Kayıt: Feb 23, 2007 Mesajlar: 497 Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı
Tarih: Sal Arl 04, 2007 12:32 am Mesaj konusu: Batı İttifak etti, bizim rengimiz sağlam...
Batı İttifak etti, bizim rengimiz sağlam...
Bir gün Nasreddin hoca'ya Subaşı gelmiş demiş ki: ''Padişah yemek tarifi istiyor, herkes bildiği güzel bir yemek tarifi versin.'' Herkes gibi Nasreddin Hoca da bir yemek tarifi veriyor: ''Balın içine sarmısak....'' Subaşı da alıyor tarifi gidiyor. Sonra bakıyor ki çok saçma bir yemek. Yapıyor yemeği, Nasreddin hocayı çağırıyor. ''Bu tarifi siz yaptınız, balın içine sarmısak... Buyrun yiyin. Nasreddin Hoca ıkına sıkına bir lokma alıyor ama hemen tükürüyor. ''Niye yemedin?'' diyor Subaşı. ''Ben'' diyor Hoca. ''İlginç bir tarifin, güzel bir tarif olacağını düşündüm ama şimdi pratiğine bakıyorum, yanılmışım olmamış.''
''Alanya, Kaş ne güzel'' diyen Almanlar,İngilizler ve diğer yabancılar gelmiş Batı sahillerinde yaşıyorlar. Biz, dünyada karışmayı en çok seven milletiz. Kimliğimizi hatta şehirlerimizi karışarak oluşturmuş bir kültüre sahibiz. Fakat bu insanlar Alanya'da Kaş'ta, Kalkan'da etraflarını ayrı seviyorlar... Bir çocuk parkı yapmak için Alanya Belediyesi'ne gidiyorlar ve çocuk parkı istiyorlar. Belediyede arazi veriyor. Fakat buraya Türk çocukları gelmesin diyorlar. Kendi çocuklarını Türk çocuklarından uzak tutan anlayış... Fatih döneminde bu anlayışa güzel bir örnek vardır
Cenevizlere bir mahalle veriyor. 3-4 yıl sonra Cenevizlilerin mahallenin etrafına duvar ördüğünü görüyor. Fatih de kızıyor buna. ''Yıkın bu duvarı'' diyor.
Sonuçta bu insanların dışarıyla arasına mesafe koyan, başkasıyla sosyal ve kültürel anlamda karışmayan bir yapıda oldukları açıktır. Batı bunun açısını çekiyor. Belki de Batı hukukunu incelememiz lazım. Demokrasi ve hukuk anlayışları, herkesin yerini hayvanat bahçesinde olduğu gibi belirlemeye çalışıyor. Batı'nın demokrasisi bir nevi ''hayvanat bahçesi'' demokrasisidir. Yani Leylekler ayrı otursun! Azınlıklar, etnik mezhepler, herkes ırk-biyolojik tanımlamaya göre oturuyor.
Oysa aydınlanma felsefesi, modern toplumun hukuku ''herkes eşittir'' diyor. Bir nevi insanız ama 15-20 yıldır bize insan demiyorlar. Bize Şii,Alevi, Laz diyorlar. Batı'da demokrasi ve özgürlük tarifi yapanların, azınlık etnik, laflarının özgürlük olduğunu söylerken ağızları sulanıyor. İnsanlığı daha çok karıştırmamız gerekirken, onların bu ayrımcı, bölücü yaklaşımları; sokaklarımızı, camilerimizi, kubbelerimizi, aile hayatımızı ikiye bölüp paramparça eden tutumları ve Gürcistan, Saray Bosna, Beyrut, Kudüs, Bağdat örneklerinde yaşayan siyasi hamleler, ülkemize yapılmış büyük ihanettir.
Ancak gerçekleri değiştirmeye onların gücü yetmez.Kardeşlik kültürü bu topraklarda pazarlarda kurulur. Birçok şehirlere bakarsan, buralarda karma karışık olmuşuzdur. Bu bizim ayrı gayri olmayan bir şehir kültürüne sahip olduğumuzu gösterir. Medeniyet bir arada durmaktır. Biz medeniyetten şehrianlarız. Şehirde karmakarışık ama sosyal huzur, bereket, dirlik ve düzen içerisinde oturan insanlar şehirli ve medenidir.
Batı'nın hukuk ve demokrasisi şehirde oturamıyor. Kahire'nin, İstanbul'un tarihine bakalım, bir de New York'un, Londra'nın tarihine bakalım. Batı, dünyanın önüne mülteci ve göçmen sorunlarıyla çıkıyor. Dışardan gelenleri dışlıyor ya da düşmanca bakıyor. Onlarla arasına mesafe koyuyor ve dünyaya bir entegre sorunu olduğunu söylüyor. ''Meksikalılar, Kızılderililer bize entegre olmadı'' dedi Amerikalılar. Sonra ''Latinler olmadı'' dedi, sonra da Çinliler, Orta Asyalılar, Afrikalılar için aynı şeyisöyledi. Şimdi Paris'te ''Türkler'' diyor, ''yabancılar'' diyor, ''Müslümanlar'' diyor. Ve ''bizim yüksek kültürümüz var ve bu kültürü sizanlamıyorsunuz'' diyorlar. Başka ne diyorlar ''Sizin kültürünüz iptidaidir, ilkeldir.'' Sizin kültürünüz bizim için egzotik değerdedir, yani ilginçtir tuhaftır...
Kendisine fazlasıyla güvenen ve kendi kültürünü aşırı merkeze almak, Batı şehirlerini infilak ettirdi. Batı'da artık bir şehirden konuşamayız. Bu şehirdeki hakları, özgürlükleri konuşurken, onlar sürekli bize ''insan hakkı'' diyorlar ama insan hakkı yok ortada. Araplar, Türkler, Meksikalılar, Latinler, Afrikalılar gibi milletler arasında bu kadar ayrım yapan, bu kadar vurgulayan insanların insan hakları olmadıkları açıktır. Bu kavramların altına yeniden girmek zorundayız. Yani bizde demokrasi herkesedir; ülkemizdeki yoksulluk, kültürel haklar, dini haklar herkes için olmalıdır. Ama bu tarifi biz etnik ayrımcılık gibi yapamayız.
(Nihat Genç -Aşk Coğrafyasında konuşmalar kitabından alıntılanmıştır.)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız