Eskiden alışverişe çıkan büyüklerimiz aldığı her şeyi içine dolduracağı, kapalı file şeklinde heybelerle ,alışverişe çıkar,ağızını sıkıca bağlayarak,alışverişini tamamlardı.Bunun aklıma gelmesini sağlayan, yaşlı bir teyzenin alışveriş için dükkanıma gelmesi oldu.Baktım sanki zaman tünelinden çıkmış gibi elinde zembiliyle geldi,aldıklarını içine doldurmuş,benden aldığını da içine koyarak ,eski cüzdanından,hani ağızı cıt-çıtlı cüzdanlar vardı ya,işte, onun içinden parasını çıkartıp verdi.Niçin? bu zembili taşıdığını sordum.Evladım! eskiler;ZEMBİL,İÇİNDEKİNİ SEN BİL .derlerdi, çünkü alan var,alamayan var.Gözü kalır , aldığının hayrını göremezsin,inancını taşırdı insanımız.Şimdi ise tam tersi aldığının görünmesi için çaba sarfediyorlar sanki,diyerek,insanların böylesine çeşitli hastalıklara düçar olmasının sebeplerinden birisi de işte bu olsa gerek, diyerekten dükkandan çıktı.Onun ardından baka kaldım,hayranlıkla..
Manisa veya Aydın'da geçen senelerde oluyor olay. Köy ahalisi hep beraber yağmur duasına çıkıyor. Köyden bir kaç kilometre ötede, bir tepeye. Dua bitiyor ve evlerine dönüyorlar. Elleri öpülesi yaşlı bir nine, geri tepeye dönüyor. Çünkü eteğinde bir karınca olduğunu görüyor. Tepedeyken üzerine çıktığını düşünüyor. Onu yurduna bırakmak için yaşlı başına o yolu tekrar yürüyor.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız