| Yazar |
Mesaj |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Prş Ağu 16, 2007 7:31 pm Mesaj konusu: Önemli Olan İçimizdeki Ateş |
|
|
Önemli olan içimizdeki ateş
Filiz Duran için ateşle poi dansı, bir tür meditasyon. İkisinde de nefes ve odaklanma çok mühim çünkü.
Tiyatrocu Filiz Duran, Türkiye'de ateşle poi yapan ilk dansçılardan. Poi üzerine ders veren Duran'ın bir de 'ışıklı dans tiyatrosu' grubu mevcut.
"
Poi, Yeni Zelanda'da, Mauri kabilelerinde yerli danslarında kullanılarak başlamış. Amaç karşıdakini etkilemek. Savaş öncesi vücut koordinasyonunu geliştirmek için de kullanılmış. Başta bir bitkiyi ipin ucuna sarıp, senkronize bir şekilde müzikle birlikte çevirerek dans ediyorlarmış. Yeni Zelanda'da ateşli yapılmamış, fakat Hawai'de, Tayland ve Hindistan'da ateş eklenmiş. 70'lerde gezginler tarafından tüm dünyaya yayılmış. Woodstock zamanları çok moda...
Ben sekiz yıl önce ilk Hindistan'da gördüm poi'yi. Oraya zaten kendi varlığımı aramak için gitmiştim. Sonra etnik danslar, yoga ve meditasyon üzerine dersler aldım. Aslında tiyatrocuyum.
Ateşli poi'yi, müzik eşliğinde gördüğümde büyülendim. O an 'Ben de yapmalıyım' dedim ve çok çalıştım. Ders alabileceğiniz özel bir yer yok, workshop'lara katıldım, bilen insanlara danıştım. Sonra Türkiye'de de geliştirdim. İstanbul'un bütün parklarında çalışmışımdır. İlk başladığımda sokak gösterileri de yaptım, ama artık öğrencilerime kaldı sokaklar. Ben başladığımda bildiğim kadarıyla poi'yle ilgilenen başka insan yoktu, şimdi çok...
Meditasyonda bize 'düşünmeden düşünme' öğretilmişti. Poi'nin de aktif bir meditasyon olduğunu fark ettim. Bir yandan da nefesine odaklanman gerekiyor. Başka bir şey düşündüğün anda çarparsın. Genelde odaklanma problemleri olana tavsiye ediyorum.
Bu işe ilgilenenlerin sayısı artıyor. Bilgi Üniversitesi'nde iki yıldır poi üzerine bir atölye çalışması düzenliyorum. Öğrencilerim arasında gençler de var, ama mesela geçen yıl 65 yaşında bir tiyatrocu gelmişti; maşallah çok da iyiydi. Ama ilgilenen kadın sayısının erkeklere göre çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. İlk önce nefesi öğretiyorum. Nefes her şeyin başı. Doğru nefesle hem zor bir hareketi kolay yaparsınız, hem çok sinirliyken birden sakinleşirsiniz. İkinci adım odaklanma... Kişinin kapasitesine göre zaman içinde ateşliye geçilebilir. Ateşlinin teferruatı fazla; gazı özel, kevlar denilen bir fitili var. Kurşun geçirmez yeleklerde kullanılan bir malzeme bu.
Eskiden okullarda da ders verdim, ama artık proje bazında ilgilenmek istiyorum. Alternatif danslarla birleştirdiğimiz bir grubumuz var. Işık performanslarının kullanıldığı sekiz kişilik bir dans tiyatrosu diyebiliriz: Elkaleemom. El, toprak demek. Ka ateş, aynı zamanda yaşam gücü. Leem su, om da hava demek... Öğrencilerimle hazırladığımız başka bir projenin de tohumları ekildi.
Bir yandan da tehlikeli bir iş... Ben bir kez yanma tehlikesi atlattım. Bir arkadaşımızın terasındayız, erkek arkadaşım perküsyonla bana müzik yapıyor, ben de poi'yle 'oynuyorum'. Sonradan söndürdüğümüz özel bir havlu var, onu ıslatmayı unutmuşuz. Biz söndürmeye çalıştıkça, daha çok tutuştu tabii. Çok dikkatli olmak lazım; saçlarımı topluyorum o yüzden. Gerçi 8 yıldır uğraştığımdan, artık gözüm kapalı bile yapıyorum, ama olsun... Annem başta çok laf etti 'Kızım ateşsiz dans etsen' diye, ama çok seviyorum. En güzel yanı da içimizdeki ateşi ortaya çıkarması...."
09/12/2006
PINAR ÖĞÜNÇ / Radikal |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
|
| Başa dön |
|
 |
gece Forum Yöneticisi

Kayıt: Nov 05, 2005 Mesajlar: 1435
|
Tarih: Prş Ağu 16, 2007 10:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
Işıklı poi yerine evinizi ruh dinginliği içinde boyayabilirsiniz. Yada sabah erkenden uyanıp 04:30 gibi peynirli gözlemler yapıp konsantre olarak meyve suyunu taze hazırlayıp 07:30 da kahvaltı masasına çok iradeli bir şekilde bırakabilirsiniz. Ya da eşinize süpriz yapıp iç sesinizi dinleyip ruhunuzu gevşetip şakra ve makralar eşliğinde (her ne ise) arabasını temizleyip O'nu mutlu edebilirsiniz .
hem yanmazsınız hem komşularınızda soru işaretleri olmaz..... |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Prş Ağu 16, 2007 11:22 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yemek üzerine ne çok resim, mesaj atıyorsunuz? İnsanlar sınav zamanı çok yemek yerler. Hayırdır, ÖSS de geçti?
Poi'yi ben çevirmiyorum zaten. Sadece kafa göz yaranları seyrediyorum.
Off Şu an Ankara'da deprem oldu. |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1090
|
Tarih: Prş Ağu 16, 2007 11:39 pm Mesaj konusu: |
|
|
Millet sokaklara dökülmüş, iyi sarstı  |
|
| Başa dön |
|
 |
gece Forum Yöneticisi

Kayıt: Nov 05, 2005 Mesajlar: 1435
|
Tarih: Prş Ağu 16, 2007 11:41 pm Mesaj konusu: |
|
|
| geçmiş olsun tüm Ankaraya |
|
| Başa dön |
|
 |
cesotti Yeni Üye

Kayıt: Aug 09, 2007 Mesajlar: 53
|
Tarih: Cum Ağu 17, 2007 1:20 am Mesaj konusu: |
|
|
Geçmiş olsun Ankara...
Şu uzakdoğu öğretilerine bu kadar merakı anla-yamıyorum nedense...
Mesele konsantrasyon mu? Bırak kardeşim ateşi mateşi. Gel sana ebru sanatını öğreteyim, konsantrasyonu da ruh dinginliğini de sanatın zevkini de daha mantıklı ve makul yollardan hallet.
Ebru hoşuna gitmedi mi? Neden ney çalmayı denemiyorsun? Dans da olsun dersen mevlevi töreni önereyim sana. Yap bi semah kavuş tanrısal huzuruna...
"Türk kaşığıyla gavur çoku" yemek değil de nedir bu? |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Cum Ağu 17, 2007 8:03 am Mesaj konusu: |
|
|
Kimse de yeniliklere açık değil.
Hem kolay mı ebru yapmak? Destiseng bulmak için kaç mezarcı dolaşmak gerekli. Yani mermerci.
Ney üflemek de öyle. Neyi yağlamak, korumak, İhlasla ağzını açmak. Kolay mı?
Sema töreni seyretmek kolay ama. Galata Mevlevihane'sine gidilebilir. Ya da Konya'da Mevlana Müzesi'nin arkasında belediyenin Gülbahçesi'nde haftanın belli günleri törenler var.
Ama poi öyle mi? Her daim yanınızda. Eski çorapların içine talaşı doldur. Ucuna da ip bağla. DÖndür dur. Hem bu da bir sa'nat.
Şaka bir yana.
Tıpkı bilardo gibi zamanla da poi'ye bakış açısı değişecek. Üniversitelerde bunun için örgütlenmiş topluluklar var. |
|
| Başa dön |
|
 |
cesotti Yeni Üye

Kayıt: Aug 09, 2007 Mesajlar: 53
|
Tarih: Cum Ağu 17, 2007 8:26 am Mesaj konusu: |
|
|
Buna "globalleşme" mi , yoksa "kültür yozlaşması" mı demeliyiz sizce? Önce batı istilasıyla dejenere olduk, şimdi uzakdoğu kültürüyle kalan kırıntılar yok ediliyor.
tamam, o kadar muhafazakar biri değilim, hatta yenilikçiyim.
Ancak yine de, kendi değerlerimizi ve öğretilerimizi tam sindirmeden dışa açılmanın bize geleceği kapatacaı kaygısını yaşıyorum  |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1090
|
Tarih: Cum Ağu 17, 2007 11:09 am Mesaj konusu: |
|
|
Hiç izlediniz mi poi çevirenleri, peki hiç denediniz mi?
Merkezkaç kuvvetinin kaçma üzerinde cidden etkili olduğunu göreceksiniz.
Evet, denedim itiraf ediyorum. Normal poi'yi denedim, ışıklı poi'yi denedim. Kafa göz yarmada birebir. Ateşli poi mi, çevremdekiler -henüz- kendimi yakmama hazır değil, biraz daha zaman geçmesi lazım  |
|
| Başa dön |
|
 |
mavisurgun Yazar

Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 360 Nereden: ankara
|
Tarih: Pts Ağu 27, 2007 3:44 pm Mesaj konusu: |
|
|
| AyEsHa Allah kolaylık versin ateşlisini çevirmeye başladığında haber et nasıl bir duygu fazlaca merak ettim. sen böyle anlatmaya devam edersen dayanamayıp kafa göz ben kırıcam yada yakıcam her neyse:) |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1090
|
Tarih: Pts Ağu 27, 2007 5:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
İnan ben de senin kadar merak ediyorum Ama gel gör ki en son vukuatımın üzerinden geçen süre henüz bir yıla ulaşmadı. Ben hazırım da, çevremdekiler hazır değil yeni bir vukuata/yaramazlığa. Sabır sabır, 3-5 gün kaldı, sonra vakit geldi diyerek deneyeceğim
Haber ederim  |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2816
|
Tarih: Pts Ağu 27, 2007 8:17 pm Mesaj konusu: |
|
|
Tabii Tabii...
Bir yanık vukuatınız yok zaten. |
|
| Başa dön |
|
 |
gece Forum Yöneticisi

Kayıt: Nov 05, 2005 Mesajlar: 1435
|
Tarih: Pts Ağu 27, 2007 8:19 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Sakın aman... |
|
| Başa dön |
|
 |
mavisurgun Yazar

Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 360 Nereden: ankara
|
Tarih: Sal Ağu 28, 2007 9:11 am Mesaj konusu: |
|
|
Yok yok ben AyEsHa 'nın anlatımından dolayı baya bir meraklandım...
Tabi bu olayın sonucuna kafa göz yakma mı? denir, kırma mı? denir bilemiyorum ama inanılmaz ilgimi çekti ne yalan söyleyim.O ateşlisine bi geçsin bende onun izinden gidicem
Hem o bana haber vericek ...
Artık ben de denedikten sonra büyük ihtimalle mavisürgün değil yanıksürgün olurum:)
Bir söz vardır " insanın başına ne gelirse meraktan gelir "diye... bakalım görücez. |
|
| Başa dön |
|
 |
|