Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 76 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kendin Olmak


Kendin Olmak

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2814

MesajTarih: Pzr Ağu 26, 2007 10:47 pm    Mesaj konusu: Kendin Olmak Alıntıyla Cevap Ver

" Etiketleri kendin yapıştır...


“Küçüklüğümden itibaren tek bir şey tembihledi ailem bana: Etiketleri Kendin Yapıştır, başkalarının seni belirlemesine olanak tanıma! Hiçbir dine, arayışa, inanca ait olmadım tam anlamıyla. Bu yüzden ne zaman bir şeye bağlanacak olsam, çekincelerimi ve nesnelere uzaktan bakmamı sağlayan kuşkularımı korudum. Bana böyle öğretilmişti: Dünyadan, cevapları kesin sorulardan, büyük guruplardan şüphe et!”

ITALO CALVINO



Kulaktan kulağa oyununu herkes bilir; bir grup insan bir araya gelirsiniz, grup başındaki kişi herhangi bir kelimeyi yanındakinin kulağına fısıldar;o kelime grup sonundaki kişinin kulağına gelinceye kadar şekilden şekle girer ve sonunda bambaşka bir kelime olarak karşımıza çıkar… Örneğin ‘karakalem’ sözcüğünün kulaktan kulağa oyununun sonunda ‘elalem’ haline dönüşmesi pek muhtemeldir.

Karakalem nerede, elalem nerede…
Sadece ses benzerliği var aralarında…

Şimdi bu da nereden çıktı diyenler olacaktır… Aslında çok alakalı bu örnek anlatmak istediğim şeyle; ya da Italo Calvıno’nun “Etiketleri kendin yapıştır” dediğe şeyle…

Birincisi bir başkasından duyduğumuz veya okuduğumuz düşünceler, kulaktan kulağa oyunu gibi, bir çok önyargıdan, değer ve anlayış biçiminden, din ve inanış süzgecinden geçerek bize geleceği için, mutlaka ki aslından sapmış olacaktır. Bu yüzden dünyaya sağlıklı bakabilmek, çevremizde olup bitenleri sağlıklı yorumlayabilmek için, her şeyden önce bunu bize temin eden sağlam bir düşünce sistemine sahip olmamız gerekmektedir.

Bu düşünce sistemimizin içinde kuşkuculuk, bilimsel tutarlılık, çok yönlü bakış açısı olmalı ve bunlar tarihsel bir süreçle de desteklenmelidir. Dünün ve bugünün koşulları, iç ve dış dinamikler, pratiğin ve teorinin örtüşümü, tüm bunlar dikkate alınarak edinilmelidir bu sistem…


Ayrıca, iç dünyamızı, yeterlilik veya yetirsizliklerimizi, zaaflarımızı, kabiliyetlerimizi, kısacası varlığımızın sınırlarını bizden iyi kimsenin bilmesi mümkün değildir. O yüzden birinin çıkıp bize neye inanmamız gerektiğini söylemesi, ihtiyaçlarımızı belirlemesi, senin için en iyi olan bu demesi taşıdığımız potansiyeli tahrip etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Eğer kendimizin söyleyecek bir sözü yoksa, ya da karar verme yetisi, bilgisi, o zaman bizim yerimize birilerinin düşüneceği ve bir şeyler söyleyeceği kesindir, ama bu ne derece bizim ihtiyaç ve arzularımızı yansıtacaktır, o şüphelidir…

Yetkin insan olmak, kendini, sınırlarını çok iyi bilmek ve ona göre ihtiyaçlarını saptayabilmektir. Yani kendi etiketlerini kendin yapıştırabilmektir. Neye inanacağına, nasıl yaşayacağına, yaşamını nasıl yönlendireceğine kendin karar verebilmektir.

Peki başkaları bizim yerimize karar veriyorsa; Ya da dinimiz, milliyetimiz, geleneklerimiz, göreneklerimiz, davranış kalıplarımız, rollerimiz, bir çok şey daha biz doğmadan belirlenmişse?!

Kendimiz olmadığımız, özgür olmadığımız kesindir bu durumda…Birtakım etkenlerin, güç ve değerlerin belirlediği bağımlı bireyler olduğumuz kesindir. Bizde saklı olan asıl potansiyel farklı bir şeyken, kulaktan kulağa oyunu gibi her safhada biraz daha deforme olan, aslından uzaklaşan, oradan buradan yapıştırma etiketlerle suni bir oluşum haline gelen eklektik bir varlıktan başka bir şey olmadığımız kesindir.

Her bir birey için bu kulaktan kulağa oyununu çoğaltırsak ve her bireyin tek tek taşıdığı potansiyelden saparak bu şekilde deforme olarak gerçekleştiğini var sayarsak, dünyadaki beşeri zenginliğin ne kadar verimsiz kullanıldığını ve insanlığın gelişiminde işleyen sürecin ne kadar aykırı olduğunu daha kolay saptayabiliriz böylece…

Sonuç şudur; mevcut sistemde bireyler gerçek potansiyellerini ortaya çıkaramamaktadırlar. Başkalarının yapıştırdığı etiketlerle, yapay oluşturulmuş kimlik ve benliklerle, yapay bir dünyada yapay bir süreç yaşamaktadırlar.

Kulaktan kulağa oyunundaki son kişinin ağzından çıkan kelimenin anlamından sapması kadar gerçek, öz benliklerinden uzak, potansiyellerinden uzak, yanılgılar içinde suni bir hayat yaşamaktadırlar…

Peki etiketlerimizi kendimizin yapıştırdığı, gerçekleşimini doğal sürecinde tamamlamış, potansiyelini mümkün olduğunca tam kullanmış ve böylece daha az deforme olmuş bireyler haline nasıl dönüşebiliriz. Kendi değerlerimizi, kendi inanç sistemimizi, kendi dünya görüşümüzü kendimizin oluşturabileceği özgür bireyler haline nasıl gelebiliriz…

Kapitalist sistemde böyle bir özgürleşmenin olabileceği kuşkuludur… Egemen kültürün gerek medyayla, gerek internet ve diğer kitle iletişim araçlarıyla, sanat ve kültür kaynaklarının da kullanımıyla yaşantımıza dayattığı değerlerlerin biçimlendirici gücünden sıyrılıp özgürleşebilmemiz, bağımsız bireyler haline gelebilmemiz hiç kolay değildir…

Ayrıca etiketlerimizi kendimizin yapıştıracağı bireyler olmayı seçmekle toplumdan dışlanmayı ve yaşam boyu yalnız kalmayı da göze almış olmamız gerekmektedir…

Peki bu dönüşümün, sistem değişikliği şeklinde, toplumsal olması mümkün müdür? Buna cevabım şimdilik çok kısa olacak… Kapitalist sistem kendi değer ve inanış biçimini dünyaya yayacak araçlar ve silahları üretirken, çok şükür ki bunu kendisine karşı kullanacak güçlere henüz engel olamamaktadır.

Silahlar her an geri tepebilir ve bir gün kapitalizmin kendisini yok edecek şekilde işleyebilir her şey…

Yani bugün kapitalizmi güçlü kılan her ne varsa yarın bunlar kapitalizmin kendi kuyusunu kazmasına hizmet edebilir….

Kendi silahlarıyla kendisini vurabilir Kapitalizm…

Örneğin İnternet, dünyaya hakim olmak için kapitalizmin icat ettiği bu mucizevi güç bir gün gerçekten kapitalizmin kendi mezarını kazmasına sebep olabilir…

Siz her koşulda ‘etiketlerinizi kendiniz yapıştırmak’tan hiç vazgeçmeyin;

Çünkü, gerçek özgürlüğe ve içinizdeki potansiyeli en iyi şekilde gerçekleştirmeye ancak bu şekilde yaklaşabilirsiniz…

İyi şanslar…"


ÇİĞDEM ŞAHİN, Yrd Doç. İÜ'de öğretim üyesi
cigdem@acikgazete.com / 13 Ağustos 2007
Başa dön
ANLAM-SIZ
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 852

MesajTarih: Pzr Ağu 26, 2007 11:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu her babayiğidin harcı değil işte. İlk önce toplumun baskısını aşmayı göze almalı kişi. Ya da en baştan deli olduğuna ikna etmeli sistemi.

Bana kalırsa, bir çok insan etiketlerini kendisinin yapıştırması gerektiğini çok geç fark ediyor. Ve bu farkedişle en yakınları da dahil, tüm çevresinin baskısını aşamayacağını düşünüyor.

Yani her şey anlaşıldığında iş işten çoktan geçmiş oluyor.

Belki nesilden nesile delilerin sayısı artırılabilirse, bu iş toplumsal bir dönüşümün önünü açabilir.

Treni kaçıranlar çocuklarını trene yetiştirebilirlerse...

Belki.


En son ANLAM-SIZ tarafından Pts Ağu 27, 2007 10:35 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 329

MesajTarih: Pts Ağu 27, 2007 9:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Zaten;
Hakikatin yolu tek kişiliktir, topluca yürünmez.

***
Felsefe herkese kendi olabilmenin ışığını yakar, bu ışığa püff!! dediğinde vazgeçtiğin şey felsefe değil, kendin olmaktır.
Başa dön
missvecchio
Yazar


Kayıt: Jan 31, 2006
Mesajlar: 286

MesajTarih: Pts Ağu 27, 2007 10:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

......Ve bu da; ne olmamız, neye inanmamız gerektiğini dayatanlara ders olsun...umarım... Rolling Eyes
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 360
Nereden: ankara

MesajTarih: Sal Ekm 09, 2007 11:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek , dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!...

Doğan Cüceloğlu
Başa dön
mavilale
Yazar


Kayıt: May 26, 2007
Mesajlar: 244
Nereden: Muğla/Yatağan

MesajTarih: Pzr Ağu 10, 2008 12:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kendin olmak. Tüm saldırılara açık olmak... Günümüzde anlamsız bir eylem. Maymunca bir yaklaşım... ti teorisi gibi...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok TARAF OLMAK ! kukulkan Güncel Olaylar-insanlar 129 Pts Hzr 30, 2008 11:57 am
Yeni mesaj yok Sağlıklı birey olmak 08parpali Felsefe 3 Cum Arl 21, 2007 7:07 pm
Yeni mesaj yok Türk olmak... mora Sosyoloji 6 Pts Ekm 29, 2007 5:43 am
Yeni mesaj yok Ölümsüz olmak ne kadar güzel? kukulkan Felsefe 20 Cmt Eyl 22, 2007 9:39 am
Yeni mesaj yok Mehmet Akif ve İlk Olmak! 08parpali Tarih 0 Prş Eyl 20, 2007 10:47 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke