Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 26 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

EVE DÖNÜŞ


EVE DÖNÜŞ

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sinema Sanatı
Yazar Mesaj
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pts Ksm 20, 2006 7:57 pm    Mesaj konusu: EVE DÖNÜŞ Alıntıyla Cevap Ver

Kasım ayı filmlerinden Eve Dönüş filmi vizyonda.Seyredenler var mı?Karakutu üyelerinin kritikleri neler?


http://www.evedonusfilm.com/
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pts Ksm 20, 2006 8:00 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ALİ MURAT GÜVEN'in filmle ilgili değerlendirmesi aşağıda:


2006, Türkiye yapımı
Yönetmen: Ömer Uğur
Oyuncular: Mehmet Ali Alabora, Sibel Kekilli, Altan Erkekli, Savaş Dinçel, Perihan Savaş, Civan Canova, Erdal Tosun, Cengiz Küçükayvaz
Yapım Yönetmeni: Cengiz Deveci
Görüntü Yönetmeni: Mustafa Kuşçu
Müzik: Tamer Çıray
Kurgu: Ulaş Can Şimşek
Sanat Yönetmeni: Veli Kahraman
Süre: 101 dakika
Özel Sınırlamalar: İçerdiği işkence ve şiddet sahneleri nedeniyle, 18 yaşından küçüklerin izlememesi önerilir.
Dağıtıcı: Özen Film
Yapımcı: Limon Yapım
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pts Ksm 20, 2006 8:00 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

12 Eylül 1980 İhtilâli'nin hemen sonrası… Ülke, ardı ardına gerçekleştirilen operasyonlar ve tutuklamalarla çalkalanmaktadır. İstanbul'un yoksullukla bezeli varoşlarından birinde, küçük ailesiyle birlikte hayat mücadelesi veren fabrika işçisi Mustafa, bir gece siyasî şube polisleri tarafından "örgüt bağlantısı" iddiasıyla gözaltına alınır. Ve kahramanımızı, Emniyet Müdürlüğü'nde, gerçekte hiç ilgisinin olmadığı illegal bir grubun kilit elemanı olarak yaftalamaya çalışan vahşi bir işkence süreci başlar. Mustafa 22 gün sonra suçsuz bulunup salıverildiğinde ise artık gerçek kimliğini bile doğru düzgün hatırlayamayan yitik birine dönüşecektir
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pts Ksm 20, 2006 8:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Askerî darbeler üzerine eleştirel, hattâ çoğu kez öfkeli yorumlarda bulunmanın, sanatın her türünün temsilcileri açısından öteden beri dayanılmaz bir cazibesi olmuştur. Çünkü, bu tür olaylar, aslî amaçları her ne olursa olsun, arkalarında genellikle sosyolojik anlamda bir "enkaz" bırakırlar. Ulusal tarihimizin -ses efekti olarak tank paletlerinin gıcırtılarıyla donatılmış- son darbesi konumundaki "12 Eylül" de Türk sinemasının, tıpkı Türk gazeteciliği ve edebiyatı gibi, çeyrek yüzyıldır üzerine konuşmaya doyamadığı çok önemli bir kırılma noktası olmayı sürdürüyor.


Hiç kuşkusuz ki aydınların 12 Eylül süreciyle hesaplaşmaları bundan böyle de daha uzun yıllar boyunca sürecek. Benim derdim ise dar kapsamlı bir film eleştirisinin içine, sayfamın formatını da boyutlarını da fazlasıyla aşan derin bir dönem analizi sokuşturmak değil. Sadece çok sınırlı mahiyette üç-beş söz sarfetmek istiyorum bu hassas konuda…

Yaşım gereği, adına "12 Eylül öncesi" denilen ve insanları darbenin gerekliliğine iknâ etmek için yıllar boyunca âdeta bir tür şeytanî simge olarak kullanılan o döneme tanık olmuş biriyim ben… Bu yüzden de Türkiye'nin o günlerde ne hâlde olduğunu çok iyi hatırlıyorum. Tıpkı, adlarına Demirel ve Ecevit denilen iki "geçimsizlik anıtı"nın ülkemin siyasal hayatını nasıl felç ettiklerini gayet iyi hatırladığım gibi… Ayrıca solcu polisin sağcı polisi -bir sokak çatışmasında vurulduğunda- "O benim düşmanımdır" diyerek yerden kaldırmadığını da… Bütün önemli üretim tesislerinin bitmez tükenmez grev ve lokavtlarla felç olduğunu da… Her gün yurt çapında ortalama 30 dolayında -çoğu gencecik- insanın pisi pisine öldüğünü de… Ülkenin ulusal meclisinin aylarca bir cumhurbaşkanı seçemediğini de… Suların ve elektriklerin neredeyse her gün kesildiğini de… Aklınıza gelebilecek her türlü temel ihtiyaç maddesinde oluşan uçsuz bucaksız kuyrukları da… Ülkenin bazı kentlerine ve İstanbul'un bazı semtlerine "kurtarılmış bölge" denildiğini, buralara ancak kimlik gösterilerek girildiğini de… Ve elbette, babamın, her sabah işe giderken ölüme gider gibi bizleri öpüp Allah'a emanet ettiğini de hatırlıyor çocuk gözlerim…


O yüzdendir ki, ne bundan önceki (özellikle 1980'lerde sıkça çekilen) 12 Eylül filmlerinin ne de bu ekolün son örneği konumundaki "Eve Dönüş"ün, o tarihte yaşananlar hakkında tam anlamıyla tarafsız bir duruş sergilediğine kesinlikle inanmıyorum. Film senaryoları kutsal metinler değildir; durduk yerde gökten inmezler. Onları yazan kalemlerin hayattaki deneyimlerine, siyasal ve ahlâkî değer yargılarına göre biçimlenirler. Yönetmen Ömer Uğur da kendisinin ve yakın çevresindekilerin sübjektif deneyimlerinden yola çıkan bir 12 Eylül öyküsü anlatıyor bizlere. Hiç kuşkusuz ki gelecekte ben bir 12 Eylül filmi çeksem, kendi sübjektif senaryoma komünistlerin Merter gibi merkezî bir semtte "Semtimizin gençlerine satranç, basketbol, futbol ve judo gibi yararlı şeyler öğreteceğiz" şeklindeki propagandalarla bir dernek açmalarını, benim de oraya büyük bir hevesle satranç öğrenmek için kaydoluşumu, sonrasında dernekteki kurslarda satranç eğitiminden eser olmadığını ve orada sunulan yegâne eğitimin "komünizm propagandası" olduğunu görüp 11 yaşında bir çocuk olarak oradan zor kaçışımı ve bir kaç hafta sonra da içinde çoluk çocuğun bulunduğu bu dernek binasının ülkücülerin bombalı saldırısıyla yerle bir olduğunu mutlaka koyacağım meselâ…

Bu ülkede hayat, 12 Eylül'den önce yalnızca solcuların gözlüğünden görüldüğü gibi akmıyordu çünkü…
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Pts Ksm 20, 2006 8:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazının devamında Yazarın filmin oyuncuları ve asker-polis arasında günah keçisi arama tercihlerimize de değindiği satırlar için bkz:

http://yenisafak.com.tr/sinema/?t=09.11.2006&q=1&c=17&i=13242&Haftanın/filmi//12/Eylül/ile/sert/bir/hesaplaşma/Eve/Dönüş
Başa dön
nasri
Yazar


Kayıt: Aug 26, 2006
Mesajlar: 99

MesajTarih: Sal Ksm 21, 2006 4:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Teşekkürler fadim.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sinema Sanatı Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Geri Dönüş HB2 Öyküleriniz 9 Pts Hzr 05, 2006 11:58 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke