Tarih: Cum Ksm 23, 2007 12:22 am Mesaj konusu: Ne Çok Özlemişim...
İki katlı, kırmızı boyalı evimizin damında uyumayı özledim.
Gökyüzü bütün bereketiyle yıldızları kucaklatırken bize, kayan yıldızların nereye gittiğini sorguladığım günleri özledim.
Sivrisineklerin hışmına uğramasın diye çocuk bedenlerimiz, annemin özenle kurduğu cibinliğin altında uyumayı,
Gaz lambasıyla aydınlanırken babamın çehresi, sobada yanan kömürün kokusuna inat, iliklerimize kadar işleyen sıcaklığını özledim.
Köyümüzde elektrik olmadığı halde babamın televizyon keyfini aküyle giderme heyecanını özledim.
Elektriğin köyümüze getirtildiği günün heyecanını, çizgi filmlere, arkası yarın kuşaklarına yüklediğim derin anlamı özledim.
Kalabalık bir ailede çocukluğumun en haylaz, en uçarı ve en özgür yıllarını doyasıya yaşadığım anları özledim.
Gece geç saatlere kadar türlü oyunların içine gömülürken bedenimiz, bütün yaşanmışlıklarımın oyundan ibaret olduğunu hissettiğim zamanları özledim.
Gecenin karanlığında beyaz taşı aramayı özledim.
Babamın her bayram bize aldığı bayramlık elbiselerle uyumayı, kemik topuklu takunyalarımı, pembe çıtçıtlı naylon ayakkabılarımı, bayram şekeri toplamayı özledim.
Evimizin hemen yanında başı göğe değen iki koca dut ağacına salıncak kurduğumuz ve delice salındığımız günleri özledim.
Bağbozumunda üzümden nasiplenmesinler diye sabahın erken saatlerinde kuşları kaçırttığımız zamanları özledim.
Soğuk kış gecelerinde arılarımız donmasın diye, soğuk çok soğuk taşlara değerken minik ellerimiz, babamın endişeli çehresinde gördüğüm manayı özledim.
Yine kış gecelerinde topraktan yaptığımız bilyelerle beştaş oynamayı, karkuşlarını özledim.
Annemin onca çocuğu susturmak için başvurduğu ustaca söylemi özledim: “Susun dünyanın sesini dinleyin”
İlkokulda diktiğim ağacı sulamayı,
Binbir güçlükle edindiğim dergileri, kitapları ve defterleri ciltlemeyi,
Lise yıllarımı “özellikle kredili sistemi ” ve üniversite yıllarımı hele de üniversite yıllarımı çok özledim.
Yoğun kar yağışına aldırmadan, üç kafadar, şehrin sokaklarını arşınladığımız geceyi özledim.
Ve bellerine kadar pencerelerden sarkan yaşlı teyzelerin şaşkın bakışlarına gülebilmeyi…
...’la nargile içmeyi, Harput’un sükûnetini, dışarıda yemek yemeyi, öğrenci evinin fakir çok fakir sofrasını, soğanlı salçalı yumurta yemeğini ille de makarnayı…
Evet, geçmiş hiç bir zaman geri gelmeyecek...
Ama geleceğin basamaklarına tırmanırken ayak bastığımız ilk basamağın bizde bıraktığı etkiye haksızlık etmemek lazım.
Geçmiş özlenmek ister...
Hayat, geçmişten geleceğe bütün yaşanmışlıklarda piramit vazifesi görse keşke. Böylece daha çok korunacak, mumyalanabilecekti özlem duyulan bütün şeyler...
Hayat, geçmişten geleceğe bütün yaşanmışlıklarda piramit vazifesi görse keşke. Böylece daha çok korunacak, mumyalanabilecekti özlem duyulan bütün şeyler...
Bu gerçekten iyi bir fikir mi? Bilmiyorum...[/quote]
Çok doğru aslında.Özlem duyulan her şeye çok çabuk ulaşılırdı belki.Hayat daha mı tatlı olurdu ne ...Zaman geçtikçe özlenecek şeyler azalıyor sanki....Maddiyatçılık özlemleri küflendiriyor sanki...
Beni bulmak için ne güzel mesajlardı o çocuk küsmeleri.Barışın değerini anlayabilmek için...Yine çocuk olmak isterdim.Bağırırdım tüm büyüklere...Deli misiniz siz? Çocuklara bakın da hayatı öğrenin.
Özlerim çocukluğumu; sürekli bir işler yapmayı,istediğimi elde etme azmini,nedensiz yere mutlu olmayı...Özlerim bu yüzden çocukluğumu.
Çerçileri köy yolunda sabırsızlıkla beklerdik, horoz şekeri için... Geçenlerde bir kuruyemişçide gördüm bir düzine horoz şekeri, heyecanlandım. Hemen aldım bir tane: şeker sadece şeker bütün şekerler gibi şeker. Ama asla çocukluğumun Horoz Şekeri değildi...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız