Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 219 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Karanlıktan Görünen Dünya


Karanlıktan Görünen Dünya

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Ksm 11, 2007 1:38 pm    Mesaj konusu: Karanlıktan Görünen Dünya Alıntıyla Cevap Ver

Görmediği dünyanın resmini yapıyor

YUSUF BÜLBÜL

Allah vergisi yetenekler engel tanımıyor. Doğuştan görme engelli Eşref Armağan, dünyayı gönül gözüyle görüyor ve renkleri, şekilleriyle hiç görmediği nesnelerin birebir aynısını çiziyor.
“İtalya’ya götürdüler beni. Bir meydandı sanki bulunduğumuz yer. Bir sandalye bir masa. Önüme kartondan yapılmış bir nesne getirdiler. Yanında durduğumuz binanın maketiymiş. ‘Beş dakikan var. İnceledikten sonra çizmeye başla.’ dedi bir profesör. Önüme konan maketi elimle inceledim. Bir başka profesörün sesi duyuldu; ‘Bir kuşbakışı, bir önden görüntüsünü, son olarak da yanına gitmiş gibi düşünerek yukarıya doğru nasıl göründüğünü çiz.’ İlk iki resmi çizdim, hiç kimseden ses çıkmadı. Üçüncü resmi bitirdikten sonra profesörün ağlama sesiyle irkildim.” Yukarıdaki sözler doğuştan gözleri görmeyen ressam Eşref Armağan’a ait. Armağan’ın gözleri görmüyor, ama birbirinden güzel tabloları var. Üstelik eğitim de almamış. Okuma yazmayı sonradan öğrenmiş. Tüm dünyası elleri. ‘10 parmağım var, beşiyle bakıyor, beşiyle çiziyorum.’ diyor. Resimlerinde en ince ayrıntıları kaçırmıyor. Ressamların bile çizerken zorlandığı ‘üç kaçışlı perspektif’i başarıyla uyguluyor tablolarında. Tabii kendine göre yöntemleriyle. Öğrendiklerini kabartma olarak uyguluyor tuvale. Macun benzeri 15 dakikada donan bir maddeyle kabartma şekiller yapıyor, daha sonra resmini çiziyor. Kabartma çalışmasının nedenini şöyle açıklıyor: “Sergime görme engelli arkadaşlarım geliyor. Kabartma yaparsam, onlar da anlarlar.”



***

Onun mavisi soğuk, kırmızısı sıcak

Her ne kadar boya onun için çeşitli renkleri olan sıvıdan ibaret olsa da, sadece resimleri çizip bırakmıyor Eşref Armağan. Hangi rengi nerede ve nasıl kullanacağını da öğrenmiş. Sıcak onun için kırmızıyı ifade ediyor. Bir sobanın ateşi, mum ya da bir lamba... Soğuk ise maviyi temsil ediyor. Çalışırken tüm renkleri bir sıraya göre diziyor. Ya biri karıştırırsa! Bunu düşünmek bile istemiyor. Daha çok doğa resimleri çalışıyor. Nedenini sorduğumuzda, “Çiçekleri, kelebekleri, kuşları ve balıkları merak ediyorum.” diyor.

Eşref Armağan, diğer ressamların eserlerini fazla incelememiş kopya olur diye. Bir dönem Picasso’nun resimlerini kabartma olarak incelemiş ve çizmiş; ama hiç içine sinmemiş. Cisimleri öğrenmek için sürekli çalışıyor. Perspektifi öğrenmesi 10 yılını almış mesela. Küçük bir çiçeğin kocaman doğayı nasıl görünmez hale getirdiğine hâlâ şaşırıyor. Gözün önüne geldiği zaman kapatır demişler. Tüm bunları sorarak öğrenmiş.

En çok görmeyi istediği şeyi soruyoruz. “Çocuğumun ve eşimin yüzü. Sonra yaşadığım dünya.” diyor. Görmese de dünyanın pek çok güzelliğinden haberdar aslında Armağan. Çizdiği resimler, bunun en güzel örneği. Bu çalışmalarının altında yatanı ise şöyle açıklıyor: “Güzelliklerden haberdar olduğumu anlatmak, beş duyusu sağlam olup yaşadığı dünyayı fark etmeyenlere bir şeyler göstermek istiyorum. 48 yıldır, anadan doğma görmeyen birinin görselliğe dayalı bir sanatı nasıl başardığını ispat etmek amacım. Engelliler benim yaptıklarımı duysunlar ve hayata sarılsınlar. Hatta tüm duyuları yerinde olanlar, kendilerini sorgulasınlar.”

Dünyada adını duyurması onu mutlu etse de Türkiye’deki ilgisizlikten yakınıyor. “Belki bundan sonra olur.” diyecek kadar da hayata umutla bakıyor. Nedenini o da bilmiyor ilgisizliğin, ama kafasından geçenleri bizimle paylaşmadan da edemiyor: “Benim yaptığım görselliğe dayanan bir sanat. Böyle bir sanatı anadan doğma görmeyen birinin yapması, insanları şüphelendiriyor, altında başka şeyler var diye düşünüyorlar herhalde. Ama yabancılarda bu yok.” Ciddi görünümünün ardında şakacı bir kişiliği de var Armağan’ın. İlk yaptığı resimlerden biri Van canavarıymış. En rahat çalışmalarından biri olmuş. “Ne de olsa kimse gerçeğini görmedi.” diyor. Kültür Bakanlığı’nın kendisiyle irtibata geçmesini de isteyen Armağan, “Yurtdışından teklif geliyor ve dünyaya ülkemizi tanıtıyorum. Ama bazı etkinliklere katılamıyorum. Mesela İtalya’daki bir bienali kaçırdım.” şeklinde konuşuyor.


Sobacılıktan ressamlığa...

İstanbul’da dünyaya gelen Eşref Armağan, kendi kendine yazmayı öğrenir. Baca boruları keserek babasına yardım eden Armağan, 6 yaşındayken kalem ile çizmeye 18 yaşında yağlıboya resme başlar. 1994’te Joan Eröncel isimli Amerikalı bir hanım ile tanışan Armağan’ın hayatı tamamen değişir. Türk televizyonlarının dışında CNN ve BBC gibi yayın kuruluşları sayesinde pek çok ülkede adını duyurur. Discovery Channel tarafından belgeseli çekilir. Kendisi için bir de internet sitesi açılır. (www.armagan.com)

Zaman
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2128
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Ksm 11, 2007 1:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver







Başa dön
turuncu
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 27, 2005
Mesajlar: 511

MesajTarih: Pzr Ksm 11, 2007 2:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Küçük bir çiçeğin kocaman doğayı nasıl görünmez hale getirdiğine hâlâ şaşırıyor. Gözün önüne geldiği zaman kapatır demişler."

beynime beynime vuruyor bu cümle...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok MUHTEŞEM DÜNYA! kukulkan Genel 56 Çrş Şub 13, 2008 6:30 pm
Yeni mesaj yok DÜNYA DAVOS'TA PEKİ GERİ KALANLAR...? sabandal Güncel Olaylar-insanlar 3 Çrş Oca 23, 2008 8:35 pm
Yeni mesaj yok 2010 Dünya Kupası Grup Eşleşmeleri 08parpali Güncel Olaylar-insanlar 6 Pts Ksm 26, 2007 10:02 am
Yeni mesaj yok DÜNYA GÖRÜŞÜM Poe Genel 18 Pzr Ekm 14, 2007 9:25 am
Yeni mesaj yok Düttürü Dünya ANLAM-SIZ Yerli Filmler 2 Cum Ekm 05, 2007 1:28 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke