Tarih: Pzr Tem 15, 2007 9:11 am Mesaj konusu: “TOPLUM, BİR KURTARICILAR CEHENNEMİDİR”
Topraklarımız kahraman yetiştirme konusunda hiçbir ülkeye nasip olmayacak kadar münbittir. Bizimkiler, bilmem hangi nasipsizlerin kahramanlarını kim bilir kaça katlar… Onun için saymaya kalkışmayın altından kalkamaz, nafile nefes tüketir, yorulursunuz…
Tüm kahramanları var eden ise içlerinden coşkun halinde dışarıya taşan, insanlarımızı ve vatanımızı daim içinde bulundukları cehennemden kurtarma güdüsüdür!
O kadar çok kurtarıcımız var ki… ellini sallasan ellisi…
Uyuşturucu kaçakçısından, silah tüccarına, mafyasından dolandırıcısına, ,katilinden soyguncusuna, ihale takipçisinden çetecisine herkesin ağzında aynı nakarat;
“ne yaptıysam vatan için yaptım!”
***
“Mesih” bekleme olgusu ve kaygısı insanoğlunun tarihi kadar eskidir. İçinde yaşanılan kötü ahvale çare ve çözüm bulamayan ya da çözüm ve çarelerini yaşama aktarma irade ve kudretine sahip olamayan kitleler geleceği muhakkak olan kurtarıcılarını beklerler. Beklenilen şafak doğmasa da önemli değil, her toplum kendi kurtarıcılarını ve kahramanlarını çoğu kez kendini imha etme pahasına kendileri yaratır.
Tüm karizmatik liderler ve kahramanlar bir “umut sosyolojisi”nin uzantılarıdır. Herkese umut vaat ettiği sürece, varlıklarını öyle veya böyle devam ettirir.
Ama insanlık tarihine bir kuşbakışı gezinti bile toplumların en çok kendi yarattıkları sahte kahramanlardan ve kurtarıcılardan çektiğini gösterir. Onlar, su başlarını tutanlar değiştikten sonra, kurtarıcıları var etmek için gösterdikleri gayretten daha fazlasını onlardan kurtulmak için gösterirler. Çünkü tüm kurtarıcılar, azad etiklerinin başlarına basarak yükselirler.
Neyzen Tevfik, hayatında ilk defa sinemaya gider, izlediği filmde ormanlar kralı Tarzan’ın, vahşilerin elinden kurtardığı kıza yaptıklarını gördükten sonra, “Böyledir” demiş, “bu kurtarıcılar böyledir.”
Bu kurtarıcılar(!) böyle olmasına böyledir de, yine de toplumlar kurtarıcı bekleme özleminden vazgeçmezler. Özgürlük ve bir başına yaşamaya cesaret edemediğimiz için, bu yaşam ve yaşamı tanzim etme işini tapındığımız kahramanlara havale ediyoruz. Kahramanlar, içimizdeki “özgürlükten kaçış”ın ve “totalitarizmin arzusu”nun göstergeleridir. Bir toplumun ne kadar az kahramanı ve kurtarıcısı varsa, o toplum o kadar çok özgür ve olgundur..
Bireylerin “kendi akıllarını kullanma cesareti gösterip”, kendi bilinçleri ile kendi zindanlarını aşıp, kendini hakiki bir “özne” olarak inşa ettikleri sürece kahramanlara ihtiyaç duymazlar.
***
“Toplum, bir kurtarıcılar cehennemidir” diyor Cioran, evet bir kurtarıcılar cehennemi…
Seçim vesilesi ile hangi yöne yüz çevirsek bir kurtarıcı ve bu sahtekar kurtarıcı nebbaşları omuzlayan bir güruh ile karşılaşıyoruz.
Bir farkla ak ile kara, at ile it izinin birbirine karıştığı şu hengamede kurtarıcılar daha çok kurumsal kimliklerle karşımıza çıkıyorlar.
O kadar yüksek perdeden atıyorlar ki… Bilmediğimiz ne kadar çok esaretin altındaymışız!
Kimi, bizi geçmişin karanlığından; kimi, bir türlü olgunlaşamayan toplumdan, kimi dinsizlikten ve imansızlıktan, kimi derin devletten, kimi Kürtlerden kimi Türklerden, kimi askerden, kimi dincilerden, kimi Avrupa’nın gizli emellerinden , kimi Amerika’nın sinsi bölme planlarından, kimi her taşın altından çıkan siyonizmden, kimi içerdeki gizli düşmanlardan ve işbirlikçilerden, kimi enflasyon canavarından, kimi trafik canavarından, kimi köhneleşmiş bir şahsiyetten, kimi gerici bir zihniyetten, kimi fukaralıktan, kimi burjuvalardan….dan…dan…
Ve doğal olarak her kurtarıcının bizi götürmek istediği bir cennet var, işte orası bir diğer kurtarıcının cehennem olarak bellediği ve bellettiği kabus…
Toplumlar daima bir bireylerden farklı tahayyül eder ve ona göre davranır.
Binlerce insan daima Godot’yu bekler durur. Çünkü insanların muazzam bir “adlatılma arzusu” da vardır. Onlar gerçeği ve olanı değil, olunmak isteneni duymak isterler.. ve ekmek arası döner arkası konserlere yüzde yedi oy verirler.
İnsanlar, bilinçlerini ve umutlarını iğfal eden kurtarıcıları alkışlamaktan vazgeçip, onlardan paçayı sıyırdıkları gün, aradıkları şeyin kapılarının hemen eşiğinde olduğunu göreceklerdir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız