerini yakalayabilmek için. Belki de kendimiz için nesne gibi var oluyoruz. Hatta belki de hiç mi var olmuyoruz: hep gündeme getiririz kendimizi, hep erteleme durumunda kalır, durmaksızın yapmamız gerekir kendimizi.

Baudelaire'in tüm çabası, hoşa gitmeyen bu düşünceleri kendinden saklamak olacaktır. Kendi ''doğası'' elinden kaçıp gittiğine göre, bunu başkalarının gözlerinde yakalamaya uğraşacaktır. İyi niyeti bırakıp gider onu, durmadan kendi kendini inandırmaya çalışmalı, kendi gözlerine yakalatmaya uğraşmalıdır kendini; kendisi için değil de bizim için kişiliğinin yeni bir çizgisi çıkar ortaya: Baudelaire kendi insanlık durumunu en derin biçimde duyup da, en tutkulu biçimde bunu kendinden saklamaya çalışan adamdır.''


Jean Paul Satre
Başa dön
Beauvoir
Okur


Kayıt: Apr 07, 2008
Mesajlar: 42

MesajTarih: Çrş Nis 09, 2008 10:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kendi ''doğası'' elinden kaçıp gittiğine göre, bunu başkalarının gözlerinde yakalamaya uğraşacaktır. İyi niyeti bırakıp gider onu, durmadan kendi kendini inandırmaya çalışmalı, kendi gözlerine yakalatmaya uğraşmalıdır kendini; kendisi için değil de bizim için kişiliğinin yeni bir çizgisi çıkar ortaya: Baudelaire kendi insanlık durumunu en derin biçimde duyup da, en tutkulu biçimde bunu kendinden saklamaya çalışan adamdır.''


Kim kendi gozlerinin derinliginden,oradaki benliginden kacabilir?
Kimdir kendini,kendi gizemi icinde arastirip derinlerde bir yere kayip benligini bulmaya cagiran?
Baskalari icin kendi kisiliginin izlerini apacik yansitirken,kendisinden kacan,ivik didik arayip, kose bucak saklanan kimdir?
Beaudlaire,"Kotuluk Cicekleri"nde kendi gizemini sunar bize.Ne kadar saklayabiliriz kendimizi kendimizden?

Cok soru ve az yanit var,yanitlardan korkan pek cok insan da....
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Jean Paul Sartre Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Yazımı Karıştırılan Sözcükler AyEsHa Yanlış Kullanımlar 19 Cum Tem 21, 2006 11:20 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke