Tarih: Cmt Şub 03, 2007 6:35 pm Mesaj konusu: HAYAT
Gündelik hayata yenik düşmüş bir esirdim sadece ve hayatın güzelliklerini anlayamadım.ben güzelliği başka şeylerde,
Çok yükseklerde aradım.oysa;gerçek güzellik bir arkadaşın gözlerindeymiş,bir dostun gülümsemesinde,bir annenin yardım elindeymiş...sevgiymiş güzellik bağlılıkmış,huzurmuş bunları ancak kaybettikten sonra görebildim..mutluluk insanın özündeymiş yeni anladım.
Elinde olanların değerini bilemediğimden,en yakınlarım;dostlarım,arkadaşlarım terk ettiler.bir zamanlar benim olan o değerini bilemediğim zamanında güzelliğinin bile farkına varamadığım güzellikler,hatalarım yüzünden yitip gittiler...
Bu vicdan azabı yakıp kavuruyor taş kesilmiş kalbimi,tüm benliğime işliyor ve ruhumun dinginliğini alıp götürüyor,bilmediğim fakat tahminimce çok uzak ve ulaşamayacağım yerlere.
Ben hayatın anlamını bilememişim,ölüm kapıya dayandığı anda anlıyorum şimdi geriye dönüp bakıyorum da ben boş yere yaşamışım,ne gereksiz işler yapıp kendimi harcamışım.önemsiz şeyleri umursamışım hep önemlilerle uğraşacak zaman bulamamışım...
İstediğim bir şey olmayınca oturup ağlardım hep mücadele etmezdim,güvenmezdim kendime de ondan gerçeklerden kaçıp ağlamak,yalanlara sığınıp bahaneler bulmak daha kolay gelirdi bana,oysa şimdi olsa..nasılda uğraşırım o belalarla,nasılda başa çıkarım..
Şimdi olsa.üzülmem en sevdiğim gömleğim sökülmüş diye,üzülmem en değmez insan beni kırdı diye,üzülmem annemle kavga ettiğim için gider gönlünü alırım,kafaya takmam patronum işime son verdiği için,gider yenisini ararım..
Ben nasıl yaşanacağını bilemedim hayatın,daha yeni öğrendim ama yaşlıyım,ölümün kapıya dayandığı an da anladım her şeyi...
Koşmayı seviyordum ben ama düşmeyi değil,denizlerin dinginliğini seviyordum sadece,dalgalarını değil,oysa dalgasız deniz olur mu diyorum şimdi kendime..,
HAYAT;derinliği gibidir okyanusun,sonunu hiç bilemezsin kıyıdan bakılınca başı ve sonu bir görünse de,hep dingin değildir elbet ilerledikçe karşına çıkacak olan o hırçın boyunu aşan dalgalarla boğuşmak zorunda kalacaksın,pes etmeyeceksin sağlam bir kaya parçasına tutunacaksın gerekirse sana uzanan bir yardım elini tutacaksın.
Hayatta acı çekmekte tatlıdır,olgulaştırır insanı.her zaman dinginlik olmaz elbet lazım birazda devinim sancısı....
Kayıt: Dec 14, 2006 Mesajlar: 7 Nereden: olmadığım her yerden
Tarih: Pzr Şub 04, 2007 11:16 am Mesaj konusu:
hayat, güzel birşey yedikten sonra ağızda kalan tattır. ondan alacağınız zevk size kalmıştır o tadı ve zevki uzatabilir yada bir bardak suyla unutabilirsiniz
Kayıt: Mar 05, 2007 Mesajlar: 18 Nereden: çemberin dışından...
Tarih: Çrş Mar 14, 2007 2:05 am Mesaj konusu:
''Bir süredir düşünüp duruyorum. Dağlarda, tepelerde düşünüp durdum. Tıpkı Hz.İsa'nın doğa ile yalnız kalıp dertlerine çare düşündüğü gibi. Anlaşıldığına göre, Hz.İsa dertlerinden bunalmış bir durumda, çaresizlik içinde, bütün bunların ve savaşmanın ne yararı var diye düşünmeye koyulmuş. Çok yorgun ve bezgin, neredeyse herşeyden vazgeçecek bir hale gelmiş. Hemen doğaya, sessizliğe koşmuş. Ben Hz.İsa'ya benzediğimi söylemiyorum. Ama ben de onun gibi bezdim ve onun gibi yanıma birşey almadan doğaya koştum. Gene sırtüstü yatıyor, yıldızları izliyor; sabahları güneşin doğuşunu seyrediyor; gündüzleri bir tepeden uzanıp giden toprağa bakıyordum. Kimi kez de her zamanki gibi dua ediyordum. Dua ediyordum ama ne diliyordum farkında değildim. Tepeler ve ben vardım orada. Birbirimizden ayrı değil, tek şeydik. Ve, o tek oluşta bir kutsallık vardı. Ve düşünmeye başladım. Ancak bu düşünmekten daha derin bir şeydi. Biz bütünleşince nasıl kutsallaştığımızı düşündüm ve insanoğlunun da bütünleşince nasıl kutsal olduklarını düşündüm. Diğer yandan bir zavallı kişinin, dişlerinin arasına bir lokma kıstırıp, önüne geleni teperek, çekiştirerek, çevresiyle kavga ederek, kendi başına yoluna gittiğinde d, nasıl kutsallığı yok ettiğini düşündüm. Ama herkes birlikte çalıştığında; bir kişi diğer bir kişi için değilde herkes için çalıştığında kutsallığa erişildiğini düşündüm. Sonra birden benim kutsal sözcüğü ile neyi amaçladığımı bile bilmediğimi düşündüm...İnsanların gittiği yere gitmeliyim. Tarlalarda çalışacağım ve belki de mutluluğu bulacağım. İnsanlara yakın olacağım. Onlara birşey öğretmeye kalkmayacağım. Öğrenmeye çalışacağım. İnsanların neden böyle süründüklerini öğrenecek, onların konuşmalarına, şarkılarına kulak kabartacağım. Çocukların lokmalarını yiyişlerini dinleyeceğim. Geceleri, karı kocanın şilteye çarpışlarını duyacağım. Onlarla yemek yiyeceğim ve öğreneceğim. Çimenlerde yatacağım. Beni kabul edene açık ve dürüst olacağım. Beddua ve küfür edecek, insanların konuşmalarındaki şiiri duyacağım. Tüm kutsal olan şeyler bunlar. Şimdiye kadar anlamadığım tüm şeyler, bunların tümü güzel.''
John Steinbeck/Gazap Üzümleri'nden bir alıntı yalnızca. Eski vaizin bir konuşması. Hayattan söz açılmışken aklıma geldi ve eklemek istedim.
Başka bir seçenek olmadığı için değil o seçeneğe rağmen burda olduğumuz için güzel ve başlıbaşına bağımsız bir durum yaşamak... Bunu gördüğün zaman; seçimlerimizle, her şeye rağmen değil; herşey yani zaman zaman acı veren şeyler de olduğu için kusursuz...Çok güzel işte..
bir kere daha ıskaladım hayatı ya da bir kere daha ıskalamamam gerekirdi yaşaması gereken ben için... Daha az önce belki yarın da aynı şeyi yapacağım... ekleyip sileceğim... Kıyabildiğim sürece silebildiklerim benden değil... Ama ya bende se? Ya tam da benim aradığım... Ya halt etmekse böyle tırsarak yaşamak şu hayatı? Hayat bu sorular var diye hayat işte... Güncel ama bayat...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız