Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 121 Üye Adayı ve 11 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 kongo tren istasyonunda ertelenen lübnan bandıralı sevgili
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

hiçlik


hiçlik
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel
Yazar Mesaj
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Hzr 15, 2007 1:40 am    Mesaj konusu: hiçlik Alıntıyla Cevap Ver

“Esprit vaincu, fourbu…”

Acılı bir vahşetten başka bir şey kalmadı bana. İnsan batıl bir inançtır. Bunu öğrendim. Yaşamak zulmetmektir. En kutlu, en doğru, en haklı, en masum ölümler intiharlardır. Kendisini yaşatamayan insan kendini öldürmeli. Yapamıyorum bunu, yaptırmıyorlar. Ruhum titrek, kanlı, zalim bir rengin tutsağı. Ben yokum. Kimse yok. Her duygu kendini yaşıyor. İnsan sadece bir örtü. Yalan. Bir yalan insan. Kendimi doğrulayamıyorum. Tarih yok. Şimdi yok. Gelecek yok. Sadece karanlık bir nokta insan. Ölüm bile soğutamıyor beni.
Dünya pislik dehlizi. Temiz olan hiçbir şey yok. Bir kirleniş yeri dünya. Canavar, sefil, bedbaht, zavallı canavarlar diyarı dünya. Kimse doğruyu söyleyemez. Hayat yok. Bunu yaşadım. İnsanlık kandırıldı. Olsaydı hayat ben yaşardım. İşte kendimi en büyük uçurumlara fırlattım. Kahır. Kahır. Kahır. Tek yenilebilecek yiyecek bu…
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 462

MesajTarih: Cum Hzr 15, 2007 9:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AlıntıNeutral
Her duygu kendini yaşıyor. İnsan sadece bir örtü


Harika!

Tebrik ederim , metnin bütünü bende bir bulantı'ya sebep oldu.
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Hzr 15, 2007 10:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sağolasın, bu bir günlük sayfası idi...
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1973
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cmt Hzr 16, 2007 9:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Albert Camus'nun annesi, çok saf bir kadınmış. Muhtemelen akıl noksanlığı varmışki, fakir evlerinde deli gibi çalışır, ama evi yönetemezmiş. Camus'nun babaannesi yönetirmiş evi. Tabi bir zorba gibi. Hep sessiz duran annesine bir şey sorulduğunda, o şöyle dermişNeutral 'Hiç!'
Koca bir hiç.

Camus, hiç'liğini buradan alır.
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Prş Hzr 28, 2007 12:40 am    Mesaj konusu: ecce homo Alıntıyla Cevap Ver

İşte böyle. Neden saklanmalı? Kağıt hep aynı kağıt, insan hep aynı insan.Hep aynı ölümle ölüyor insanlar. Aynı kalp çarpıntılarıyla hatırlıyorlar sevgililerini.Hep aynı boyun büküşle karşılıyorlar ezilmişliklerini. Hep aynı sevinçlerle taşıyorlar. Hep aynı, acı, aşk, ümit, hayal, rüya, masal… Hep aynı renkler hep aynı harfler..
İşte insan. Neden saklanmalı? İnsan hep aynı insan...
Neden kendine dönüş sürekli, neden kaçış, yalnızlık?
İşte insan, işte ben. Bütün uzaklığım, bütün yabancılığım ve bütün yabanıllığımla soyunurum insanların karşısında.
Pisliğim, nefretim, öfkem, zalimliğim, kokuşmuşluğum, çürümüşlüğüm… Kaybolan gözyaşlarım, kaybolan aşklarım, kaybolan rüyalarım, kaybolan ızdıraplarım, kaybolan garip ve kimsesiz yanlarım…
Yürek dağlayan burkuntum, yakıp kavuran acım, ezip geçen umarsızlığım, uzayıp giden yokluğum, tutundurmayan yitik, perişan, garip, sönük ruhum…
Ve biriken yanlarım, azalanların, yitip gidenlerin, ölenlerin, çürüyenlerin, boşlukta kaybolanların aksine; sönük ve soğuk ve ümitsiz ve çaresiz uzantılarım…
Yokluğum, gittikçe beni daha çok saran, gittikçe daha çok ben olan, gittikçe beni azaltan; keskin ve suskun yokluğum…
Anlamsız, tutarsız, isimsiz açmazlarım…
Hep aynı saçmanın çocuklarıyız, hep aynı amansızlığın çilekeşleri, hep aynı zorba kralın kurbanları, hep aynı rengin gölgeleri, hep aynı sesin yankıları, hep aynı yalanın uzantıları hep aynı yalanın kullarıyız…
Hep aynıyız, hep beniz, hep benim…
Hayat uzak bir hayaldir, hayat saçma bir yalandır, hayat anlamsız bir sanrıdır, hayat parlak bir yanılsamadır, hayat gerizakalı bir hayvandır, hayat koyu bir karanlıktır, hayat lanetli bir azaptır, hayat suskun ve aptal ve zalim bir tanrıdır, hayat tutarsız bir kelimedir, hayat tutunulamıyan uzak bir masal kuşudur, hayat seirenler’in musikisidir, hayat yok olandır, yok edendir, yaşanılamayandır, tüketendir, zehirleyendir, çürütendir, susturan ve unutturandır, hayat yok edendir…
İnsan andır, yok olandır, bir tutam duygudur, bir perdedir, bir kaptır, boş bir rüyadır, bir delinin ıslığındaki serseri titreyiştir, tanrılara tanrılar ulayandır, kesik kesik bir uzayıştır, bulanık bir anlamdır, acı bir terk ediliştir, kendine kalıştır, kendinde olamayıştır, uzun bir yokluktur, derin bir anlamsızlıktır, karanlık bir dehlizdir, saçma bir kapılıştır, bir avuç çaresiz topraktır, kasvetli bir ölümdür, en büyük yalandır insan, en büyük yanılsamadır, en büyük uçurumdur, en büyük unutulmuşluktur, en büyük yokluktur insan…
Duygular her renkte, her şekilde, her seste, her harfte , her rüyada, her masalda, her kıpırdanışta yaşayanlardır, kendilerini yaşayan şuursuz varlıklardır, insanı hapseden, insana çöken, insanı kullanan, insanı ezen, insanda yaşayan ama insanı yaşatmayan acımasız oluşlardır, gerçekte olanlardır; aşktır, ızdıraptır, uzaklıktır, ümitsizliktir, çaresizliktir, boş bir neşedir, anlamsız bir coşkudur, yürek delen kalp atışlarıdır, boyun eğdiren umutsuzluklardır, susturan uzaklıklardır, tüketen yalnızlıklardır, uzun bir yoklukla yok eden farkındalıklardır, gerçek olanlardır duygular, tek gerçek, hakikati olan gerçek….
Kainat boş bir hülyadır; korkutan, manasızlaştıran ve yabancılaştıran denizdir; gözyaşlarıyla toprağa karışan griy yağmurlardır; kaybeden, susturan, uzatan, esneten gecedir; çelişki dolu çıkışlardır; kör eden, kötürüm eden, sağır eden yıldızlardır; uzadıkça uzayan saçma-sapan yollardır, yanlış ölümlerle dolu yanlış hayatların diyarıdır, solmuş bir çiçeğin boynu bükük yaprağıdır, kanayan bir yaradır, kıpkızıl bir ızdırabın suskudur, bir sanrıdır, bir tökezlemedir, bir yankıdır, bir boşluktur, tabiat boş ve anlamsız bir hülyadır…
Tanrı …
Ve ben, hiç ben olmayan ben. Ben hep ben olan ben. Hep yokluk hep varlık, hep sevgi hep nefret, hep aşk hep ihanet, hep karanlık hep ışık, hep ölüm hep hayat, hep gün hep gece, hep gök hep yer, hep ruh hep beden, hep günah hep sebap,hep şeyatn hep melek, hep lanet hep kutsal,hep kaçış hep kovalayış, hep boşluk hep varlık, hep tanrı hep insan, hep çaresiz, hep manasız hep ızdırap, hep ızdırap, hep ızdırap, hep insan, hep ızdırap, hep ızdırap, hep yokluk…


En son sartre tarafından Prş Hzr 28, 2007 10:32 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Prş Hzr 28, 2007 12:45 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ne kazandık yaşamamızdan
biz harcandık anam hem kelimesiz kapandık
sevgi ektik. Sonsuz seçtik. Beğendik. Ama toprağı kazandık
sevinçle kaçın kurtulun ölümlerinizle. Yalnızlıkla ben kaldım
sevindiniz işte alın koşturun. Aha size son atım

C.Z.
Başa dön
qwerty59
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: May 04, 2007
Mesajlar: 1

MesajTarih: Cmt Hzr 30, 2007 11:11 pm    Mesaj konusu: Re: ecce homo Alıntıyla Cevap Ver

AlıntıNeutral

Ve ben, hiç ben olmayan ben. Ben hep ben olan ben. Hep yokluk hep varlık, hep sevgi hep nefret, hep aşk hep ihanet, hep karanlık hep ışık, hep ölüm hep hayat, hep gün hep gece, hep gök hep yer, hep ruh hep beden, hep günah hep sebap,hep şeyatn hep melek, hep lanet hep kutsal,hep kaçış hep kovalayış, hep boşluk hep varlık, hep tanrı hep insan, hep çaresiz, hep manasız hep ızdırap, hep ızdırap, hep ızdırap, hep insan, hep ızdırap, hep ızdırap, hep yokluk…

Peki bunuda siz mi yazdınız?Sadece bir soru...
Bu bir şiir adıda HEP ve HİÇ öyle değilmi ?
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Çrş Tem 04, 2007 11:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

başka biri yazsaydı altına onun adı yazılırdı.
Başa dön
kertenkele
Üye


Kayıt: Aug 17, 2004
Mesajlar: 503

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 3:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Rahmetli büyük babam bronşitli nefesiyle -virgül aralarında soluklanarak- hep şunu söylerdi: "Hiç, yok'tan beterdir!"
Başa dön
eylem
Yazar


Kayıt: Aug 16, 2005
Mesajlar: 1232
Nereden: nereye...

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 3:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

suyunun suyu derdi babam da
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Çrş Ağu 01, 2007 1:25 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Giydim kan kokan elbiselerimi; eski, yıkık, yorgun, solgun aşkımla doldurdum ceplerimi. Ellerimde boğdum gözyaşlarımı, ayrıldım… ne var bende ben olan? Ben de ben olan da ben kalan ne var?
Gittikçe soğuyan bir anının sızaklığı, tazeliği, titrekliğinden başka hiçbir şey kalmadı bende…
Kim içmiş bir zehri böyle delice? Zehirliyorum kendimi, kendimi uzun bir ölümle yoruyorum, kendime kendimden başka hiçbir şey bırakmıyorum. Gece inince ufka, ne kadar zor oluyor bu ümitsiz ölümleri taşımak… şehir ne çok boğuyor beni. Ne kadar sessiz, derin, ümitsiz, çaresiz atıyor kalp… ne kadar küçülüyor yüreğim, ne kadar ufalıyor cesaretim…


Kendi kanımla yıkayın cesedimi.

---

Uzak, karanlık, anlamsız, basit, küçük şeylerden olsun tutkularınız.
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Ağu 03, 2007 6:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Karanlık bir tarih, yarım kalmış bir insanlık, ortasında uyanılan bir rüya, sonu mutlu bitmeyen bir masal...

Ve zerdüştNeutral

İnsan tanrının kendine ihanetidir.

Varlık, yokluğun yansımasıdır.

Söylenilmesi gereken, söylenemez olandır.

Söz söylemek kendini kurşunlamaktır.

Herkes kendi olmayanı yaşar, tanrı bile.

İnsanın özü yoktur. İnsan bir teferruattır.

Aşk, insanın kendine tapınmasıdır.

Aşk, insanın kendiyle oyalanmasıdır.

Aşk insanın en yüksek ve en saçma uçurumudur.

Akıl dipsiz bir pislik kuyusudur.

Mantık, insanın kendi ırzına geçmesidir.

İnsan, karanlık bir hapistir.

İnsan bir birleşimdir.

İnsan her parçası aslına dönmek için çırpınan maddelerden oluşan surettir.

İnsan da insan olan hiç bir şey yoktur.

İnsan karanlık bir kuytuda, lanetine tapınan garip ve sefil bir yaratıktır.
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cmt Ağu 04, 2007 8:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir meczupun anılarından alınmıştırNeutral

-Neden, neden, neden?
-Hiç öylesine, tamamıyla öylesine, tamamıyla saçmalığına...

"İnsan kendi masumiyetine tapınmayı bilmelidir."

Dingin ve uslu bir yalnızlıkta, gri bir rüyada ıslatmayan bir suyla yıkanıyorum. Her şeyin, hiç bir şeyle benzerliği rahatlatıyor beni. İnsan zaten biraz insan.

Tuhaf hallere maruz kalıyorum uzun bir zamandır. Sartre'nin Bulantısı'nın başlangıçındaki hastalık geliyor aklıma. Ama benimki farklı, zaten o bir "absurd" ve "egzisyantaliist"; oysa ben müslümanım.

Hani Camus'un "Saçma, insanların aralarındaki ilişkiden başka bir şey değildir" sözünü de kabul ediyorum; ama, yine de ben farklıyım. Farklı bahçelerde büyümüşüz.
Her neyse, bunları niye yazıyorum ki?
Sadece "absurd" bir iş yapmış olayım diye galiba.
Hayatımda ki saçmalığın oranı da gayet fazla. Alacakaranlıkta oturup, saatlerce hiç bir şey yapmadan durmak, yerdeki halıya elimle anlamsız şekiller çizmek hayatımın en büyük uğraşlarından biri haline geldi.
Geçen gün sokakta bağıra çağıra dolaşırken, elindeki yarım ekmeği yiyen delinin elini öpme isteğine kapıldığımdan beri, hayat iyice tuhaflaştı.
Sonradan, aslında deliyi öldürmek istediğimi anladım, iyice karmakarışık oldu kafam.
Sanki hayat delirmiş de, ya da kuduz olmuş.
"Ne kadar saçma olursa o kadar gerçek olur," buna bir son vermeli. Her beyazın gölgesi siyahtır. Saçmalığımın, insanlara zarar vereceğinden de korkmuyorum, herkesin saçması kendinedir.
"İnsan mantıklı bir hayvandır," en mantıklı insan tarifi bu olmalı. Her neyse, hiç bir kaygımız olmadan yazıyoruz ya da yaşıyoruz ya, hiç bir şey olmaz bize.
Özümüz yok ya, ne mutlu bize.
-Yine yanlış yaptın.
-Olsun, insan bir yanlıştır zaten. Doğrusu tanrıdır.
...
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cmt Ağu 04, 2007 9:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her şey bir aynı. Biz de ilişmişiz kainatın bir kuytusuna acemi bir şekilde. Benim hayatımdan memnun olmamdan ziyade, onun benden memnun olması önemli. Ben bir deliyim. Bunun rahatlığı ile yaşıyor ve bunun rahatlığı ile yazıyorum. Mantık beklemeyin benden, en tutarlı yanım benim mantıksızlığım. Dünya da en çok hakkı yiyilen insanlar benim gibiler. İtlerin, Hitler'in edebiyatı varda, bir deliler edebiyatı yok.
Her neyse, anlayın deliler de yazar. Delilerdeki samimiyette yoktur kimse de, sadece delilik olsun diye yazar deliler. En mutlu tarafıdır bu yüzden insanlığın. Her neyse, deliyim işte, tam bir deliyim.
-Ne yapmaya çalışıyorsun?
-Hiç, delilik olsun, tek derdim bu.
Akıllılar bile "iki kere iki beş eder"i kabul ettiler. Bir gün herkes deli olacak, o gün işte kurtulacak insanlık.
Nietzsche'de iyi tarafından bir deliydi zaten. Biraz fazla derin sulara dalıyordu, deliliğe ihaneti oldu bu onun, onun için geldi sonu zaten.
Derin olan, çok şey ister. Ciddi olanın, bedeli de ciddidir. Fazla çaba sarfedilerek elde edilen şey, insanın efendisi olur. Onun için mutluyum deliliğimden.
Hayatım ne kadar da hoş. Hani bazen su katılmamış acılar üşüşüyor kafama, o zaman öyle derin ve güçlü bir kahkaha atıyorum ki, acılarımın rengi soluyor, ufuklarda bal renginde gemiler beliriyor.
Yine de, benim de bazen başka başka duyguların esiri olduğum zamanlar oluyor. Onu da deliliğime verin. En çok delilerin hakkıdır delice aşık olmak.
Akıllıların deli taklidi yapması önemli değildir, asıl mesele delinin akıllı taklidi yapabilmesidir.
Ben deliyim ve insanın kendi kendini eşelemesinin moda olduğu bir çağda, buna en çok delilerin hakkı olduğuna inanıyorum.
...
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 311
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Eyl 28, 2007 10:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiçlik yaşamanın,
susku varoluşun alternafi...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
1. sayfa (Toplam 9 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Hiçlik hissi Poe Psikoloji 7 Pts Tem 17, 2006 5:43 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke