Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 212 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Milena'ya Mektuplar


Milena'ya Mektuplar
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Franz Kafka
Yazar Mesaj
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 1:26 pm    Mesaj konusu: Milena'ya Mektuplar Alıntıyla Cevap Ver

" Artık gözlerine bakınca eskisi gibi avunamıyorum. Güneşe dayanamıyorum artık Milena geri dönmeliyim, geri dönmeliyim. Yolunu kaybetmiş bir hayvan gibi gücümün yettiğince kaçıyorum. Ama onu da gittiğim yere götürebilir miyim diye düşünerek kaçıyorum. O belki gittiğim karanlıkları aydınlığa çevirebilir...
Neler olduğunu sen de benim gibi bir türlü tam anlamıyorsun. Büyük bir coşku ile karşılaşınca delirecek kadar ürperiyorum. Bir şey istiyorum, gürültüden, kalabalıktan uzak karanlığımda kendi başıma kalmak. Bir yerlere gizlenmek istiyorum bu isteğim ardından gitmek istiyorum..
Bendeki bu coşku bir yanardağın patlaması gibi olduğundan elbet dinecek bir gün. Ama bu coşkuyu oluşturan güçleri içimde taşıdığımı bilmek çok korkutuyor beni. Zaten yaşamım korkulara bağlı beni vareden bu korkular onlar yok olursa ben de yok olurum. Benim böyle olduğumu sen de biliyorsun, hatta böyle olmasaydım benimle bu kadar ilgilenir miydin? Patlamalar şu an bitmek üzere aslında mutlu olmam gerekiyor ama bunların her zaman olacağını bilmek korkutuyor beni..
Gözüm açıldı artık Milena, ama “beni bırakma” diyen yakarışmalarımı düşünüp de acı çekmene gerek yok. Bu konuda senin ateşin hala bütün gücü ile aydınlatmakta yüreğimi. O yüzden düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bu durumun ne senin için ne benim için kötü bir durum. Çünkü söylenmesi gereken en küçük doğru söz ilk söylendiğinde beni yıkmaya tepetaklak yuvarlamaya yeterlidir..."




Kafka, Milena Jesenska ile ilk kez 1920 yılında, bir yazısını Çek diline çevirirken tanıştı. İlişkileri kısa zamanda derinleşti, ve 2 yıldan daha uzun bir süredevam etti..1924 yılında Kafka Viyana yakınındaki bir sanatoryumda öldü. Milena, Ravensbrück'te 1944 yılında Nazi'lerin elinde öldü. Bu mektupları ilişkilerinin bir belgesi olarak bıraktı.
Kafka'yı Kafka yapan eserlerden birisi bence.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 1:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Anladığım kadarı ile Milena ikimiz de çok çekingen ve ürkek kişileriz. Birbirimize gönderdiğimiz mektuplar o kadar çekingen o kadar korku dolu ki. Cevaplar dersen onlar ayrı bir korku kaynağı ikimize de doğuştan gelmemiş bu özellikler ama ben de huy edinmiş artık.
Bir odadayız Milena. Birbirine bakan iki kapının ardındayız ama ayrı ayrı. Biri açacak olsa diğeri hemen ürküp kapıyor kapıyı. Halbuki bu iki kişi ürkeklik olarak bu kadar benzemeseler, biri diğerine hiç aldırış etmese açsa kapıyı çıksa dışarı odayı düzenlese. Ama hayır o da en az diğeri kadar ürküyor ve saklanıyor kapısının ardına ve o güzelim oda bomboş kalıyor ortada.
Ve bu yüzden hep ikimizi üzen yanlış anlamalar oluyor. Aslında senin anlamadığını söylediğin o mektuplar sana en yakın olduğum zamanlar yazmış olduklarım oluyor.
Yeryüzündeki 38 yıllık yolculuğumdan sonra bir dönemeçte sana rastlıyorum ve bu geç gelen hiç beklemediğim karşılaşma sonrasında ne yapacağımı bilmez şaşırıp kalıyorum. İçimde fırtınalar kopamıyor, bağıramıyorum, çılgınlıklar yapamıyorum bu yüzden.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 2:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kapana sıkışmışım gibi bir hisle yatakta yatıyordum bütün gün. Durmadan seni kendimden uzaklaştıracak bir şeyler arayıp durdum. Kendi kendime kızdım devamlı...
Çılgınca bir korkunun tutsağıyım Milena. Anlıyor musun korkuyorum? Bu koca satranç oyununda yerim yok benim zaten. İlgimi çekmiyor, ben bütün dikkatimi kraliçeye vermişim. Gözlerim yalnız onu görüyor. Şahın yerinde olmak için bütün uğraşmalarım. Bunların gerçekten olmasını istiyorsam artık başka türlü davranmam gerektiğini de biliyorum. Bu yüzden Viyana’da kalma artık demem senden daha çok benimle ilgili, hele şu an söylediklerim isteklerin en masumu en arınmışı belki de. Mutluluğun ta kendisi o...
Mektuplarını tüylerini kabartıp tetikte bekleyen bir kedinin dikkati ile okuyorum..
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 2:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seni gördüm düşümde bu sabah yine. Yanyana oturuyoruz... Sen itiyorsun beni, ama kızmadan, gülerek. Üzülüyorum, ittiğin için değil, seni itmeye zorlayan davranışıma üzülüyorum. Sızlanmayan, yakınmayan, herhangi bir kadına davranır gibi davranıyorum sana; sessizliğinin ardındaki sesi -hem de bana seslenen sesi- duymadığıma üzülüyorum. Duyamadım mı dersin? Duymuş da olsam, karşılık veremedim ya!

İlk düşümden daha perişan daha kötü ayrıldım yanından. Bir yerde okumuş olacağım, buna benzer bir olay geldi aklıma:

"Âteşten örülmüş uzun alevlerdir sevgilim, dolaşır yeryüzünü, sarar beni. Ama sardıklarını değil, görmesini bilenleri sürükler ardından..."

Senin

(Adımı da yitirdim!
Küçüle küçüle "senin"
kaldı yalnız.)
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 2:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bak: "En çok seni seviyorum" diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, "Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla" dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 3:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her tarafa ‘Milena’ yazdım yazmayı bildiğim tek kelime bu ve ben büyük bir coşku ile bunu herkese göstermek istiyorum. Hasta olduğum için “6 ay boyunca dinlen, günlerini boş geçirmeye bak” diyorlar. Oysa bu altı ayın sadece 4 günü izin veriyorlar mutluluğa. Hala hastaysam suç bende mi peki?
... İstasyonda bana bakan yüzünü düşündüm. unutamayacağım bir doğa olayıydı bu.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 3:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...Koskoca okyanusların dibindeki bir avuç toprak o baskıya nasıl dayanıyorsa sen de öyle dayanmalısın Milena. Bugüne kadar insanlara tahammül edebileceğimi, yeryüzü ile başa çıkabileceğimi düşünmezdim hiç. Ama sen şunu öğrettin bana dayanılmaz olan aslında yaşam değilmiş...
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 4:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seninle olsam, ne kolay bir yaşamım olacak -çılgınlık! Nasıl dokunabilirim bu konuya?- Bakışlarla konuşurduk yalnız. Oysa şimdi, hiç değilse yarına kadar beklemek zorundayım mektubumun cevabını.

Yanlış anlama Milena, sev beni.
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 4:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bana her gün yazma demiştim dünkü mektubumda, bugün de aynı şeyi istiyorum senden, bu ikimiz için de daha iyi olur, hem bugün daha da direniyorum bu isteğimde -ama ne olursun Milena, sen kulak asma bana, yine hergün yaz bana, kısacık da olsa yaz, bugünkü mektubundan daha da kısa olsa iki satır ya da bir satır, bir sözcük olsun yaz Milena...

Korkunç acılara boyun eğmek zorunda kalırım tek sözcüğünden yoksun olursam.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Prş Eyl 13, 2007 6:05 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

her zaman olmasa da arada sırada ‘sen’ de bana olmaz mı?.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Cum Eyl 14, 2007 12:06 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Beni sana getirecek bir yol bulmuştum, karanlıktan aydınlığa kavuşacaktım. Bu yolu umutla, sevinçle kazmış, kendimden de bir şeyler katmıştım. Bir çırpıda yüreğimle açtığım bu yolu kapatmak, ağır ağır dönmek, vazgeçmek zor geliyor biraz, elbet yüreğim sızlar...
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Cum Eyl 14, 2007 8:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mektubun geldiğinde, ben sana mektup göndermiştim bile. " Korku , "kuşku" falan, filan bir yana evet herşey bir yana, gene de senin söylediğin gibi güç değil belkide. Anlatmaya çalışayım: Kişi kendi yetersizliğini ister istemez çekmek zorundadır, bu zorunluluğu hep duyar, ama iki kişinin yetersizliğine boyun eğmek zorunda değildir. Gözlerimiz ne güne duruyor? Kör edebiliriz onları, yüreğimizi de çekip atarız!
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Cum Eyl 14, 2007 10:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ne istiyorsan yaz kuzum, ne kadar çok şey istersen o kadar sevinirim; her kitabın, her nesnenin içine girer Viyana'ya gider ulaşırım sana.
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Cum Eyl 14, 2007 11:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu mektup yağmuru dinmeli artık Milena! Bizi serseme çeviriyor...Yazdıklarımızı unutuyor, hangi soruya karşılık vereceğimizi anımsamıyoruz... Ne türlü olursa olsun sürekli bir çarpıntı içindeyiz. Çek'çeni çok iyi anlıyorum, gülüşünü bile duyabiliyorum. Zaten sözlerinle gülüşlerinin arasında bocalıyorum daha, ama sonunda sözlerin kalıyor ortada.

Unutma, aslımın temeli: Korku!
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Cum Eyl 14, 2007 11:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir şeyler olacaktı bu mektupta, biliyordum. Öteki mektuplarında da sezinliyordum birşeyler. Gözlerinden de okunuyordu- bu pırıl prıl bakışlı gözler neyi gizleyebilir ki?- alnındaki kırışıklıklarda bile vardı. Ne zamandan beri bekliyorum.
Bütün günü kapalı perdelerin ardında , uyku- düş- korku bunaltısı içinde geçiren biri, gece perdeleri açınca karanlığı görüp şaşmaz, bende şaşmadım. Ateşleyelim mi dinamit fıçısını? Kurtulamıyacaksın da , kurtulamazsın Milena...
...Gene de şu mektubu bitirmeye gücüm yetmeyecek işte. Sevgiyle karışık bir üzüntü dalgası alıp götürüyor beni... Yazamayacağım artık.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Franz Kafka Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
1. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar gunfrfd Resim 245 Cmt Hzr 14, 2008 11:35 pm
Yeni mesaj yok Lamia Hanıma Mektuplar yasemin111 Cemil Meriç 6 Çrş Nis 23, 2008 11:55 pm
Yeni mesaj yok Kızımdan Mektuplar yasemin111 İmla-Yazım Yanlışı Olan Başlıklar 3 Sal Ksm 27, 2007 6:21 pm
Yeni mesaj yok Çocukken yazdığınız şiirler, mektupla... nrhn Okur Adayları İçin 34 Çrş Şub 07, 2007 5:24 pm
Yeni mesaj yok Camdan zarfta mektuplar fadim insanlar 10 Cum Ağu 18, 2006 5:38 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke