Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 167 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Medya Takip


Medya Takip

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji
Yazar Mesaj
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pts Ekm 01, 2007 1:37 pm    Mesaj konusu: Medya Takip Alıntıyla Cevap Ver

Bu başlık altında, basın-yayın organlarının halkın değer ve inançlarına, ama açık, ama kapalı bir biçimde ortaya koyduğu menfi tutumuna dair maksatlı haber ve yorumları alıntılayacağım. Böylelikle, ülkemizde aslolan şeyin "medya baskısı" olduğunu, toplumsal barış ve huzuru sabote ettiğini göstermeye çalışacağım. Ayrıca, kimi haber ve yorumları çözümlemeye çalışıp, satır aralarında çekilen mesajları, hafıza çivilerini faş etmeye uğraşacağım. Dileyenler, bu başlığı zenginleştirebilirler. Nihayetinde özele tahsis edilmiş bir sayfa değil.

Not: Ne oldukları malum köşe yazarlarının yazılarını alıntılamaya gerek yoktur. Biz burada, daha örtük bir mücadele ve müdahalenin izlerini sürmeye çalışacağız. Böylelikle toplumu yönlendirmede dünyevileşme olgusunun, nasıl bütün araçlarla dayatıldığını göreceğiz. Aynen magazin gibi.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pts Ekm 01, 2007 1:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

THY uçağındaki cübbeli yolcu, yanına kadın oturtmadı

Milliyet yazarı Meral Tamer'in dünkü yazısında yer verdiği olay bugün her yerde konuşuluyor. İşte THY uçağında yaşanan bir olayın ayrıntıları...
8 eylülde sabah saat 10.00'daki Ankara-İstanbul uçağında yaşanan tartışma, 22 Temmuz seçimlerinden önce herhalde düşünülemezdi Avukat Ayhan Erol -ki kendisi 1982 - 2005 arası tam 23 yıl Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştır- 8 eylül sabahı THY'nin saat 10.00 uçağıyla İstanbul'a gelmek üzere Ankara-Esenboğa'da uçağa biner. Uçağın ortalarında, sağ tarafta, koridor üzerindeki yerine oturur. Aynı sıranın sol tarafındaki 3 koltuk da boştur.
Biraz sonra, taba rengi cübbesi ve başında takkesiyle gözlüklü-sakallı 70 yaşlarında bir bey, aynı sıranın sol pencere kenarındaki yerine yerleşir. Hemen ardından da 40 - 45 yaşlarında 2 hanım, o beyin yanındaki 2 boş koltuğa otururlar.
Ve kısa süre sonra o koltuklardan bir gürültü kopar. Cübbeli bey kadınlara "Siz burada oturamazsınız; benim yanımda erkek oturması lazım. Ben kadınlarla oturmam," diye bağırmaktadır.
Ayhan Erol'un ister istemez kadınların kıyafetlerine gözü takılır. Kesinlikle açık-saçık değildirler; bir yaz gününde giyilebilecek normal kısa kollu bluz, altına da pantolon giymişlerdir.
Bu bağrışma üzerine Erol'un bir sıra önünde orta koltukta oturan 25 yaşlarında delikanlı ayağa kalkar ve cübbeli beyin istediği şekilde yer değiştirmeye talip olur. Ancak Erol itiraz eder: "Ne münasebet; lütfen oturun kendi yerinize. Eski köye yeni adet mi getiriyorsunuz; uçakta erkek-kadın ayırımı olmaz!" Ve delikanlı yerine oturur.

Hostesin şaşkınlığı

Cübbeli bey bunun üzerine hostes hanımı çağırır ve "Ben kadınlarla oturmam. Ya bu kadınları benim yanımdan kaldırın, ya da beni" diye dayatır. Hayretler içinde kalan hostes, ne diyeceğini bilemez. Anlaşılan ilk kez böyle bir taleple karşılaşmaktadır.
Öndeki sırada oturan delikanlı, yeniden bir hamle yaparak "Tamam yer değiştirelim" der. Erol da delikanlıyı omzundan tutup yerine oturtur ve aralarında şu konuşma geçer:
Erol: Lütfen gitmeyin. Ya kendisine ait olan yerde oturacak, ya da kaptan onu uçaktan indirecek.
Genç delikanlıNeutral Ama saygı duymak lazım bir yerde.
Erol: Neye saygı duyuyorsunuz? Adam yobaz, yanına kadın oturmasını istemiyor, olay çıkarıyor. Düşüncesini eyleme dönüştürüyor. Siz neye saygı duymaktan söz ediyorsunuz?
Ve herkes yerli yerinde otururken uçak havalanır. Birkaç dakika sonra yan koltuktaki hanımlardan biri "Ay ben burada oturamayacağım; mütemadiyen dırdır konuşuyor" diyerek ayağa fırlar. Delikanlı bu kez Erol'u dinlemez ve adamın yerine geçer. Adam da delikanlının yerine otururken Erol kendini tutamaz:
Osmanlı kıyafetiymiş.
Erol: Senin yaptığın ayıp değil mi?.
Cübbeli bey: Sen ne karışıyorsun?.
Erol: Bir kez senin kılık kıyafetin falso...
Cübbeli bey: Bu Osmanlı kıyafeti.
Erol: Osmanlı yıkılalı 80 yıl oldu. Kılık-Kıyafet Kanunu var...
O sırada bir el dokunur Ayhan Erol'un omzuna. Dönüp baktığında tam arkasındaki koltukta oturan türbanlı, orta yaşlı bir kadın "Hacı Amca çok yanlış yapıyor," der. Bu arada yer değiştiren delikanlının ön sırasındakiler de delikanlıya "Siz yanlış yaptınız; yerinizi değiştirmeyecektiniz," diye sitemde bulunurlar. Havada yaşanan bir başka olayla ilgili haber ise DHA muhabiri Vahida Yanık'ın imzasını taşıyor....

'Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım'

Vahide YANIK DHA

ALMANYA'dan Türkiye'ye seyahat eden bazı yolcuların uçakta namaz kılmak istedikleri, bunun için de hostesten pilotun uçağın yönünü kıbleye çevirmesini istedikleri iddia edildi. Hosteslerin en çok karşılaştığı sorulardan birinin de kıblenin yönü ile ilgili olduğu belirtildi.
Uçuş harekat uzmanlarının kurduğu Dispeçerler Derneği (ACDA) Yönetim Kurulu üyesi Çağatay Uysal, uçuş sırasında kabin ekibinin yolcuların farklı talepleriyle karşılaştığını söyledi. Bunlardan en ilgincinin yolcuların, uçağın yönünün kıbleye çevrilmesi olduğunu kaydeden Uysal, şöyle devam etti:
“Bazı yolcular, namaz kılmak için hostesten, pilota uçağın yönünü kıbleye çevirmesini söylemesini istiyor. Bazı yolcular ise kıblenin ne tarafta olduğunu soruyor. Bu tabii ki mümkün değil. Hostesler ise genellikle ‘kıble kalbimizde’ diye yanıt veriyor. Bu sorular daha çok, Almanya'nın Köln, Düsseldorf, Hollanda'nın başkenti Amsterdam ve Avusturya'dan Türkiye'ye seyahat eden yolculardan geliyor.'' Uysal, genellikle namaz saatleri yaklaşınca bu soruların geldiğini belirterek, “Uçakta namaz kılmak isteyen yolcular kıbleye dönüp namaz kılmak istiyor, ama bunu saptamak mümkün değil. ‘Kıble ne tarafta’ diye soran yolcuya, ‘Kıble içimizde’ diyoruz. Kıbleyi soran ya da uçağın yönünü kıbleye çevirmek isteyen yolculara yardımcı olamıyoruz'' diye konuştu.

Apronda namaza inceleme

DİNÇER ŞEREF / Milliyet

İstanbul Atatürk Havalimanı'nın apronunda çarşaflı ve sarıklı bir çiftin namaz kıldığının ortaya çıkması üzerine İstanbul Valiliği inceleme başlattı. Vali Yardımcısı M. Ali Ulutaş, ihmali olanlar hakkında soruşturma başlatılacağını söyledi.
Atatürk Havalimanı'nda geçtiğimiz perşembe akşamı İzmir'e gidecek uçağın rötar yapması üzerine sarıklı cüppeli bir erkek ile çarşaflı bir kadın apronda namaza durdu. Hiçbir engellemeyle karşılaşmayan çiftin namaz kılma anı uçağın yolcularından biri tarafından görüntülendi. Çiftin THY'nin 338 sefer sayılı uçağıyla İzmir'e gittiği öğrenildi. Görüntünün basına yansımasının ardından havalimanından sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı M. Ali Ulutaş olayla ilgili olarak inceleme başlatıldığını belirtti.
Ulutaş, ihmali belirlenen görevliler hakkında soruşturma açılacağını kaydetti. Atatürk Havalimanı apronunda deve kesilmesi tartışma yaratmış, yine apronda Irak'tan gelen Azmar Havayolları'na ait uçağın pilotları namaz kılmıştı.
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 163
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pts Ekm 01, 2007 1:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Teşekkürler iyi olur.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pts Ekm 01, 2007 2:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1. Haber:

Cüppeli adamın, yanında kadın yolcu istememesi bir haktır. Esasında seküler sistem, burada bir dayatma içerisindedir. "Sen kadınlarla oturmak istemiyorsan bir yobazsın." Nihayetinde iş, hemen bir inatlaşmaya dönmüş, adamın tutumu kılık-kıyafetleri ile bağdaştırılmıştır. "Bir yobaza mevzi mi kaydedeceğiz" diye sormaktadır muhtemelen solcu, aydın, çağdaş emekli avukat. Böylece bilinçli bir laik olarak mücadele görevini yerine getirmekte ve medya da hemen her zaman otobüslerde vuku bulmuş bu olayı çok önemli bularak, yobazların bu hükümet zamanında nasıl da bitlerinin kanlandığına dikkat çekmek istemiştir. (Ama otobüslerde genelde kazayla olur bu iş. )

Peki otobüs ile uçak arasında ne fark var? Uçak, çağdaş, laik ve aydın sınıfına aittir. Oraya bir yobazın buraya tırmanması akıl almaz şey değildir. Bu yüzden oraya tırmanıyorsa bir gerici, daha nerelere tırmanmaz! Oysa bir de otobüslere baksınlar. Hangi otobüs firması, çift olmayan erkek ve kadını yan yana oturtuyormuş. Demek ki, yüksek mevkilerin korunması kollanması, her zaman daha mühimdir.

2. Haber:

Uçakta namaz kılmak isteyen yolcuların, uçağın yönünü çevirtmek istemesi... Esasında coğrafya bilgisi olan birisi böyle bir şey itseyemez. Ancak herkesin coğrafya bilgisi olacak diye bir şey de yok. Kimse felsefe bilmediği için suçlanamayacağı gibi, kimse de coğrafya bilmediği için suçlanamaz. Ama bu kişi eğer dindarsa suçlanabilir tabi. Gerçekte pilotlar ve hostesler de bu görevlerini yerine getirmişler ve teknik olarak bunun imkansızlığını söylemişler. Nihayetinde uçak ta araba gibidir. Hangi yöne dieksiyon kıvırırsan o yöne doğru gider. Dolaysıyla rotadan sapar. Geliş gidiş saatlerinden de. Ki uçuşlarda rota ve dakikalar herşeydir. Beri yandan bazı hostesler de yılmaz savaşçı rolünü yerine getirerek, "Kıble içinizde" demişler ve gazeteden yıldızlı on almışlardır. Ben olsaydım, kesmeyi bırakıp sorardım güzel kıza: "Bu içimizdeki kıble olgusu, ben yerde sabitken de geçerli mi? Yani yerde istediğim yöne doğrulup namaz kılabilir miyim?" "Tabi ki" diyecektir eminim. Böylece din konusundaki cehaleti ile fikirleri arasındaki bağıntı da açıkça ortaya çıkacaktır. ama burda hostesin tutumu değil aslolan. Gazetenin tutumu: Araçlarda kıble mevzuunu bilmeyen bazı yolcuların tutumunu haber yaparak, açıkça bir dayatma ile karşı karşıya olduğumuzu imlemiş. Basit bir bilgisizliğin nasıl rejim için tehlike olduğunu damıtmaya çalışmış. Oysa her türlü bilgisizlik kendisini dayatabilir. Ama buna karşı çıkış yine bilgiyle olur. Sopa göstererek değil.

3. Haber

Apronda namaz kılan yaşlı çift.. Üstelik bu vahim yanlışı Irak'lı pilotlar da yapmışlar daha öncelerde. Hem de apronda deve kesilmesi daha unutturulmamışken! Yine yılmaz bir rejim bekçisi vatandaşımız, elindeki görüntü sağlayan bir araçla olayı çekmiş. Sonra da gazeteye göndermiş besbelli, ki biz de görüntüyü görebiliyoruz. Apronda değil namaz kılmak, orada dolaşmak bile tehlikelidir. Görevliler de önlemini almak zorundadır. İşte mazur ve masum görülmesi gerekli bu haber de, bundan dolayı nasıl bir başka işleve hizmet ettiğini göstermiştir. Yani demek istediğim, apronda namaz kılan yobaz yaşlı çift değil de, herhangi iki kişi bilinçsizce dolaşıyor olsaydı; bu tehlikeli durum yine gazetenin sürmanşetinde kendine yer bulabilecek miydi? Dahası, bekçi vatandaş olayı görüntülemeye değer bulacak mıydı? Elbetteki hayır. Demek ki bir haber, kişilerin kılık kıyafetleri ve davranışları ile anlam kazanmaktadır. Nokta.
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 319

MesajTarih: Pts Ekm 01, 2007 3:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cüppeli Hoca'dan cep melodisi vaazı
Çeşitli konularda verdiği vaazları olay olan Cüppeli Ahmet Hoca'nın son vaazı cep telefonu melodileri üzerine..

Kamuoyunda Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün her vaazı olay oluyor. Daha önce verdiği 'cinsel yaşam' vaazı internette hızla yayılan Cüppeli Ahmet Hoca, bu kez de teknolojiye el attı. Hoca'nın son vaazi cep telefonu melodileri üzerine.

Cep telefonlarına indirilen melodilerin namaz kılınırken çalmasına sinirlenen Cüppeli Hoca, cemaati melodiler konusunda uyardı ve kendi cep telefonu melodisini örnek olarak gösterdi.

Vatan Gazetesi 01. Ekim. 2007

***
Ben bu vaazı yaklaşık 6 ay önce izlemiştim. Haberi okuyunca kontrol ettim. Bu vaaz you tube 27. Şubat. 2007 tarihinde verilmiş. Lakin Vatan Gazetesi daha dün verilmiş bir vaaz gibi başlık atmış. Belkide dinlenmemiş her vaaz yenidir diye düşünmüş ve bakmış ki gündeme uygun bir malzeme var, sos niyetine gündemin üstüne dökerek dini yükselişin nereye vardığını, dindarların cep melodiside dahil olmak üzere her şeye el attığını aydın okuyucusuna duyurmak istemiş.
****

Ülkenin her tarafında günde onlarca örneği yaşanan olayları, zorla var etmeye çalıştıkları dindarlaşmanın, malezyalaşmanın v.s nin yükselen birer örneği olarak sunmak adet haline geldi. İşlenen olaylar farklı ama medyadaki mantık aynı. Çünkü amaç belli; bakın ikinci kez iktikadara geldikleri için nasıl özgüveni arttı bunların, bunlar demokrasi, özgürlük v.s diye bizi uyutarak ülkeye yavaş yavaş şeriat getirecekler. Ş. Mardin'de demedi mi "AKP belki de gerçekten gizli planları olan bir parti, onu zamanla anlayacağız..." Şerif Hoca İngiltere'de yaşayan tanınmış bir Türk sosyologu yanılacak hali yok ya. O ta ordan görüyorda siz nasıl burdan görmezsiniz. Bakın işte memlekette neler oluyor...
***
( TÜBA -Türkiye Bilimler Akademisi- diye bir kurum varmış Şerif Mardin buraya üç kez üyelik için başvurmuş. Üçünde de red kararı çıkmış. Kurul yetkilisi red kararı gizli açıklayamayız demiş. Yeterince laik değilmiş sanırım. Bir de Sait Nursi hakkında araştırmalar yapmış. Yani kurul nezdinde tehlikeli alanlara girmiş. Zaten Türkiye deyince nakşilik falan der dururmuş. Sen koskaca Avrupa'da bile tanınan sosyolog ol ve gel böyle şeylerle uğraş! Neyse yine en zor günde imdada yetişti gündem için çırpınan rövanşistlere gün doğdu. Ben olsam üyelik şansımı şimdi bir kez daha denerdim.)
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 11:41 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

'Lisede mescit açıldı' iddiası
Adana Tepebağ Lisesi'nde bir odanın mescit yapıldığı ve bazı öğrencilerin teneffüste namaz kıldığı ileri sürüldü


MURAT KİBRİTOĞLU DHA

Adana Tepebağ Lisesi'nin bodrum katındaki bir odanın mescit haline getirildiği ve bazı öğrencilerin teneffüste burada namaz kıldığı ileri sürüldü. Namaz kılan öğrenciler cep telefonuyla görüntülenirken, bazı öğretmenlerin de burada cuma namazı kıldırdığı iddia edildi.
Kent merkezindeki lisenin bodrum katındaki beden eğitimi öğretmeni odasının yanındaki boş oda, iddiaya göre öğretim dönemi başında mescit olarak düzenlendi. Küçük bir halı ve tespihlerin konulduğu odada, isteyen öğretmen ve öğrencilerin namaz kılabileceği duyuruldu.
Mescidin yan tarafında bulunan, beden eğitimi dersine katılan öğrenciler için hazırlanan duş odasında abdest alan bazı öğrenciler de, namazlarını teneffüslerde kılmaya başladı. Mescit haline getirilen odada cuma günleri de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Haydar Keleş'in öğrencilere imamlık yaptığı ileri sürüldü.


'Uyarılarımız dikkate alınmadı'
Aynı lisede öğretmenlik yapan, Eğitim - Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, okul yönetimi ve Milli Eğitim yetkililerine konuyu intikal ettirdiklerini belirterek, okulda mescit açılmasını "skandal" olarak değerlendirdi. Boğa "Yetkililere uyarıda bulunduk ve gereğinin yapılmasını istedik. Ancak uyarılarımız dikkate alınmadı. Öğrenciler vakit namazlarını ders aralarında kılmaya devam ediyor. Ben kendi gözlerimle gördüm" dedi.
Adana İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar ise, bu konuda kendilerine herhangi bir bilgi ve şikâyetin gelmediğini kaydetti.
Geçen yıl da Seyhan Çukurova Lisesi'nin bodrum katındaki trafo odasının mescit olarak kullanıldığı iddia edilmişti.

Milliyet


DHA: Doğan Haber Ajansı

***

Sadece iki olaya vurgu yapacağım. Doğan Medya, hakim medyanın temel taşı. Kapitalist olduğuna şüphe yok.

Eğitim-Sen ise, tipik bir solcu örgütlenme. Sol STK'lar, ideolojik devlete karşı çıkmış olmalarına rağmen, kısa zaman sonra, onun uzantıları haline gelmişlerdir.. Bu türden tepkileri sıkça sergilerler. Türk solu niye sevilmezmiş, buna da bir örnek teşkil etsin.

Haber konusunda da... Acaba diyorum; o namaz kılan çocuklar, namazın sonunda, şehitler için de dua ediyorlarsa, suçları bağışalanabilir mi acaba?
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Çrş Ekm 31, 2007 8:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Medya organlarından bölücü tavırlar.Örnek manşet Tercüman'dan.



Kısa yorumum: Çankaya Köşkü ilk defa sokağa benzemiş. Hainlik meselesine gelince: Kimin hain olduğu ortada değil mi?
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Çrş Ekm 31, 2007 8:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aydınlıkçı yobazların ve bölücü teröristlerin "biz mitingdeyiz başörtülüler nerede? "sorusunun cevabıNeutral



Demek ki neymiş? Terörist ve bölücü olmak için illaki Pkk'lı olmak gerekmiyormuş.

Notun notu: Lanetlerime "bütün bölücüleri" sarıp sarmalamam işte bundandı.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Çrş Ekm 31, 2007 9:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sekülerizmin en büyük taşıyıcısı ve yayıcısı olarak medya, sıklıkla özünde taşıdığı bu nüveyi ayan beyan faş etmektedir. Fakat bunu görebilmek için seküler insan olmamak lazımdır. Seküler insanın görme kabiliyeti körelmiştir çünkü.

Bu olguya örnek binlerce, milyonlarca. Şehit haberleri sıklaşınca, bu çelişik durum daha da ortaya çıktı. Evet, "'aziz' şehit" resminin yanında, Paris Hilton'un "tıkla ve birbirinden seksi resimlerini gör" durumlarından bahsediyoruz. İnternet haber portallarının ve medya organlarının web sayfalarını. Böylece ekran ikiye bölünüyor: Küçük yanda şehidin resmi (yani uhreviyatın, yüceliğin ve ruhun), beri yanda ise dünyanın kışkırtıcı ve bitmez görüntüleri. Ki bu ikincisi sana sürekli "gitme kal" diyor ve uhreviliğin "gel" çağrısını bastırıyor.

SonuçNeutral Şehitlik dahil tüm uhreviyatın kanı ucuzca dökülüyor. Bu kafa iklimi hiçbir savaşı kazandırmaz. Neyse ki... Evet neyse ki.
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 12:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Poe demiş ki:
Aydınlıkçı yobazların ve bölücü teröristlerin "biz mitingdeyiz başörtülüler nerede? "sorusunun cevabıNeutral



Demek ki neymiş? Terörist ve bölücü olmak için illaki Pkk'lı olmak gerekmiyormuş.

Notun notu: Lanetlerime "bütün bölücüleri" sarıp sarmalamam işte bundandı.



Şimdi;
Adam, bir basın organından iğrenç bir resim bulur. Kopyalar. Resim Ekle' den adresi alır ve bu foruma yollar. O zaman senin bu resim ve yorumun günbürtüye mi gidecek? Ben sizin yerinizde olsam basında ve televizyondaki mitinglerin görüntülerini koyardım. Kim var kim yok ortada. Bir bütün halinde bu memlekti görürdünüz.

Yapma hocam. BUNLARIN tepkisi yersiz bir tepkidir. Dangalacakça bir tepkidir. Sizde tuzağa düşmüşsünüz. Deli ile deli olunur. Bunlar deli değil.

Bölücü taraftan bir kanat oluşturduğunuzun farkında mısınız?
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 12:58 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Poe demiş ki:
Medya organlarından bölücü tavırlar.Örnek manşet Tercüman'dan.



Kısa yorumum: Çankaya Köşkü ilk defa sokağa benzemiş. Hainlik meselesine gelince: Kimin hain olduğu ortada değil mi?


Buradaki insanlara lafım yok.
Yorumunuza güldüm. Manşete yıkıldım. Cumhuriyet gazetesinde böyle bir yorum var mı? Merak ediyorum.
İlköğretimde okuyan çocuklar duvar gazetesi hazırlasa böyle bir manşet yapmazlardı. Basından halk çocuklarını kovarsanız, iş vermesseniz olacağı bu. Basınımızın ahlakı bu ve bunun zıttı manşetlerle dolu. Zamanım olsa da size VAKİT' ten manşetler aktarsam. Komedi bu komedi. Bu manşet bölücülük değil rezalete örnektir. İletişim Fakültelerinde DERS OLARAK OKUTULMALI. Böyle manşet atarsanız sadece ''gazete okuyucusu olursunuz'' diye çocuklar eğitilmeli...

Uymayın siz bunlara.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 12:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Vakit ve Cumhuriyet uç örnekler olduğu için onlara takılmam. Ama bu medya kendini merkez iddia ediyorsa, takılırım. Artık merkez buysa, gerisini siz düşünün.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Medya Baskısı ceve Sosyoloji 6 Çrş Eyl 26, 2007 7:15 pm
Yeni mesaj yok Bu başlığı takip etmeyi bırak! sabandal İmla-Yazım Yanlışı Olan Başlıklar 4 Pzr Tem 15, 2007 5:19 pm
Yeni mesaj yok MEDYA HAREKETLERİ sabandal Güncel Olaylar-insanlar 0 Cum Nis 20, 2007 7:55 pm
Yeni mesaj yok Medya Fâlnâmesi utarant Güncel Olaylar-insanlar 5 Pzr Nis 01, 2007 6:52 pm
Yeni mesaj yok MEDYA NEREYE... tohum Sosyoloji 13 Cmt Ksm 04, 2006 11:27 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke