Tarih: Prş Eyl 13, 2007 12:17 am Mesaj konusu: DERS KİTAPLARINDA EDEBİYAT
Çeşitli üniversilerde otuz yıla yakındır verdiğim derslerde karşıma çıkan öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun edebiyetı sevmediklerini, hâttâ 'edebiyat' sözcüğünden bile korktuklarını gözlemledim. Bunun başlıca sebeplerinden birinin liselerimizdeki ders programları olduğu düşüncesindeyim.
Çok yetekli ve sıra dışı bir öğretmene düşmemişlerse ya da yabancı dilde eğitim yapan bir okuldan gelmemişlerse çocuklarımız lise çağında edebiyattan soğumuş oluyor ve gerek günlük yaşamlarında gerekse geleceklerinde hiçbir şekilde işlerine yaramayacak, gereksiz vakit kaybına yol açan zor bir ders olarak görüyor edebiyatı. Bu yaklaşım 1980' den sonra iyice yoğunlaştı.
NAZIM DA VAR, SUNAL DA
Bu yıl yenilenen ders kitaplarına göz attığımda, eskisine oranla daha çağdaş sayılabilecek yazarlara yer verildiğini, bir bakıma güncenleştirilmeye (Nazım Hikmet' in yanı sıra Kemal Sunal da var!), edebiyatın resim, müzik, sinema gibi başka sanat dallarıyla ilişkilendirilmeye çalışıldığını gördüm.
Ancak ana prensip değişmemiş, ki edebiyat zevkinin gelişmesini engelleyen de bu zaten: Bir tema belirleniyor ve bu tema çerçevesinde birtakım yazı parçacıkları sunularak konu işleniyor. Şiir olsun, deneme olsun, öykü olsun, roman olsun, hiçbiri kendi bütünlüğü içinde verilmiyor.
Oysa her eser bir bütüntür ve ancak bütününe bakıldığında doğru anlamdırılabilir. Üstelik bazı parçacıklar bağlam dışında verildiğinde anlamları tamamen değişebiliyor.
MERAK UYANDIRMIYOR
Fazla uzatmadan tek bir örnek vereyim: Nâzım Hikmet' in ''davet'' diye bir şiiri olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum, siz de bilmiyorsunuzdur çünkü öyle bir şiiri yok. Ama dokuzuncu sınıf öğrencileri merak edip ( ki kitapta bu merakı uyandıracak herhangi bir unsur yok) ''Memleketimden İnsan Manzaraları'' nı okumadıkça böyle bir şiir olduğunu sanacaklar. Ve bütününden kopuk olan bu parça yüzünden şair hakkında gerçeğin tamamen tersi bir fikir edinecekler.
Buna benzer örnekleri kitabın her sayfasında bulmak mümkün. Bütünlüğü yok edilen edebiyat eserinin okurun zihninde farklı bir dünya yaratması, dolayısıyla onu kendi dünyasıyla ya da başka sanat kollarıyla ilişkilendirmesi olanaksızdır.
Önce yazarın bilincinde yaratılmış dünyayı algılayacak, inceleyecek, kendisininkinden farklı nice farklı dünyalar olduğunu öğrenecek ki eserin tadına varabilsin ve okumakla ne kadar zenginleştiğini fark etsin.
Gördüğüm kadarıyla, ömrümde ''Çalıkuşu''' undan başka hiçbir romanı başından sonuna kadar okumamış; onu da TV uyarlamaları sayesinde yalan yanlış aklında tutabilmiş, hiçbir şiirden zevk alamamış daha nice üniversite öğrencisiyle karşılaşmak zorunda kalacağım.
PINAR KÜR
Bilgi Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Öğretim Görevlisi
Yazar
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız