Tarih: Sal Arl 25, 2007 1:46 am Mesaj konusu: Maccarone'den namus-suzluk dersi(!)
Almanya'da Alevileri rahatsız eden ve yaralayan, inciten, ince hesaplarla yapılmış bir dizi ortalığı karıştırdı.
Karikatür krizlerinin basın özgürlüğüne dayanan savunmalarında olduğu gibi yine İslam dünyasındaki hassasiyetlere aldırmadan ve hatta kışkırtıcı göndermelerle Alevi ve Sünni ayrımcılığına kadar gidecek bu filmin yargı kararlarını da geciktirecek Noel tatiline gelmesi de kafaları iyice karıştırdı.
Almanca ve Türkçe kaynaklarla:
Strafanzeige gegen Tatort-Folge gestellt
24-12-07
YAZAR: DIE WELT
"Wem Ehre gebührt" hieß die Tatort-Folge an diesem Sonntag. Darin ging es um Inzest in einer schiitischen Religionsgemeinschaft, den Aleviten. Diese haben nun einen Strafantrag gegen den Norddeutschen Rundfunk gestellt. Die Staatsanwaltschaft ermittelt, der NDR beruft sich auf die Pressefreiheit.
Die Alevitische Gemeinde Deutschland hat bei der Berliner Polizei Strafanzeige wegen Volksverhetzung gestellt. Das erfuhr WELT ONLINE aus ranghohen Sicherheitskreise. Mit dem Strafantrag will die Gemeinde gegen die Ausstrahlung der Tatort-Folge „Wem Ehre gebührt“ protestieren. In dem TV-Krimi, den die ARD am Sonntag gesendet hatte, war es um Inzest in einer alevitischen Familie gegangen. Die Aleviten sind eine schiitische Religionsgemeinschaft. Zunächst versuchte die alevitische Dachorganisation noch, die Ausstrahlung zu verhindern, der Norddeutsche Rundfunk berief sich allerdings auf die Pressefreiheit und hielt an seinem Programm fest, wie es in dem Bericht weiter heißt. Weil über die Feiertage hinweg keine zivilrechtliche Entscheidung möglich gewesen sei, sei nun vom Berliner Verein Anatolischer Aleviten im Auftrag der der Alevitischen Gemeinde Deutschland Stafantrag gestellt worden. Das Landeskriminalamt ermittelt.
Angelina Maccarone, Drehbuchautorin und Regisseurin, verteidigte den "Tatort": „Dieser Fall – denn es handelt sich um einen Krimi – könnte so in jeder Familie überall auf der Welt passieren, egal ob deutsch oder türkisch", sagte sie. Die Vorurteile, die alle Gruppierungen gegeneinander hegen, lassen letztendlich alle nur in die Irres laufen und tragen zur Aufklärung nicht bei."
Die Tat des Vaters werde in keiner Wiese von seiner Religion getragen oder gerechtfertigt, betonte Maccarone. "Im Gegenteil: Kommissar Aslan, selbst Alevit, steht am Ende ebenfalls fassungslos vor der Erkenntnis, welches Drama sich in der Familie abgespielt hat.“
"
ALMANYA'nın halkın ödediği aidatlarla finanse edilen devlet televizyonu ARD'de Alevilere yönelik önlargıları körükleyici nitelikte olduğu iddiasıyla polisiye dizi Tatort'in "Wem Ehre gebührt" isimli bölümü Alevi yurttaşlarımız ve kendilerine destek veren Yeşil Alternatif Listeli politikacı Gülnur Can tarafından protesto edildi.
Reyting uğruna
Filmin senaryosunu yazan ve yöneten Angelina Maccorne'nin Hürriyet'in Cumartesi ekindeki röportajında, "Tepki alacağımı biliyorum, ama tabu yıkmak istedim" şeklinde görüş belirtmesinin reyting uğruna Alevilerin malzeme edildiği düşünçesine güç kazandırdığını belirten Alevi yurttaşlarımız, "Öyle gözüküyor ki gelecek tepkiler hesaba katılmış ve 'reklamın kötüsü olmaz' misali düşünülmüş" dediler.
Suç duyurusunda bulundular
Merkezi köln'de bulunan AABF Tatort dizisi hakkında Berlin başsavcılığına "Yayın yoluyla halkı kışkırtma" iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu belirtildi. AABF üyesi Berlin Anadolu Alevileri Derneği'nin yaptığı başvuru üzerine savcılık tarafından hukuk süreci başlatıldı.
Tepkiler ses getirdi
Alevi yurttaşlarımızın tepkileri ses getirdi. Dün yaklaşık dört saat NDR önünde gösteri yapan Alevi sivil dernek temsilcileriyle görüşmek için NDR Program Sorumluları Thomas Schreiber ve Volker Herres, Noel tatili için bulundukları evlerinden kuruma gelerek Toprak ve Orhan ile görüştüler.
NDR yöneticileri Schreiber, Alevilerin eleştirilerini ciddiye aldıklarını ifade ederek, film öncesi, "Bu Tatort filmi tamamen hayal ürünü. Alevi inancını rencide etmek ve önyargıları körüklemek gibi bir niyet güdülmemektedir" şeklinde bir yazının ekrana geleceğini söyledi. Ayrıca NDR'in dün (Pazar) yayınlanan DAS! isimli tartışma programında da benzer bir anons verildi. NDR konuyla ilgili olarak aynı içerekli bir de yazılı açıklama yaptı.
Önyargılar körükleniyor
Filmde Alevilere karşı var olan "Aleviler anne, baba saymazlar, kızlarıyla yatarlar" şeklindeki önyargının filmde adeta körüklendiğini belirten AABF Genel Sekreteri Ali Ertan Toprak ve Hamburg Alevi Kültür Merkezi (HAKM) Başkanı Cengiz Orhan, "Noel gibi dini bir bayram gününde bir başka inancla alakalı böyle önyargılarla dolu bir filmin yayına konmasına akıl erdiremiyoruz.
Filmde Alevilere karşı yüzyıllarca var olan ve aleyhine yoğun mücadele verdiğimiz esef verici, mide bulandıran önyargılar var. Sanat hürdür. Her toplumda suç işleyen insanlar var. Ama suçu bir inanç ve din ile bağlantıya getirmek çok yanlış. Alman toplumunun büyük çoğunluğu Alevileri ve Aleviliği bilmiyor. Film yanlış düşüncelere neden olacak ve ne yazık ki Anadolu'da öteden beri var olan, Alevilerin ensest yaptığına dair yalanların gerçekmiş gibi algılanmasına sebep verecektir" dediler.
Yönetmenden görüş alındı
Telefonla filmin yönetmeni Angelina Maccarone'den de, "Bu bir polisiye dizi. İçinde cereyan edenler dünyanın herhangi bir yerinde bir ailede olabilir. Türk ve Alman olması bunu değiştirmez. Filmdeki babanın yaptığı kesinlikle inancı ve diniyle gerekçelendirilmiyor. Tersine filmdeki Türk komiser Aslan (Mehmet Kurtuluş) kendi Alevi ve sonunda herkes gibi bir ailede böyle bir olayın yaşanması karşısında şok yaşıyor" şeklinde görüş belirtilen bir yazı basına dağıtıldı.
Yazıda ayrıca filmin Frankfurter Rundschau ve Süddeutsche Zeitung tarafından iyi eleştiriler aldığı ve iki gazete tarafından Almanya'daki göçmen toplumunun Almanlar tarafından ne kadar az tanındığına örnek olarak gösterildiğine işaret edildi.
En iyi yönetmenler arasında
Filmin senaryosunu yazan ve yöneten 44 yaşındaki Angelina Maccarone Pulheim/Köln doğumlu. İtalyan anne ve babanın kızı olan olan yönetmen „Kommt Mausi raus', „Vivere', Verfolgt' ve „Fremde Haut' gibi cinselliği ve eşcinselliği konu alan filmleriyle tanınıyor. 2006 yılında İsviçre'nin Locarno kentindeki film festivalinde „Verfolgt' (Takip) adlı sadist ve mazohist cinsel ilişkiyi konu alan filmiyle Altın Leopar Ödülünü kazanarak film dünyasına adını duyaran Maccarone, Almanya'nın en iyi kadın yönetmenleri arasında gösteriliyor. Film eleştirmenleri Maccarone'nin filmlerinin estetik ve derin duygusallık taşıdığını belirtiyorlar.
Vasat film
Ödüllü oyuncular Mehmet Kurtuluş, Maria Furtwaengler, Hilmi Sözer'in yanı sıra Aylin Tezel, Azad Çelik, Meral Perin, Sesde Terziyan ve Hakan Can'ın rol aldığı film içerik ve işleniş şekliyle yurttaşlarımız tarafından vasat bulundu. Mehmet Kurtuluş ve Azad Çelik dışındaki oyuncuların performansı beğenilmedi.
Bilgi istediler
Film çekimleri öncesi film ekibinden bir grubun HAKM'ye başvururak yönetim kurulu üyesi Ejder Tatar ile görüşüp Alevilerde cenazelerin nasıl toprağa verildiği konusunda bilgi istediklerini belirten Cengiz Orhan, „Tüm imkanları iyiniyetimizle kendilerine sunduk. Senaryoyu dahi bilmiyorduk. Her konuda yardımcı olabileceğimizi söyledik.
Hatta çekimler Hannover'de yapılacak dedikleri için Hannover'deki Alevi derneğin telefonunu, temas kurabilecekleri arkadaşlarımızın isimleri verdik. Cenazenin toprağa verilmesi hakkında bilgileri aldıktan sonra ne bizi, ne de Hannover'deki arkadaşları arayıp sordular. Bizde senaryoda ne olduğunu bilmediğimiz için olayı takip etmedik. Filmin içeriğini Hürriyet'in Cumartesi ilavesinde yer alan röportajda öğrendik ve şoke olduk. En azından film bittiğinde bize izletip danışmabilirlerdi. Yapmadılar. Ardniyet aramak istemiyoruz ama demek ki olay sadece bilgisizlikten kaynaklanmıyor' dedi.
Protesto ettiler
Köln'de yaşayan İtalyan kökenli kadın yönetmen Angelina Maccarone'nin senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı filmde bir Alevi babanın kızına tecavüz etmesinin ve kızının Alevilikten koparak Sünni olup, başını örtmesinin konu edildiği filmde Alevi yönelik önyargıların olduğunu söyleyen Alevi yurttaşlarımız ARD'nin Kuzey Almanya temsilciliği olan Kuzey Alman Radyo ve Televizyon Kurumu (NDR) önünde gösteri düzenlemişlerdi.
Bakalım Türk yetkililer ve sanattan anlayan geniş bakışlılar nasıl tepki verecekler?
Elif Şafak'ın Baba ve Piç kitabındaki ensest hikayesi gibi bunu da yutacak mıyız san'at adına? Zamanlama ve taraflar her ikisinde de Âli san'at için nasıl da namus-suzluk dersi veriyorlar? Ya da ben sınıfta kaldım.
Wem Ehre gebührt” (Namusuma Layık Olmak)
PEKİ NASIL?
Almanya Türk Toplumu (TGD), Alevilere yönelik ön yargıları körüklediği gerekçesiyle Alman 1. televizyon kanalı ARD'de dün akşam yayınlanan “Tatort” adlı polisiye dizisinin bu bölümünü sert bir dille eleştirdi.
TGD Genel Başkan Yardımcısı Şeref Erkayhan, yazılı açıklamasında, dizinin dünkü bölümünün Alevilere yönelik ön yargıları körüklediğini belirterek, ARD ve diziyi hazırlayan Kuzey Almanya Televizyon ve Radyo Kurumu NDR'yi, Almanya'da yaşayan farklı inanç gruplarından olan insanların duygularını dikkate alan programlar yapmaya çağırdı.
Erkayhan, “Wem Ehre gebührt” (Namusuna layık olmak) adlı bölümde ilgili olarak, şunları kaydetti:
“8 milyon izleyiciye ulaşan bir yapım olan Tatort dizisinde, bu konunun bu denli ön yargılara dayanarak işlenmesi, ARD ve NDR'nin uyum konusundaki samimiyetsizliğini göstermektedir. Kamuya ait olan ARD ve NDR, uyum konusunda, sorumluluklarının bilincinde programlar yapmalılar, toplumun her kesimine birleştirici mesajlar göndermelidirler. ARD ve NDR'nin bu diziyle 8 milyon insana gönderdiği bu çarpık mesaj, ancak bundan sonraki yapımlarda konuya gösterilecek özenle düzeltilebilir. Kamuya ait televizyonlar, bu gibi hataların bir daha gerçekleşmemesi için farklı inanç gruplarından oluşan uzmanların yer aldığı danışmanlar grubu kurmalı ve buna benzer yapımlar öncesi fikir almalıdırlar. Bu gibi dizilerde rol alan sanatçılarımızın da, farklı inanç gruplarının hassas olduğu noktaları dikkate almaları etkili olacaktır.”
Hamburg kentindeki NDR binası önünde de dün toplanan bir grup Alevi, dizinin dünkü bölümünün yayına sokulmaması yönünde protesto gösterisi yapmıştı.
Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble'yi de Müslümanlar üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarını çarpıtarak açıklama yapmakla eleştiren Erkayhan, şunları kaydetti:
“Kurban Bayramı'nın ilk gününde Schaeuble'den bayram kutlama mesajı bekleyen Müslümanlar, Schaeuble'nin, Almanya'daki Müslümanlarla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını içeriğinden farklı, neredeyse çarpıtarak vermesiyle sarsıldılar. Araştırma sonuçlarının yanlış yorumlanması, Müslümanları adeta demokrasi karşıtı ve İslamiyet'i de adeta bir sorun haline getirmektedir.”
Erkayhan, bu gelişmelerin Kurban Bayramı zamanında olmasının, ülkede yaşayan Müslümanların kültürlerine değer verilmediğini ve saygı gösterilmediğini gözler önüne serdiğini kaydetti.
Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, araştırmanın ön sözünde “ciddiye alınması gereken bir İslamcı radikalleşme potansiyelinin mevcut olduğuna” dikkati çekmiş, ancak radikalleşmenin ve demokrasiye karşı çıkan Müslüman olmayan insanlar arasında da bu oranın yüksek olduğuna değinmediği gerekçesiyle Almanya Müslümanlar Koordinasyon Kurulu (KRM) tarafından da eleştirilmişti."
Almanya ,yandım Ali filminde; bir Alman subayına tokat atılan sahne için kıyametler kopartmıştı. Aynı Almanyanın ALEVİLİK hakkında hiç bir şey bilmeksizin bu senaryoyu çektiğine inanmıyorum. Hükümetimiz ALEVİ inancıyla alakalı kanunu acele çıkartmalıdır diyorum . Düşman uyumuyor maalesef.
Suan Almanya disinda bulundugum icin TATORT'u izleyemedim.
Schäuble'ye diyecek pek birsey bulamiyorum,Almanyada eger bir sekilde"radikallesme" var ise en büyük sorumlusu Alman hükümetleridir.Türk göcmenlerinin ne ilk nesiline ne de simdiki nesillerine sahip cikiliyor.
Alman belediyeleri kasten ghettolasmayi destekliyor,sonrasinda ise Türk göcmen cocuklarinin yetersiz almanca bilgilerinden sikayet ediliyor.
Ben ikinci nesil bir göcmen cocuguyum,Almanya hala bizlere "misafir" olarak bakmakta.Kalici olmamiz pek istenmiyor .Üniversite hayatimda cokca "vataniniza geri dönecek misiniz?" sorusuyla karsilastim...Hala Almanyada dogup büyümüs ve okula gitmis,almancaya türkceden cok daha iyi hakim olan birine hergün sorulan sorular bunlar.Almanya biz türk kökenli Almanlari ne zaman hazmedebilecek ve kabul edecek cok merak ediyorum!
Almanyanin doktorlari,avukatlari,mühendisleri,futbolculari,müzisyenleri ve sinemacilari artik türk göcmen cocuklari,ve hala misafir muamelesi ediliyor bizlere.
Almanyanin en büyük "göcmen" grubunu olusturuyoruz,ama müslümaniz ve kabul edilmeyisimizin en büyük nedeni de bu.Alevi veya Sünni ayirimi yapilmiyor Almanlar. Türk= yabanci,müslüman.
Tabu yikma kismina gelince:Almanyada ve Batida yikilabilecek Tabu kalmadi,en azindan benim izlenimlerim bunlar.Bu yüzden olsa gerek bizim tabularimizi yikma geregini hissediyorlar.Ara sira alman TV sinde sacma-sapan,biz türklerle yakindan uzaktan alakasi olmayan belgeseller,filmler cikiyor...tek amac kiskirtmak ve "tabu yikma" görünümünde bizim degerlerimize saldirmak,onlari yikmak.
Degerlerimiz kismen zarara ugradi,ama hala zayif denebilecek noktada degil.Almanyadaki diger azinliklara bakildiginda kendi kültürlerini muhafaza edebilen nadir etnik guruplar arasindayiz.
Ücüncü nesilde olup da hala nerdeyse ana dili gibi italyanca konusabilen bir Italyan bulmak zor artik Almanyada.
Suan N.Y.'dayim,bakkal amca Italyan,ikinci nesilden ve bir kelime italyanca bilmiyor...biz türklerde,hangi ülkeye göcmüs olsalar dahi pek rastlanilmayan bir durum.
Cok uzattim biliyorum ama son bir cümle:biz biz oldukca ne bizi,ne de "tabularimizi" yikabilirler...biz degerlerimize de kendimize de sahip cikalim yeter ki.
Tepkisizlik olayına katılmıyorum sn peruza. Amacı belli olaylar bunlar. Kışkırtmak, koprabildiği kadar bir şeyler koparmak bizlerden...
Bunun gerçekleşmesi ne kadar yankı uyandıracağına bağlı. Çok fazla tepki alması onlar için beklenilen/istenilen bir durum olmalı. Askıda kalmaması için, daha fazla kişiye ulaşılması için. Tepki kimin işine yarar düşünmeli bence.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız