Tarih: Pts Oca 14, 2008 11:54 pm Mesaj konusu: Neden?...
Söyleyin mümkün mü şu yıldızlara elle dokunmak? Onları avuçlarıma toplayıp gönlümce dizebilir miyim tekrar gökyüzüne?
Onları bir dilim ekmekle elime alıştırabilir miyim? Bir kaçını bağlayıp evin önüne etrafın karanlığını yok edebilir miyim?
Konuşmayı ve gülmeyi biliyorlar mı? Bilmiyorlarsa öğretebilir miyim onlara insanca duyguları?
Mümkün mü peki geçmişi bir anda silip yok etmek? Onları hiç olmamış sayabilir miyim? Silebilir miyim bu zamana dek yaşadıklarımı?
Söyleyin ne olur. Konuşmayı,okumayı bilen herkese soruyorum, söyleyin yapabilir miyim bunu? O çocukluğumdaki acıları,onları bana tattıranları öldürebilir miyim şu hiç büyümemiş yüreğimle?
Yok edebilir miyim hayatımda kötü anılar bırakanları?
Peki ya unutabilir miyim sevmediklerimi? Küçükken gördüğümde korktuklarımı,beni korkutanları,ağlatanları? Bir dağ başı ıssızlığında ağlayabilir miyim doyasıya? Dökmek istiyorum tüm anılarımı gözlerimden...aklımdan...dünyamdan...bana ait olan her şeyden...
Tuzlu gözyaşlarım unutturabilir mi bana ,kuduz köpek misali beni ısıran mazimi?
Unutmak...
Bunları unuturken sevdiklerimi de unutup çıkmak istiyorum ıssız yücelere,oralarda tek başıma kendi halimde gezmek,delirmek istiyorum. Saç baş darmadağınık,üstüm lime lime,gözler ilkelleşmiş bir halde delirmek istiyorum.
Yetmez! Yetmez! Çıldırmak istiyorum aslında ben. Bir yerleri yakıp,birilerini öldürüp çıldırmak çok çekiyor beni. O haldeyken unutabilir miyim acaba yaşadıklarımı?
Bir insan yüzüme derin derin bakınca korkuyorum. Neden korkutuyor beni bazı insanlar?Neden onlar yüzlere bakarak anlamlar çıkarıp seni tanıdıklarını sanıyorlar?
Ve neden sen onlara karşı savunmasızsın? Nedir bütün bunlar?
Neden biraz huzuru bulunca çıkıp geliyor o istenmedik misafirler?
Ne zaman yıldızların güzelliği karşısında mutluluğu hissetsem,hemen kapkara oluyor dünya,zifiri karanlık oluyor dünya. Elimi uzatıp bir şeylere dokunmaktan bile korkuyorum...
Ruh işkencesi çektirenler kim? Cinnetler geçirttirenler kim?
Gülmeler neden baharda açan ağacın çiçekleri gibi hemen dökülüyor yerlere?
Mutluluk niçin çabucak ölüyor? Niye mutluluğun bir dakikalık ömrüne karşı ızdırab ölümsüz kılınmış?
İncilerle zümrütlerle bezenmiş bir kapı önünde ağlıyorum.Ne zaman açılacak bu kapı?
Ya açılsın.
Ya açılsın.
Ya açılsın.
Ya'dan ötesi olmasın.
Kayıt: Dec 11, 2007 Mesajlar: 31 Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!
Tarih: Prş Oca 17, 2008 11:53 am Mesaj konusu: Re: Neden?...
Karamizrak demiş ki:
Peki ya unutabilir miyim sevmediklerimi? Küçükken gördüğümde korktuklarımı,beni korkutanları,ağlatanları? Bir dağ başı ıssızlığında ağlayabilir miyim doyasıya? Dökmek istiyorum tüm anılarımı gözlerimden...aklımdan...dünyamdan...bana ait olan her şeyden...
Tuzlu gözyaşlarım unutturabilir mi bana ,kuduz köpek misali beni ısıran mazimi?
Issız bir dağ başına ihtiyacın yok ağlamak için.Şehrin en kalablık yerinde doyasıya ağla geçmişine ama mümkünse son kez...
Hayat neler yaşatmış sana en ufak bir fikrim bile yok,ama şundan eminim ki senden daha kötü şeyler yaşamış binlerce insan var yeryüzünde,buna yemin edebilirim.Onu bunu öldürmek,delirmek,birden yok oulp gimek istiyorsun...Neden mi?Acizsin birisin çünkü.Geçmişinden kurtulamayan,anlarını mazisiyle b.k eden bir acizsin hem de...Sonra da adını "mutluluk "koyduğun bir kapının önünde,merhamet dileniyor açılmasını bekliyorsun.Hiç bir çaba sarf etmeden...
Hayata sitem ediyorsun sana huzuru bulman için şans tanımadı diye.İşte sen gibi milyarlarca acizin tıkanıp kaldığı nokta tam da burası.Evet,hayat geçmişini asla geri vermez insana ama her saniyede hatta zamanın en küçük birimnde,her anda sana geçmişine sünger çekmek için sayısız şans verir ve sen de hep görmezden gelirsin.
Yoksa tüm bu korkuların devam mı ediyor?O zaman kaç kurtul onlardan...Eğer bunlar vazgeçemeyeceğin değerlerse,seni acıtmalarının sorumluluğunu da alacaksın üzerine.Bahaneler uydurmayı,sorumluluğu kabullenmemeyi bırak artık.Yaşadığın her şeyde senin de payın var.
O kapı açılmayacak mazide yaşadığın sürece.Süngeri çekemiyorsan mazine,git o kapıyı geçmişinde ara,mutlaka açıldığı,seni beklediği zamanlar olmuştur...
"O kapı açılmayacak mazide yaşadığın sürece.Süngeri çekemiyorsan mazine,git o kapıyı geçmişinde ara,mutlaka açıldığı,seni beklediği zamanlar olmuştur... "
Evet haklısın cazmanya_yeniden. Hani "Güneşi gözden kaçırdım diye ağlarsan yıldızları da göremezsin." diye bir söz var ya, onu hatırlattı bana. Biliyorum bütün bunları. Zaten bu sözler ve okuduklarımla kendi başıma durabilme gücünü elde ettim.
Lakin içinde bir yerde insanın arada hortlayan hisleri oluyor. Hortlak bunlar zaten. Geçti biliyorsun, sana bir şey yapamayacaklar biliyorsun ama yine de ödün yerinden oynuyor. Üzülüyorsun işte. Bir heyezanla kalem alıp kağıda anlatıyorsun sessiz ve mahzun...
Ayrıca bu yazıyı ben 10 sene evvel yazmıştım. Tozlu yerlerden buraya zor çıkardım. Sona sileyim dediğim oldu, silmeye bile gelemedim epey. Zormuş!
Zormuş gerçekten içini biraz da olsa aralamak.Üşüyor insan...
Belki bu anıları, acıyı da sahiplenmeli. İnsan olan bitene başka gözlerle bakmayı öğrendikçe, bu rahatsız edici anılar da kişiyi büyütüp güzelleştiriyor kanımca...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız