Din ile devlet işleri ayrıdır, aman din i devlet işlerinden ayrı tutalım. Din ile eğitim ayrı şeylerdir, din i eğitim ve eğitim kurumlarından ayrı tutalım. Din her insanın vicdanında, özelindedir. Ama din i ticarete alet etmemizde hiçbir sakınca yoktur değil mi? Ramazan ayı geldi ve laik gazetelerimiz, dergilerimiz, televizyonlarımız DİN den çıkar sağlamaya, kâr sağlamaya soyunmuş durumda. Dini sömürebildiğiniz kadar sömürün... Hayretler içindeyim, bankalar dahil her türlü zevat bu istismarı Ramazan ayı sebebiyle çoktan yapmaya başladı. Coca-cola bile tasavvuf ezgileri ile reklam cıngılları yapıp dedeme ve babaanneme iftar sofrasında coca-cola içirtiyor. a.h.b.v
Bir sigara paketinde cami resmi bulunuyor diye müslümanlarımız çok rahatsız oldular. Bağdat' ta, Filistin' de, Lübnan' da ölen MÜSLÜMANLAR için bu kadar sağlam tepkiler verilmedi. Veremezlerdi. Öyle bir fetva hiç verilmedi, verdirtmezlerdi...
Ama İSLAMCI bir yoğurt firması cami minaresini ismine koyunca sesleri çıkmadı. (Kapitalist müslüman olur ama sosyalist müslüman olmaz. Yerim ben sizin o dillerinizi...)
Yeşil Holdingleri Müslümanların yıllarca kazanarak elde ettikleri birikimlerini, namaz saati gelince; ''namaz bekler müslümanlar ama bu iş namazdan daha önemli, önce bu iş ...'' diyerek çaldılar... Ve onlar KÂR yapmayacaklardı. SAF insanları kandırmak çok kolaydı...
Önce colaya, neskafeye, deterjanlara vb. boykota çağırıldı insanlar. Sonra MÜSLÜMANLAR bunlara alternatif ürünler çıkardılar...Abdestli insanları ürettikleri dinimize uygundur.
Camilerde kadınların kollarındaki bileziklere kadar soydular...
Önce otobüs hattalarına sonra münibüs ve taksilere kendi adamlarına, açık konuşalım;Siirtlilere verdiler. (Memleket ayrımcılığı yapmıyorum. Biz bunları Sözen zamanında da gördük. İtin üremesi ve kervanın yürümesi örneği...)
Din, siyaset, aşiret, cemaat, tarikat örgütlenmesi ile açlar doyuruldu, zenginler yaratıldı, 4 binası 3 arabası bulunana yeşil kartLAR sağlandı, kışın kömürleri verildi, erzakları kapılara kadar getirildi. Ama yetimi ile yaşayan Gül ablayı ne mahalle temsilcileri gördü, ne de bu manzarayı görüpte aldıklarını hak etmeyen karnı tok sırtı pek keneler.
Birileri ötekiden mi söz ediyor?
DİN?
...
Saymakla bitmez bu çıkar elişkileri. Bu kirli ticaret. Şimdi futbol takımlarının Gülen amca tayfaları ve şirketleri tarafından nasıl ele geçirildiğine de gireriz ama bazılarını rahatsız etmeyelim. Konumuz önce din. Sonra dinsiz ilan edileceğim.
Din ve ticaret?
İsterseniz Ramazan ayında zorla yemek yedirilMEMEK konusunada gireriz. Konumuz dağılmaz, korkmayın. Bu bir ticaret engelidir. Ama kalsın.
Çok yönlü bakarsak; toplum ahlakımız son 60 yıldır çöküntüde ve çöküntü YOK olmaya gidiyor.
***
Bu gün pazar ve yurtdışından arkadaşımız için bugün oruç tutmadık. İstanbul' u gezdirdik. Eminönünde balık ekmek yerken, heran bir saldırıya uğrama korkusuyla lokmaların bitirmesini bekledik. Bizim gibi elliye yakın insanda bu korkuyu yaşamıştır mutlaka.
Al sana ticaret! Bu insanlar teknelerini bir ay çalıştırmasa aç kalacaklar. Ben inanıyorum ki bunların iş yapmasına bile tahammül yok.
Umarım anlata bilmişimdir. (UMMAK kelimesini kullandım. Bundan bile rahatsızlık duyanlar var.)
Kayıt: Feb 23, 2007 Mesajlar: 572 Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı
Tarih: Pts Eyl 17, 2007 9:36 am Mesaj konusu:
Korkma! RAHATÇA GEZİP TOZABİLİRSİN.
Müslüman sana dokunmaz, dokunamaz. Çünkü bilir ki; oruç tutmanın anlamı ''Nesfi''ne herşeyi ile hakim olmaktır.
Kendisini yoldan çıkaracak olanlar, olamadığı zaman ne kıymeti harbiyesi kaldı oruç tutmanın!
''Dağılın lan, ben Oruçluyum'', edasıyla dolananlar, gösteri yapmakta. Kendilerini dışarıdakilere,''Bak ben oruç tutuyorum!'', diye seslenmekte. Ve gariban halk da, korkudan bunlara gerçegi söyleyemez. Bunun yerine '' Delikanlı gençtir! Ama her Ramazan oruçunu eksik etmez!'', diye söyletmekle yetinmektedirler..
Bu gibi işleri yapanlar müslüman olduğunu sanmaktaydılar. Geçekte değildirler. Sadece gösteri yaparlar.
Hani bilirsiniz; eskiden mahalle kabadayları vardı, hertürlü haltı yerler ama Ramazan da oruç tutmayanlarıda marizlerler. Bu şekilde müslümanlığa katkı sağladıklarını sanırlar.
Sadece kendilerini kandırmaktalar.
Neyse konuyu fazla dağıtmayalım.
Müslümanın diyip de, müslümanın çebindeki paraya göz diken nasıl müslüman olabilir ki?
Müslümanın diyip de, müslümanın hakkını, tam anlamıyla ve zamanında vermeyen nasıl müslüman olabilir ki?
Müslümanın diyip de, yalan dolana karışan nasıl müslüman olabilri ki?
Beni saf tutmaya iknaya çalışanlar hep olacaktır, ve de olmuştur.
Bir de benim pencereden bakalım. Ben niçin onların safına katılıyorum acaba! Yoksa bazıları sen müslüman; ''anlamazsın, kaç oradan, zararlı,...'' gibi hareketlerde bulunup beni itmiş olmasın.
Eskiler demiş; ''Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış'', demek ki, bir ateş var, kişilerin etrafını sarmış, bundan çıkış arayanlar, '' Denizde ki yılana'', sarılıyorlar. Bu yılanlar ''yoz''laşmış insanlardır.Amaca yönelmek için -amaç aslında diğerlerin düşündüğü amaç değil- bunları araç olarak kullanmaktalar.
Bir de ötekiler var. Bunlar ise, ne oldukları belli oldukları halde, ,Ramazan gelince, 3-5 kuruş da müslüman kesimden bu sayede alalım derler ve promosyonlar yaparlar. Hatta bazılarının şaklabanlık yaptıkları da olmuştur.
Sayın Yazarım fazlaca yerli film izlemiş hani şu kara sakallı kara ruhlu din adamı tiplemelerinin olduğu. Oruç değilsem aman ha döverler, İslami holdingler hep aynı yaftalar doğru, yanlış sıktı, çok sıktı... Oruç cinayetleri, beyaz çoraplı, takım elbiseli tipler vs vs vs başka bir yorum yok.
İnsanların hislerini, inançlarını sömürüyle çıkar düzeneği her zaman kurulmuştur. Bir takım zavallıların bunu yapması durumunda ne tepki vereceğiz? Aha müslümanlar böyledir, diyerek üzerlerine mi çullanacağız, yoksa müslümanlıkla aramıza duvar mı öreceğiz?
Bir akrabam şu yeşil holdinglerden birisine para kaptırmıştı misal. "Az kalsın katil olacaktım. Ciddi ciddi tasarladım bunu. "diyor. Soyan kişi, elbette dini inancını sömürmüş. Güven sağlanılmış. Parası gitti, ama bu adam namazı bırakmadı. Müslümanların topyekününe birden garez kalkmadı. "Bunlar böyledir aga! Bu işler böyle başlar" da demedi. Evet, ortada bir sömürü var. Ama bundan dolayı kızılacak bir kurum yoktur. Her zaman düşünceler inançlar sömürülür. Kaldı ki bunun eleştirisi de içeriden bir hayli yapılmaya başlandı. Çünkü dünyevileşme ve kapitalistleşme almış başını giderken, bunların kurban edilmesi kaçınılmazdı.
5 yıldır bir cemaatin külliyesinde iftar yaparım. Sarhoşu da gelir, serserisi de. İsteyen bağış yapar, isteyen elleri ceplerinde çıkar. Kimse de durdurup sormaz. yıllar önce böyle bir iftar yemeğinde, Tasavvuf konusunda doktorasını yapan bir akademisyene sordum: "Tasavvuf nedir?" El cevap: "İşte budur. Birbirimizi tanımadığımız halde burada yemek yiyor oluşumuz."
İyiki cemaatler var. Kriz zamanlarında yağma olmuyorsa onlar sayesinde. Allah hepsinden razı olsun.
Hem ne diye sürekli kötü örnekler verilip duruluyor. Kültürümüzde yapılan yardımın reklamı yapılmaz. Yemek akşamın gecenin karanlığında kapıya bırakılır. Üç kere kapıya vurulur ve gidilir. Adam gittikten sonra kapıdan bir el uzanır ve yemeği alır. Bu olgu halen devam ediyor. Ben de çevremden biliyorum ki nice zorda darda kalmışa yardım eli uzatıldı. Dolapları dolduruluyor, ihtiyaçlar liste halinde karşılanıyor. Bunun yanında, samimi fakir arayan dindar müslümanlardan da haberim var. Konuşmalara bizzat şahit oldum. Çarçaflı da olsa, yardıma ihtiyacı olup olmadığı araştırılmaya çalışılıyor.
Son nokta... Yerel yönetimlerde muhafazakar partilerin başarısı şaşılacak şey değil. Bütün analistler kabül ediyor ki, sosyal faaliyetler konusunda muhafazakarlar ileri düzeylerdedir. Şu bu ihtiyacını gideremeyen vatandaş niye oy atsın aksi durumda? Elbetteki haksız kazanç elde edenler, durumu sömürenler oluyor. Bunlara biz de şahidiz. Ancak ortada belirgin bir olgu var. O da dinle irtibatlı kadim geleneklerimizin halen halkın vicdanında yer bulduğu gerçeği. Ki reel faaliyetler olmasa o vicdan sandığa yansımazdı.
Hamas'ı Filistin'de işbaşına getiren de bu türden faaliyetlerdir.
Gece, bana saldırma. Ramazan Ayından sonra gel. Sanırım din ve ticaretten söz ediyorduk. Yazdık...
Hadi beni Allahsız ilan et.
Töbe töbe... Bakın işinize ya. Gülen cemaatine bir kelime yazınca nasılda çıldılmış Şevki' ye dönüşüyorsunuz. Ben konuyla ilgili yazdım. Konuyla ilgili yaz. Bana saldırma. Çekil, doğacak güneşi bekliyoruz.
Sayın poe, bizim kültürün nereye gittiğini yazdım. ''Reklamsız yardım, yardım değildir'' anlayışı ile kirli ticaret, kuburdan çıkarılmış siyaset söz konusu. Yazdıklarınızın konumuzla ilgilsi yok.
Cemaatlere inanmadığımı biliyorsun. Hiçbir tarikata, hiçbir meshebe inanmıyorum.
Yazarıma katılıyorum. Konu dinin ticarete alet edilmesi ise bu konuda dini hassasiyetleri daha yüksek olanların daha çok tepki göstermesini beklerdim. Birinin müslümanım demesi onu kayıtsız şartsız iyi yapmıyor ki? Sermayenin dininin imanının olmadığını biliyor olmalısınız. Bir ara çalıştığım kurumda yemekte sürekli Cola-Turca vardı, nedeni Amerikan malı değil müslüman malı olmasıymış. Ticaret Bakanlığında Ülkerin ticaret sicil kaydını araştırın ne kadar çok yabancı ortağı olduğunu göreceksiniz,bazı ortakların ülkesi ve dini sizi de şaşırtacaktır. Yani, müslüman bir ülkedeyiz diye müslüman etiketiyle yapılan yolsuzluklara, yalan dolana,soyguna,istismara,ayrımcılığa, şiddete göz mü yumacağız? Madımak katliamını müslümanım diyenler yaptı,İslam adına yaptı diye alkışlayacak mıyız? Benim köür şirketine,tavuk şirketine islami isimler koyan şarlatanları eleştirme hakkım yok mu? Tekbir giyim, medine kömürcülük (yaşadığım şehirden aklıma ilk gelen örnekler) isimleri sizleri de rahatsız etmiyor mu? Belki yakında Furkan-cell GSM operatörü de icat ederler. Ben kötü solculardan,kötü milliyetçilerden vs ne kadar nefret ediyorsam kötü müslümanlardan da o kadar nefret ediyorum. Namuslu, samimi ve dürüst müslümanla bir derdim yok, tıpkı bu niteliklere sahip herhangi bir inanç sahibiyle,inançsızla,herhangi bir ideolojiye inanan biriyle olduğu gibi. Kötü niyetli olmadıkça eleştiriler kimseyi rahatsız etmemeli, amaç doğruyu, güzeli bulmaksa...
1. Ne bahsi geçen cemaat veya diğerleri ile organik, inorganik ilişkim yoktur.
2. Ne sana saldırmak ne de tartışma ortamı açma niyetindeyim
3.
Alıntı:
Hadi beni Allahsız ilan et.
ucuz salvolara gerek yok. Ne ben ne de hiç kimse size veya başkasına böyle bir kelime kullanmadı. Bizim mahallenin yaramaz çocukları vardı, azıcık üstüne gidince basarlardı yaygarayı. Bağırır ortalığı, yıkarlardı.
4.
Alıntı:
Bakın işinize ya. Gülen cemaatine bir kelime yazınca nasılda çıldılmış Şevki' ye dönüşüyorsunuz.
şu şevki kimse sana iade ediyorum.
Bu ülkede her sosyal, dini, siyasi, mesleki, etnik, bölgesel gruplar içinde yanlış, ucuz, hukuki açıdan, ahlaki açıdan zaafları olan vardır. Ama bu sizin genellemelerinizi haklı çıkarmaz.
Sloganlarla konuşmamayı öğreneceksiniz. Hayatın sıkılan yumruklar, mitingler olmadığınıda. O zaman anlayacaksınız yeldeğirmenlerinin gerçek düşman olmadığını, Dulcinea'nın size olan aşkını.
Kayıt: Feb 23, 2007 Mesajlar: 572 Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı
Tarih: Sal Eyl 18, 2007 9:36 am Mesaj konusu:
Üsteki yazında ''korkarak geziyoruz'' demiştiniz ya, onun için korkmayın dedim. Yazacaklarımı üstünüze almayın. Genel düşünce yapısına bakıyorum, seni itham etmiyorum.
Eskiler neden demişler bunu da bilmem ''Çok bilen çok yanılırmış'' demişler, ben zaten birşey bilmem. Bilenler de beni pek severler hani!
Ben yine anlamam! Beni bilmezler anlamazlar ama bana hep nasihat verirler. Bunu bilmiş edasıyla yaparlar.
Ha bir de beni çok düşünürler!
Neyse canın bilenin bildikleri kendince olan kadardır. Birisi söyle demiş; ''Herkes herkesin söylediklerini öğrenmiş olsaydılar, kimse kimseye birşey söylemezdi.'', demek ki herkes herşeyi bilemiyormuş. Ben söylemedim! Yukardaki yazıyı söyleyen söyledi. Ben zaten bilmem!
Beni dolandıran şu dolandırıcı, yeşil holdikler neden hedef konusu oluyor, bunu da anlamam ya neyse. Siz bilenler zaten onlara paranızı kaptırmıyorsunuz ki, kaptıran benim. Zarar da bana, size ne diyecem olmayacak, çünkü, beni düşünürler ve kollarlar, o yüzden olmayacak.
Asıl mesele benim onlara para kaptırmam mı?
Yok hiç sanmıyorum.
Bir kere demiş bulundum, ''ben bilmem'', diye. Anlayanlar anlamıştır.
Birde hep din üzerinden beni şöğüşleyenleri konuşuruz, ya diğerleri...
Anlayamadım diğerleri kim?
Ben bilmem ki, bir bilene sormalı?
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız