Kayıt: Feb 23, 2007 Mesajlar: 493 Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı
Tarih: Sal Arl 04, 2007 12:34 am Mesaj konusu: Batı ile uyuşmayan mezhebimiz...
Batı ile uyuşmayan mezhebimiz...
Batılılarla uyuşmayan bir mezhebimiz var. Batı, dünyanın başka yönüne doğru hareket ediyor. Biz birbirimize doğru hareket ediyoruz. Onlar rahat huzurlu çalışmaya çalışıyorlar. Biz daha kardeşçe, daha ailece yaşamaya çalışıyoruz; birbirimizin yüzüne bakmayı çok seviyoruz.
Günlük hayatımızda bizi birbirimize bağlayan ''gözün aydın'' diye küçük bir töremiz var. Çocuğun olduğu zaman ya da güzel bir iş yaptığın zaman sana ''gözün aydın''a geliriz. Ya da sen bir dükkân açtığın zaman, bir iş kurduğun zaman, ''hayırlı olsun'' geleneğimiz vardır. Güzel törendir. Mesela ''Allah kavuştursun'' geleneğimiz vardır. Bir yakınımızın oğlu askere gider ya da gurbete çıkarsa babasına, annesine ''Allah kavuştursun''a gideriz.
Bizim evde tek kitap yoktu ama bunlar vardı. Anneme sorardım
-''Anne nereye böyle alelacele?''
-''Oğlum Allah Kavuştursuna'a gidiyoruz.''
-''Anne nereye?''
-''Oğlum başın sağ olsuna gidiyoruz.''
-''Anne nereye''
-''Oğlum göz aydına gidiyoruz''
Bütün bunlar küçük ve sosyal törelerimizdir. Bugün İran'dan, Pakistan'dan ya da Almanya'dan birisi bizim sokağımıza gelsin, bir dükkân açılışına gitsin, ''hayırlı olsun'' desin, bir tebessüm etsin... Bu kadar basittir. Toplumumuzda taziye vardır. Taziye deyip geçmeyin. Bir insanın yarası akar, hepimizin yarası akar. Babası ölmüş, annesiölmüş, çocuğu ölmüş insanlara başsağlığına gidin, o yaranın hızla kapandığını görürsünüz. Çünkü ancak sosyal tutkal, sosyal heyecan, ortaklık, arkadaşlaşma o yarayı birkaç küçük cümleyle kapatır. Çünkü biz herkesin sevincine ve üzüntüsüne ortak oluruz.
...
Batılılar, her insanı ayrı sever, mesafe koyar. Kendi birey sağlığı için ''birey'' diye bir kavram ortaya sürüyor. Anlıyoruz ki demokrasiye yeni bir tanım getirmemiz lazım. Bu demokrasi, bireyden hareketle kurulmuş bir demokrasi. Bence Doğu ile Batı arasındaki en büyük kavram farklarından biri de budur. Onlar bireyden hareketle bir demokrasi kuruyorlar ve sonra etnikten azınlıktan, bölgeden hareketle bir tarife gidiyorlar. Biz ise aileden, cemaatten, şehirden, sosyal dayanışmadan yana bir tarif bulmak zorundayız.
...Biz küstah değiliz, biz bir sınıf kültüründen gelmediğimiz için kendimizi başkasından üstün görmüyoruz. Ayrı gayrimiz yok. Şimdi burada yüzlerce sayfa Mevlana konuşmamız lazım. Biz hiç bir canlıyı dışlamayız. Çünkü hepsi Allah'ın bir parçası, vahdet-i vücuttur. Biz yaratılmış bütün canlıların, Allah'ın vücudundan bir parça olduğunu biliriz; neşemiz, sevincimiz, üzüntümüzün, ortak olduğunu düşünürüz.
Hayata bu kadarbaşka bakan bir kültürle, hayata birey olarak bakan insanların siyasetlerinin, demokrasi ve özgürlük tariflerinin farklı olacaktır.
(Nihat Genç -Aşk Coğrafyasında konuşmalar kitabından alıntılanmıştır.)
Bizim gibi peş peşe ekonomik kriz yaşayan ülkelerde yağmalama, isyan, hırsızlık artmıştı da "sayın IMF yetkilileri" bizde neden böyle şeyler olmadığının derdine düşüp araştırma yapma ihtiyacı duymuşlardı.
Görülmüş ki bizde işsiz kalan oğul çoluk çocuğunu toplayıp baba ocağına dönebilmiş, komşu ekmeğini paylaşmış kimse kolay kolay birbirine sırtına dönmemiş.
Buna çok ama çok şaşırmışlar. Biz hiç şaşırmadık. Çok şükür ki hala "komşumuz aç yatarken uyuyamıyoruz."
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız