Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 130 Üye Adayı ve 12 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 suç ve suçluyu övme
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 TEK GERÇEK
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!
 Utandım...
 gecikmiş bir doğum ilanı

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

çocuktuk...


çocuktuk...
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Nostalji
Yazar Mesaj
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Prş Oca 25, 2007 11:43 pm    Mesaj konusu: çocuktuk... Alıntıyla Cevap Ver

çocuktuk,

tadı damağımızda kaldı
bir komşu evindeyken
iki kere ürkek ürkek şekerliğe uzanmış
zayıf, beceriksiz ellerimize değiveren
parlak kağıttaki fiyonk kıvrımlı şekerlerin
dayanılmaz cazibesi,

annemizin hayır iki tane alma! diye
alnına yaklaşan kaşlarının tehditinde
ilki, bir çırpıda günahtan sıyrılır gibi soyulurken
ağızda erirken bir gizli zevke dönüşen şekerin
tadı, damağımızda kaldı

en masum yalanları içine sarmışken şeker kağıtları
en arsız olmayı becerirken gözlerimiz
anneyi en hiçe sayan tek üç kağıtçılığımız
bir kağıtlı şeker gülüşüyle
çocukluğumuzun tadı damağımızda kaldı.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Prş Oca 25, 2007 11:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

En affedilmezi pamuk şekerdi.

Dönen bir zemin üzerine dökülen toz şeker,havayla birlikte pembe bir buluta döner,zayıf küçük bir çubuğa dolana dolana sarılırdı.Kat kat gelin duvağı gibi de olurdu.

İlk ısırış büyülü bir dokunuş gibi.Sonrası yanaklar,eller,dudaklar yapış yapış şeker erimesi;

büyülü bulut erirdi. Crying or Very sad
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1431

MesajTarih: Prş Oca 25, 2007 11:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yıllarını kiralarda geçirmiş bir ailenin çocuğu olarak kendi evimizde duvarları boya ile karalarken annem engel olmak istemiş.

" ne yapıyorsun"

küçük yüreğimden dudaklarıma adeta anneme bir şok geçirten cümle yol almış.
"Yoksa burasıda mı kira evi? "
Annem ne benim ne kardeşimin benzeri eylemlerine hiç birgün ses çıkartmadı.

Değerli fadim sanırım bir sandık bekliyor bizi siz arasıra bu sandıktan birşeyler çıkarttıkça biz birşeyler buluyoruz kendimizden.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 12:20 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her kadının her evin bir sandığı vardır.

Çocukken annemin sandığı vardı.İçerisinde ne efsunlu hayaller,ne meraklar saklıydı.Üzerindeki yatak,yorgan,yastık nadir de olsa indiğinde ilk işimiz annemize yalvarıp sandık içindeki gizleri gün ışığına dökmek olurdu.

Sandık açıldığında odayı naftalin kokusu kaplardı.Sonra sabun veya esans,lavanta kokusu eşlik ederdi.

İçinde neler mi olurdu?

Danteller,işlemeler,kumaşlar,oltu taşı,sedef tesbihler,bir küçük torbaya sarılmış Hac(ı) yağı da denilen misk,esans şişecikleri,el dokuması peşkirler,misafir havluları,başörtüleri,çok eskiden Alamanyalardan gelmiş çoraplar,lizözler,bir köşeye sıkıştırılmış sabunlar,lavanta torbaları....

Sandık açıldığında içi sızlatan şeyler de günyüzüne çıkardı...

Örneğin kesilmiş ama hala saklanan örgülü haliyle lepiska saçlarım.

Israrla saklanmış bazı fotoğraflar.

Emekle işlenmiş çeyizlik yatak örtülerinde şeytan işemesi lekeler,

kat izi yapmış kadife kumaşlar

ve çocukken hiç anlam veremediğimiz bir top beyaz kumaş ve bir çift büyük havlu.Yani cenaze malzemesi olarak kefenlik,vs.

Sandıkta hayatımız saklanırdı.
Başa dön
edaei
Yeni Üye


Kayıt: Aug 12, 2006
Mesajlar: 74

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 12:37 am    Mesaj konusu: anneyi babayı unutmak ... Alıntıyla Cevap Ver

Annem ve babam beni Ankara'ya amcamlara götürüşüyle başladı öyküm. Halalarım ve amcamın ısrarıyla beş yaşımda beni orada bırakmaları annemlerin geri dönmeleri İstanbul'a ve tam altı ay anne baba olmadan Ankara'da mecburi ikamet ...
Zor geliyor başlangıçta ama alışıyorum sokaktaki çocuklara karışıyorum daha bir yaramaz oluyorum Aşağı marangoz atelyesinden çıtalar çalıyoruz kılıç yapıyoruz Halam sinemaya götürüyor beni Kemal Sunalın Adile Naşitin filmleri ne varsa izliyoruz oysa babam götüremezdi pek . Özgür çete olmuşuz , çocuklarla apartman boşluklarında şarkılar söylüyoruz koro halinde mutluyum her şey yolunda ama geceleri içimde bir birikme bir ağlama özlem hali ...
Sabah kalkar kalkmaz sokak kahvesine amcalara adamlara annemi babamı özlediğimi anlatmalar, onların bana bol bol dondurma gazoz ısmarlamaları , marangoz amcaya gidip telefon edin babam gelsin diye yalvarmalar (amcamda telefon yok o zaman artı bizde de yok). Ama nafile işte; ne gelen var ne giden , Sadece "-baban marangoz amcayı aramış akşam ; selamları varmış sana deniyor bana -"

Daha bir dağılıyor , yıkılıyor yüreğim "Neden akşam evdeyken aramazlar ki neden neden "?

Bir gece eve misafirler geliyor Biz kızlarla oje sürüyoruz oyun oynuyoruz
Tanıdık geliyor bir kadın ve erkek ; kucaklarında kundaklı bir bebek sarılıyorlar bana sarılamıyorum utanıyorum , şaşkınım, unutmuşum; evet onlar ama ! Tanır tanımaz sırtımı dönüp başka odaya kaçıp kapıyı kilitleyip ağlıyorum , ağlıyorum...
Başa dön
sensiz
Yazar


Kayıt: Nov 18, 2006
Mesajlar: 168

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 12:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben de bir sandık yapıyorum oğluma; anne değilim ama babayım ya ben de...
içine ilk saçını, ilk çoraplarını, ilk ayakkabıları, ilk ve son sünnet derisini Smile koyuyorum...
her ilkini koyuyorum umutla...

kimbilir belki o da birgün adı ne olur bilinmez bir forum sitesinde paylaşır değil mi sandıktaki babasını, umarım paylaşır..
belki onun da; onu böyle bir siteyle tanıştıran gece gibi harika bir arkadaşı olur, umarım olur...

selam olsun!!!
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 1:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Edaei,

Satır aralarında kendi çocukluğumu değil ama başka çocukları buldum.Anne ve babalarından iki yıl ayrı kalan tanıdığım iki kız çocuğu vardı.

Altı ay sonrası ilk görüşmede küçük kız anne ve babasını hatırlamamıştı.Abla kardeşine:

Bak, bu annemiz bu da babamız!demişti. Crying or Very sad

Boğazımdaki yumruk da ne böyle?


En son fadim tarafından Cum Oca 26, 2007 1:07 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 1:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn.Sensiz,

O sandığın içine ultrason görüntülerini ve özellikle de ergenlik çağında verilmek üzere şimdiki duygularınızı anlatan mektubu bırakınız.Minik el ve ayak izlerini de.

Şanslı çocuk. Very Happy
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 1:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çocuğuz hepimiz...Devam edin çocukluğunuzu yaşamaya...Bırakmayın, bir kere geldiniz dünyaya...Boş durmayın, oynanacak oyun da mı yok?Hayır devam edin yaşamaya çocukluğunuzu...Benim bugün yaptığım gibi yapın...Çizin yere seksek oynayın çocuklarla ağızları açık kalsın sizi görünce...Şaşıran çocukları görünce sevinin,mutlular çünkü...Siz mutlusunuz çünkü...Çünkü çocuktur dünyanın süsü...
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 1:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kimler SEKSEK Çocuk Dergisi'ni hatırlıyor? Arrow

Bilenlerin tevellüdü belli olacak. Laughing
Başa dön
sensiz
Yazar


Kayıt: Nov 18, 2006
Mesajlar: 168

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 1:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben hatırlamıyorum, hatta ilk defa duyuyorum....


selam olsun!!!
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 2:09 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Duydum ama yaşım yetmez...
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 8:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seksek benim okuduğum ilk fotoromanlı çocuk dergisiydi.Her hafta heyecanla çıkmasını beklerdim.Çocuk kaçıran kötü adamlar en büyük öcümdü.

Çocukken korkularımız bile masumdu.
Başa dön
edaei
Yeni Üye


Kayıt: Aug 12, 2006
Mesajlar: 74

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 9:35 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her cuma erkenden koşa koşa Tercüman Çocuk dergisi alırdım ... Yüzbaşı Volkan Tengiz hatta bir de zıpır vardı tiryasi olmuştuk ... Çizgi romanlarda kaybolurdum

sevgiyle ...
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2812

MesajTarih: Cum Oca 26, 2007 11:58 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çocuksu tadlardan biri de Mabel sakızdı.Şimdi nadir de olsa satılıyor.Kare bir sakız ve üzerinde bir zenci kız resmi var.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Nostalji Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
1. sayfa (Toplam 9 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke