Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 30 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

yalnızlığın sesini duymak


yalnızlığın sesini duymak

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire
Yazar Mesaj
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pzr Şub 11, 2007 12:42 pm    Mesaj konusu: yalnızlığın sesini duymak Alıntıyla Cevap Ver

http://www.youtube.com/watch?v=sk-OsePN0K4&mode=related&search=

(Uykudan önce 3X1)
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 472

MesajTarih: Pzr Şub 11, 2007 7:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ney'in ehlidünya kardeşi.Onun söylemediği bazı şeyleri klarnet söyler.
Başa dön
elif_naz
Yeni Üye


Kayıt: Jan 13, 2007
Mesajlar: 88

MesajTarih: Pzr Şub 11, 2007 10:16 pm    Mesaj konusu: çok güzel.. Alıntıyla Cevap Ver

başka nasıl ifade edilebilirdi ki bu ses.. bu konuda çok iyi olarak sezen aksu aklıma geldi belki o yapabilir.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1438

MesajTarih: Sal Şub 13, 2007 12:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

of....hatta oooof...hatta ......
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Sal Şub 13, 2007 12:52 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Anlaşılan dozaj aşımı var

antidotu yok maalesef.
Başa dön
eylem
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 16, 2005
Mesajlar: 1259
Nereden: nereye...

MesajTarih: Pzr Arl 30, 2007 3:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben bir anı buldum,


Alıntı:



Dergiye geldiğimde hava kararmıştı. Balkon tarafındaki büyük salonda dergi çalışanlarının büyük bir kısmı oturmuş gündemde olan siyasi ve toplumsal olaylar hakkında konuşup, kapak konusunu düşünüyordu. Boş bulduğum bir sandalyeye oturup, susarak onları izledim. Zaten gündelik politikadan pek haz etmeyen ben, muhabbet uzadıkça ve sosyal taşlama ve hicivlerin ardı arkası kesilmeyince hepsen sıkıldım. İçtiğim çayların ve çektiğim "off"ların haddi hesabı yoktu ama yine de bi türlü muhabbet bitmiyordu. Aslında genel itibariyle huzurluydum. Tek sıkıntım içinde bulunduğum ortamın sıkıcılığıydı, yoksa kafam gayet rahattı.

Konuşmaların kesintiye uğradığı ve odaya sessizlik çöktüğü bir anı fırsat bilerek "Bizler meşgul insanlarız kardeşim!" diye ayağa kalktım. Hepsi benim bu alakasız çıkışıma hayret etmiş bi şekilde bana bakakaldılar. "Kardeşlerim! Toplanın etrafıma size anlatacaklarım var!" diye haykırdım, met üst hariç hepsi sandalyelerini yaklaştırarak etrafımda çember oluşturdu. "Daha küçük bir çocukken ben, bir ilişkinin iki kişiyle yaşandığını ve tabiki ilişkiyi sürdürenin de bitirenin de bu iki kişinin duygu ve düşünceleri olduğunu sanardım. Yanlışmış, aldanmışım... Misal siz genç ve sağlıklı bir birey olarak hayatınıza bir kişinin girmesini istiyorsunuz di mi? İmkansız! O bir kişiyle beraber istemediğiniz, hiç görmediğiniz belki de hiç sevmeyeceğiniz bi on kişi daha giriyor hayatınıza. Sadece sevgilinize ve onun sorunlarına karşı duyarlılık, hissiyat göstermeniz yetmez. Onun en yakın arkadaşının, en yakın arkadaşının sevgilisinin, ablasının, ablasının nişanlısının, ev arkadaşının, ev arkadaşının eski sevgilisinin sorunlarına, dertlerine de aynı duyarlılıkla eğilmeniz hatta çözüm arayışlarına girmeniz, gerekiyor. Aksi takdirde o ilişki yürümüyor, tıkanıyor dostlarım. İşte geçen aylardan bir gün ben de sevgilimle buluşmuş, kafede çayımı yudumlarken birden bire kendimi saatlerdir Eyüp hakkkında konuşurken yakaladım. Eyüp'ü hiç görmemiştim, sadece kız arkadaşımın anlattıklarından kafamda bir Eyüp figürü oluşmuştu. Hakkında çok şey biliyordum. Eyüp, kız arkadaşımın ev arkadaşı Nevin'in eski sevgilisiydi, ayı görüntüsüne rağmen son derece duyarlı, ince, hassas, kırılgan bir çocuktu. Nevin'den sonra bir ilişki denemesine girmişti ama Nevin'i unutamamıştı. Zira geride yaşanmış bi 4 yıl vardı. Ve kendini son zamanlarda iyice umutsuz çaresiz hissediyor, zaman zaman ağlama nöbetleri geçiriyordu. Doğal olarak onun bu içinde bulunduğu bu ruh hali Nevin'i de etkiliyordu.- Gitsin, Nevin'le konuşsun yeniden başlasınlar- dedim.. Artık çok geçmiş, sancılı ayrılık döneminde sarfedilen o kadar kırıcı sözden sonra bir araya gelmeleri imkansızmış, hem Nevin şimdi yeni bir ilişkiye başlamışmış.- E Eyüp duyarlı hassas değil miydi? Ne diye ayrılırken kıza küfretti bu şer..siz. Bu mudur ince, hassas tavır?- diye çıkıştım, sustu. Sonra sakinleşip, - Başka bi kız bulalım bu Eyüp'e. Bir aşkın acılarını unutturacak yeni bi aşk sipariş edelim- diye öneride bulundum. İçine kapanıkmış, kızlara açılamazmış. Bi saat boyunca Eyüp'ün yararına ne önerdiysem bi gerekçeyle refüse edildi. En sonunda dayanamadım "E bari ben gideyim bu Eyüp denen şer..size bi kere vereyim de sen de, Eyüp de, Nevin de sevinsin!" diye patladım. Kavga ettik. Zaten bu olaydan bir hafta sonra da ayrıldık. Ama iki aydır kafam öyle rahat öyle huzurlu ki dostlarım anlatamam" diye anlattım dergi çalışanlarına.

"Fakat.... İlişki, birliktelik bunlar değil mi zaten. Rica ederim kuzum biraz daha alttan almaya, daha az nobran olmaya çalışın." diye tedirgince lafa girdi Yiğit. "Ya ne yapmak lazımmış? Kaz gelicek diye bana, tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi susta durmak mıdır en münasibi? İstemem eksik olsun! Herkes gibi koşarak elin Eyüp'üne methiyeler mi yazmak? Yoksa sevgilinin yüzü gülecek diye bir an karşısında taklalar mı atmak lazım her zaman? İstemem eksik olsun! Ricaya mı gitmeli? Kapı kapı dolaşıp pabuç mu eksiltmeli? Yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim? Yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim? Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun!" diye bir tirat geçtim. Bi alkış tufanı koptu.

Yiğit'in çayından bir yudum alarak "Dediğim gibi bizler meşgul adamlarız dostlarım" diye tam devam ediyordum ki köşede oturan met üst hiç istifini bozmadan, önündeki kağıda bişeyler çizerek "Yalnız, konuşmasına hep "biz" diye başlar" dedi. Sustum, baktım, kıpırtısız bi şekilde kağıda bakmaya devam ediyordu. "Ben meşgul bir insanım dostlarım! Ben ve sevgilim iki kişi bile fazla gelirken hayatıma..." diye devam ettim. "İki kere yalnız, iki yalnız eder" dedi. Umursamadım devam ettim... "İki kişi bile fazlayken bir de bu kalabalık..." dedim. "Yalnızın hayatını kalabalıklar yaşar. Yalnız ölünce nüfus eksilmez" dedi ve "Yalnızlar rıhtımı, kuru kalabalıktan ibarettir" diye ekleyip "ezehehe mezehehehe!" diye güldü. "Hay so..yım kalabalığa" diyip "Kardeşim ben yaratıcı bir insanım. Ben sancılı yaratım süreciyle mi uğraşıcam Eyüp'le Nevin'le mi?" diye ter içinde derdimi anlatmaya çalıştım. "Yalnız, yaratıcıdır. Ossuruktan nem kapar, acayip sorun yaratır" dedi. Metin'in araya girip laf sokmaları beni inceden d....k oğlanı yapıyordu. "Metin abi bak büyüğümsün saygı duyuyorum sana. Sen de bana duy. Şurda bi hikayemizi anlatıyoruz dimi? Ses çıkarma yoksa döverim seni!" diye insan gibi uyardım. "Her insanın bir hikayesi vardır, yalnızın karadeniz fıkrası" dedi, bütün odadakiler güldü. "Abi ayıp oluyor ama..." diyip çaresiz boynumu büktüm. "Yalnıza sormuşlar; -boynun neden eğri?- -hüzün kireçlenmesinden- demiş" diye son darbeyi vurup bi de eğri boynuma şaplak attı. Kahkahalar durdurak bilmiyordu, sinirim iyice tepeme çıktı. "Boşaltın burayı, çabuk çıkın odadan! Bu adamla birebir kalmak istiyorum!" dedim. Bir tek Ersin "Umut'u bilirim. Çok sinirlendi, birazdan Metin abiyi kıymaya çevirir" diyerek koşa koşa kaçtı. Selçuk "kimin yerinden kimi kovuyorsun artist! Aaa şuna bak dağdan geldi bağdakini kovuyor!" diye çıkıştı. Bunun üzerine "Metin abi gelir misin iki dakka? Senle özel bişey konuşucam" dedim, sağolsun geldi. Mutfağı gittik. Gözyaşları içinde sarılıp, aslında odadaki beni anlayan tek kişi olduğunu, mümkünse kendisine dışarda bi kahve ısmarlamak istediğimi söyledim. "Yalnızın içkisi fıçı biradır" dedi, bi birahaneye gittik.

Bol bol dertleştik, fikir teatisinde bulunduk. "Yalnızın gizlisi saklısı olmuyor. Aşkı da, sevgisi de, ilişkisi de halka mal oluyor. Tıpkı baraj gibi, yol gibi kamu alanı oluyor. Herkes yorum yapabiliyor, eski sevgilisinin arkasından topluca atıp tutulabiliyor. Aslında kötü niyetinden değil böyle konuşması herkes içinde. Yalnızlıktan. Zira eski sevgilileri hakkında konuştuğu zaman azımsanmayacak bi çevre ediniyor etrafında. Sonra beraberce yorum yaptığı arkadaşlarına darılıyor, yine yalnız kalıyor. İlişki dediğinde yarım yamalak bişey dimi abi?" diye sordum. Katıldı ve "Yalnız hiçbir şeyin sonunu getiremez... Herşeyin ortasını yaşar.. Yalnız orta malıdır, herkes onu kullanmalıdır" dedi. İkinci biradan sonra ben sapıttım. "Yalgızam yalgız" türküsünü söyledim. Üçüncü biranın ortasında sızıp kaldım. Tek hatırladığım misafirliğe gelip de uyuyup kalmış bir çocuğun babasının kollarında uyur vaziyette evden çıkarılması gibi birahaneden çıkarılıp taksiye bindirilmemdi. Metin abilerin evine gittik. Eşi Meryem abla bana salonda yer yatağı yaptı. Tam dalıyordum ki Metin abi geldi, dürttü. "Efendim abi nooldu?" dedim "Yalnız, misafir evlerinde uyumaya bayılır" dedi, gitti. Yüz verdikçe iyice şımarmıştı Metin abi, bu yalnızlık geyiği de canımı sıkmıştı. Sinirlendim döndüm ..tümü yattım. Rüyamda çocukluğumun sabun reklamı yıldızı Ornellia Muti ile sevişirken nur yüzlü kıvırcık saçlı ihtiyar'ca basıldım. Kendi rüyamdan kovuldum.

Sabah kahvaltıda gündüz niyetine rüyamı anlattım. Meryem abla yorum yapmadı, Metin abi "yalnızın dudakları sigara öper, elleri buram buram otuzbir" dedi. Onbir yaşındaki çocukları Denizali de dahil hepsi kahkahalarla güldü. Konuyu değiştirmek için "Ya Metin abi sen beni kucaklayıp götürecek kadar güçlü müsün yaa! Nasıl götürdün beni dün gece öyle taksiye" diye sordum. "Ben götürmedim ki... Yan masada tek başına oturan ayı görünüşüne rağmen son derece duyarlı, ince, hassas, kırılgan bir genç vardı. Ondan rica ettim o götürdü" dedi.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok kes sesini ya da defol sartre Genel 2 Sal Tem 31, 2007 9:01 pm
Yeni mesaj yok kalbinizin sesini dinleyin moonben Kısa Öyküler 0 Sal Ksm 28, 2006 11:01 am
Yeni mesaj yok Yalnızlığın Farkındalığı baskabiri Psikoloji 26 Prş Tem 13, 2006 11:30 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke