Kitaplarla dolu odanda romantikçe sayfalara gömülmek, ellerin arkanda bağlı, Napolyon, Faust veya daha nice büyük adamın taklidi ve müsveddesi olarak odanı arşınlamak, evrenin en önemli kişisi olduğunun tatlı duygulanımlarını yaşamak, anlaşılmaz büyük adam olduğuna kendini inandırmak, hayattan ve kaçılan insanlardan hep anlaşılmayı ve bir gün hak ettiğin değerin verilmesini beklemek, dünyaya göstereceğin günü iple çekmek, bunun için bilinmez köşende ordular hazırlamak ve hayatı fehte hazırlanmak ve bütün dünyayı büyük fatihin önünde diz çöktürmeyi düşlemek...
'Yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık'... Kitaplarına bakıp yalnızlığını görmek, onları yakmak ve tapınmak arasında sürekli gidip gelmek... Gününü gün edenlere özenmek ile onları hor ve hakir görmek arasında salınıp durmak... Hor ve hakir gören üstün bir insan olduğuna kesin inançla kendine bağlanmak ve yanlışlarını bile yüceltmek, yüceltmek... Sayıklamalarını, rüyalarını ve kabuslarını not edip, seçkinliğin vahşi ormanında gezinmek... Gezinirken kaybolmak... Kaybolduğun için kendini yine şanslı ve seçkin bulmak. Buluntuları da hemen geri atmak... (Buluntu, daha önceden birisi tarafından bırakılmıştır çünkü. )
Derken bu satırların muhakkak biteceği an gibi, ölüm kesin bir nokta olarak bütün bu kurguları, arayışları, düşleri, nefsin görünmeye dair mutlak şehvetini sonlandıracak. Keskin ve soğuk giyotinle ayrılmış bedenine bakıp, çuvalladığını görecek bu süslü kelle, böylece anlamaya hep çalıştığı o aşkın bilgiye vasıl olacak. 'Rengi atan bir resimmiş hepsi.'
En son Poe tarafından Cum Hzr 08, 2007 6:31 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız