Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 26 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Hem Yaralı Hem Yakını Bir Yaralının


Hem Yaralı Hem Yakını Bir Yaralının

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri
Yazar Mesaj
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Sal Oca 23, 2007 2:37 am    Mesaj konusu: Hem Yaralı Hem Yakını Bir Yaralının Alıntıyla Cevap Ver

Hem yaralı hem yakını bir yaralının
kırıldı kuş sesinden direkleri dünyanın, kaldım eşikte sübyan
kaldım cümle ovayla temmuzun köklerinde, yaşlanmış ağaçlara dert oldum.
Kimi görsem dedim işte burdayım, iki ince boynumun arasında
kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan.

Yürüdüm benle birlik ağır bir halk yürüdü
suya baktı ağırdı, güze düştü ağırdı, yola vurdu ağırdı.
Bir sabah dünya boşken kalkıp sordum kendime: neyin var taşınacak?
şu kırık dal sesinden, şu tökezleyen ırmak gürültüsünden başka
neyin var sen gidince aklı sende kalacak!

Şehirden Erzurum kitaplardan Krişna
üzerime uzattım gerneştikçe yorgun düşen evleri, hiç yaşlanmadı akşam
hiç yaşlanmadı bana bütün ana dillerden kar toplayan çocuklar.
Kurutulup saklanmış bir hayatım yok diye beni boşladı kışlak
indim aşağılara, ilk seferde dürülmüş sancak gibi açık kaldı maceram.

Hangi kavşakta dursam çatallı bir acıyım.
dağınık bir toy yeri, emanet bir elbise, bir ince kopuz sesi.
Yok yerlere yön oldum; her hayrata okuttum bu şaşkın kitabeyi
ki çözülsün insanların insanlara dokunduğu sınırda neden ellerim çolak
ve neden baktığımda büyüyor ölü balık gözleri.

Yurtsuz Marek* beni çiz benden başka göçmen yok
boştu varlığın evi iki ince boynumla salındım ortalıkta.
Bak nasıl da oturuyor üstüme sararmış otlakların uzaktan görünüşü
trampetler çalınca toz kalkan bir kasaba gibi duruyor yüzüm
soyuldu her bir yanım günlere yapışmaktan, hâlâ sütten kesilmedi bu yara.



*Marek Brzozowski. Göç temasını işleyen Polonyalı bir ressam.



Ali Ayçil
(Dergah, 174)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Sal Oca 23, 2007 2:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Yürüdüm benle birlik ağır bir halk yürüdü
suya baktı ağırdı, güze düştü ağırdı, yola vurdu ağırdı.
Bir sabah dünya boşken kalkıp sordum kendime: neyin var taşınacak?
şu kırık dal sesinden, şu tökezleyen ırmak gürültüsünden başka
neyin var sen gidince aklı sende kalacak!


Teşerkkürler!
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cmt Oca 27, 2007 11:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bozkır

Üstümde biçilmiş ekinlerin kokusu
beni mahsul sanıyor üstümde uçan kuşlar.
Oysa “yaz bitmiş yazıt bırakmaksızın,” düşmüş kantarların dili
oturmuş güzü ayıklıyor akrabam çıplak çalılar.

Çatladı çatladı çatladı toprak
güneş hep demirdendi, bitkiler hep ölümlü, çark etti marifetim.
Seni sarı çiçeklerle konuşturan hayretin dili bende
niçin hiç çözülmedi cennetin bahçelerine inen efendim?

Burada bir boşluğa kapı yaptılar beni
kansız düşmüş yapraklarla desteklendi eşiğim.
Bu kırık buğdayların, bu sararmış otların arasında
kıpırdasam hemen anlaşılıyor, kaç uçurum çıktığım ve kaç gökten indiğim.


Ali Ayçil
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Cmt Oca 27, 2007 11:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ARASTANIN SON ÇIRAĞI

Son çırağı ben idim
ortasında yedi göbek çınarı
sulayarak büyüten arastanın

İri,pençeliydi elleri ustamın
demiri haddeden geçirirken
kızıla çalan muzdarip yüzü
hazandaki güller kadar inceydi
inceydi;döl tutmamış bir ömrü
ateşte eriterek avutan kırgın beden

Göğsümde koca bir gök taşırdım ben
çerçilerin boncuk sattığı çarşılardan
elimde atıp vurmaz bir sapan
avlanırdım hışmımdan naçar düşmüş dallarda
ustam bazen çok uzak bir yerden gelsin diye
günün dalgın ipini dolardım makaraya

Bir gün devrildi arastaya
kocaman,ağır gölgesi çınarın
benden kaçan onca kuş meğer dallarına konarmış ustamın.

Ali Ayçil
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cmt Mar 24, 2007 9:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Av

Koça katımlık diye beni size taktılar
İki gülsem birini tuzağa düşürdünüz

İlkin beni sardınız bir yokuştan aşağı
Çar naçar iner idim arkamdan üfürdünüz

Düşenin kırığını sarmak ehven iş iken
Ne varsa iliğimde canhıraş sömürdünüz

Sözde avlanacaktım sadağımda meneviş
Bir kuzunun postuyla gözümü bürüdünüz

Dedim; bu yeşertide bir ceylan yavruladı
Siz tutup üzerinde postalla yürüdünüz.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1438

MesajTarih: Cmt Mar 24, 2007 9:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Dedim; bu yeşertide bir ceylan yavruladı
Siz tutup üzerinde postalla yürüdünüz



can acıtıcı!
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Pzr Nis 29, 2007 2:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Düşlenmiş Kentin Son Görüntüsü

Bozkırın ihtişamlı ordusu
Horasan'a varmak için
en kestirme yolu seçti kendisine.
Bir yamacın eteklerine geldiklerinde
aşağıdaki ovada
tavşan uykusuna çekilmiş bir kent gördüler.
Öyle keskin baktılar ki ona
istese de karşı koyamadı.
"Eridi, çözüldü ve yok oldu.
Yeryüzü unuttu onu."
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok YARALI kukulkan Şiirleriniz 0 Cum May 02, 2008 11:04 pm
Yeni mesaj yok internet uzağı yakın yakını uzak mı y... oyuncu09 Okur Adayları İçin 8 Pts Tem 16, 2007 11:06 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke