| Yazar |
Mesaj |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 5:14 pm Mesaj konusu: Hiç Ağlayan Hayvan Gördünüz mü? |
|
|
Ben gördüm...
Hatta hala ağlıyor, bağıra çığıra. İki kangal köpekten biri öldü geçen hafta. Zavallı köpek kendine gelemedi bir türlü. O da ölecek diyorlar... Öyle diyor sahip... Elden ne gelir... Gelen elden mi gelir?
Bir gece yarısı hayvanın feryadından hepimiz balkonlara doluştuk. Ağlayanın kim olduğunu ayırdetmeye çalışıyordu mahalleli... İnsan mı? Hayır, hayır insan olamaz, peki bu ses kimden geliyor?
Sesin sahibi dilsiz bir köpek...
Yardım edilebilinir mi?
Elbette
Ama nasıl?
Bir torba soru işareti...
O, hayat arkadaşının yasını tutuyor belli ki...
En son care tarafından Sal Arl 18, 2007 4:48 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
zeytinagaci KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Mar 08, 2007 Mesajlar: 566 Nereden: kocaeli
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 8:24 pm Mesaj konusu: |
|
|
Dedemin bir tavuğu ve bir horozu vardı. Horoz öldükten sonra tavuk hiçbir şey yemedi, yürümedi, ses çıkarmadı. Çok geçmeden öldü o da.
Heralde eşinin üzüntüsünden dediler. |
|
| Başa dön |
|
 |
mhmt Yazar

Kayıt: Oct 24, 2007 Mesajlar: 222 Nereden: Denizin Kıyısından
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 9:58 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bende gördüm!
Rahmetli kuzenimin köpeği... efe
Kuzenim 9 temmuz 2005 tarihinde Hakkari/çukurca da aracın uzaktan kumandalı mayın ile patlatıldığı sırada şehit olmuştu.
Ankara'da oturuyorlardı şehit olduğundan 4 gün sonra, evde mutfakta oturuyorduk teyzem diğer kuzenim ben ve aileden bir kaç kişi daha efe geldi teyzemin yanında durdu ve birden iki ayağını da masaya koydu gözlerinden yaş akıyordu ve 2-3 dakika ön ayakları masanın üstünde gözlerinden yaş gelmeye devam etti...
Dilim tutuldu...
bir şey diyemedim işte bu köpek ülkemizde yaşayıp da ülkemizi bölmek isteyen köpeklerden daha şerefli dedim kendi kendime... |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 472
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 10:17 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir kuzu bilirim köyde annesi ölünce bir başka koyunu anne belletmişler ona, sütü var diye. Meğer onun da yavrusu yaşamamış.
Olay gözümün önünde oldu. Tam bir koyun klasiği; küçük sürü içinde birinin paniklemesiyle hepsi birden yola doğru pervasızca koştu ve koyuncuk bir kamyonetin altında kaldı. Maalesef ölmemişti koyuncuk ama organları dışarı çıkmıştı. Usul usul ağladı can acısıyla. Ama asıl kuzucuk... dört dönüyordu etrafında anasının. Ne çok yaklaşabiliyordu ne uzaklaşabiliyordu. Acısı sesinde yakarış gibiydi. Konuşuyordu sanki "medet" diyordu "annem" diyordu "ne oldu" diyordu "ben anlamadım" diyordu.
Şimdi o kuzucuk akranlarına göre daha bir olgun halli midir, onun sütünden yapılan yoğurt daha bir leziz midir acaba(!)
Hülasa acı insana yakışıyor da, hayvanlara kesinlikle hayır.
En son peruza tarafından Cmt Ksm 24, 2007 10:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
yasemin111 KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jul 31, 2007 Mesajlar: 702 Nereden: Bataklık...
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 10:30 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Aynı akvaryumda yaşayan iki balıktan biri öldüğünde diğeri ağlamış mıydı bilmiyorum ama o da çok yaşamadı. |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 10:38 pm Mesaj konusu: |
|
|
Hayvanların acı çekerken ağlamaları, insanlarda olmayan bir çaresizliği resmeder. Belki bana öyle geliyordur. Ama insanlar acı çekerken, yas tutarken bir başkaldırıyı her zaman yanceplerinde taşırlar. Cepleri karıştırana bir şamar gibi indiriverirler ansızın...
Ama hayvanlar öyle mi? Onlar başlarına gelene bir anlam veremezler ama ağlayarak şaşkına çeviriverirler bizi.
Hiç unutmam, yavrusunu karnında taşıyan bir ineğin ayağı araba kapısına sıkışmıştı. Hastaydı ve iyileştirilmesi için başka bir yere götürülmesi gerekti. Bütün acısına rağmen, yüzü gözyaşları içerisinde öylece duruyordu. Hiç ses çıkardığını duymadım, sadece inliyor ve ağlıyordu.
Ben de ağladım... |
|
| Başa dön |
|
 |
warlord Yazar

Kayıt: Apr 10, 2007 Mesajlar: 162 Nereden: Oradan, buradan, her yerden...
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 4:09 pm Mesaj konusu: |
|
|
Komşumuzun atı vardı. Çok kötü döverdi. Defalarca hayvanın gözlerin yaş geldiğini görmüştüm.
Komşuma ne mi oldu?
Ele düştü sürüne sürüne öldü |
|
| Başa dön |
|
 |
YAZARIM KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Mar 13, 2007 Mesajlar: 1333 Nereden: TAŞLITARLA
|
Tarih: Pzr Ksm 25, 2007 3:35 am Mesaj konusu: |
|
|
DEDEMİN KÖPEĞİ
Dedem hurda alıp KOÇ' a satardı. Taşlıtarla' nın en zenginlerindendi o zamanlar. Devlet bankasının müdürü dedem parasını bankaya yatırsın diye yapmadığı yalakalık, atmadığı takla bırakmazdı. Dedem...Evlatlarından çok Co' yu severdi. Kasaptan aldığı etle beslerdi bu kara ve sadık köpeği. Arka bahçede bağlı olduğu halde bahçe kapısını açan yabancının kokusunu alır ve anneannem gelene kadar havlardı.
Bayramlarda korktuğumuz halde arka bahçeye gider, duvarın köşesinden ona gizlice bakardık. Bizi göre gizlice...Bizi beklerde kerata, başlardı havlamaya, kaçardık anneannemin eteklerine...
Hurda işini arka bahçede yapmaya başladı dedem. Bizim şoparlar hurdaların içine taş koyardı. Dedemi uyardığımız halde tartıdan kaçmaktan korkardı.
Kalbi yavaş yavaş kondisyon yitiriyordu...Çarşamba pazarının kurulduğu gün ki pazar evlerinin önünde kurulurdu, meyhane arkadaşlarını görmeye diye yola koyuldu. Bir kaç saat sonra Co avazı çıktığı kadar ağlamaya, ulumaya başladı. Pazar esnafı hayra yormadı. Çünkü o yıllarada meydana gelen debremi de Co haber vermiş ve mahallede dilden dile dolaşmıştı.
Co' nun gözlerinden yaşlar akıyordu...Anneannem herşeyi farketmiş ve beklediği kötü haberin gelmesini bekliyordu, çok geçmeden dedemin kalpten öldüğünü öğrenecekti...
Co, 1 hafta ağladı...Zaten yaşlıydı. Bir kaç ay sonra O' da rahmetli oldu. Dedem öldükten sonra mahallenin kabadayısı Co, hayata küstü. Duvara tırmanan ve ayvaları kopartan veletlere bile dönüp bakmadı. Co, çoculuğumuzun korkusudu. Sadık bir dost olduğunu anlamamızı ve korkularımızı gömmmize bu duyguları neden oldu.
Dedemlere ziyarete giderken ofsayta düşüp bahçe kapısından dalgınlıkla girişimizde peşimizden kovaladığını hiç unutmam.
***
GARİP
Bahçemize 7-8 çocuk sürüsü koşarak girdi. ''Hayırdır ne oluyor'' diye çıkıştık. Elinde sopa olan bir çocuk, köpeğinin odunluğumuza girdiğini söyledi. Yermiyiz be! ''Vermiyiz'' deyip kovaladık piçleri. Odunluğa girdik ve cılız, 6-7 aylık krem renginde bir sokak köpeğinin odunlukta korkutan titreyerek bize baktığını gördük. Kovalamaya çalıştık yok çıkmaz dışarı. Babamı bekledik...Bu sefer babam denedi, çıkmıyor hayvan. ''Bırakın hayvan kalsın'' demesine annem; ''kömür nasıl alacağım?'' diye çıkışınca ben kömürünü alırım yanıtı ile çözümü getirdi.
Annem başta sevmedi ama adını da annem koydu. Garip! Garip, hanımefendi olunca mahallenin delikanlıları peşini bırakmadı. Seri imalata başladı en kısa zamanda. İlk parti piyasaya sürülünce bakacak insan aradık. 5 yavrudan ikisi kayboldu üçüne bakmak bize kaldı.
Mahallenin kabadayıları azgın. Hergece köpek kovalıyoruz bahçeden. Hırlaşırlar, havlarlar, kavga ederler...Eee bizim zillide güzel kızdı hani.
Baktık kimse başa çıkamıyor bu olanlardan, sonunda Garib' i Belgrat Ormanına bırakmaya karar verildi. O zamanlar İstanbul' da su sıkıntısı yaşanıyor ve her hafta sonu ormanlardan bidonlarla su alınıyordu. Ormanda mangal ve rakı keyfi olmasa kimsenin su almaya niyeti de yoktu.
Sabah ormana gidilecek. Bu sefer su görevinin yanında bizim Garib' i bırakma işide var.
Garib' in gözlerindeki masum bakışları hiç unutamam. Biliyordu zilli neler oluyor neler bitiyor. Zorla kamyonete bindirildi. Kamyonetin arkasında bize bakarak ağlıyordu. Kulaklarını eğmiş yapmayın diyordu...
Her hafta su almaya giden babamlar bizide almaya başladılar. Rakı masasından kalan kemikleri Garib' e ellerimizle biz veriyorduk. Yavrularının sayısını hatırlamıyorum ama bir koloni kurmuştu... |
|
| Başa dön |
|
 |
Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2128 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Pzr Ksm 25, 2007 11:26 am Mesaj konusu: |
|
|
Bir jokeyle yapılan mülakatı okumuştum. Birinci gelemeyen yarış atları ağlayabiliyormuş.
Bir de eskilerde izlediğim bir haber. Balıkesir'de sahibi tarafından kötü davranışlara, sopalara maruz kalan at denize atlamıştı. Yani intihar etmişti. Ama iyi insanlar tarafından kurtarıldı. |
|
| Başa dön |
|
 |
turuncu KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Aug 27, 2005 Mesajlar: 511
|
Tarih: Pzr Ksm 25, 2007 5:07 pm Mesaj konusu: |
|
|
cocuktum;
bayram -bicak-koyun |
|
| Başa dön |
|
 |
kinalikuzu Yeni Üye

Kayıt: Oct 06, 2007 Mesajlar: 33
|
Tarih: Pts Ksm 26, 2007 12:30 am Mesaj konusu: |
|
|
| Gördüm. Lojmanda oturuyorum ve bu nedenle tüm apartmanda tadilat başladı kapılar pencereler aynı anda değiştirildi. Gürültüye hiç alışık olmayan, kedim Tarçın, birden kayboldu. Çünkü kapının o kadar açık kalmasına hiç alışık değildi belki birden şaşırdı. 8 gün sonra geldi ve o geldiğinde evde yoktum. Komşular almış içeriye. Bizi (oğlumla ben) görünce yaklaşık bir ,birbuçuk saat konuştu ve ağladı. Miyavladı demiyorum özellikle çünkü insanca olmasa bile kendi diliyle konuştu ve ağladı. |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Sal Arl 18, 2007 4:53 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bir kaç hafta önce hayat arkadaşını kaybeden köpek, şimdi mutlu mutlu havlıyor. Beklentimizi boşa çıkardı. İyi de oldu... |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 472
|
Tarih: Sal Arl 18, 2007 11:08 pm Mesaj konusu: |
|
|
| ne şanslılar sadece an'ı yaşıyorlar/ ne şanssızlar sadece an'ı yaşıyorlar |
|
| Başa dön |
|
 |
|