Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 38 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Kargalar ve Türkler...
 Çakallar ve Araplar
 William Street, birinci sokak
 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Lanet olsun!


Lanet olsun!

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2051
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Arl 22, 2006 11:28 pm    Mesaj konusu: Lanet olsun! Alıntıyla Cevap Ver

Çok garip, gün içinde o kadar şey düşünüyorum, onca şey hayal ediyorum; hangi birisi gün sonuna dek yaşıyor? Gün sonu mu? Saçmalama! Beynin o düşünceyi yada hayali takip etmeyi bıraktığı anda ölüp gidiyor o şeyler. Sakarca çarpıp, özür bile demeyi akıl edemeden geçip gittiğim şeyler hepsi. Neden zihinde tutulamuyor hiçbir şey Allah'ım? Son sürat giderken, çevredeki nesnelerin muğlaklaşıp bir hayale dönüşmesi gibi bir şey bu. Şüphesiz varlar, fakat orada. Yalnızca orada ve ben onlardan uzaklaşıp duruyorum. Durmak imkansız. Bir gün bir dostuma sordum: Lise yıllarını anlatıp duruyorsun. Üzerinden ne kadar geçti o yılların? 'On, oniki yıl.' Şimdi otuz diyelim yaşına. Bir o kadar sene daha geçinde kırksın. Sonra bir o kadar daha, elli. Sonra altmış, yetmiş. İşte ölümün arefesindesin. Hayat on'ar on'ar gidiyor. Bu seni ürkütmüyor mu? Bana boş gözlerle baktı dostum. Anlamış fakat hissetmemişti söylediklerimi. Çıkışırcasına 'Hayır, niye ürkütsün ki?' dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Nasıl ürkmediğine şaşırdım yalnızca. Demek ki dünyanın dönüşünden sarhoş olan bir tek bendim.
Lanet olsun! Ne önemi var ki bunun? Yaşayıp gidiyoruz işte. O da öyle demişti: 'Yaşayıp öleceğiz. Bu kadar basit işte! Ama ben de bu basitliğe şaşıyorum. Onca ödevin varlığı değil düşündüğüm. Şüphesiz herhangi bir şeye inanan da bir sürü ödev çıkarır kendisine. Bundan daha öte bir şey. Bazen başka bir hayatın mümkün olduğunu düşünüyorum. Başka bir hayatta yaşadığımı şimdi hissedebilir miyim acaba? Değil mi ki Wittgenstain hayatı idrak için savaşa gitmişti. Orda ölümü görmek, yakından hissetmek için. Zira ölümdür hayatı anlamlandıran. Witt'ten önce ben de düşünüyordum bunları. Lanet olsun, şu üstümdeki görevler olmasa, ne güzel ölecektim belki. Elinde silahla, bir oyun oynar gibi, ordan oraya kaçarak, yalnızca 'yaşa ve yok et' desturuna sadık kalarak, ve üstün biçtiğin amaçlar doğrultusunda ölmek için yaşamak.. Onun dışında kaç kez ölümü düşündüm Allah bilir. Ölüm üstüne akıl yürüttüm, mısra karaladım ve hatta ölünün üstüne toprak bile attım. Ama hayır, hiç birinde ölemedim. Ölmüş gibi dahi yapamadım. Bazen battaniyeyi çektim, dümdüz uzanmış vücudumun üstüne. Nefessiz kaldım içinde. Ama kendimi dışardan göremediğim için amaç yine hasıl olmadı. Ama bir gün.. Evet, o gün bir sancı belirmişti sol göğsümde. Kalbim ölüm korkusuyla deli gibi atmıştı. Heyecan içinde dinledim ağrıyı. Ve gümleyen kalp atışlarımın gümbürtüsüne odaklandım. Hemen yarın gözlerimi toprak içinde açabilirdim. Mezar karanlığı hiç bir şeye benzemez herhalde. En karanlıktır orası. Yarın orada, o karanlığın içinde olabilirdim şimdi. 'Ölmek istemiyorum!' Sonra beyazlaşan yüzünü görmüştü arkadaşların. Durumu anlatmış ve korkuyla sormuştun. Soğuktan göğüs kaslarına bir ağrı girmiş olabileceğini sen söyledin. Doğruydu da. Daha önce de diğer göğsünün kaslarına ağrı girmişti. Ama kalbin orda olmadığı için bu kadar paniklememiştin. O zaman da ciğerlerini düşünmüştün gerçi. Ama arkadaşların senin düşüncelerine hak verince rahatlamıştın. İşte böyledir ölüm. Kendisi varlığını gerçekleştirene kadar uzaktır bize. Havadaki kuş. Hatları belirsiz. Lanet olsun! Bunları düşünmek neye yarayacak ha? Acaba bir Çin'li olsaydım yaşamım nasıl olurdu? Çekik gözlü, tıknaz bir pirinç yetiştiricisi. Bambaşka hayaller, amaçlar. Övündüğüm tarih bile başka olacaktı, ne garip. Barbar Türkler diyecektim tarihe dönüp baktığımda. Canın cehenneme dostum, bu nerden çıktı şimdi? Barbar Türk olmaktan mutluyum oysa. Kim ne sanırsa sansın. Korkularından öyle uydurmuşlar. Ne güzel işte. Haşmetimiz ve heybetimizden kaynaklanıyor korkuları. Lanet olsun! Düşündüğün şeylere bak. Ömründe kaç kişi böyle saçmasapan düşünür. Nerden biliyorsun kimsenin bunları düşünmediğini? Bir dakika. Az önce ne dedin sen? Lanet olsun! Amerikanlılaşma ha! Binlerce izlediğin filmlerden arta kalan şey işte bu. Damn it! Lanet olsun. Hoşuna gidiyor değil mi? Kaç kez özdeşleştin onlarla? Hayır, hayır. Herkes benim gibi. Filmlerde gördükleri herhangi bir repliği, yada bir sahneyi yaşatır insanlar. Bunun şu yada bu ülkeden kaynaklanması neyi farkettirir? Çok şeyi oğlum. Karşı çıktığın kültürel yozlaşmaya ne oldu? Hepimiz bir yanımızdan çamura bulanmışız işte. En son ne zaman kendin olarak baktın? Kafanda yaşattığın kimdir? Hayır, artık bu sözcük benim. Lanet olsun işte, lanet olsun. Lanet okumanın burda kötü olduğunu biliyorsun. Boşver şimdi bunları.

Düşünüyorum da, belki de hayat ta böyledir ha? Ölünce dersin ki 'Acaba hepsi bir iç konuşma mıydı?' uzanmış öyle sırt üstü yatarken. Baksana, yaşadığın şeylerin hiçbiri yanında değil şimdi. Onlar seni terketmedi, sen terketmek zorunda kaldın. Sürekli ilerliyorsun çünkü. Zaman dostum, zaman. Zaman bineğindesin. Aç gözlerini. (Zaman sen misin? Düşün bunu.)

Sahi neden yazdın bunları? Uçup gitmesinler diyeydi değil mi? Uçup giden sendin, unuttun mu? (Onlar da uçup gitmiyor mu?) Yazı, hayata demir atmaktır dostum. Lanet olsun, demir atsan ne olacak sanki? Sen dostum, sen! Kimin trajedisini okumakla yaşadın ki?
Başa dön
ihvan
Yazar


Kayıt: Feb 03, 2006
Mesajlar: 118

MesajTarih: Cmt Arl 23, 2006 3:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Poe siz olmasaydınız forumun bi anlamı kalmazdı!
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2051
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cmt Arl 23, 2006 9:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Beğeninin için teşekkürler dostum. Ama yine de bunu hiç duymamayı yeğlerdim.
Başa dön
ihvan
Yazar


Kayıt: Feb 03, 2006
Mesajlar: 118

MesajTarih: Pzr Arl 24, 2006 7:01 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Duymamayı yeğleyeceğinizi biliyorum, bütün bunların hepsi sizin siretinizi ve belki de suretinizi oluşturuyor.

Okunacak yüzlerin azaldığı azaldığı bi çağdayız!
İnşaallah bi öykü gibi geçersiniz dünyadan!

Eyvallah!
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN YAZARIM Güncel Olaylar-insanlar 4 Pts Ekm 29, 2007 1:33 pm
Yeni mesaj yok Lanet olası 27 YAZARIM Yerli 4 Çrş Tem 04, 2007 10:48 pm
Yeni mesaj yok HER YER BAHAR OLSUN... tohum Güncel Olaylar-insanlar 7 Çrş May 23, 2007 10:32 am
Yeni mesaj yok Aşk Olsun gece El Sanatları 0 Sal Arl 05, 2006 11:17 pm
Yeni mesaj yok Ali Ayçil'e selam olsun dolayli_tumlec Vesaire 3 Cmt Ksm 11, 2006 9:01 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke