Daha dün gibi hatırlıyorum Tamer Vardar' ın şehit edilişini. Mahallemize adını verdi sayın büyüklerimiz. Bu kadarla yetinilmezdi. Park yapıldı adına.
Ya uğruna ölünen vatanın halkı ne yaptı?
Sokağında torbacılık yaparak, zehirlediği çocuklarla , şehit bedenine onarılmaz yaralar açmaktaydı. O' nun parkın da aşağılık karı pazarlıkları yaptı. Hesaplar görürüldü. Kurşunlar saçıldı, kanlar döküldü, kafalar ve gözler patladı...
Ama daha dün beraber kol kola gırtlaklarımızı paraladık Tamer için. Şimdi ise onun gölgesinde nankörlük yapıyoruz...
***
Bu sefer Bursa Mahallesinden Hasan Güreşen' i şehit verdik. Bugün, asmayın dediğiniz bayraklarımız daha çoktu. Bugün bayrakların kırmızısı, gözlerimizi yaşartmakla kalmadı. Elimizi ayağımızı kitledi. Tamer' e yapılanlar, soysuz politikaların yetiştirdiği insanlar tarafından bu sefer Hasan' a yapılacak.
***
Kıçların diplerinde bomba patlayınca, memleketi birlik ve beraberliğe çağırmaktan bile aciz olan hükümet' in başındaki ''sayın'' başbakan, şehit acısı yaşayan aileye başsağlığı bile dilemeyecek kadar UNUTKAN olabilir mi?
Sessiz bİr miting bile düzenleyemediler. O kapısında çömelip, kuyruk sallayan köpekler gibi yeni çıkacak yasaların emirlerini aldığınız Avrupa Bİrliği devletleri de böyle mitinglerle, Birlik ve Beraberlik sağlamaya çalışıyor.
Ama sizin, kıçını yaladığınız A.B. ve A.B.D.' nin ulusalcılık korkunuzdan dolayı Birbirimizden nefret eder olduk. Birlik yerine tahamülsüzlüğün beslenmesine yardım ettiniz. Kuyruğunuzu kıstırp, sinsi hesaplarınızdan dolayı böyle teslimiyetçi takıldığınızı çok iyi biliyoruz.
Gözünüze Resmi B.O.P. HARİTALARINI sokuyorlar. Bir bok görmüyorsunuz. Görebilmeniz için kıçınıza girmesi mi gerekecek bu B.O.P.' un. Sakın unutmayın bunu; B.O.P.' tan gİren çıkmaz bir daha.
Geri dönüşü olmaz
***
Nasılsınız köşe yazarları? Vicdanlarınıza bir ferahlık geldi mi?
Subaylar da şehit oluyormuş değil mi?
Hepiniz şimdi, aynaya bakıp, yüzünüze tükürün!
Bunu yapacak kadar da yüreğiniz yoksa; Bursa Mahallesi' nin fırlama mı fırlama, yalınayak dolaşan, o kara veletleri, bu işi büyük bir zevk alarak yapar.
sayın yazarım ve hakandemir. size kültürel bir site olduğunuzu hatırlatırım. ve sizi edep sınırları içinde yazmaya davet ediyorum. bu yazılarınız yazacağınız bir sürü seviyesiz site var. ama bunun yeri karakutu değil. eski pkk lı, eski kominist, faşist, cuntacı yeni ulusalcı ağızlarla burda yazı yazarsanız. olmaz açtırmayın bana eski defterleri...
İnsan heyecana kapılıyor. Üzülüyor da... Dibine kadar savaş koşulları geçerli olduğu halde, adına ‘savaş’ diyemediğimiz bu savaş karşısında ne yapabilir ki insan?
Ne diyebilir?
Biraz daha sağduyu, biraz daha sükûnet mi?
Elbette ‘sağduyu’ hiçbir zaman elden bırakılmaması gereken bir şey ama, savaşın yüksek ateşi, her zaman muhtaç olduğumuz o ‘şey’i biraz daha devre dışı bırakıyor.
Hemen bütün gazetelerde ‘kalleş saldırı’ ve benzeri başlıklar.
Biz de star olarak aynı başlıkları kullanıyoruz.
PKK yola mayın döşedi, şu kadar askerimiz şehit oldu, hesabı mutlaka sorulacaktır, vs...
Fakat bütün tepkimiz, olanca kızgınlığımız, attığımız bütün manşetler, ortaya bir ‘terörle mücadele fikriyatı’ koymuyor.
Kolayı, belki de Ertuğrul Özkök gibi yapmak.
İşi, ‘Paşam sonuna kadar arkandayız’ yahut ‘Sorun bakalım, Türk halkının en çok güvendiği kurum hangisi?’ kolaycılığına dökmek ve şehit cenazelerinden militarizm çıkarmaya çalışanların elini güçlendirmek.
Fakat Özkök gibi yapmayacağım.
Terör, çünkü, salt ‘terör’ sözcüğüyle açıklayabileceğimiz bir şey değil.
Daha önce de yazdığımı hatırlıyorum:
Terör, evet, ‘terörist’ olarak adlandırılan kişilerin (grupların) başvurduğu bir ‘kendini ifade etme yöntemi’, bir siyasal mesaj aracıdır ve çoğunlukla öldürmeyi, korkutmayı, yıldırmayı hedeflemektedir ama, sadece bu değildir.
Terör bir alışveriştir.
Bir ticarettir.
Getirisi de, bu enstrümanı kullanan/kullanabilen odaklar (güçler) açısından oldukça yüksektir...
Biz sığ ve rasyonal aklımızla, terör örgütlerinin ‘tek başına’ ve ‘yalıtılmış’ yapılar olduğunu düşünürüz. Oysa bu tür örgütlerin tek başına yaşama şansları yoktur. Her zaman bir muharrik güce, bir desteğe, bir manipülasyon iklimine ihtiyaç duyarlar ve esasında ayakta kalmaları buna bağlıdır.
Hiçbir terör örgütü, merkezî ve düzenleyici iradeden (yani arsıulusal sistemden) bağımsız değildir. Çünkü arsıulusal sistem (siz bunun karşısına istediğiniz büyük devletin ismini yazabilirsiniz), her zaman bu tür örgütlerin (buna silah ve uyuşturucu kaçakçılığı örgütleri de dahildir) bir adım önündedir ve sadece ‘yönlendirici’ görev ifa etmektedir.
Saptanmış ve kabul edilmiş hiçbir terör örgütü, hemen ortadan kaldırılmaz, ticari bir enstrüman olarak saklı tutulur, kár etmiyorsa kapatılır; ‘Kızıl Tugaylar’ ve ‘17 Kasım’ örneklerinde olduğu gibi...
Dolayısıyla, ‘PKK terör örgütüdür, PKK’yla mücadele ediyoruz, Türkiye’yle işbirliğine hazırız’ laflarına fazla güvenmemek lazım. Diplomaside bu, ‘İsteklerimizi yerine getirirseniz biz bu örgütle mücadele ederiz’ demektir.
Prof. Mahir Kaynak, ‘Terör konusundaki temel yanılgı’ diyor, ‘terör örgütlerinin yalıtılmış yapılar olduğunun kabul edilmesidir. Oysa çok güçlü ve profesyonel devlet yapılanmalarının karşısında, bir avuç insanın sınırlı kaynaklarla kurdukları örgütlerin yaşama şansı hiç yoktur. İşin gerçeği terör örgütlerinin ‘sistem’ ve onların organları tarafından kullanılmasıdır. Amaç, toplumu ve ülkeyi yönetenleri belli bir yöne sevk etmek... Eylem buna göre kurgulanır.’
Terör, sadece ticarî bir enstrüman da değildir.
Bir düşünce sistematiğidir aynı zamanda.
Bir ‘felsefe’dir...
İşini bilen güçler, geçmişte, bu felsefeyi ihraç ederek çok büyük paralar kazandılar.
Bu defa istenen, bence, Türkiye’yi ‘içeri’de siyaset kurumuna olan ihtiyacın ortadan kaldırıldığı stabil bir ülke haline getirmek, ‘dışarı’da ise Amerikan-İsrail eksenine oturtmak.
Serdar, beni ikinci kez tanımlamaya çalıştın. İlki; Baykal' a benzetmendi. Ben pkk' lı değilim. Ben Komünist değilim. Ben faşist değilim. Cuntacı ise hiç değilim. Sen, bu terimler yüzünden ne çektin ki beni suçluyorsun?
Sana çok güzel bir deyim yazardım ama acımız var, kapalıyız.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız