Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 171 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

SON KALE DÜŞTÜ


SON KALE DÜŞTÜ
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Nihat Genç
Yazar Mesaj
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 4:25 pm    Mesaj konusu: SON KALE DÜŞTÜ Alıntıyla Cevap Ver

Zavallı İnsanlar Kulübü' ne takılır Türkiye'nin Aptalları. Ladin Ormanları gibi heybetli iken Ben Edebiyatı Karşılıksız Sevdim derler. Ofli Hoca bunlara Edebiyatın İbne-C Takımı derdi, Gırgır geçerdi.
Şeyh Mansuryan Efendi, Karı Düşkünlerini Teyzemiz Suriye'ye, Dünya İşleri görülsün diye Kırmızı Kazak almaya yollamış.
Sultan Galiyev, Amerikancı Solcular'a, Benim Komilerim Eğersiz Atlara Biner demiş...
Kazınmış Kelleli Çocuklar Rakamların Sonunu getirirlerken Mehdimiz Nannik Yapıyordu...
Maçkalı Sabri, Sevgiliye Mektup yazdı ,Eften Püften.
Büyük Rüyalar'la Aşı İzni'ne çıkardı İrlandalı. Denizin Kulağı Hero Markalı Bir Mızıka'yı dinlerdi. Hayat Düşündüğümüz Kadar Düzgün Değildir diye Yeşil Sarıklılar Yeni Düşmana saldırdılar...Haşlanmış Yumurta Gibi İlk İmza'yı Osuruk Kolu attı, son imzayı Puşt Gardaşlarım , İbne Gardaşlarım...
Saldırgan Yazar Nihat Genç'in Yeni Bir SaldırısıNeutral
Bu sefer beni vurdun, hemde en '' AĞAR''an yanımdan.
Duyduklarım doğru mu? Mehmet Ağar'la çalışıyormuş...
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 163
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 4:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Nihat üstad "AĞAR"dı mı şimdi?
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 4:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Doğruysa, bana çok '' AĞIR'' geldi...
Başa dön
zeran
Üye


Kayıt: Aug 05, 2006
Mesajlar: 495
Nereden: baktığınız yerden

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 4:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Akşam gezetesine girdiği ilk zamanlarda da öylesi sitemkâr tavırlar yaptık gördük..
Kokusu ve varsa eğer gerekçesi çıkar.
Ama kulağa hiç de hoş gelmiyor.
Çok erken bir cümle:
Kötülük yaptığında şaşırabileceğimiz tek bir insan yoktur.
Sanmam...
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 163
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 4:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kendi doğrularının peşinden "AĞIR" "AĞIR" da olsa gitmesi kadar doğal bir şey var mı?
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 414
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 10:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiç şaşırmadım... etraf; ellerinden, gözlerinden, içerlerinden kan akan yaratıklarla dolu!!!
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 163
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pzr Nis 15, 2007 10:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Üstad ne yapsa yeridir, eminim ki mantıklı bir açıklaması vardır.
Başa dön
tiananmenian
Yazar


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1231
Nereden: gebze

MesajTarih: Pts Nis 16, 2007 4:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

“haberbu.com” haber portalı kaynaklı iki haber,

Haberlerden 6 Aralık günü yayınlanan “Ağar ve kurmayları, Aydın Doğan'ın evinde buluştu” başlıklı haberde Sayın Mehmet Ağar’ın kurmaylarından Celal Adan ve Orhan Keçeli ile birlikte Doğan Holding’in patronu Aydın Doğan’ın evinde bir toplantı yaptıklarından, dün yayınlanan “Ağar, enteresan üçlüden Akıl alıyor” başlıklı olanında ise Sayın Mehmet Ağar’ın kendisine Sırrı Sakık, Prof. Dr. Atilla Yayla ve Nihat Genç isimli kişilerden bir âkil adamlar grubu oluşturduğundan ve bu üçlüden sürekli akıl aldığından bahsediliyordu...

Ömer Sağlam, www.acikistihbarat.com, 8 Aralık 2006

Haber yeni değil, ancak Sırrı Sakık, Atilla Yayla ve Nihat Genç isimlerinin yan yana gelmesi de çok enteresan...

Yazarlar yazdıkları gibi yaşamazlar, örtünmek için yazarlar. Nihat Genç bir parti başkanının danışmanlığını kabul etti ise kendisi açısından mutlaka içine sindirebileceği bir açıklaması vardır. Kendisi bir şövalye değil, düşünce Robin Hood'u hiç değil, kişiyi sadece var oluşuyla ve eylemleriyle (elimizde bir yazar olduğuna göre yazıları ile) değerlendirebilirsek ve kendisinin bir fani olduğunu baştan kabul edersek, ardından hayal kırıklığına uğramak gibi bir riski üstlenmeyiz. Nihat Genç'in kendi yazdığı ve Karakutu'da da yayınlanan alttaki yazısını okuyunca bir yazarın ne denli kendi dünyasıyla ilgili olduğu ve kendi ile ilgili her şeyi ne kadar abartığını ve kendisini nerelerde gördüğünü gözlemleyebileceksiniz. Ve süper ego denen şeyin, "sen büyüksün abi" gibi ufak tefek şeylerden başlayıp ne aşamalara ulaştığını hissedeceksiniz. Selametle...




Yazar NİHAT GENÇNeutral Bana “katil” diyorlar!

Gençliğim edebi ve militan dergiler çıkarmakla geçti. Bu, 25-26 yaşıma kadar sürdü. Son çıkardığım dergilerde, içinde bulunduğum fikrî yapıyı sıkıca eleştirip ayrıldım. Sanırım bu topraklarda, içinde bulunduğu siyasi yapıyı benim kadar dobra eleştiren bir başka yazar yoktur. Ve zaten 50 yaşıma kadarki süreç boyunca da sağcılığın eleştirisiyle uğraştım. Bu topraklarda hiçbir yazar, sağ zihniyeti benim kadar eleştirmemiştir. Buna mukabil, soylu bir kavram olan “vatanseverlik”i kendime daha uygun buldum.
Ben çok sıkı ve süratli daktilo yazdığım için, çıkarttığım bütün dergilerin dizgi sorumlusu bendim. Zaten Milliyet gazetesinin teknik servisinde de 5-6 yıl çalıştım. Ama sadece dizgi değildi tabii. Pikaj, montaj, basım, bobin kağıtlarını tüccarlardan satınalmak, baskıdan sonra hurdaları toplayıp eskiciye satmaya kadar ve bir yığın imzasız yazı yazmaya kadar bu dergilerin her şeyinde vardım.

HER ŞEY 15 SENE ÖNCE BAŞLADI

10-15 yıl önceydi galiba, solcu, Dev-Yol’cu yazar Pertev Aksakal, bir kitap çıkarttı. Ve bu kitapta, Dev-Yol’un Fatsa mücadelesini anlatıyor. Bu kitap, bütün halkevlerinde demirbaş gibidir, gidin, bulursunuz. Orada şöyle bir cümle var: “Yüzbaşı Nihat Genç, Fatsa’daki operasyonlarda bulundu”!!! Bu cümleyi okuyunca gülmekten yıkıldım. Ama bu cümlenin başıma felaketler açacağını hiç tahmin etmiyordum. Bu cümle, bir vakit, arkadaş toplantılarında geyik çevirmemize sebep oldu. Ama sonra felaketler zinciri başladı. Birçok büyük solcu derneğin başındaki insanlar, ciddi ciddi bu Nihat Genç’in ben olduğumu söyledi; bazıları üstüme yürüdü, bazıları cephe aldı, bazıları özel seminerler verip bütün solcu çocuklara bu yalanı gerçekmiş gibi anlattı. Özellikle yazar ve aydın çevresinde, bu dedikodu yoğunlaştı ve etrafımı sarmaya başladı. Etrafımdaki arkadaşlara, “Ya gülmekten öldürmeyin beni, ne alakası var?” demekten bana gına geldi.

Galiba benim yazarlığımın yıldızı fazla parlıyordu. Bunu, bu isim benzerliğini, yani bu iftirayı, gizlice bana karşı kullanmaya çalıştılar. Ama ben safça hâlâ bundan habersizdim. Mesela, Ahmet İnsel, sanki bu olayı ima eder gibi hakkımda “tescilli faşist” tabirini kullandılar.

BİR TEK RIDVAN AKAR DELİKANLI ÇIKTI

Ve sonra, Rıdvan Akar gibi düzgün bir gazeteci dahi, bana hücum ederek beni eleştirdiği bir yazıda, “Biz onu Fatsa’dan tanırız” cümlesini kullandı. Yahu kardeşim, Fatsa’dan bana ne? Ben Fatsa’yı, Trabzon otobüslerinin penceresinden gördüm. Bana atılan bu iftira 10-15 yıl boyu, bu çevrede beslendi, bereketlendi, dedikodulaştı ve yılan gibi, dev bir ahtapot gibi kollarımı sardı.
İçlerinde tek delikanlı Rıdvan Akar çıktı. Çünkü sadece o Fatsa’ya telefon edip, oradaki Nihat Genç’i öğrenmek istedi. Ve yanlışlığı görünce, benden özür diledi. Ve BirGün gazetesinde bu özrünü yayınladı.

BANA “KATİL” DİYORLAR!

Şimdi bu hikaye sizin hoşunuza gidebilir. İsim benzerliği, tesadüf, yanlışlıklar dizisi... Ancak, bu hikayede bana katil diyorlar. Beni cinayetle suçluyorlar. Bu suçlamayı imayla, gizlilikle, dedikoduyla çoğaltıyorlar. Onlara söyleyeceğim şey şudur: Ölene kadar yakanızı bırakmayacağım! Ben hiçbir derneğe üye olmadım. Hayatım boyunca hiçbir yerden burs, kredi, para almadım. Yeri geldi sokakta işportacılık yaptım, yeri geldi pazarcılık yaptım, yeri geldi garsonluk yaptım, ama yazarlığım boyunca kimseye boyun eğmedim. Ve üstelik bir gün boyunca yiyecek bir çeyrek ekmek bulamadığım günlerde, Star gibi gazeteler köşk alacak kadar para teklif etti bana. Kabul etmedim. Bugün dahi, 200 binin üstünde tirajı olan bir gazete bana başyazarlık teklif etti. Ama ben yazarlık onurum için, bağımsızlığımı korumak uğruna, hiçbir yere gitmedim. İlk kitabımı çıkardığım günden bugüne 17 yıl geçti, kitaplarımı tanıtmak için bile o televizyon bu televizyon koşmadım, ona buna gitmedim. Ben bir şoför çocuğuyum. Hepiniz, bu yazıyı okuyanlar ve bu iftirayı atanlar, herkes, bir yoksul yazarın hikayesini dinliyor. Bir yoksul çocuğun hem edebî kavgada, hem siyasi kavgada hiç kimseye eyvallah demeden, göz yaşartıcı savaşını izliyor. Çünkü kitaplarımın büyük tirajı ortada. Televizyon konuşmalarıma büyük ilgi ortada. İftira insanlık suçudur. Orhan Pamuk hırsızlık yapıyor, başka bir kitaptan kendi kitabına sayfalar alıyor, onun hırsızlığını örtüyorlar. Ama ben yoksul bir memleket evladıyım. Bana cinayeti ne kadar güzel, ne kadar kolay yakıştırıyorlar.

BEYAZ KAĞIT ÜZERİNDE SAVAŞ

Evet, ben bir cinayet işledim: Onlardan izin almadan, yüzbinlerin yazarı oldum ve şimdi o yüzbinlerin kırbacıyla, bu sözümona bilmiş, gizli hesaplı insanları kırbaçlıyorum. Hayatım boyunca da kırbaçlayacağım, terbiyesiz adamlar! Utanmadan, bir yoksul yazara, katillik suçlaması yapıyorsunuz. Şu pisliklere bakın!

Ben, yazarlığın filozofisiyle 50 yaşına geldim. Kişilikte yumuşak, ama fazlasıyla saf, ve sade, ama fikirde, bir meydan savaşı kadar acımasız, bir terkibim var. Tabii ki kavga sokakta değil, beyaz kağıt üstünde olacaktır. Beyaz kağıt, meydan savaşlarının fotokopisidir. Eğer öfkelerimizi beyaz kağıda dökebilirsek, sokaklar huzur içinde olur. Ama fikri, düşüncesi, kelimelere hükmedişi, çok zayıf olan insanlar, torpil arar, para babası arar, ‘solcu tekke’ arar, ideoloji arar ve ağabey arar. Ve bunların müsaade ettiği kadar konuşur. Ben bu ülkeye, bağımsız ve yalnız yazarlığın ne olduğunu göstermeye geldim. Toprağımdan başka dostum yoktur. Şimdi bu satırları okuyan okuyucular, benim gibi bir yoksul yazara ne denli ağır iftiralarla saldırdıklarının sebebini bir sorsunlar.

KELİMELERİN GÜZELLİĞİYLE...

Sebebi şudur: Beni kelimeler uçuruyor. Ben Türkçe’nin büyük meydan savaşında, tugayını ordusunu hepten kaybetmiş ve bir garip kanyona sıkışmış, üçbeş kişilik bir manganın komutanı gibi savaş veriyorum. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ben bu iftiraların, ya da sessiz kalarak bu iftiralara katılanların ya da imada bulunanların hakkından, kelimelerin güzelliğiyle geleceğim.

Niçin bu iftirayı yaptıklarını seziyorum: Onbinlerce solcu çocuk Nihat Genç’i okumaya başlayınca ödleri koptu ve önümü kesmeye çalışıyorlar. Niçin bu iftirayı yaptıklarını seziyorum: 25 yıldır bir yazar çıkartamadılar. İşte Orhan Pamuk, işte Ahmet Altan, işte Tuna Kiremitçi ve bunlara benzer bir yığın zavallı. Oysa ben, bir neslin yazarıyım. 1980 sonrasında hiçbir yazar benim kadar büyük kitleleri arkasın alamadı. Yani bir nesil yazarıyım. Ve bu kuşak, en çok benim hikayelerimi okuyor, en çok benim kitaplarıma bakıyor. İftiracıların hazmedemedikleri bu.

Bu beyefendilere söyleyeceğim şuNeutral Oturup eser yazsınlar. Torpille, iftirayla zaman harcamasınlar.
Başa dön
monark
Yazar


Kayıt: Nov 12, 2006
Mesajlar: 299

MesajTarih: Pts Nis 16, 2007 10:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir üstteki o yazıyı bende okumuştum,ayrıca tian... 'ın tesbitleri çok yerinde...

Son kale benzetmesi de bir o kadar abartı...
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pts Nis 16, 2007 11:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kaleleri tekrar geri alırız.
Duygu inasanlarının dışa vurumları sert olur. Kasırga erken biter. Çiçekler tekrar tomurcuklanır.
Biz, gözyaşlarımızla temizleriz kırdıklarımızı, kırılganlığımızı...
Ne olursa olsun O benim canım abim.
Arkasındayız, ne yaparsa yapsın. Akbabalara yem etmeyiz O'nu.
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pts Nis 16, 2007 11:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bizim nazımız sevdiklerimize geçer.
Başa dön
monark
Yazar


Kayıt: Nov 12, 2006
Mesajlar: 299

MesajTarih: Sal Nis 17, 2007 6:59 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Demek ki Ağar a oy vereceksin o zaman cem.
Başa dön
attar
Yazar


Kayıt: Jan 07, 2006
Mesajlar: 595

MesajTarih: Sal Nis 17, 2007 7:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

müthiş savrulma devam ediyor..

sen git oralara nihat, git bibipçilere konferans ver, ağar a akıl..biz seni bekleriz burada..

gitmesen yollara, upuzun yollara
böyle çok olmazdı dönüşün..
bana öyle uzak durmasan
sana böyle yakın olmazdım..
yanmasam,
kül kalmazdım..

alakalı alakasız yazıyoruz işte..


" YAZINIZDA, YAZIM ve İMLA HATALARI VARDIR.- DÜZELTİNİZ. MOD."
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Sal Nis 17, 2007 10:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hayır, Ağar' a oy vermem. Ben, Birleşmiş Sol'a özlem duyuyorum. Bu yüzden her oy atışımda, hayellerimde sandıkta eriyip gidiyor... Wink

''gitmesen yollara, upuzun yollara
böyle çok olmazdı dönüşün..
bana öyle uzak durmasan
sana böyle yakın olmazdım..
yanmasam,
kül kalmazdım...''
attar...attar, ıslak hüzünler yaşarken pınarlarımızı kurutun dostum.
Başa dön
monark
Yazar


Kayıt: Nov 12, 2006
Mesajlar: 299

MesajTarih: Sal Nis 17, 2007 10:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

[quote="YAZARIM"]Hayır, Ağar' a oy vermem. Ben, Birleşmiş Sol'a özlem duyuyorum. Bu yüzden her oy atışımda, hayellerimde sandıkta eriyip gidiyor... Wink
[/quote]


anlıyorum seni...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Nihat Genç Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
1. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Canbaz Düştü Poe Öyküleriniz 7 Prş Tem 05, 2007 4:09 pm
Yeni mesaj yok Orhan Pamuk davası düştü erdemolmez Güncel Olaylar-insanlar 1 Cum Tem 28, 2006 11:05 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke