Tarih: Çrş Ksm 29, 2006 6:22 am Mesaj konusu: Truman Show (Herkes kendi filminin başrolünü oynar)
Filmde benim aldığım ilk mesaj kapitalizmin el atamayacağı yöntemin olmadığıdır. Hayatı, anne rahmindeyken başlayarak milyonların izlediği bir televizyon programına dönüştürülen ve dış dünyadan bağlantıları tamamiyle kesilip, bütün insanların oyuncu ve bütün doğa olaylarının bilgisayar mahareti olduğu bir adada geçiyor film. Komedi filmleriyle özdeşleşen Jim Carrey'nin baş rolünü oynadığı film gerek kurgusu, gerek oyunculuğuyla olsun çok güçlü bir film.
Bir çok kez hayatındaki anormallikleri düşünüp bu işte bir hinlik var diyerek gerçeği sorgulasa da her seferinde kendini olayların akışına bırakan Trumanın gerçeğe yelken açmasını sağlayan nedenin aşk olması da kanaatimce "aşkın gücü"nün güzel bir ifadesi.
Filmdeki hayranı olduğum Natascha McElhone'nin de Fiji Adalarında da olsa peşine düşülmeyecek bir hatun olmadığını söylemeden edemeyeceğim.
Film hakkında sabaha kadar konuşulabilir. Burda da zaten sabah oldu. En iyisi sözü fazla yormayalım. İzleyin, pişman olmazsınız.
Filmin sonu aslında herkese bir ayna. Ne oluyordu sonunda: Şova katılmış, onun parçası olmuş izleyiciler, daha büyük şovdan kurtulamıyorlar. Filimin sonunda gösterilen iki güvenlik görevlisi, Truman'ın zaferine sevinmekle beraber, olaydan ders almaktan çok uzaklar. Tv dergisine uzanarak yeni bir şov arıyorlar. Aslında izleyicilik te değil bu durum. Kendini yok etme gibi bir şey bu. Katılımlı yok olma..
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız