Tarih: Çrş Oca 10, 2007 1:21 am Mesaj konusu: SHAKESPEARE
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten
korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği,
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.’’
SHAKESPEARE
Tarih: Çrş Oca 10, 2007 5:19 am Mesaj konusu: BAZEN
Bazen
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
Shakespeare 'in bu şiiri hayatıma bomba gibi düştü...
Her gün bu şiiri tahlil ediyorum.
Psikolojik bir muhtıra gibi.
Bu sözleri yazabilecek, düşünebilecek az insan vardır heralde...
Ne güzel bir teşhis......
Gerçek olamayacak kadar tuhaf.
Böyle acayip şeylere, bu peri masallarına hiç inanmam ben.
Aşıklarla kaçıkların beyinleri kaynar durur;
Öyle hülyalar kurar, öyle hayaller görürler ki,
Akıl mantık kolay kolay kavrayamaz onları.
Çılgın bir, tutkun iki, şair üç,
Hayalle yoğrulmuşlardır baştan başa.
Birinin gördüğü şeytanları toplasan,
Koskoca cehenneme sığdıramazsın : işte bu deli.
Aşık dersen, şaşkınlıkta ondan aşağı kalmaz :
Bakarsın çingenenin suratında Helen'in güzelliğini bulmuş.
Şairin gözleri heyecandan fırıl fırıl döner yuvalarında;
Gökteyken yere iner, yerden göğe fırlar durmadan.
İnsan, hayalinde nasıl,
Hiç görülmedik, bilinmedik şeyleri yaratırsa,
Şairin kalemi de onlara biçim verir.
Hiçten yararlanır, havayı alır,
Bir yer, bir barınak bulur ona, bir ad verir.
Öylesine güçlüdür ki hayali,
Bir coşku, bir sevinç duymayagörsün,
O sevinçle bir kaynak da buluverir.
Geceyarısı korktun diyelim karanlıkta,
Çalıyı ayı sanmaz mısın kolayca?
İnsanın Yedi Çağı (William Shakespeare)
.
Bütün dünya bir sahnedir...
Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu...
Girerler ve çıkarlar.
Bir kişi bir çok rolü birden oynar,
Bu oyun insanın yedi çağıdır...
İlk rol bebeklik çağıdır,
Dadısının kollarında agucuk yaparken...
Sonra mızıkçı bir okul çocuğu...
Çantası elinde, yüzünde sabahın parlaklığı
Ayağını sürerek okula gider...
Daha sonra aşık delikanlı gelir,
İç çekişleri ve sevgilinin kaşlarına yazılmış şirleriyle...
Sonra asker olur, garip yeminler eder.
Leopara benzeyen sakalıyla onurlu ve kıskanç,
Savaşta atak ve korkusuz,
Topun ağzında bile şöhretin hayallerini kurar...
Sonra hakimliğe başlar,
Şişman göbeği lezzetli etlerle dolu,
Gözleri ciddi, sakalı ciddi kesmli...
Bilge atasözleri ve modern örneklerle konuşur
Ve böylece rolünü oynar...
Altıncı çağında ise palyaço giysileriyle,
Gözünde gözlüğü, yanında çantası,
Gençliğinden kalma pantalonu zayıflamış vücuduna bol gelir.
Ve kalın erkek sesi, çocukluğundaki gibi incelir.
Son çağda bu olaylı tarih sona erer.
İkinci çocukla her şey biter.
Dişsiz, gözsüz, tatsız, hiç bir şeysiz..
Tarih: Çrş Oca 24, 2007 6:16 pm Mesaj konusu: HAMLET
Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine kaşı
Dur, yeter! demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden,
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Ama sus, bak, güzel Ophelia geliyor.
Peri kızı dualarında unutma beni,
Ve bütün günahlarımı.
Oyunun Adı: Hamlet
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Sabahattin Eyuboğlu
"Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden,
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar."
Ölüm bir kere öldürür,
Korku hergün...
Bir kere doğarsın hayata,
Umudun olunca bin defa...
Bakarsın göremezsin,
Hayalin olursa......Herşeyi görürsün...
Okuduğum an beni dehşet derecede etkileyen bir cümleydi elime bulaşan kanı...diye başlayan imzada ki kısım...Ama açıkçası Machbet'in tamamını bulamadım.Bu konuda bilgisi olan var mı?
Bir de şu var ki ne kadar da doğru...
Gezinen bir gölgedir hayat,gariban bir aktör sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur ve sonra duyulmaz olur sesi,bir masaldır gürültücü bir salağın anlattığı ki yoktur hiçbir anlamı!
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız