Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 56 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Guantanamo Mahkumu : Murat Kurnaz


Guantanamo Mahkumu : Murat Kurnaz

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ekm 12, 2007 12:59 pm    Mesaj konusu: Guantanamo Mahkumu : Murat Kurnaz Alıntıyla Cevap Ver

'DELTA KAMPI'NDA BENİ 3 TÜRK SORGULADI'

>"Delta Kampı'nda 3 Türk sorguladı"

Guantanamo Körfezi'ndeki Delta Kampı'nda kaldığı dönemde hiçbir sorgucu Murat Kurnaz'ın ağzını açamadı. Ta ki Türk sorgucularla karşılaştığı o güne dek. O gün Türkiye'den gelen sorgucuları karşısında bulduğunda konuşmaya başladı.
12.10.2007 10:38


"Delta Kampı'nda 3 Türk sorguladı" Guantanamo Körfezi'ndeki Delta Kampı'nda kaldığı dönemde hiçbir sorgucu Murat Kurnaz'ın ağzını açamadı. Ta ki Türk sorgucularla karşılaştığı o güne dek. O gün Türkiye'den gelen sorgucuları karşısında bulduğunda konuşmaya başladı. Sorgu odasında üç kişiydiler. Biri Kurnaz'a "Nedir bu böyle? Hiçbir Türk'ü karşımda böyle zincirlenmiş göremem! Böyle bir şey olmaz, hemen gardiyanı çağırın" dedi. Murat Kurnaz kitabında bu noktadan sonra Türk sorgucularla arasında geçen diyaloğu şöyle anlatıyor: Nerede tutuklandığımı öğrenmek istedi. 'Pakistan'da" dedim, 'Tutuklanmadım, birkaç soruya cevap vermem için otobüsten inmem rica edildi, ben de indim.' O anda Türk'ün ses tonu değişti. 'Bu da nasıl bir yalan!' Bağırmaya başladı. 'Bu kadar zahmete girip buralara kadar gelelim, daha ilk soruda yalana başlıyorsun, öyle mi? Eğer sana yardım etmemizi istemiyorsan, karar senin. Terörist olmaya nasıl karar verdin?' 'Ben terörist değilim'. 'Tabii, ya nesin? Terörist olmasaydın, burayı boylamazdın! Burada hepiniz teröristsiniz.'

ALMAN CASUSU MUAMELESİ

Adam ayağa kalktı, tehdit edercesine yumruğunu kaldırdı. Oysa beni hiç korkutamamıştı. Tam tersine, öfkeden köpürüyordum. Ertesi gün Bremen'deki Alman arkadaşlarım hakkında birkaç soru sordular. Bremen polis teşkilatında çalışan ikisiyle özellikle ilgileniyorlardı. 'Senin casus olduğundan eminiz' dediler. Gerçekten kızdım. 'Pekala, eğer casus olduğumu düşünüyorsanız, o zaman öyledir. Bununla ne demek istediğinizi anlayamadım ya, ama sizin gözünüzde casusum, o kadar. Artık sorulara cevap vermiyorum' dedim. Biliyordum, bu insanlar, bu hükümet bana yardım etmeyecekti. Asla. 'Pekala, öyle olsun. Burada olmayı hak etmişsin' dedi Türk yetkili ve iki adamı.

'Gençken tek derdim diskoda kız bulmaktı'

Tutkun AKBAŞ

Murat Kurnaz, Almanya'da bir işçi mahallesinde doğdu. Gençliğinde diskotekleri arşınladı, korumalık yaptı. Sakalıyla ilgili yapılan bir şaka, dindarlığa açılan yolda 'ilk şimşeğin' çakmasına yol açtı..

BAŞLARKEN

Dünya 5 yıl boyunca onu konuştu. Ülkeler arası krize neden oldu. Hakkında yüzlerce haber yapıldı. El Kaide 11 Eylül'de ABD'den ortaya çıktığından bu yana adeta küresel terörün bir "pop ikonu"na dönüştü. Adı, Murat Kurnaz. Pakistan'da El Kaide ve Taliban bağlantılı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı, ABD'nin Guantanamo'daki hapishanelerinde 4 yıl işkence gördü, terörist damgası yedi. 2006 yılında serbest bırakıldıktan sonra da dünya onun gözünden, dilinden Guantanamo'yu, işkenceleri, Pakistan'ı ve İslam'ı tartıştı. Almanya'da yaşayan Sakarya'nın Kuşça köyünden Murat Kurnaz, geçtiğimiz nisan ayında yaşadıklarını "Hayatımın 5 Yılı" adıyla kitaplaştırdı. Kitabı adeta işkencenin günlüğü gibi. Dünyada olay yaratan kitap, önümüzdeki hafta Merkez Kitaplar tarafından Türkiye'de de yayımlanıyor. Murat Kurnaz'ın anılarını SABAH okurları için özetledik. İşte kitaptan önemli alıntılarla dünyanın çok tartıştığı Türk'ün ibretlik yaşamı...

Buzdolabını açtığında kendisini bir "masal ülkesi" nde gibi hissetti. Hangisini önce yiyeceğini, sonra da nasıl bir sıra izleyeceğini düşündü. Acı biberli pirinç çorbası, peynir, köfte, zeytin, fasulye, baklava, sirkeli turşu derken, önce Kit-Kat çikolatasını attı ağzına. Sonra da hepsini! En son 5 yıl önce görmüştü buzdolabını, yiyecekleri... Ailesine gittiğini hem de çok uzaklara uçtuğunu söyleyemediği o veda gecesi aklına geldi. Ayrıldığına pişman olduğu gece... Hollywood filmlerinde bile olmayacak işkencelerden, baskılardan kurtulduğuna inanamıyordu. Oysa her şey Pakistan'da camilerde dinini ve Kuran'ı daha iyi öğrenmek için başlayan bir yolculuktu. Ama bu yolculuk kâbusa dönüşmüştü...

Yıl 1982. Bismark Caddesi'ndeki çocuk kliniğinden yeni bir bebek sesi daha geldi. Bremen-Hemelingen'deki işçi mahallesinde kiralık bir dairede yaşayan Rabia-Metin çiftinin ilk çocukları doğmuştu. Adını Murat koydular. Murat Kurnaz... Çoğu Türk babalar gibi onun da babası Mercedes fabrikasında işçi olarak çalışıyordu. Savaş sporlarına, Bruce Lee'ye, kung-fu'ya hayrandı. Ekrem Dayısı ona tek kolla nasıl şınav çekileceğini öğretmişti, becerdiğinde de 10 markı ödül olarak aldı. Spordan sonra soluğu kız arkadaşlarının yanında alırdı. Kurnaz'ın favori adresi de Hemelingen İstasyonu'nun Gençlik Merkezi'ydi. Tek derdi en güzel kızları hangi diskotekte bulacakları meselesiydi. Alman kız arkadaş edinmesinin nedeni de kendi ifadesiyle şöyleydi: "Alman kızlarının yanında da, yabancı olmak bir kusur sayılmazdı. Türk kız arkadaşlarım da olmuştu, ama o zaman hemen sorun çıkabiliyordu. Çünkü Türk kızlarının evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmeleri bir yana, erkek arkadaşları olması bile yasaktı."

KAVGACI MURAT

Daha 14 yaşındayken sporla sıkı bir vücut sahibi olan Kurnaz, 30 yaşındaki birini dövdüğü için ilk kez mahkemeyle de tanışmıştı. Bu ona ders olmadı! Sürekli kavgaların adamı haline gelmişti. "İcraatları" Hemelingen'de yayılmıştı. Bu ona iş olanakları getirdi. Bremen'deki konser, parti ve diskoteklerde koruma ya da kapı görevlisi olarak çalışmaya başlamıştı. İyi para kazanıyordu. Ama görevi tehlikeliydi. İşi kavgaları önlemekti. Para kazandıkça kendisine iyi bakmaya başlamıştı. Marka kıyafetler giyiyordu. Yaşamının kader çizgisini değiştiren Türk arkadaşı Selçuk'la, Rottweiler cinsi köpeği Apollo sayesinde tanışmıştı. Selçuk, Kurnaz'ın oturduğu sokakta sevgilisiyle birlikte yaşıyordu. Akşamları köpeğini gezdirmeye çıkardığında, Selçuk evin balkonundan onunla konuşmaya başlamıştı. Murat Kurnaz'dan sekiz yaş büyüktü. Selçuk ona özenmiş, spora başlamış ve bir de köpek almıştı. Diskoteklerde de beraberdiler. Dindarlık hayatlarında en son olan şeydi.

'DUALARI ANLAMADIM'

Kurnaz 18 yaşını doldurduğunda tersane işçiliği eğitimine başladı. Ramazan ayı geldiğinde de oruç tutmaya... Birkaç gündür de sakal tıraşı olmamıştı. Selçuk onu gördüğünde kendisiyle dalga geçmişti: "Sana ne olmuş böyle? Yoksa hacca mı gideceksin?" İlk "şimşek çakışı" buydu Kurnaz'ın kafasında. Kitabında bu soruyu, "Erkeklerin sakal bırakması İslam'ın, köklerimizin bir gereği değil miydi?" ifadeleriyle dile getiriyor. Yeni uzatmaya başladığı sakalı onun kafasında İslam'a ilişkin sorulara neden olmuştu. Kurnaz 18'ini yeni doldurmuş bir gencin o günlerde ne hissettiğini şöyle anlatıyor: "İslam'la ilgili kitaplar aldım, ama neredeyse hiçbirini anlayamadım. Hemelingen'deki camimize bazı cumaları babamla geldiğim Kuba Camii'ne gittim. Oysa Arapça dualardan ve yapılanlardan da bir şey öğrenemedim."

Uyuşturucudan kaçış

DİNLE ilgilenmesi Selçuk'un kendisine yaptığı sakalla ilgili şakayla başlayan Kurnaz'ı en çok da arkadaşları Faruk ve İlyas'ın uyuşturucu batağına düşmeleri etkilemişti. Disko kapılarında çalıştığı dönemde ona bile uyuşturucu satıcılığı teklifi yapılmıştı. Ama o bunu kabul etmemişti. Kuba Camisi'ne gidip gelmeye başladığı günlerde ilginç bazı tiplerle tanıştı Kurnaz. Kendilerinin Tebliğ Cemaati üyesi olduklarını söylüyorlardı. "İslam'ın en büyük tarikatlarından birisi olduklarını söylediler" diyor Murat Kurnaz. Pakistan'ı da onlardan öğrendi. Bağımlı gençlere yaptıkları yardımlar ve İslami yaşam tarzları Kurnaz'ı etkilemişti. Aklına Tebliğciler'in Pakistan Lahor'daki merkezini ziyaret etmeyi koydu. Evlenmeden önceki yaz döneminde bunu yapmak istiyordu.

Rota Pakistan

SELÇUK da onun gibi bir değişim sürecine girmişti. Alman sevgilisinden ayrılmış, bir Türk kızıyla evlenmiş ve sakal bırakmıştı. Murat ile birlikte Kuba Camisi'nde beraberce saf tutuyorlardı. Selçuk da artık bir Tebliğciydi! Murat Kurnaz'ın Pakistan'a gitmeyi kafasına koyduğu dönemde ABD 11 Eylül kıyametini yaşıyordu. Kurnaz ailesine "plan"ından hiç söz etmedi. Bin 100 mark vererek Pakistan'a uçak biletini aldı. Selçuk da onunla geliyordu. Pasaport kontrolünden geçtiğinde Selçuk bir sorunla karşılaştı. Bir yaralama olayı nedeniyle aldığı para cezasını ödemeden onun yurtdışına çıkışı yasaktı. Kurnaz Pakistan uçağına binip binmeyeceğini soran bir yetkilinin uyarısıyla ne yapacağını şaşırdı. Selçuk'un uçağa yetişmesi imkansızdı. Selçuk Murat'a, "Bir sonraki uçakla gelirim. Seninle Karaçi Havaalanı'nda buluşuruz" dedi. Ama Kurnaz, Selçuk'u bir daha hiç görmedi.

sabah
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pzr Ekm 14, 2007 3:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GİZLİ OYLA 'EMİR' SEÇTİK AMERİKA HÂLÂ BİLMİYOR


Murat Kurnaz ABD'lileri bile şaşırtacak bir itirafta bulunuyor: "Guantanamo'da gizli emir seçtik." Anılarında bu kişinin adını Amerikalıları nasıl kandırarak sakladıklarını anlatıyor ve ekliyor: "O hâlâ Guantanamo'da."..

Murat Kurnaz, Kandahar'daki Amerikan üssünden yıllarını alacak bir hapis yaşamı için Guantanamo'ya gideceğinin farkında değildi. Sakallarını kestiler, saçlarını tıraş ettiler. Başı ustaca sarıldı. Kulaklıklar, yüz maskesi, siyah plastikle kalınlaştırılmış "Goggle" denilen bir dalgıç gözlüğü... Asker kelepçelerini iyice sıktığında bileklerinde dayanılmaz bir acı hissetti. Bütün bu kıyafetlerin anlamı şuydu: Isıramasın, tüküremesin, herhangi bir hastalık bulaştırmasın! Uçak yolculuğu tam 27 saat sürdü. Yere indiğinde, köpek sesleri duydu, kavuran sıcağı hissetti. Adana'ya da ya da Kıbrıs'a geldiğini sandı. Etrafındaki askerler ilk olarak kollarındaki kıllarını yoldu. Ağzına bir tıkaç tıkandı ve parmak izleri alındı. Yeni tutuklu numarası da 61'di artık. "Adını hiç unutmayacağım" dediği asker Gail Holford'dan hep nefret etti. Holford, Kurnaz'a "Almanlar Yahudilere neler yaptı, biliyor musun? İşte aysını biz size yapacağız" demişti. Guantanamo'daki ilk gününde kafesinin adı, Charly-Charly 3'tü. Telden kurulu kafeslerin içinde portakal renkli tulumlu tutuklular yerde oturuyordu. Kandahar'dan daha iyi olabileceğini düşündüğü anda gelen yemekle hayal kırıklığına uğradı. Üç kaşık pirinç, bir dilim kuru tost ekmeğiydi mönüsü. Plastik kaşıkla pirincini kaşıkladığı sırada bilekliğinin üzerindeki yazıyı fark etti: "Kunn, Murat, male, Turkish, 5-foof-4, 165 pounds". Guantanamo'daki X-Ray Kampı'ndaydı. Uyumak istiyordu artık. Ama nöbetçiler iki dakikada bir geliyor, sopalarını dikenli tellere vuruyordu. Kafeslerin gerçek sahipleri yılanlar, sıçanlar ve örümceklerdi. Kamp, A'dan E'ye kadar sıralanan altı bloktan oluşuyordu. Alpha, Bravo, Charly, Delta, Echo ve Foxtrott. Buranın kuralları keskindi. Kurallara uyduğunda da cezalandırılabileceğinin farkında değildi. Hepsini yaşayarak gördü. İlk gece, battaniyeyi sadece bacaklarının üzerine örteceğini öğrendi. Yan değil, sırt üstü uzanması gerekiyordu. Kafeste ayağa kalkamazdı, dolaşamazdı, gün boyunca oturup, gece boyunca da uzanması gerekiyordu. Dikenli tele dokunulmazdı, konuşmak yasaktı, parmağıyla tozda bir şey çiziktirmek, ıslık çalmak, mırıldanmak, şarkı söylemek ya da gülmek diğer yasaklardı.

ABD'DEN SAKLANAN LİDER

Amerikalı askerlerin Kuran'a yönelik tavrı karşısında tutuklular açlık grevine başlamıştı. Kafeslerde yaşamalarına rağmen tutuklular ilginç bir yöntemle de örgütlenip aralarında "Emir" yani lider seçmişlerdi. Kurnaz, "Amerikalıların habersiz oldukları, gizli bir oylamaydı" diye anlatıyor kitabında. 500 tutuklu kendi arasında önerileri toplayıp değerlendirecek 10 kişi seçmişti. Bu 10 kişi üç temsilci seçmiş, üç kişi de liderlerini belirlemişti. Liderin kim olduğunu bu üç kişi dışında kimse bilmiyordu. Emir yani lider de Amerikalılarla konuşacak ve dışarıya karşı "lider" olarak ortaya çıkacak bir başkasını seçmişti. Kurnaz, "Böylelikle gerçek Emir perde arkasında kalabilecekti" diyor. Hatta Kurnaz anılarında, "Amerikalıları yemledik: Sanki bir Emir seçiyormuş gibi yapıp, adını da söyledik. Böylelikle Amerikalılar belimizi kırdıklarına, bundan böyle açlık grevi yapamayacağımıza inandılar" diye de bir itirafta bulunuyor. Oysa kararları arka plandaki lider vermeye devam ediyordu. Kurnaz da bir blokun lideri olmuştu. Amerikalıların muhatabı oydu. Murat Kurnaz, kitabında çok önemli bir itirafta daha bulunuyor. Guantanamo'daki tutukluların liderinin kim olduğunu Amerikalılar hâlâ bilmiyor. Ama ismini Kurnaz biliyor ve de ekliyor: "Hâlâ Guantanamo'da ve hâlâ bütün tutukların reisi."

Eski eşine kitabıyla mesaj gönderdi

KURNAZ artık Guantanamo'dan dönüş yolunda, babasının otomobiliyle eve gitmekte. Sigara içen babasına dönüp, "Fatma'yı ilk fırsatta Almanya'ya getirteceğim" dedi. Babası ise kesin bir dille, "Gelmeyecek" karşılığını verdi. Kurnaz, babasına, "O benim karım. Tabii gelecek" dedi. Babası Kurnaz'ın yüzüne tokat gibi bir çarpan bir havadisi aktarmıştı. 5 yıl boyunca değişen çok şeyden biri de oydu: "Karın senden boşandı." 3 yıl boyunca karısı Fatma, Murat Kurnaz'ı beklemişti. Ne bir telefon ne de başka bir haber. Babasından haberi aldığında biraz sarsıldı, ancak eski eşi Fatma'ya kitabında mesaj niteliğindeki şu notu yazdıNeutral "Bugün Fatma adına seviniyorum. Umarım başka biriyle evlenmiş, mutlu yaşıyordur. Mutlu olmasını diliyorum. Onunla hiçbir temasım olmadı. Ona eski günleri hatırlatmak istemem."

En yakın dostu bir tarantula

BİR insan kafeste bütün bir gün ne yapar? Neler hisseder? Bunu Murat Kurnaz hem sorup, hem de yanıtlıyor: "Otururdum. Bazen bağdaş kurarak, bazen de bacaklarımı uzatarak. Yemeği beklerdim. Zamanı geldiğinde namaz kılardım. Beklerdim otururdum. Bacaklar kıvrık, bacaklar uzun. Nöbetçilerin bakmadığını gördüğümde, hemen ayağa kalkar, bacaklarımı silkelerdim. Ya da öteki tutuklularla konuşmaya çalışırdım." Almanya'dan Pakistan'a doğru çıktığı yolculuğu Taliban zanlılarının tutulduğu kampta sona eren Murat Kurnaz'ın Guantanamo'daki kafesinde dostları da vardı! En yakın dostu tarantulalardı! En çok da iguanalardan hoşlanıyordu. Murat Kurnaz, o anları şöyle anlatıyor: "Kafeslerimiz sık sık örümcekle dolardı, bahçe örümcekleri ya da minik tarantulalar. Bunlar simsiyahtı, üzerleri kıllarla kaplıydı. Tarantulalarla iyi dost oldum. Bir seferinde kafesime bir boa yılanı geldi, çok uzun ve inceydi. Çok değişik yılanlar gelirdi, kahverengi, yeşil, gri yılanlar. Ama bize bir şey yapmazlardı. En çok iguanalardan hoşlanıyordum. Onları beslemek için bize verilen bir dilim tost ekmeğinden hep bir parça ayırırdım."

ABD ÖLMELERİNDEN KORKUYOR

2002'den 2006'ya kadar Guantanamo'da Murat Kurnaz sürekli kamp değiştirdi. Kamp 1'den, Kamp 4'e, ordan Kamp Echo'ya nakledilmişti. Tam bir tecrit kampıydı. Kamp kamp gezdirildiği dönemde Murat Kurnaz bir şeyi fark etmişti. O kadar ağır işkenceye rağmen Amerikalılar onların ölmesini istemiyordu. Bu durumu da Kurnaz, ABD Başkanı George Bush'un bu yüzden başının sıkıntıya girebileceği ihtimaline bağlıyor.

'Bir, iki, üç' deyip duştan çıkardılar

ZAMAN işkenceyle, sorguyla, dayakla geçiyordu. Kurnaz kafesinden nöbetçi askerlerin "Arkanı dön, ellerini başının üzerine koy" talimatıyla kelepçelenerek çıkarıldı. Duş vakti gelmişti. Duş kafesinin içine soktular onu, kelepçelerini çözdüler, hortumdan ince bir su akıyordu. Sabunu aldı, vücudunu sabunlamaya başladığında, Kurnaz'ı "Üç, iki, bir, bitti" deyip duştan çıkardılar. Bir dakika bile sürmemişti duş. Guantanamo'nun duşları da işkence gibiydi. Kurnaz'ın Guantanamo'da kaldığı dönem en büyük korkusu revire asla düşmemekti. Çünkü ne pahasına olursa olsun revire götürülmek istemiyordu. Revire giden ya parmaklarını ya bacaklarını ya da dişlerini bırakıp geliyordu! El Kaide ve Talibanlı tutukluların Kuran okuyabildiği kafeslerinde her gün arama da oluyordu. Bu aramalar sırasında kimi zaman büyük olaylar çıkıyor, tutuklular tepki gösteriyordu.

İsmim 5 yıl yanlış yazıldı

Beş yıl boyunca neredeyse her gün sorgulandı. Sonunda çabasıyla serbest bırakıldığında tarih 24 Ağustos 2006 idi. Uçaktan Almanya Ramstein'da indirildi. Annesine sarıldığında bileğindeki bandı gördü. "Kunn Murat" adı yazılı yeşil plastik bandı iki parmağıyla kopartıp çıkardı. Aklından geçenleri de kitabında şöyle kaleme aldıNeutral "Beni beş yıl boyunca neredeyse her gün sorguladılar, acı çektirip işkenceden geçirdiler. Ama son ana kadar adımı doğru yazmayı beceremediler.

Türkiye bana yardım etmedi

Kurnaz'ın kitabında yeni hayatıyla ilgili düşünceleri arasında Türkiye'ye tepkisi dikkat çekiyor. "Almanya'da yaşıyorum ve kendimi Alman hissediyorum" diyen Kurnaz, Başbakan Angela Merkel'e kendisinin serbest kalması için gösterdiği çabadan dolayı teşekkür ediyor. Ama Türkiye için de ağır konuşuyor: "Vatandaşı olduğum ülke bana yardımcı olmadı. Buna karşılık, askerlik hizmetimi Türkiye'de yapmam gerekiyor. Türk yetkililer bu kez hiç zaman kaybetmedi. Hemelingen'e varışımdan bir gün sonra Türkiye'den gelen mahkeme kararı elime geçti."

sabah
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Okan Murat Öztürk gece Yerli 3 Prş Tem 12, 2007 10:10 pm
Yeni mesaj yok Ressam Murat Külcüoğlu imgesanat Resim 2 Pts Hzr 25, 2007 9:03 pm
Yeni mesaj yok MURAT ÇELİK YAZARIM Yerli 10 Pzr Nis 08, 2007 4:57 pm
Yeni mesaj yok Ali Murat GÜVEN'in filmleri... mnarin Okur Adayları İçin 1 Prş Ağu 10, 2006 7:30 pm
Yeni mesaj yok Murat Kapkıner yung Şairler ve Şiirleri 0 Cum Hzr 30, 2006 2:48 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke