| Yazar |
Mesaj |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:30 pm Mesaj konusu: Ellerin Dili |
|
|
Elde var on parmak.
Elde var iki el.
Çok şanslı beden. İki eli var.
Çok şanslı iki el, on parmağı var.
(26 el, 260 parmak eksildi yine, işaret parmakları fırsat bulup şehadet etmiş miydi?) |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:35 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sağlaktı anlaşılan.
Bir Osmanlı tokadı attı, parmak hesabıyla parmak sayana.
Sağlı sollu girişti. Yüzü dağıldı. Oysa az önce dağıldığını dağlandığını sanıyordu.
Onlar da küçükken en çok cici parmaklarını mı severlerdi? Yasaktı bunu sormak değil mi? |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:46 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yine o meşhur programlar vardı TV'de.
Birinde, iki elinin kıllı, esmer parmaklarını iyice açarak simetrik bir şekilde birbirine çarparak tempo tutan Allah cezanı verecek! diye höyküren biri vardı.
Birinde çok iri taşlarla süslü yüzükleriyle sağ elini sürekli yukarıya kaldırarak konuşan, gecikmeli tarifeyle iftar açan bir megaloman ya da megalowoman vardı.
Bunların ellerini alkışlayan güruh eller de vardı. Haber dinlemezlerdi.. Mahalle takımı kurup program mı gezerlerdi bunlar? Mahalle baskısını bilir miydi bunlar? Kimdi bunlar? |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:50 pm Mesaj konusu: |
|
|
Helen Keller vardı yanlış hatırlamıyorsam. Elleriyle anahtar kelimesini öğreninceye kadar ne görmüş ne duymuş ne işitmişti.
Elleriyle dünyalara ışık taşımıştı. O, ışığı hiç görmemişti. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:59 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ellerine uzun uzun baktı. Ne işe yarardı eller?
Tutmaya, yakalamaya, dokunmaya, kaldırmaya, silmeye, saymaya, koparmaya, karıştırmaya...
Çocukluğuna döndü bir an.
Sobe demek için eline ihtiyaç duyardı. Elim sende oynarken dokunmak için ellerini kullanırdı. Misket oynarken, dokuz kiremit dizerken, beş taş oynarken elleriyle doldurulmuş kocaman bir çocukluk.
İp atlamayı ayaklarıyla senkronize hareket eden ellerine borçluydu.
Şeker kağıtlarını açan minik elleriydi.
Matematik dersinde ürkek kalkan parmağın sahibiydi elleri.
Hastahane koridorundaki sus işareti yapan hemşirenin elleri, ilk itaat terbiyesini vermişti ona kamusal alanda.
şişştt, sus!
En son fadim tarafından Pts Ekm 08, 2007 12:45 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 12:06 am Mesaj konusu: |
|
|
Düştüğünde ilk elleri ve dizleri parçalanırdı. Demek ki elleri onun korumasıydı da.
Oysa o eller ne kadar az kremlenmiş, ne kadar az eldivenle korunmuştu soğuktan.Hatta bir havai fişek ateşlerken baş parmağını nasıl da yakmıştı? İş göremez bir eli olmuştu iki ay. Baş parmağım nerdesin nerdesin diye şarkı söylemiş miydi? |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 12:09 am Mesaj konusu: |
|
|
| El el üstünde kimin eli var oyununda, ebenin sırtında ellerini kaybetmekten korkmamıştı hiç. Sadıktı elleri, geri döner gelirdi biliyordu. Arada yüzüne tükürse de elleri hiç gücenmezdi de. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeytinagaci KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Mar 08, 2007 Mesajlar: 566 Nereden: kocaeli
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 12:17 am Mesaj konusu: |
|
|
| Ben de bir yabancı ünlünün (yazar,bilimadamı,sanatçı...hatırlamıyorum ne olduğunu) "ellerine bakarak müslüman olduğunu" okumuştum. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 12:39 am Mesaj konusu: |
|
|
Bu akşam eller sadece yüzüme kapandı, ağladım ağladım.Gözyaşımı silmedi ellerim. İçime akıtmayı öğrendim zehri. Mecaz falan değil gerçek. Gözyaşım içime akıyor.
Ellerim utanç içinde terden sırılsıklam. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 12:43 am Mesaj konusu: |
|
|
| elde var onüç dedi bir parmaksız. 26 kulak ediyordu. TV programındaki sazlı sözlü eğlenceyle coşkusu arttı. El çırpmaya devam etti. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 4:56 am Mesaj konusu: |
|
|
Gündüz uzun uzun el salladı Gül'ünün ardından
...........
.....................
Şükür gece uzundu geçilmiyordu Kadrinden. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 5:01 am Mesaj konusu: |
|
|
Cenaze Namazı Nasıl Kılınır?
* Cenazeye karşı ve kıbleye yönelik olarak saf bağlanır, niyet edilir.
* İmam olan zât tekbir alarak ellerini namazda olduğu gibi bağlar. Cemaat de gizlice tekbir alarak ellerini bağlarlar.
* Tekbirin arkasından hem imam hem cemaat, "ve celle senâüke" cümlesini ilgili yere ekleyerek içlerinden "Sübhâneke"yi okurlar.
* Ardından imam elleri kaldırmadan Allahüekber diye açıktan tekbir alır. Cemaat de ellerini kaldırmadan gizlice tekbir alır. Bundan sonra hepsi içlerinden Allahümme salli ve Allahümme bârik dualarını okurlar.
* Tekrar aynı şekilde eller kaldırılmadan Allahüekber diye tekbir alınır. Bilenler cenâze duasını, bilmeyenler de, dua niyetiyle “Fatiha” suresini okur.
* Bu duadan sonra yine Allahüekber denilip eller kaldırılmadan tekbir alınır ve arkasından önce sağa sonra sola imam yüksek sesle, cemaat alçak sesle selâm verir.
yüzlerce el ardımda el bağlayacak diye kim düşündü ki |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ekm 08, 2007 5:27 am Mesaj konusu: |
|
|
Ebu Lehebin iki eli kurusun, kurudu da diyordu siyah ve beyaz iplik birbirinden ayrıldığında.
gözlerine uyku bandını taktı, ellerini küçük bir kız çocuğu gibi sol yanağının altında birleştirip başını, uzun koltuğun kenarına dayadı, uyuması lazımdı.
... bir ilenç diline yapışmış uyumamakta direniyordu. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Sal Ekm 09, 2007 12:15 am Mesaj konusu: |
|
|
El salladı gün boyu sallana sallana.
El sallamak bir iletişimdi. Ya sevdiğine el sallarsın perdenin arkasından, ya da gidene el sallarsın görmemenin sancısıyla; birinde kavuşma duygusu. diğerinde ayrılık.
El sallarsın elveda derken; en kötüsü de buydu işte. Sana el sallamadan bir gideninin olması. Elin havada asılı kalır. Herkes el sallar.
O dönüp de bakmaz bile! İki eli iki yanına salınmış |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Sal Ekm 09, 2007 12:23 am Mesaj konusu: |
|
|
Çocukken elimizi bir kağıt üzerine koyup parmaklarımızı iyice açarak tükenmez kalemle kağıda elimizin konturlarını çizerdik. Elimizin sınırları büyüdükçe biz de büyüyecektik sözde.
Ne elimiz büyüdü ne ruhumuz. İçinde beş taş saklı mink eller ya da artist resimleriyle pişti oynayan minik eller. Hayatımız piştilerle pişti gitti. |
|
| Başa dön |
|
 |
|