Meral Açıkgöz Her fotoğrafın bir şeyleri anlatan kendi hikayesi vardır ve biz fotoğraflarla bu hikayelerin sadece bir kaç dakikasını görebiliyoruz. Hiç fotoğraflarınızın hikayenizi anlatmakta yetersiz kaldığını düşündüğünüz oldu mu? Ayrıca hiç bu tanıklıklarınızı ve bu hikayelerinizi mesela yazmak gibi başka araçlarla aktarmayı düşünüyor musunuz?
Ami Vitale: Evet. İnsanların kendilerini anlatabilmelerine izin verecek işitsel projelere de başlamak istiyorum. Bu, bu yıl yapmayı deneyeceğim bir proje. Fotoğraf çok güçlü bir araç fakat bazen yeterli olamayabiliyor.
M.A Bir röportajınızda fotoğrafların kendi gücünden bahsediyorsunuz fakat bunları sadece güzel fotoğraflar olması için de çekmediğinizi, ayrıca fotoğrafın gücünün günümüzde çok önemli olduğunu, kritik bir dönemde yasadığımızı söylüyorsunuz. Sizce bir foto muhabiri bu gücü nasıl ve hangi amaçlarla kullanabilir?
Ami Vitale: Sanırım insanları her zaman umutsuzluk hissiyle baş başa bırakmak yerine onlara bir şeyleri olumlu anlamda değiştirebilmelerini istemelerini sağlayacak ilhamı ve inancı vermeliyiz.
M.A Foto muhabirinin, bazı sorumlulukları olan bir tanık olduğunu düşünüyor musunuz?
Ami Vitale: Evet , kesinlikle.
M.A Bence bir foto muhabiri çok özel bir ana bir duyguya ya da bir yüze tanıklık ediyor ve buna doğruluk ve dürüstlükle yaklaşmalı. Buna katılıyor musunuz?
Ami Vitale: Evet. Zaten kendimizden beklediğimiz saygımızdan dolayı bu anlara, bu tanıklıklara ve yüzlere ve fotoğraflara sahibiz.
M.A Fotoğraflarınız yayınlandıktan sonraki periyodu merak ediyorum, onların geri bildirimlerini alıyor musunuz? Mesela ne gibi etkileri ya da sonuçları oluyor bu fotoğrafların ve onları bir dergide ya da gazetede gördüğünüzde neler hissediyorsunuz, fotoğraflarını çektiğiniz insanların tepkileri neler oluyor?
Ami Vitale: Bu çok güzel ve önemli bir soru. Her zaman fotoğrafını çektiğim insanın ne düşündüğünü bilemiyorum çünkü onları tekrar bulmak imkansız. Fakat pek çok insanla temasımı sürdürdüm. Mesela mülteci olan bir kız, 3 yıl sonra bana, yeni bir ülkeye göç edip orada ailesiyle yaşadığını ve savaşın bitip her şeyin iyi olduğu haberini verdi. Bunu ondan duymak benim için muhteşemdi. Bunun gibi, fotoğraflarını herhangi bir yerde yayınlanmış gören insanların benimle bir şekilde iletişime geçiyor olması gerçekten çok güzel ve bu benim için güzel bir his. Bazen Filistinlilerle çok fazla vakit harcamamın çok adil olmadığını söyleyen İsraillilerden olumsuz geri bildirimler de aldığım oluyor. Bir keresinde Gücerat'taki isyanla ilgili çalışmamda anlattıklarımla aynı fikirde olmayan bir Hindudan olumsuz bir mektup almıştım. Tabi ki, O Kaliforniya’da yaşamış, hiç bir zaman Gücerat'ta bulunmamış ve yalnızca sağ görüşlü yayınlarda anlatılan, katliamları gazeteciler işliyor haberlerinden bir sürü okumuş biriydi. Onunla internet üzerinden konuştuk. Farklı görüş açıları olan insanlarla tartışmak benim için çok olumlu bir deneyimdi.
M.A :Ve başka bir sorum kadın fotoğrafçı olmanızla ilgili, biliyorum “ Savaşın, çatışmaların ya da problemlerin olduğu bir bir bölgede bir kadın olarak yaşamak ve çalışmak zor mu gibi sorulardan sıkılmışsınızdır ama yine de bu soru özellikle Türkiye’de çok fazla kadın foto- muhabir olmadığını göz önünde bulundurursak güzel bir soru haline gelebilir. Bu durumun bir açıklaması var mı sizce, bunun genel anlamda kadın olmakla bir ilişkisi var mı?
Ami Vitale: Evet anlıyorum, burada (Hindistan) çok fazla kadın foto muhabiri yok. Bazen düşünüyorum da; eğer Hint kültürü içerisinde büyümüş olsaydım foto muhabiri olmayı asla seçmezdim sanırım. Her şey alt üst olurdu herhalde. İnsanlar, evimden uzakta, çocuklarım olmadan bu şekil bir işi yapıyor olmamın çok kötü olduğunu düşünüyor. Bunu gerçekten anlıyorum, bunu düşünmek onlar için doğal çünkü onlar için bunu yapmak çok zor. Bazen bana kötü davranmaya çalışan sevimsiz genç insanlarla çok zor zamanlar geçiriyorum, fakat bir şeyleri değiştirmenin ve insanlara kadınların kendilerini yazıyla, fotoğrafla sanatla anlatmasının önemli olduğunu açıklamanın, göstermenin tek yolunun dışarı çıkıp bunu yapmak olduğunu öğrendim. Erkeklerin yaptığı şekilde ya da çeşitte hikayeleri yapmak zorunda değiliz. Kadınlar için önemli olan toplumlarımızı ve kültürlerimizi şekillendirme uğraşısı içerisinde olmak bence.
M.A Son olarak kafanızda şekillenmiş yada sizi heyecanlandıran projeler var mı? Mesela ilerde Türkiye ile ilgili planlar var mı? buraya gelip Keşmir ya da Guinea Bissau da yaptığınız gibi fotoğraf öyküleri yapmayı düşünüyor musunuz? Biliyorum bir hikayeye yada projeye başlamadan önce bir sorunsalın olması gerekiyor. Eğer burada çalışmaya karar verseniz en çok ne çeker sizi Türkiye'de?
Ami Vitale: Aman Tanrım. Çok ama çok fazla şey var orada yapmayı isteyeceğim! Pek çok şey yapmayı ve en kısa zamanda Türkiye’ye gelmeyi çok istiyorum. Öncelikle geri gelip ülkenizi tanımak, araştırmak, onu keşfetmek istiyorum, bundan sonra orada yapmak isteyeceğim hikayelerle ilgili bir şeyler söyleyebilirim sanırım. Yavaş yavaş ilerlemeyi, öğrenmeyi ve hikayelerin gelip beni bulmasını seviyorum.
(Meral Açıkgöz’ün Ami Vitale ile yaptığı söyleşiden)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız