“Ramses’in sakalı” isimli bir yazı yazmıştım netpano.com`da . Çıkacak olan üçüncü kitabımdan
bir alıntıydı bu yazı.Merak edenler
“Ramses’in sakalı” yazısını Netpano’da bulabilirler. Şimdi ise burada bu yazıda
geçen konuya bazı yeni bilgiler ilave etmek istiyorum.
Yazıda Ramses’in
sakalının çalınarakFiravun’un “gensel
psikolojik” analizinin yapıldığı belirtilmiş; bununla ilgili şehir ve mekanın
ismi de verilerek konunun esrar perdesi aralanmaya çalışılmıştı.
Pensilvanya’daki bir göl kenarında yaşayan, Mossad’ın güdümünde olan Yahudi
asıllı ve iş adamı görünümündeki Amerikalı bir adamdan bahsetmiştik. Ayrıca bir
hahamdan ve ilişkisinden söz etmiştik. Bu yazıdan birkaç ay sonra Pensilvanya’da göl kenarındaki bir malikanede
Sarkozy’nin malikane sahibi Mike Appe ile tatili bütün dünyayı karıştırdı. Tabi
başta Fransa’yıda.
İŞTE GÖL KENARINDAKİ ÜNLÜ MALİKANE
Nasıl olur da
Fransa’nın Cumhurbaşkanı Pensilvanya’da, bir göl kenarında ve Bush’un evine
yakın bir mevkide böyle bir tatil yapar? (Tabi sözde bir tatil)
Gazetecilere
yakalanan Sarkozy’nin çok sinirli olduğu ve kızgın bir şekilde bağırıp
çağırdığı yansıdı medyaya daha sonra.
“Melami savaşları”
kitabımda Şeytanîlerden (Yahudi ırkına mensup), Haçlı konseyinden, Vatikan’dan
ve bunlarla mücadele eden Hilalîlerden bahsetmiştim.
Kısaca:
- Bu insanlık düşmanı
İsrail finanslı Şeytanîler ve Haçlı konseyi, yeryüzünde İslam ve insanlık
düşmanı fitnelerin, savaşların ve projelerin sahibidir.
- Kürdistan İsrail’in; Avrupa birliği ise Vatikan ve Haçlı
konseyinin projesidir.
- Kürdistan haritaları Türkiye’nin de büyük bir bölümünü
almış şekilde, dünyada hemen hemen her yerde yayımlanır.
- Aynı şekilde Haçlı konseyinin de emeli olan “Büyük
Ermenistan Projesi” tıpkı sözde Kürdistan haritaları gibi aynı bölgeleri kendi
toprakları olarak gösterir.
Ayrıca
Gözler Türkiye’de, Türk ordusunda ve İstanbul’da...
- Şeytanîler (İsrail’in) ile Haçlı konseyi arasında da bir
rekabet vardır; hem insanlık üzerindeki emellerinde hem de yurdumuz üzerinde.
Bizim için küfür,
tek millettir. Fakat bu rekabeti; yani aralarında olan mücadeleyi de anlamazsak
gardımızı iyi alamayız.
Katıldığım bazı
program ve gazete röportajlarında bütün bunlardan bahsetmeye çalıştım.
Gelelim ana
konuya:
İsrail tarih
boyunca dünya sahnesine sembolik birer proje olarak bazı şahsiyetler çıkardı.
Bunlardan biri 2007 versiyonu olan Sarkozy’dir. Tıpkı Hitler’in ayrı bir
versiyonu gibi. Fakat amacı Hitler’inkinden farklı.
Planı,
Avrupa Birliği’ni
Yahudileştirmek ve yönetmek.
Burada 1O Temmuz 2007 Salı tarihli Millî Gazete’sinden
“Avraam Burg İsrail’in ölümü ve Süt Kovası” başlıklı yazıdan kısa bir alıntı
sunmak istiyorum:
Haberşöyle:"
İsrail’de yayınlanan bir gazeteye açıklama
yapmış. Biz Türkiye Yahudilerinin yayın organı Şalom’dan aldık.
Açıklamasında çok önemli ayrıntılar var. Birincisi, Avrupa
Birliği’ne ilişkin.
Bakın Ünlü Yahudi siyasetçi Avraam Burg ne diyor:
“Avrupa Birliği Tevrat Kaynaklı bir ütopyadır. Birliğin ne
kadar zaman sonra sağlanabileceğini bilmiyorum ama tümüyle Yahudi temellere
dayandığı kesin”
Hukukta bir tabir vardı; “En kuvvetli şahitlik, Hasmın
şahitliğidir”
Bu şahitliğin üzerine başka ayrıntılarda ekleyebiliriz.
Avrupa Birliği’nin 12 yıldızlı bayrağını Paul Levi
adındaki Musevi asıllı bir Belçikalı’ya ait olması, 12 Yıldız’ın
da İsrail’in dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmış İsrail’in 12 Kabilesini
simgelemesi gibi…
Avrupa Birliği Hristiyan-Yahudi işbirliğinin en büyük
örneklerinden biridir. Ortak düşmanları ise İslam Dünyasıdır. Hasmın şahadeti
ortadadır. .
“İsrail öldü!” diyor Burg. “Henüz
haberi bize ulaşmadı ama ne yazık ki öldü…”
İsrail’in artık bir Yahudi ülkesi olmadığını söylüyor ve
İsraillilere kendisinin yaptığı gibi ikinci bir ülkenin vatandaşlığını
almalarını öğütlüyor. Kendisi de Fransız vatandaşlığı almış.”
Bu haber çok şey anlatıyor.
Bu projenin baş
kahramanı dünya sahnesine çıkarılmış 2007 model Sarkozy.
Aynen daha önce
çıkarılmış diğer figüranlar gibi.
Mesela: Che Guevara.
Desek ki bu şahıs İsrail kasabı Ariel Şaron’un akrabasıdır
ve Şaron da Che Guevara’nın dayısının oğlu. Che’nin annesi Rus asıllı Yahudi
Celia de la Serna Arjantin’e göç eder ve ismini değiştirir.( Theodor Herzl’e
bir Yahudi devleti’nin nerede kurulacağı sorusuna karşılık Herzl, iki öneride
bulunur: Filistin yada Arjantin.) Arjantin’in
başkenti Buenos Aires’te mühendis Ernosto Guevara Lynch ile evlenir. Bu
evliliktenChe doğar. Che’nin annesi
1965 tarihinde ölürken bu aile sırrını Che’ye verir belgelerle.
Che’nin dayısı
SamuilFilistin’de hayatını sürdürmüş.
Ayrıca Che’nin annesi Şaron’la birlikte yaşamıştır. Che 1960’lı yıllarda
İsrail’e sık sık gizlice isim değiştirerek giriyor. Ariel Şaron kontrolünde
buradaki dinî Yahudi okullarında eğitim alıyor. Sonrası malum: “Dünya
sahnesi”ne çıkarılıyor. Tıpkı daha önce çıkarılan onlarca figüran gibi.
Neyse dönelim
filmin karesine: AB’nin iki lokomatif ülkesi: Almanya ve Fransa. Yahudiler
AB’yi ele geçirme planlarında bir adım öndeler.
Angela
Merkel bir Yahudi. Papa Benedikt Yahudi. Sarkozy’de Yahudi.
Yani
“Şeytan üçgeni” kuruldu.
Haçlılar bundan rahatsız. Aralarında çetin bir mücadele
başladı ve ileride sonuçlarını göreceğiz.
Buraya bir not düşmek istiyorum:Sarkozy’nin babası değil, annesi Yahudi’dir ve Yahudilik anneden geçer.
Bilmeyenler varmış hâlâ.
Dikkat edin:
Sarkozy daha cumhurbaşkanı seçilir seçilmez “Akdeniz birliği projesi”ni
sundu. Haydaa... AB’yi daha tam kuramadan Akdeniz bölge devletlerini
birleştirecek ve lütfedip Türkiye’yi de bu birliğe önerecekmiş (!)
Ben de diyorum ki:
Sarkozy Bey!
Akdeniz’in hakim ülkesi biziz. Böyle bir birlik kurulacaksa onu ancak biz
kurarız. Lütfetme!
Tabi bu işin sırrı da şu
Sunulan bu Akdeniz projesi, sekteye uğramış “Büyük Ortadoğu
projesi”’nin farklı bir isim altında yeni sürümü; yani bir B PLANIbu proje. Tabii yersek...
Sarkozy, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm propagandasını
Türkiye üzerine yaptı. Problemi Türkiye ile. Çünkü o da biliyor ki,
Türkiye
engellenmezse ahir zaman’da Dünya
Hakim Devleti olacak.
Şimdi gelelim göl
kenarındaki malikanedeki muhabbete:
Tarih:8. 08. 2007
Saat:15.00 suları
Yer:Pensilvanya’da bir göl kenarı. Mike Appe’nin
malikanesi.
GÖL KENARINDAKİ BÖLGE WOLFEBORO`NUN GÖRÜNTÜLERİ
Cia ve Mossad kuş uçurtmuyor. Ama bizim kuş bir yolunu
bulmuş ve içeri çoktan girmiş bile...
Seçilmiş Şeytanîler ayinlerini yapıyor.
Sarkozy’ye Firavun“3. Ramses” ünvanı veriliyor. Gecede sapık bir
ayin gerçekleştiriliyor. Kafası kesilmiş yeni doğmuş bir bebeğin kanı içiliyor.
Tabi bütün bunlar Şeytanîler tarafındanbelli karelerle gizlice filme çekiliyor.İleride bir arıza çıkarılırsa
şantaj amacıyla saklanacak. 3. Ramses Sarkozy’ye telkinler yapılıyor. Bu arada
küçük bir ameliyat yapılacağı söyleniyor ve Sarkozy Avrupa’daki görevine
hazırlanıyor.
Yakında
Paris
gettoları yanar da isyan çıkarsa,
yeni terör olayları Avrupa’da İslam ve göçmenler adına olursa
şaşırmayın.
Yakında
Avrupa’nın kaynadığını görebiliriz.
Burada
yine AB hayranlarına küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum:
AB diye bir şey yok. Ne olduğu belirsiz projeler var.
İngiltere
pusuda. Herkes kendi oyununu oynuyor.
Örneğin bir haberin analizi:- Rusya Gürcistan’a bomba atmış; ama patlamamış. Gürcistan’ın ismi
Corciya’dır.(Georgia). Ayrıca ABD’de bulunan Georgia eyaleti de ABD’ye ilk
katılan koyu Hristiyan bir eyalettir. Gürcistan Kafkasya’nın barutu ve ajan
yuvasıdır.
- Bu arada Azerbaycan da Karabağ’ı geri almak için fırsat
kolluyor.
- Kafkasya kaynar kazan; adeta kıvılcım bekliyor.
Yani
Ortadoğu,
Irak derken buralar unutuluyor.
- Gürcistan; yani Corciya’da Şeytaniler ve Haçlılar projeler
hazırlıyorlar.
- ABD Kafkasya’ya adım atmak için burayı seçti. Rusya bu işe
ne der; bunu daStratejistler
cevaplasın.
Tüm bu yazdıklarım belki de bir masaldan ibaret. Bizden sadece
anlatması.
Ayrıca
- 2. Abdülhamit’i tahtan indiren altı kişiden biri olan
Emanuel Karasu kimdir?
- Sarkozy ile akrabalığı ne boyuttadır?
- Sarkozy’nin İstanbul’daki akrabaları kimlerdir?
Araştırın ve bakın!
Ne sürprizlerle karşılaşılacak...
Sevgilerimle...
Oktan Keleş/ Netpano.com
***
Bu yazarın MELAMİ SAVAŞLARI isimli kitabı çıktı.Oldukça enteresan bilgilerle bezeli bir kitap. Bu ve bunun benzeri türdeki kitaplar ve kitapların yazarlarında artış var. Belki alıcısı olduğundan , belkide yazılması gerektiğindendir diye düşünüyorum. Bu "AHİR ZAMAN" mesellerinin çoğalması ,hayra alemet olsun.
Anadolu topraklarında şu sıralar çok ciddi anlamda, büyük bütçelerle bir araştırma yapılmakta. Bu araştırmaya NASA Pentagon ve MOSSAD gibi bazı kurumlarda gizlilik derecesi en üst düzeyde destek vermekte.
Araştırdıkları konu ise Sümerlerin Tarihi.
Bunda ilk bakışta ne var denilebilir.
Bilimsel tarihsel bir araştırma gözüyle bakıla bilinir.
İnsanlık tarihine ışık tutacak bulgular, bilgiler gün yüzüne çıkarılıyor diye kamuoyundan da destek bile verilebilinir.
Ancak işin aslı, madalyonun öbür yüzü böyle değildir.
Sümer tarihine duyulan bu ilginin aslı, insanlığa bilimsel tarihsel bulguları çıkarıp faydalandırmak değil, tam tersidir.
Nedenini kısaca şöyle anlatabilirim.
Neden Sümerler ?
Neden Urartular, Persler Romalılar değildi de.
Sümerler !
Nedeni şudur.
Sümerlere kadar bilinen tüm insanlık tarihi şunu söyler, insanlar avcı toplayıcı ilkel yaşamın en alt seviyesinde bir yaşam kültürüne sahipken birden bir şey olur.
Bir medeniyet mantar biter gibi biter.
Sümer Medeniyeti..
Birden biter dedik çünkü hiçbir alt yapısı daha ispat edilmemiş bir medeniyettir.
Bir anda sanki gökten inmiş gibi çağının en üst teknolojisine sahip bilgisine sahip benzeri olmayan bir medeniyettir bu.
Kısaca astronomi, tıp,araç gereç,mekanik bilgisi, sosyal kentleşme kültürü, alt yapısı bugünkü şehircilik anlayışına birebir uyan şehirleri,caddeleri, kanalizasyonları,ev yapıları, düzenli ordusu,Adalet mekanizması mahkemeleri daha birçok yaşam standardı..
Şimdi yapılan kazılardaki tabletlerin deşifresindeki kamuoyuyla paylaşılan bazı bilgilere göz atalım.
Sosyetenin varlığı,sabah kahvaltı öğlen yemeği alışkanlığı ve akşam mönüleri som balığı,et şarap,eğlenceye gitmek.
Müzik notalarının tümünün ilk defa kullanılması vs.
Burç sembollerinde bu medeniyetin ürünü.
Sümerceden bir kelime (Adem) çamur demek.
Bunun gibi birçok kelime eski ve yeni dillere evrim geçirerek girmiştir.
Şimdi buraya kadar şöyle sorunla biline bilinir.
Eeee ne olmuş yani ?
Olan şu bu medeniyeti birden bire meydana getiren unsur (BUĞDAYDIR)
Bildiğimiz buğday.
Çünkü bu medeniyete kadar daha öncede belirttiğimi gibi insanlık, Avcı toplayıcıdır.
Oysa bu medeniyet tarımı ilk uygulayan Tarım medeniyetidir.
Malum güçlerin araştırdığı konu, Sümerler bu üst seviyedeki bilgilere nasıl bir anda sahip olup ulaşıp insanlık devrimini sağlamışlardır.
Fantezilere değinmeyeceğim.
Hani şu meşhur uzaylılar masallarına….
İnsanlık devrimi işte malum güçler
Yeni bir insanlık devrimi yapmak istiyorlar.
Sümerler bu güne kadar bu devrimi getirdiler
.Buğday ekmek tarım,şimdi bunu kaldırıp yeni bir insanlık bilinci yaratma, beslenme alışkanlığını bir devrimle değiştirme..
NOT: Genleriyle oynan hormonlu tohumdur.
Bu projenin deney aşamasıdır.
Doğal olmayan sünni yiyecekleri insanlığa dayatma alıştırma ve buna bağlı bir kültür oluşturma..
Filmlerde konu olan hap yiyecekler gibi..
Evet şu anda insanlık düşmanlarının projelerinden biridir bu.
Güneş kararır sular çekilir yağmur yağmaz.
Toprak kalmazsa tarım olmaz.
Söylemleriyle.
Bu devrimi yapmak projeleri yakında plastik sentetik yiyecek reklamları çıkarsa şaşırmayın..
Bir şey daha paylaşmak istiyorum.
Malum güçler, Sümerler bu birden oluşan medeniyeti bu bilgileri nerden aldığını araştırıp dursunlar ben birazını söyleyeyim.
İşin sırrı HARUT ve MARUT adlı meleğin o devirde insanlara tüm bu bilgileri sunmasıydı.
Ve bir bilgiyi daha paylaşayım.
Kuran-ı Kerimde süreyi HADİD’ ten bahseder.
Hadidi indirdik buyurur.
Çoğu alime göre Hadid Arapça demirdir. Bu demire işarettir der.
Daha iyi araştırılıp derinine inilirse harfler ilminde bunun aynı zamanda buğdayı da işaret olduğu Buğdayı (Nimeti Rezzak) Allah’ın bizzat indirdiğini bulabilirler.
Gözlenen Sümer tabletlerinde elini göğe uzatmış buğday başağı olan figürlü insanların olduğu da malumdur.
Netpano com okurlarına Bir ip ucu daha vereyim.
Sümerlere kadar buğday tanesi bilinmez, Buğdayın oluşabilmesi Yaradanın gayb hazinesinden bir hazine olan yağmurun ve daha malum birçok etkenin bir araya getirmesiyle zahirde gökten indirmesiyle oluşur.
Evet harıl harıl Sümeroloji araştırılıyor.
Geçenlerde Gunnies rekorlar kitabına en çok ekmek un tüketen yeni buğday yiyen millet seçilerek girdik acaba
Sümerlerle bir akrabalığımız gensel olarak ta var mıdır diye ilgililere sunuyorum.
Tabii tüm bu bilgiler beni bağlar.
Beklide bir meczup rüyasından biri ama ben Allah hayır etsin diyenlere yazdım
Sevgilerimle
Oktan Keleş/netpano. com
***
Bu yazıyı okuyunca aklıma ,sümerolog; Muazzez İlmiyye Çığ, ismi geldi. Hani bir süre evvel, Sümerlerin medeniyetinde Fahişelerin Türbana benzer bir örtü ile örtündükleri safsatasıyla epeyce tartışılan kitabıyla gündeme gelmişti. Demek ki ,Sümerologların başka vazifeleri de varmış. Bakıyorum , belkide komplo teorisidir veya bizim öyle olmasını arzuladığımız mevzuların birbirine bağlanışları enteresan biçimlerde oluyor. Durduk yerde bir sümerolog olduğunu öğreniyoruz , hemde bizim toplumun değer yargılarını yerle bir eden ifadelerin sahibi olarak. Sümer medeniyetinin ve onun 90 küsür yaşındaki bir prof'unun olduğunu böyle enteresan yöntemle öğrenişimizin altındaki bit yeniğini öğrenip, irtibatlandırmamız için böyle bir yazıyı okumamız gerekiyordu. Teşekkürler , OKTAN KELEŞ.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız